ABD ve AB, 21 Ağustos’ta Karşılıklı, Adil ve Dengeli Ticaret Anlaşması Çerçevesi üzerinde anlaştıklarını duyurdu. Çerçeve Anlaşması, ABD-AB ticaret anlaşmasıyla ilgili daha önceki resmî açıklamaları genişletiyor ve pazar erişimini iyileştirme ve ABD-AB ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirme sürecinin ilk adımı niteliğini taşıyor.
21 Ağustos 2025’te dünyanın en büyük ticaret ortaklıklarından biri olan ABD ve AB ilişkilerini yeni bir boyuta taşıyan anlaşma ile ABD, otomotiv ve yedek parça tarifelerini düşürüyor, 232’nci madde kapsamındaki çelik, alüminyum ve türevleri için yüzde 15 tavan getiriyor, 40 milyar dolar değerinde ABD yapay zekâ çipi siparişi planlıyor. AB şirketleri, 2028’e kadar 600 milyar dolarlık yatırım ile ABD’nin yeniden sanayileşmesine katkı sunacak. Taraflar, arz güvenliği, kritik mineraller, teknoloji transferi ve haksız rekabete karşı ortak adımlar atacak. Bu anlaşma, ABD–AB ekonomik güvenliğini ve tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirirken, ticaretin daha adil ve öngörülebilir bir zeminde gelişmesini hedefliyor.
ABD-AB ticaret anlaşması ilk olarak geçen ay duyuruldu, ancak hem ABD hem de AB tarafından temmuz ayında yapılan duyurularda, özellikle bu yazıda ele alınan Çerçeve Anlaşması hükümleriyle ilgili olarak, tarife dışı ticaret engellerinin azaltılmasına ilişkin bazı ayrıntılara yer verilmemişti.
232’nci Madde ve “Otomobil Parçaları Tarifeleri”
AB tarafından gerekli yasal düzenleme teklifi sunulduktan sonra, 232’nci Madde kapsamındaki AB menşeli otomobiller ve otomobil parçaları, En Çok Kazanan Ülke (MFN) oranı ile yüzde 15 arasından yüksek olan tarife oranına tabi olacak. Bu düzenlemeler, tarife indirimlerini yürürlüğe koyan AB mevzuatının yürürlüğe girdiği ayın ilk gününden itibaren geçerli olacak.
232’nci Madde tarifelerinin diğer kapsamları: ABD, 232’nci Madde kapsamındaki AB menşeli yarı iletkenler için tarifeleri yüzde 15 ile sınırlandırmayı hedeflerken, çelik, alüminyum ve bunların türev ürünleri için, her iki taraf da kapasite fazlasını gidermek ve güvenli tedarik zincirlerini sürdürmek amacıyla tarife kotaları gibi iş birliğine dayalı çözümler araştırmayı planlıyor.
Stratejik yatırım ve tedarik niyetleri: Bu çerçeve anlaşması kapsamında AB, AB şirketlerinin stratejik ABD sektörlerine 600 milyar dolar yatırım yapmasını, 2028 yılına kadar 750 milyar dolar değerinde ABD enerji ürünleri tedarik etmesini ve 40 milyar dolar değerinde ABD yapay zekâ çipleri tedarik etmesini “niyetle” beyan etti.
Otomotiv sektörüne özel düzenlemeler: Otomobiller ve otomobil parçaları
AB, ABD endüstriyel mallarına uygulanan gümrük vergilerinin düşürülmesine ilişkin yasa teklifini resmen sunduktan sonra, ABD, otomobil ve otomobil parçalarına uygulanan yüzde 25’lik 232’inci Madde gümrük vergilerini aşağıdaki şekilde düşürecek: AB otomobilleri veya otomobil parçaları yüzde 15 veya daha yüksek bir MFN gümrük vergisi oranına tabi ise 232’nci Madde gümrük vergileri uygulanmayacak.
MFN oranı yüzde 15’in altında olanlar için, MFN oranı ve 232. Madde gümrük vergisinden oluşan toplam gümrük vergisi oranı yüzde 15 olacaktır. Gümrük vergilerindeki indirimlerin, AB’nin yasa teklifinin sunulduğu ayın ilk gününden itibaren geçerli olması ile hem ABD hem de AB, otomobil ve otomobil parçaları üzerindeki gümrük vergisi dışı engelleri azaltmayı ve birbirlerinin standartlarını kabul etmeyi taahhüt ediyor.
Kritik Mineraller: ABD ve AB, kritik mineraller ve benzeri kaynaklar üzerindeki üçüncü ülke ihracat kısıtlamaları konusunda iş birliğini ve faaliyetleri güçlendirmeyi taahhüt ediyor.
ABD otomobil üreticileri: Kazançlar-Kayıplar?
ABD, yerel araç üretimini artırmaya çalışırken, Amerikan otomobil üreticileri AB’nin ABD yapımı otomobillere uyguladığı gümrük vergisini yüzde 10’dan yüzde 2,5’e düşürmesiyle gelecek için büyük bir kazanç sağlamış görünüyor.
Teorik olarak bu, Avrupa’da daha fazla Amerikan otomobilinin satın alınmasıyla sonuçlanabilir. Bu, ABD’nin yurt dışı satışları için iyi olabilir, ancak anlaşmanın iç satışlar söz konusu olduğunda tamamen olumlu bir haber olduğu söylenemeyeceği sektörde konuşuluyor. Bunun nedeni olarak ise Amerikan otomobillerinin farklı üretim modelleri ile üretilmesi gösteriliyor. Bunların çoğu aslında yurt dışında -Kanada ve Meksika’damonte ediliyor ve Trump, ABD’ye getirildiklerinde yüzde 25’lik bir gümrük vergisi uyguluyor. Bu, AB araçlarına uygulanan yüzde 15’lik daha düşük bir gümrük vergisi oranıyla karşılaştırıldığında oldukça büyük. Bu nedenle, ABD’li otomobil üreticileri artık Avrupalı üreticiler tarafından fiyatların düşürülmesinden korkuyor olabilir.
ABD otomotiv sektörü
2024 yılında 4,8 milyar dolar değerinde olan ABD otomotiv pazarının, 2033 yılına kadar 13,8 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 2023 yılında motorlu taşıtlar ve yedek parçalar sektörü, yaklaşık 27,72 trilyon dolarlık ABD GSYİH’sinin içinde 750 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahipti. Bu da ekonominin yaklaşık olarak yüzde 2,7’sine karşılık geliyor.
Uluslararası Otomobil Üreticileri Örgütü, Amerika Birleşik Devletleri’ni, yıllık motorlu taşıt üretimi sayısında Çin’den sonra ikinci en büyük otomobil üreticisi olarak sıralıyor. 2023 yılında ABD, toplam 10,61 milyon binek ve ticari araç üretimi gerçekleştirdi. ABD 2023 yılında toplam binek otomobil üretimi açısından 1,74 milyon adetle sekizinci sırada yer alıyor. ABD otomotiv sektörü 2,8 milyondan fazla kişiyi istihdam ediyor ve yıllık yaklaşık 130 milyar dolar maaş ödüyor. Bu nedenle, insan kaynaklarının da ekonomi üzerinde büyük bir etkisi bulunuyor.
AB-ABD otomotiv sektörü etkileşimi yoğun
ACEA verilerine göre: ABD, Birleşik Krallık’tan sonra yeni AB araç ihracatında ikinci en büyük pazar olmaya devam ediyor. Değer açısından ABD, 2024 yılında AB ihracat pazarının yüzde 22’sini oluşturuyordu. Avrupalı ve diğer uluslararası otomobil üreticileri de burada önemli bir üretim alanına sahip ve yüz binlerce Amerikalıya istihdam sağlıyor. AB araç ihracatının beşte birinden fazlası ABD’ye giderken, ABD araç ihracatının yüzde 9’u AB’ye gidiyor. AB’den ABD’ye yapılan otomobil ihracatının neredeyse yüzde 15’i elektrikli araçlardan oluşuyor. Avrupa merkezli şirketler, toplam üretime yaklaşık 830 bin araç katkıda bulunuyor. Avrupalı üreticiler, ABD’de ürettikleri araçların yüzde 50 ila yüzde 60’ını ihraç ediyor.
Avrupa otomotiv endüstrisi gruplarının görüşleri
Alman Otomotiv Endüstrisi Derneği (VDA), yeni gümrük vergisi uygulamasının yerli otomobil şirketlerine her yıl milyarlarca dolara mal olacağını belirtti. AB ile ABD arasında, zarar verici tarifelerin tırmanmasını önlemek amacıyla bir ticaret anlaşması duyuruldu. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA), bu anlaşmanın son aylarda transatlantik ticaret ilişkilerini çevreleyen yoğun belirsizliği hafifletme yolunda önemli bir adım olduğunu ifade etti. Ancak ACEA’ya göre ABD, otomobil ve otomotiv parçalarına daha yüksek tarifeler uygulamaya devam edecek. Bu durum yalnızca AB endüstrisi için değil, ABD için de olumsuz etkiler yaratmayı sürdürecek.
Bu aşamada, anlaşmanın birçok unsuru hala netleştirilmemiş durumda. Detaylar ortaya çıktıkça AB ve ABD gelişmeleri yakından izleyecek ve bunların Avrupa’nın araç üretimi üzerindeki etkilerini değerlendirecek.
Vergi düzenlemesi anlaşması sonrası neler olacak?
ABD’nin gümrük vergisi politikasının zafer mi yenilgi mi olduğu otomotiv ekosistemi açısından rakamlarla net olarak anlaşılacak. AB ile yapılan anlaşmalar, bu anlaşmalara yönelik tepkiler ve tüm ince ayrıntıların netleştirilmesi uzun sürecek. Ticaret anlaşmaları, ABD’nin otomotiv sektöründe trilyonlarca dolarlık bir yatırım artışına ve ABD’nin ihracatında artışa yol açabilir. Ancak, gerçek faydalar çok daha küçük olursa, gümrük vergileri ABD’de otomotiv sektörünün ekonomisini yavaşlatabilir. Öte yandan, AB’nin ABD mallarına doğrudan gümrük vergileri uygulamak yerine görüşmeyi tercih etmesi, ABD’li işletmelerin ani mal sıkıntısı yaşama veya büyük fiyat artışlarıyla karşılaşma riskini önemli ölçüde azaltıyor.
2025 yılının devamında, otomobil üreticilerinin gümrük vergisi etkisiyle mücadele edeceği kesin ve bu mücadele önümüzdeki aylarda daha da yoğunlaşacak. Küresel otomobil üreticileri, mevcut tesislerdeki üretim ayak izlerini yeniden şekillendirmenin yollarını arıyor. Bu konu da 2025 yılı boyunca gündemimizde olacak başlıklardan biri.