Borsa İstanbul’da 2026’nın ilk yarısı, yatırımcıların tek bir temaya odaklanamadığı, yurt dışında makroekonomik ve jeopolitik gelişmeler ile yurt içinde dezenflasyon sürecinde devam eden sıkı para politikası kıskacında şirket ve sektör hikâyelerinin sürekli yer değiştirdiği bir dönem oldu. BIST 100 endeksi yıl içinde sert yükselişlerin ardından aynı hızda düzeltmeler yaşarken, yüksek volatilite yatırımcı davranışının temel karakteristiği haline geldi.
Endeksin seyrini belirleyen ana başlıklar; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası, enflasyon görünümü, jeopolitik gelişmeler, siyasi gündem, MSCI açıklamaları, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve şirket kârlılıklarına ilişkin beklentiler oldu.
Faiz beklentileri fiyatlamaların merkezindeydi
İlk yarıda piyasanın en yakından takip ettiği konu, dezenflasyon sürecinin hızı ve buna bağlı olarak TCMB’nin politika faizi ile uyguladığı makroihtiyati tedbirlere ilişkin beklentiler oldu.
Politika faizi ve makroihtiyati tedbirlerde gevşeme konusunda yılın ikinci yarısına ilişkin iyimserlikle 2026’ya başlayan piyasalarda, mart ayında yaşanan jeopolitik gelişmeler nedeniyle bu beklentilerin ötelendiği takip edildi.
Özellikle petrol ve bağlı ürünlerin fiyatlarındaki yükselişler, enflasyonun yüksek seyretmesine neden olurken, buna bağlı olarak faizlerin de uzun süre yüksek kalacağı beklentisi iyimserliği törpüleyerek başta bankacılık olmak üzere birçok sektörü olumsuz etkiledi.
İki yıllık gösterge tahvilin faizi ocak ayında Ekim 2023’ten bu yana en düşük seviye olan yüzde 34’e kadar gerilemesinin ardından, mart ayında ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaş nedeniyle işler tersine döndü.
TCMB’nin bankaları, politika faizi olan ve ocak ayında yüzde 37’ye düşürdüğü haftalık repodan fonlamayı bırakıp yüzde 40 olan gecelik repo faizine geçmesiyle iki yıllık tahvil faizinin yüzde 44’e kadar çıktığını takip ettik.
Tahvil faizindeki yükseliş ve yabancı yatırımcıların özellikle en likit olan banka hisse senetlerindeki güçlü satışları BIST 100 endeksinin martta yüzde 7’ye yakın değer kaybetmesine neden oldu.
Teknik görünümde kritik eşikler
İlk yarı boyunca BIST 100 endeksi için psikolojik ve teknik seviyeler yatırımcı davranışını önemli ölçüde etkiledi.
Yükseliş denemelerinde Türk lirası bazında rekorlar kırılırken, kâr satışlarının derinleştiği dönemlerde ise önce 14 bin puan, ardından 13 bin puan çevresi önemli destek alanları olarak izlendi. Endeks, zaman zaman bu seviyelerin altına sarksa da gelen tepki alımlarıyla yeniden toparlanmayı başardı.
BIST 100 endeksi 2026’nın ilk ayında 29 yılın en iyi ocak ayı performansını göstererek yaklaşık yüzde 23 artış kaydetti. Ocak ayında kazandığı ivme ile gördüğü en yüksek seviye rekorunu şubatta 14.532 puana taşıyan endeks, bu seviyeden gelen kâr satışları ile yılın ikinci ayını yüzde 0,87 düşüşle tamamladı.
Mart ayında jeopolitik gelişmelerle 12.433 puana kadar gerileyen BIST 100 endeksi, nisan ayının tamamı ve mayıs ayının ilk yarısında ABD ile İran arasındaki ateşkesin etkisiyle yeniden yükselişe geçti ve Türk lirası bazında rekorunu 15.204 puana taşıdı.
BIST 100 endeksi, mayıs ayının ikinci yarısında yurt içinde CHP’ye mutlak butlan atanması ile 12.966 puana kadar indi. Mayıs ayını tepki alımlarıyla 13.662 puandan tamamlayan BIST 100 endeksi, Haziran’da ise 13.900-14.900 bandında dalgalı bir seyir izledi. BIST 100 endeksi böylece yılın ilk yarısını yüzde 25,4 yükselişle 14.121 puandan tamamladı.
Bankacılık yeniden sahneye çıktı
Yılın ilk iki ayında hızlı yükselen ve rekor seviyeyi gören bankacılık sektör endeksi, mart ayında değişen gündemle yatırımcıların en fazla odaklandığı alanlardan biri oldu.
Yılın ilk günlerinde yayımlanan strateji raporlarında bankaların net faiz marjlarında toparlanma ve yaklaşık 10 yıl sonra reel özkaynak kârlılığına geçilebileceği beklentileri ile ocak ayında yüzde 21, Şubat’ta yüzde 1,3 değer kazanan bankacılık sektör endeksi, martta tüm kazanımlarını geri vererek eksiye geçti. Mart ayında özellikle yabancı yatırımcı satışları ile yaklaşık yüzde 24 değer kaybeden BIST Banka endeksi, sonraki aylarda ise dalgalı bir seyir izledi. Haziranda ortalama yüzde 16’ya yakın değer kazanan banka hisseleri, böylece ilk yarısı yüzde 8,6 artışla tamamladı.
Savunma sanayi güçlü hikâyesini korudu
Jeopolitik risklerin yüksek seyretmesi ve ihracat siparişlerindeki artış beklentisi savunma sanayi hisselerini yıl boyunca yatırımcıların radarında tuttu.
Yeni ihracat anlaşmaları, üretim kapasitesi yatırımları ve uluslararası iş birliklerine yönelik haber akışı özellikle teknoloji ve savunma yatırımları ile öne çıkan Aselsan hisse senedini destekledi.
Aselsan hisse senedinin BIST 100 endeksindeki ağırlığı yüzde 10’u aşarken, pay fiyatının ilk dört aydaki yükselişi de yüzde 80’i geçti.
Mayıs ve haziran ayında kazançlarının bir kısmını geri veren Aselsan, yüksek ağırlığı nedeniyle bu iki ayda dönem dönem etkili olan BIST 100 endeksindeki yükseliş çabalarını da sınırladı.
Sanayi şirketlerinde ayrışma
İhracat ağırlıklı şirketler, kur hareketlerinden destek almaya devam ederken Avrupa ekonomisindeki zayıf talep bazı sanayi şirketlerinin beklentilerini sınırladı.
Otomotiv tarafında ihracat performansı ve elektrikli araç yatırımları yakından izlenirken, beyaz eşya üreticileri Avrupa talebindeki yavaşlama ve iç piyasadaki durgunluğun etkisiyle daha zayıf bir görünüm sergiledi.
Demir-çelik sektöründe ise küresel emtia fiyatları ve Çin kaynaklı arz gelişmeleri şirket performanslarında belirleyici oldu.
Enerji hisselerinde petrol etkisi
Enerji sektörü ilk yarıda hem petrol fiyatlarındaki dalgalanmalardan hem de Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimlerden etkilendi.
Rafineri şirketleri dönemsel olarak güçlü marj beklentileriyle desteklenirken, elektrik üreticileri ise regülasyonlar ve enerji fiyatlamalarına ilişkin gelişmeleri yakından takip etti. Küresel tarafta yapay zekâ yatırımlarının neden olacağı enerji ihtiyacı nedeniyle sektöre ilişkin beklentilerin artması bu sektörün en önemli katalizörlerinden biri oldu.
En fazla yükselen ve düşenler
Yılın ilk yarısında en fazla yükselen sektör endeksleri finansal kiralama, faktoring, bilişim ve teknoloji, değer kaybeden iki sektör ise tekstil- deri ve spor oldu.
Hisse bazlı olarak bakıldığında BIST 100 endeksine dahil hisse senetleri arasında Destek Finans Faktoring, Europower, Astor, Batı Söke ve Şekerbank yüzde 100’ün üzerinde değer kazanan hisse senetleri oldu.
Yılın ilk yarısını düşüşle tamamlayan yaklaşık 40 hisse senedi arasında en fazla değer kaybedenler ise; Kiler Holding, Efor Yatırım, Gen İlaç, Europen Endüstri, Pasifik Eurasia ve Oba Makarnacılık olarak sıralandı.
Yıla BIST 100 endeksi içinde başlayan Kontrolmatik hisse senedi ise şirketin finansal zorluklarla mücadele etmesi ve bono kupon ödemelerini gerçekleştirememesinin ardından 17 Haziran’da Borsa İstanbul yönetimi tarafından Yakın İzleme Pazarı’na alınarak endekslerden çıkarıldı.
Yabancı yatırımcı net alış pozisyonunda
Piyasada yabancı yatırımcı ilgisinin önceki yıllara kıyasla toparlanma eğilimi göstermesine rağmen girişlerin istenilen hızda gerçekleşmemesi ve 2025’in gerisinde kalması endeksin yükseliş potansiyelini sınırlayan faktörlerden biri oldu.
Buna karşın uluslararası fonların özellikle banka, havacılık ve büyük ölçekli sanayi şirketlerinde seçici pozisyon artırdığı gözlendi.
Ocak ayında net 2 milyar dolarlık hisse senedi alan yabancı yatırımcılar, şubat ve nisan aylarında da net alım tarafındaydı. Mart ayında özellikle banka hisselerinde yoğunlaşan satışlar dikkati çekti. Yabancı yatırımcılar, Mart’ta 623 milyon dolar, mayısta 846 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.
Kümülatif olarak bakıldığında ise yabancı yatırımcıların yılbaşından mayıs ayı sonuna kadar 2,7 milyar dolarlık net pozisyon aldıkları görülüyor.
MSCI uyarıları ve SPK’nın adımları
Küresel endeks devi MSCI, gelişmekte olan piyasalar arasında yer alan Türkiye ve Endonezya’yı şeffaflık ve piyasa işleyişi konusundaki endişeler nedeniyle mercek altına aldı. Haziran ayı içinde her iki ülkenin de “bilgi akış kriteri” notunu düşüren kurum, sermaye piyasalarında somut ve güvenilir adımlar atılmaması halinde sert yaptırımların kapıda olduğu mesajını verdi.
Kurumsal yatırımcılar tarafından MSCI’ya iletilen şikâyetlere değinen kurum, küçük ölçekli ve halka açık şirketlerle bağlantılı bazı fonların “koordineli işlem davranışları” sergilemesi, hisselerin serbest dolaşımdaki paylarının yapay şekilde yükseltildiği ve fiyat oluşumunun bozulduğu konularına dikkati çekti.
MSCI’ın daha önce Kiler Holding hisselerinin endekslerden çıkarıldığı duyurusunda yaptığı fiili dolaşım uyarısı sonrası SPK’nın attığı adımın sonuçlarının takip edileceğinin anlaşıldığı rapor sonrası mart başından beri devam eden açığa satış yasağı da kaldırıldı.
SPK, Kiler Holding hisselerine ilişkin uyarı sonrası 6 Haziran’da fiili dolaşım hesaplamasında değişikliğe gitti. Yapılan düzenlemeye göre, fiili dolaşımdaki pay oranı hesaplamasında dikkate alınmayan paylar arasına, hakim ortakların sahip olduğu serbest ya da özel fonlar üzerinden alınan ilgili şirket payları da eklendi.
Aralıksız yükselen hisseler “benchmark”ı tartışmaya açtı
Hızlı yükselen ve temel değerleme açısından karşılık bulmakta zorlanılan bazı hisse senetlerinin, ulaştığı piyasa değeri ile BIST 30, BIST 50 ve BIST 100 endekslerine girerek endekslerin benchmark özelliğine gölge düşürmesi, sektörde yılın ilk yarısında en fazla konuşulan konulardan biri oldu.
BIST 100 endeksinde yer alan Katılımevim, yılın ilk yarısında yaklaşık yüzde 700 yükseldi. BIST 30 endeksine girmesine karşın Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) sözleşmeleri açılmayan Destek Finans Faktoring hisselerinin fiyatı da ilk yarıda yüzde 550’nin üzerinde değer kazandı.
Aselsan’dan sonra Borsa İstanbul’un en yüksek piyasa değerine sahip şirketi konumuna gelen Destek Finans Faktoring’in BIST 30 endeksi içindeki ağırlığı yüzde 9’u geçti.
Destek Finans Faktoring’in toplam piyasa değerinin 26 milyar dolara yaklaşarak, Koç Holding ve Türk Hava Yolları’nın toplam piyasa değerinin bile üzerine çıkması dikkati çekti.