Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Teknoloji

Güçlenen Elektrikli Araç Talebiyle Küresel Batarya Pazarı Yeniden Şekilleniyor
Küresel batarya pazarı, 2035’e kadar elektrikli araçlara yönelik talepte beklenen güçlü artışın etkisiyle dönüşümünü hızlandırıyor.
  • 1 Mayıs 2026 00:42
  • Koray Öztopçu
Güçlenen Elektrikli Araç Talebiyle Küresel Batarya Pazarı Yeniden Şekilleniyor

Elektrikli araçların yükselişi, gelişmiş batarya teknolojilerine olan ihtiyacı artırırken; daha yüksek depolama kapasitesi, daha düşük maliyet ve çevresel sürdürülebilirlik gibi unsurlar sektörün ana gündemini oluşturuyor. Bu çerçevede lityum-kükürt bataryalar öne çıkan alternatifler arasında yer alıyor. Standart lityum- iyon pillere kıyasla daha avantajlı bir yapı sunma potansiyeline sahip olan bu teknoloji, daha uygun maliyetli üretim imkânı ve daha yüksek enerji yoğunluğu beklentisiyle dikkat çekiyor. Ayrıca kükürdün, lityum-iyon pillerde kullanılan kobalt ve nikel gibi hammaddelere kıyasla daha çevre dostu bir seçenek olarak öne çıkması da bu ilgiyi destekliyor.


Ülkeler batarya yatırımlarını artırıyor


Ülkeler batarya yatırımlarına devam ederken, lityum-kükürt pillerinin araştırma ve geliştirmesine öncülük edecek adımlar atıyor. Elektrikli araçların geleneksel modellerle maliyet açısından rekabet edebilmesinde batarya maliyetleri kritik bir eşik olmaya devam ederken, daha düşük maliyetli mineraller önemli bir itici güç olarak görülüyor.


Batarya endüstrisinde yıllar süren yatırımların ardından, önümüzdeki beş yıl içinde üretim kapasitesinin üç katına çıkması bekleniyor. Bu eğilimler, batarya sektörünün gelişiminin yeni bir aşamasına girdiğini gösteriyor. Pazarlar eskiden bölgesel ve küçükken, artık küresel ölçekte büyürken, farklı teknolojik yaklaşımlar da standardizasyona yöneliyor.


İleriye bakıldığında, ölçek ekonomileri, tedarik zinciri boyunca ortaklıklar, üretim verimliliği ve yenilikleri hızla pazara sunma kapasitesi rekabet için çok önemli olacak. Bu durum, sektör genelinde daha fazla konsolidasyona yol açarken, aynı zamanda ülkeler tarafından yönlendirilen batarya tedarik zincirlerinin coğrafi olarak çeşitlendirilmesi çabalarıyla yeniden şekillenmesine neden olacak.


2026 itibarıyla elektrikli araç batarya üretimi Çin, Avrupa ve ABD’de yoğunlaşırken; kritik hammaddeler (lityum, kobalt, nikel, grafit) çoğunlukla Güney Amerika, Afrika ve Asya’daki yataklardan sağlanıyor. Bu tablo küresel tedarik zincirinde jeopolitik riskleri artırıyor.


Küresel batarya üretim merkezleri (2026)


Çin: Dünya batarya üretiminin yüzde 60+’ını karşılıyor.


Avrupa: Almanya, Macaristan ve Fransa yeni gigafactory yatırımlarıyla kapasiteyi artırıyor.


ABD: Tesla ve GM yatırımlarıyla kapasiteyi 1 TWh seviyesine çıkarma hedefinde.


Türkiye: Yeni batarya fabrikalarıyla Avrupa-Orta Doğu köprüsü rolünü güçlendiriyor.


2026’da öne çıkan stratejik eğilimler


2026’da EV satışlarının yüzde 25+ paya ulaşmasıyla daha da artması talebin daha da kuvvetleneceğini gösteriyor. LFP (Lityum Demir Fosfat) ve sodyum-iyon bataryalar maliyet avantaj sağlaması sebebiyle öne çıkarken, bataryada jeopolitik riskler en çok konuşulan konular arasında yer alıyor. Kritik minerallerin çoğu az sayıda ülkede yoğunlaştığı için arz güvenliği sorunlu olarak görülüyor. Geri dönüşüm konuları da artan satışlarla en çok yatırım alacak başlıklar arasında yer alıyor. Avrupa ve Çin’de batarya geri dönüşüm tesisleri hızla yaygınlaşıyor.


2026’da riskler ve batarya yatırımlarının önemi


● Arz Güvenliği: EV üretim kapasitesi artarken batarya hammaddelerine erişim kritik hale geliyor.


Jeopolitik Rekabet: Çin’in hammadde ve batarya üretimindeki hakimiyeti Avrupa ve ABD için stratejik bağımlılık yaratıyor.


● Fırsat Alanı: Türkiye, batarya geri dönüşüm ve Avrupa’ya yakın lojistik avantajıyla stratejik merkez olabilir.



Çin batarya pazarında güçleniyor


Günümüzde üretilmiş tüm elektrikli araç bataryaların yüzde 70’inden fazlası Çin’de üretilirken, batarya sektöründe uzmanlığı merkezileştiren ve inovasyonu yönlendiren üreticilerin bu adımları büyümeyi destekliyor. Üretimi daha hızlı ve daha verimli bir şekilde ölçeklendirmek ve en önemlisi daha yüksek üretim verileri elde etmenin başarı için kritik olduğu görülüyor. Tek bir şirket tarafından yapılan satın almalar ve önde gelen firmalar arasındaki yakın iş birliği sonucu tedarik zinciri entegrasyonu, daha hızlı inovasyonu ve üretim maliyetlerinde düşüşü getirirken, kritik mineraller için piyasa altı fiyatlara erişimle destekleniyor. Çin otomotiv ekosistemi, batarya ve diğer bileşenlerin üretimine, batarya ve elektrikli araçların nihai üretimine kadar tedarik zincirinin tüm adımlarını kapsıyor.


Çinli üreticiler, maliyet avantajı sunan lityum-demir fosfat bataryalara öncelik veriyor. Yıllarca süren araştırma ve geliştirmeleri sayesinde son beş yılda payını üç katından fazla artırarak küresel elektrikli pazarının neredeyse yarısını kapsayan bir konuma ulaştı.


Bugün, ana rakipleri olan lityum, nikel, kobalt, manganez oksit bataryalardan yaklaşık yüzde 30 daha ucuz, rekabetçi fiyatlar sunuyor. Yaklaşık 100 üreticinin bulunduğu Çin pil pazarında orta vadede Çin’in açık ara en büyük pil üreticisi olmaya devam edeceğini de gösteriyor. Çin’in mevcut pazar hakimiyetine rağmen, pil üretiminin genişlemesi başka yerlerde de hızla ilerliyor.


Dünyada farklı kıtalarda batarya üretimine ağırlık veriyor


Kore ve Japonya, batarya sektöründe güçlü uzmanlığa sahip kilit batarya üreticilerine ve uzman tedarikçilere ev sahipliği yapan küresel batarya endüstrisinde halihazırda önemli oyuncular. Her iki ülkenin de sınırlı yerel batarya üretimine karşın, önemli yurtdışı yatırımları olan yerleşik üreticilere ev sahipliği yapıyor. Koreli ve Japon üreticilerin, otomotiv pazarlarındaki yurtdışı yatırımları arttıkça, daha ucuz batarya tasarımları öne çıkacak, diğer rakipleri gibi güçlü inovasyon ve katı hal pilleri gibi yeni teknolojiler, geliştirme yarışında ön planda olacak.


Diğer taraftan ABD’de, batarya üretim kapasitesi iki katına çıkarken, yatırımlarla mevcut kapasitenin yaklaşık yüzde 40’ı, otomobil üreticileriyle yakın iş birliği içinde yerleşik pil üreticileri tarafından işletilecek.


Bataryada yeni yatırım kolay değil


Güneydoğu Asya ve Fas da piller ve bileşenleri için potansiyel üretim merkezleri olarak ortaya çıkıyor. Güneydoğu Asya, teknoloji ve inovasyon transferini hızlandırabilecek önemli Çinli yatırımcıları çekiyor.


Batarya endüstrisinde devam eden inovasyona rağmen, batarya tedarik zincirlerindeki yoğunlaşma son yıllarda hükümetler arasında güvenlik endişelerine yol açıyor. Batarya ve tedarik zinciri üretiminin çeşitlendirilmesi zaman alırken, üretimi genişletmek isteyen her ülkenin, yerel üretimi desteklemek, uzmanlıklarını geliştirmek ve Çin’e kıyasla üretim maliyeti farklarını azaltmak için zamana ve yatırıma ihtiyaç duyacağı görülüyor. Bu tür çabalar yeterli ve sürdürülebilir batarya talebi gerektirirken, bugün pil pazarının yüzde 85’ini oluşturan elektrikli araç satışları gerekli hacmi yaratan başlıca itici güç olarak öne çıkıyor.


Otomasyon, dijitalleşme ve inovasyonun stratejik kullanımı, Çin üretimiyle rekabet edebilecek yeterli üretim verimliliğine ulaşmada ve tedariklerin çeşitlendirilmesini kolaylaştırmada önemli bir rol oynayacak. Batarya üreticileriyle ortak girişimler veya teknoloji lisans anlaşmaları yoluyla kurulacak iş birlikleri, üretim için gereken zaman ve yatırımı azaltarak yerel tedarik zincirlerinin gelişimini destekleyebilir. Uluslararası iş birlikleri de önemli bir kaldıraç olmaya devam ederken, sektör elektrikli araçlar ve bu ekosistemin tüm paydaşlarının şekillendirdiği yeni bir döneme doğru hızla ilerliyor.


Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Palantir’in Savaş Doktrini: Yapay Zekâ Değil, Yeni Leviathan
Palantir’in Savaş Doktrini: Yapay Zekâ Değil, Yeni Leviathan
Palantir Technologies’in 22 maddelik manifestosu, yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji değil; savaşın, sınırların ve devlet gücünün merkezine yerleştirilen yeni bir egemenlik aracı olarak tanımlıyor. “Yumuşak güç yetmez”, “AI silahları kaçınılmaz”, “bazı kültürler gerici” gibi söylemler; algoritmalar üzerinden kurulan yeni bir Leviathan’ın, yani dijital çağın otoriter düzeninin açık ilanı olarak okunuyor.
OPEC’in Üçüncü Büyüğü Kapıdan Çıktı
OPEC’in Üçüncü Büyüğü Kapıdan Çıktı
Birleşik Arap Emirlikleri, Enerji ve Altyapı Bakanlığı aracılığıyla, 1967’den bu yana üyesi olduğu OPEC ve OPEC+’yı 1 Mayıs itibarıyla terk edeceğini duyurdu. Yaklaşık 60 yıllık bir üyelik, birkaç satırlık resmi açıklamayla sona erdi.
OECD İstanbul’da Uyardı: Kritik Minerallerde İhracat Kısıtlamaları Rekor Seviyede
OECD İstanbul’da Uyardı: Kritik Minerallerde İhracat Kısıtlamaları Rekor Seviyede
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, küresel talebin ve tedarik zincirlerinin ele alındığı forum kapsamında Bloomberg Businessweek Türkiye’nin sorularını yanıtladı.
Kral 3. Charles’tan Washington’da Hassas Diplomasi
Kral 3. Charles’tan Washington’da Hassas Diplomasi
Britanya Kralı 3. Charles’ın ABD ziyareti, iki ülke arasındaki “özel ilişkiyi” yeniden sahneye taşısa da gerçekte çok daha hassas bir diplomatik tabloya işaret ediyor.
Kaygan Zeminde Nasıl Ayakta Durulur?
Kaygan Zeminde Nasıl Ayakta Durulur?
Hürmüz Boğazı’nın ekonomilerde yarattığı tahribat kuşkusuz yeni alternatifler yaratacak ancak bunun zamanı, maliyeti ve hasar boyutu ülkeden ülkeye değişkenlik gösteriyor. Faturanın ağırlığını krizlere hazırlık, üretimde dışa bağımlılık, coğrafya ve pazar çeşitliliği belirliyor.
Kurumlar Vergisi Muafiyeti 800 Milyar TL’yi Geçecek
Kurumlar Vergisi Muafiyeti 800 Milyar TL’yi Geçecek
Kurumlar vergisinin imalatçı ihracatçı için yüzde 9, ihracatçı içinse yüzde 14’e çekilmesi, ayrıca İFM’de vergi muafiyetinin yüzde 100’e çıkarılması yatırım ortamını geliştirme yönünde olumlu karşılandı. Bu oranlarla dünya genelinde yüzde 23 olan ortalama kurumlar vergisinin çok altında bir seviyeye gelinmiş olacak. Ancak halen vergi muafiyet ve istisnaları ile vazgeçilen vergi, bütçe gelirlerinin yüzde 19’unu oluştururken bunun da yüzde 4’ünü 768 milyar TL ile kurumlar vergisi oluşturuyor. Yeni kararlarla kurumlar vergisi muafiyetinin 80-90 milyar TL artacağı tahmin ediliyor.
Ölçek Ekonomisinin İflası
Ölçek Ekonomisinin İflası
On yıllardır küresel sanayi kompleksi tek bir mantra etrafında saf tuttu: Ölçekle Gelen Verimlilik. Ucuz lojistiğin ve öngörülebilir sınırların hüküm sürdüğü bir dünyada mantık kusursuzdu.
Türkiye’nin “Koç”u 100 Yaşında
Türkiye’nin “Koç”u 100 Yaşında
Koç Topluluğu’nun hikayesi sadece yeni kurulan bir cumhuriyetle büyüyen bir şirketin hikayesi değil, aynı zamanda Türk iş dünyasına örnek olan işbirlikleri, satın alma ve gerektiğinde elden çıkarma stratejisini ortaya koyan bir kılavuzun hikayesi.
Türk Gıda Perakendeciliğinde Yabancı Gitti, Yerli Büyüdü
Türk Gıda Perakendeciliğinde Yabancı Gitti, Yerli Büyüdü
Türk gıda perakendesi son 50 yılda yabancı sermayeden yerli oyunculara uzanan köklü bir dönüşüm yaşadı. Düşük marj, yüksek rekabet ve makro oynaklık yabancı yatırımcıyı zorlayarak çıkışları hızlandırırken, yerli zincirler indirim modeli ve hızlı adaptasyon kabiliyetiyle öne çıktı. Bugün pazar birkaç büyük oyuncunun ağırlık kazandığı ancak rekabetin hâlâ yoğun seyrettiği bir dengeye oturmuş durumda.
Ekonomi Büyüdü Peki ya Ücretler...
Ekonomi Büyüdü Peki ya Ücretler...
Tüm dünyada 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlanırken, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu tablo emeğin kazanımlarının gerilediği ve reel ücretlerin aşındığı bir dönemi işaret ediyor. ‘İstihdamsız büyüme’ döngüsüne giren Türkiye’de, enflasyon karşısında uzun süredir kayıp yaşayan ücretli çalışan da bir geçim kriziyle karşı karşıya...
5,5 Trilyon Dolarlık Boşluk: Makineyi Aldınız, Kullanacak İnsanı Buldunuz mu?
5,5 Trilyon Dolarlık Boşluk: Makineyi Aldınız, Kullanacak İnsanı Buldunuz mu?
2026’nın en kıt kaynağı ne çip ne yazılım ne de sermaye. En kıt kaynak, yapay zeka dönüşümünü anlamlandırabilecek insan.
Algoritmaların Hukuku: Yapay Zekâya Kim Sınır Çizecek?
Algoritmaların Hukuku: Yapay Zekâya Kim Sınır Çizecek?
Yapay zekâ çağında kullanıcılar sadece hızlı cevap istemiyor, aynı zamanda adil, güvenli ve sorumlu bir sistem de talep ediyor.
Yapay Zekâda Üretimin Otoritesi
Yapay Zekâda Üretimin Otoritesi
Yapay zekâ yatırımları hızlanırken, telif hakkı ve etik tartışmaları yeni bir kırılma noktasında. Hızla gelişen yapay zekâ sistemleri, yalnızca telif hakları ve etik kuralları değil; yaratıcı emeğin nasıl tanımlanacağını da tartışmaya açıyor.
Algoritmik Önyargı, Yapay Zekâ Cinsiyet Eşitsizliği mi Üretiyor?
Algoritmik Önyargı, Yapay Zekâ Cinsiyet Eşitsizliği mi Üretiyor?
Tamamen ortadan kalkmamış olan cinsiyetçi yaklaşımlar yapay zekânın diline de yansıyor.
Mercedes’in Amiral Gemisi Yenilenmiş S Serisi 2. Çeyrek Sonunda Türkiye’de
Mercedes’in Amiral Gemisi Yenilenmiş S Serisi 2. Çeyrek Sonunda Türkiye’de
Lüks sedan sınıfının en çok satan aracı Mercedes S Serisi, şimdiye kadarki en kapsamlı güncelleme ile yollara çıkıyor.
Küba’nın Çöküşe Sürüklenen Ekonomisi Nasıl Yeniden İnşa Edilir?
Küba’nın Çöküşe Sürüklenen Ekonomisi Nasıl Yeniden İnşa Edilir?
Bir Küba uzmanı, Havana’da tasarlanıp Washington tarafından onaylanan cesur bir reform planını hayal ediyor.
60 Milyon Euroya Üç Yatak Odası: Monaco’nun Kirli Para Açmazı
60 Milyon Euroya Üç Yatak Odası: Monaco’nun Kirli Para Açmazı
Dünyanın en pahalı gayrimenkullerine ilişkin sızdırılmış e-posta arşivi, prensliğin kara parayla nasıl mücadele ettiğine dair bir pencere açıyor.
Özel Kredi Riski, Yaklaşan Bir Finansal Kriz Değil
Özel Kredi Riski, Yaklaşan Bir Finansal Kriz Değil
Özel kredi ve yapay zekâ patlaması riskler barındırsa da, tipik olarak sistemik krizleri tetikleyen kaldıraç ve kırılganlığa sahip değiller.
Ayasofya’dan Yerebatan’a İstanbul’un Hafızasında Bir Yolculuk
Ayasofya’dan Yerebatan’a İstanbul’un Hafızasında Bir Yolculuk
İstanbul’da bazı yapılar yalnızca görülmez; hissedilir. Ayasofya ve Yerebatan Sarnıcı, aynı imparatorun zihninde doğan iki ayrı dünya biri ışıkla yükselir, diğeri karanlıkta derinleşir.