Prof. Bhagwati’nin adı yıllarca Nobel Ekonomi Ödülü ile yan yana anılmış, ancak o ödül ona tevdi edilmemiştir. Akademik üretkenliği, çok taraflı ticaret sisteminin işleyişine dair derin analizleri, “spaghetti bowl” uyarısı ve Sutherland ile birlikte kaleme aldığı (Sutherland, P., Bhagwati, v.d; The future of the WTO: Addressing institutional challenges in the new millennium: Report by the Consultative Board to the Director-General Supachai Panitchpakdi. World Trade Organization) raporun isabetli öngörüleri göz önünde bulundurulduğunda, bu eksiklik birçokları için şaşırtıcı gelmiştir. Yine de asıl mesele, Nobel’i hak edip etmemek değil, ödül verilmiş olsaydı yaratacağı etkidir. Zira küreselleşmenin zirve yaptığı dönemde Bhagwati’nin “Bölgesel Ticaret Anlaşmaları çok taraflı sistemi aşındırıyor” uyarısı ödüllendirilmek vasıtasıyla sembolik bir güç kazanmış olsaydı, belki de Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyeleri bu yönde daha erken reform arayışına girebilir, bugün yaşadığımız ticaret savaşları ve hatta jeoekonomik rekabetin sıcak çatışmalara evrildiği Ukrayna, Suriye ve Orta Doğu krizleri farklı bir seyir izleyebilirdi. Bu karşıt-olgusal sorunun, Bhagwati’nin düşünsel mirasını daha da değerli kıldığını düşünüyorum. Soru şu: Hak ettiği düşünülmesine rağmen verilmeyen Nobel, acaba küresel ticaret sistemi ve dünya güvenliği açısından kaçırılan küresel bir fırsat olabilir mi?
2002-2015 yılları arasında, muhtelif dönemlerde DTÖ Nezdinde Türkiye Daimî Temsilciliğinde görev yaparken, dünyanın birçok önemli entelektüel figürünü uluslararası toplantılar vesilesiyle tanıma fırsatı buldum. Bunlar arasında, Jagdish Bhagwati de vardı. Bhagwati, çok taraflı sistemi savunan ve DTÖ etrafında bu sisteme emek veren tüm ekonomi diplomatlarınca yakından tanınan, saygı duyulan ve uzun yıllar boyunca her yıl Nobel’e en güçlü adaylardan biri olarak görülen bir ekonomistti. Hatta bazı Nobel ödüllü iktisatçılar bile bu ödülün ona verilmesi gerektiğini ifade etmişti, ancak Bhagwati hiçbir zaman Nobel ile onurlandırılmadı. Ancak Simpsonlar Çizgi film dizisi bu eksikliği görerek Bhagwati’ye bir bölümünde Nobel Ödülü verdi…
Jagdish Natwarlal Bhagwati: Hayatı ve akademik yolculuğu
Jagdish Natwarlal Bhagwati, 26 Temmuz 1934’te Hindistan’ın Bombay şehrinde doğdu. Entelektüel bir ailede yetişti, babası Natwarlal H. Bhagwati Hindistan Yüksek Mahkemesi’nde yargıç, kardeşi P. N. Bhagwati aynı mahkemenin başkanı, diğer kardeşi S. N. Bhagwati ise tanınmış bir beyin cerrahıydı. Bu çevre, genç Bhagwati’ye disiplinli bir eğitim ve geniş bir vizyon kazandırdı. Hindistan’ın bağımsızlık mücadelesi ve yeni cumhuriyetin kalkınma hedefleri, onun uluslararası ticarete ve ekonomik kalkınmaya ilgisini derinleştirdi. Mumbai’deki Sydenham College’de lisans eğitimini tamamladıktan sonra Cambridge Üniversitesi’ne giderek ikinci lisans derecesini aldı. Oxford Üniversitesi Nuffield College’daki araştırmaları ardından MIT’de Charles Kindleberger danışmanlığında yürüttüğü doktora çalışmaları, onun uluslararası politik iktisat teorisi alanındaki derin anlayışını şekillendirdi. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin serbest ticaret ve korumacılık açmazlarını anlamasında bu dönem kritik bir rol oynadı. Bhagwati akademik bilgilerini Hindistan ve Amerika’da uygulama imkânı da bulmuştur. 1961’de kısa bir süre Hindistan İstatistik Enstitüsünde ders verdikten sonra 1962-1968 yılları arasında Delhi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde uluslararası ticaret profesörü olarak çalıştı. 1968’den 1980’e kadar MIT’de Ford Uluslararası İktisat Profesörü unvanıyla, uluslararası ticaret teorisine önemli katkılarda bulundu. Bhagwati 1980 yılından itibaren Columbia Üniversitesi’nde ders vermiş, Arthur Lehman Profesörü ve daha sonra Ekonomi ve Hukuk alanında Üniversite Profesörü unvanını almıştır. Columbia Üniversitesi’nde hâlen eğitim verirken, yalnızca 10 akademisyene sunulan daimî kadroya sahip nadir akademisyenlerden biri olmuştur.
Bhagwati, akademik üretkenliği ve analitik derinliği sayesinde Hindistan’ın 1991 ekonomik reformlarının entelektüel öncüsü olarak da kabul edilmektedir. Birçok prestijli ödülün sahibi olan Bhagwati: ‘Padma Vibhushan’, ‘Order of the Rising Sun’, ‘Frank Seidman Distinguished Award’ ve ‘İsviçre Freedom Prize’ gibi onurlara layık görülmüştür. Financial Times, 2014 yılında onu “Nobel Ödülü almamış en dikkat çekici ekonomistlerden biri” olarak tanımlamış, Nobel Ödülü kazanan iktisatçı Paul Krugman, Bhagwati’nin çalışmalarının ödül değerinde olduğunu, “Bhagwati, küresel ticaret ekonomilerindeki çarpıklıkları ve politika etkilerini öyle net bir şekilde ortaya koymuştur ki, bu bulguların önemi tartışılmaz’ diye vurgulamıştır. Kişisel hayatında, Bhagwati Columbia Üniversitesi’nden ekonomist ve Rusya uzmanı eşi Padma Desai ile evli olup bir kız çocuğu sahibidir. Çiftin 1970 OECD çalışması India: Planning for Industrialization, dönemin ekonomik planlamasında önemli bir katkı olarak kayda geçmiştir. Bhagwati’nin akademik ve danışmanlık kariyeri BM, DTÖ ve GATT gibi uluslararası platformlarda küreselleşme, ticaret politikaları ve ekonomik kalkınma üzerine danışmanlık rollerini de kapsamaktadır. Bhagwati’nin çalışmaları, yalnızca akademik literatürde değil, küresel politika ve halkla ilişkiler düzeyinde de derin etki yaratmıştır. “Spaghetti bowl” metaforu ile bölgesel ticaret anlaşmalarının çok taraflı sistemi nasıl karmaşıklaştırdığına dikkat çekmiş, Sutherland ile birlikte hazırladığı World Trade and the Doha Round raporu ile Doha Kalkınma Turu’nun tıkanıklığına ve çok taraflı sistemin kırılganlığına dair kritik uyarılar yapmıştır. Simpsonlar dizisinde kurgusal olarak Nobel Ödülü kazanması, fikirlerinin popüler kültüre bile yansıdığını gösteren mizahi bir kanıttır. Kısacası Bhagwati, analitik derinliği, uluslararası ticaret teorisine katkıları, reformist etkisi ve küresel ekonomik politika üzerindeki kalıcı izleri ile çağdaş ekonomi düşüncesinin en etkili figürlerinden biri olarak kabul edilir. Nobel Ödülü alıp almaması, akademik değeri ve küresel mirası üzerinde gölge düşürmemektedir.
Doha Çöküşü ve Arapsaçı (Spagetti Bowl) tehdidi
Küresel ticaret sisteminin geleceği, 2010’ların başında belki de bugün olduğundan daha net bir kırılma noktasındaydı. Çok taraflılık mı yoksa bölgeselcilik mi kazanacaktı? İşte bu kritik eşikte Peter Sutherland’ın başkanlığında hazırlanan ve Bhagwati’nin” katkıda bulunduğu Rapor , yalnızca Doha Kalkınma Turu’nun kaderine değil, aynı zamanda küresel ticaret düzeninin bütünlüğüne dair bir manifesto niteliği taşımaktadır.
Bhagwati’nin yıllardır dillendirdiği “spagetti kasesi” benzetmesi (Bizde arapsaçı kelimesiyle ifade edilecek karmaşıklık manasında), bölgesel anlaşmaların çok taraflılığı nasıl aşındırdığını açıkça ortaya koyarken, rapor dünya liderlerine güçlü bir uyarı mahiyeti taşımaktaydı: Doha Müzakerelerinin çökmesi, sadece bir müzakerenin değil, kurallara dayalı küresel ticaret sisteminin çöküşü anlamına gelecekti. Ana hatlarıyla Rapor şu huşulara vurgu yapmaktaydı:
1. Doha Turu’nun başarısızlığı: Çok taraflı müzakerelerdeki tıkanıklığın, küresel ticaret sisteminin güvenilirliğini zedelediğini vurguluyor. Doha turunun tamamlanmaması, küresel ticaret için kuralsızlaşma riskini artırmaktadır.
2. Bölgesel Ticaret Anlaşmaları (BTA) tehlikesi: Bhagwati, yıllardır savunduğu gibi, BTA’ların (“spaghetti bowl” benzetmesiyle) küresel sistemi parçaladığını söylüyor. Doha’nın başarısızlığı bu eğilimi daha da hızlandırmaktadır.
3. Çok taraflılık savunusu: Raporda, Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) merkeziliğinin kaybolmaması gerektiği vurgulanmakta, DTÖ Doha Kalkınma Müzakereleri Turu’nun canlandırılması, yalnızca ticaret değil, küresel yönetişim için de kritik önem arz eder.
4. Siyasi kararlılık eksikliği: Rapor liderlerin siyasi irade eksikliğini eleştirmekte, Bhagwati, küresel ekonomide serbest ticaretin devamı için Doha’nın başarısızlığa terk edilmemesi gerektiğini belirtmektedir.
5. Can alıcı uyarısı: Doha süreci başarısız olursa, ticaret politikalarında korumacılığın ve parçalanmanın artacağını, bunun da küresel refahı düşüreceğini net biçimde ifade etmektedir.
Kısacası Bhagwati bu raporda, çok taraflı sistemin ayakta kalması için Doha Turu’nun canlandırılmasının bir zorunluluk olduğunu ve aksi halde bölgesel anlaşmaların sistemin bütünlüğünü aşındıracağını savunmuştur. Kısaca Bhagwati’nin bölgeselleşmeye bu uyarıları, FTAs (Serbest Ticaret Antlaşmaları), PTAs (tercihli Ticaret Antlaşması) ve RTAs (Bölgesel Ticaret Antlaşmaları) aracılığıyla ortaya çıkan ayrıksı, DTÖ çok taraflı ticaret rejimlerine istisna teşkil eden uygulamaların, DTÖ’nün çok taraflı yapısını nasıl tehdit ettiğini en erken gösteren çalışmalar arasında yer alır.
Bhagwati’nin erken sezgileri ve Spagetti Kâsesi
Ancak 2001’de Çin’in DTÖ üyeliği, 2008’de küresel finansal kriz ve 2009’da Çin’in ihracatta ABD ve Almanya’yı geçmesi dünya ticaret sisteminde kırılma yaratmış, bu şokların ardından, BTA’lara ve genel liberalleşme sürecine yönelik algı da değişmiş, çok taraflı sistemin sürdürülebilirliği tartışmalı hale gelmiştir. Bhagwati, BTA’ların çok taraflı ticareti “aşındırıcı” etkilerine dikkat çekerken, aynı dönemde yükselen korumacılık eğilimleri sistemi daha da tehdit eder hale gelmiş, söz konusu dönüşüm, ABD’nin hegemonik gerilemesi ve Washington’un giderek daha agresif korumacı politikalar benimsemesiyle pekişmiştir. ABD’nin Çin ile başlattığı ticaret savaşları, yalnızca çok taraflılığı değil, aynı zamanda ekonomik bloklaşma eğilimlerini de hızlandırmış, hegemonik sarsılma ile bölgeselleşme trendleri iç içe geçmiş, hegemonik güç kaybı çok taraflı sistemin kırılganlığını derinleştiren temel faktörlerden biri olmuştur.
2008-2009 krizi öncesi küreselleşme dalgasında BTA sayısındaki hızlı artış, Doha müzakerelerindeki tıkanıklıkla birleşince dikkat çekici bir yapısal değişimi işaret etmektedir. Doha Kalkınma Gündemi ilerleyemeyince ülkeler alternatif ticaret yollarına yönelmiş, bu durum Bhagwati’nin “spagetti kasesi” metaforunu doğrular biçimde, çok taraflı düzenin uyumu zayıflamıştır. Esasen, 1990’lı yıllarda küreselleşme dalgasının en güçlü döneminde, DTÖ çok taraflı ticaret sisteminin merkezi haline gelirken, ticareti esasen MFN ilkesi üzerinden düzenliyordu. Bununla birlikte, GATT’ın 24’üncü maddesi çerçevesinde bölgesel ticaret anlaşmalarına (BTA) da meşru bir alan açılmıştı. O dönemde BTA’lar, küreselleşmenin ve çok taraflılığın bir alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görülmekteydi. Küresel ticaret hızla artarken, yaratılan refahtan hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler fayda sağlamıştır. Analitik olarak, BTA’lar yalnızca ticaret yaratma değil, aynı zamanda ticaret yönlendirme (trade diversion) mekanizmaları üzerinden çalıştığından, sayılarındaki patlama ve kapsadıkları “derin entegrasyon” konuları (hizmetler, yatırım, fikri mülkiyet, rekabet politikası) uluslararası ticarette sistemik uyumu giderek zorlaştırmış, uluslararası üretim ağlarını karmaşıklaştırmıştır.
Bhagwati eğer Nobel alsaydı, bir şeyler değişir miydi ?
Bhagwati, çok sayıda bölgesel ticaret anlaşmasının (BTA) küresel sistemi “spagetti kasesi” gibi karmaşık hale getirdiğini savunmuştur. Ona göre küresel ticaret şemsiyesi altında yaratılan kalıcı refahın anahtarı, DTÖ anayasal temelini teşkil eden en çok kayrılan ülke prensibi ve buna bağlı çok taraflı ticaret sistemiydi. Bhagwati’nin yaklaşımında BTA’lar şeffaf ve küresel normlarla uyumlu, MFN sistemini açındırmayacak şekilde tasarlanmalıydı.
Bhagwati’nin fikirleri yalnızca akademik çevrelerde değil, popüler kültürde bile yankı ya da karşılık bulduğunu göstermiştir. Simpsons dizisinde hayali Nobel kazanan olarak gösterilmesi, onun teorilerinin ve “spagetti kasesi” metaforunun, küresel ekonomi anlayışına ne kadar sızdığını mizahi bir biçimde ortaya koymuştur. Bu durum, Bhagwati’nin etkisinin sadece akademik değil, kültürel olarak da kalıcı olduğunun işaretidir. Eğer alabilseydi Nobel ödülü, Bhagwati için yalnızca kişisel bir onur değil, aynı zamanda politik ekonomi açısından güçlü bir işaret olurdu: a)-MFN sistemi ve Çok taraflılık ile DTÖ daha güçlü bir meşruiyet kazanırdı, b)-Akademi, bürokrasi ve piyasa Bhagwati çizgisinde, bölgesel ticaret antlaşmalarının etkisini azaltacak, çok taraflı ticaret sisteminin etkisini güçlendirecek siyasi müzakere koalisyonlar oluşabilirdi, c)-DTÖ’nün kurumsal kapasitesi ve çok taraflı ticaret müzakereleri güç kazanabilirdi. Elbette bu, ABD’nin hegemonik gerilemesini durdurmazdı, ancak ekonomik maliyetleri daha yönetilebilir hale getirirdi. Diğer yandan Nobel bir sihirli değnek de değildir. Tabii ki, Bhagwati’nin Nobel’i alması veya güçlü bir DTÖ tek başına küresel ticaret sisteminin sorunlarını tek başına çözemezdi. Ancak Bhagwati’nin fikirlerinin tarihsel öneminin altını çizelim. BTA’ların patlama yaptığı ve zararlarının etkilerinin öne çıktığı dönemde, Bhagwati BTA’ların küresel menfi etkilerini azaltmak, çok taraflı ticaret sisteminin etkinliğini artırmak açısından ciddi öneriler getirmiştir.
Zamanı zamanında okumak: Nobel’den büyük bir entelektüel miras
Bhagwati Nobel Ödülü alamadı ancak çok taraflı ticaret sisteminin küresel ekonomi politiğinde kalıcı izler bırakmıştır. Eğer küreselleşmenin yoğun döneminde patlayan BTA’lar dizginlense, DTÖ müzakereleri desteklense MFN ilkesi temelli çok taraflılık öne çıkarılsa ve nihai olarak Bhagwati’ye Nobel verilmiş olsaydı, belki de ticaret sistemi bugünkü kadar parçalanmayacak, gözlemlediğimiz ticaret savaşları bu denli şiddetli yaşanmayacaktı. Tabi ki Bhagwat’ye verilecek bu Nobel küresel ticaret sisteminin çöküşünü durdurmayacak, sıcak savaşlarını tamamen önleyemeyecek, küresel ticaret sistemini tamamen çözemeyecekti. Ancak biraz abartılı bir yorum da olsa belki, hâlihazırda şahit olduğumuz ticaret savaşlarının ölümcül yanlış hesaplara dönüşmesi sınırlanabilirdi.
Uluslararası iktisat ve ticaret teorisiyle ilgilenirken, yüksek lisans/ doktora yaparken ya da işiniz gereği hayranlıkla okuduğunuz bir iktisatçıyla yüz yüze karşılaşmak, iki kelam etmek dış ticaret mesleği açısından hakikaten tarif edilemez bir duygu. Şahsen Cenevre’de görevde iken Bhagwati’yle karşılaşmanın, Dünya Ticaret Örgütünün meşhur Müzakere salonlarından ‘Room W’ da Hocayı canlı dinlemenin ve bir hatıra fotoğrafı çektirmenin, bir dış ticaret meslek erbabı olarak geriye doğru şöyle bir bakınca, aklımda sadece subjektif bir mesleki anı olarak kalmadığını, liyakat ve kadirşinaslığın sadece ülkeler düzeyinde değil, küresel ölçekte oynadığı önem üzerine derinliğine düşünmemi sağladığını fark ediyorum.
Jagdish Bhagwati’nin başlıca eserleri ve kaynakça
1. Bhagwati, J. (2002). The Wind of the Hundred Days: How Washington Mismanaged Globalization. MIT Press.
2. Bhagwati, J. (2003). Free Trade Today. Princeton University Press.
3. Bhagwati, J. (2007). In Defense of Globalization. Oxford University Press.
4. Bhagwati, J. (2008). Termites in the Trading System: How Preferential Agreements Undermine Free Trade. Oxford University Press.
5. Bhagwati, J., & Panagariya, A. (2013). Why Growth Matters: How Economic Growth in India Reduced Poverty and the Lessons for Other Developing Countries. PublicAffairs.
6. Bhagwati, J., & Panagariya, A. (2013). India’s Tryst with Destiny: Debunking the Myths that Undermine Progress and Addressing New Challenges. HarperCollins.
7. Mathis, J. H., & Bhagwati, J. (2002). Regional Trade Agreements in the GATT/WTO: Article XXIV and the Internal Trade Requirement. Norwell/TMC Asser Press.
8. Bhagwati, J. N., & Hudec, R. E. (Eds.). (1996). Fair Trade and Harmonization, Vol. 1: Economic Analysis. MIT Press.
9. Bhagwati, J. N. (Ed.). (1977). The New International Economic Order: The North- South Debate. Macmillan.
10. Bhagwati, J. N., Ed. (1972). Economics and World Order from the 1970s to the 1990s. Macmillan.
Önemli makaleler ve çalışmalar:
1. Bhagwati, J. (1964). “The Pure Theory of International Trade: A Survey.” The Economic Journal, 74(293), 1–84.
2. Bhagwati, J. (1993). “The Case for Free Trade.” Scientific American, 269(5), 18–23.
3. Bhagwati, J. (2008). “Protectionism.” In D. R. Henderson (Ed.), Concise Encyclopedia of Economics (2nd ed., pp. 425–427). Indianapolis: Library of Economics and Liberty.
4. Bhagwati, J., & Sutherland, P. (2011). World Trade and the Doha Round: Final Report of the High-Level Trade Experts Group.
• OECD raporu: Bhagwati & Desai, India: Planning for Industrialization (1970)
• Danışmanlık çalışmaları: BM, DTÖ, GATT ve UNCTAD için çeşitli uzman raporları ve öneriler.