Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Finans

Borsa İstanbul’da İlk Yarının Bilançosu
Faiz beklentileri, jeopolitik riskler ve sektör rotasyonunun öne çıktığı Borsa İstanbul’da, MSCI uyarısı, SPK’nın adımları ve spekülatif yükselişi ile dikkati çeken bazı hisse senetlerinin endekse etkileri yılın ilk yarısında en çok konuşulan konuların başında geldi.
  • 3 Temmuz 2026 01:26
  • Bekir Gürdamar
Borsa İstanbul’da İlk Yarının Bilançosu

Borsa İstanbul’da 2026’nın ilk yarısı, yatırımcıların tek bir temaya odaklanamadığı, yurt dışında makroekonomik ve jeopolitik gelişmeler ile yurt içinde dezenflasyon sürecinde devam eden sıkı para politikası kıskacında şirket ve sektör hikâyelerinin sürekli yer değiştirdiği bir dönem oldu. BIST 100 endeksi yıl içinde sert yükselişlerin ardından aynı hızda düzeltmeler yaşarken, yüksek volatilite yatırımcı davranışının temel karakteristiği haline geldi.

Endeksin seyrini belirleyen ana başlıklar; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası, enflasyon görünümü, jeopolitik gelişmeler, siyasi gündem, MSCI açıklamaları, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve şirket kârlılıklarına ilişkin beklentiler oldu.

Faiz beklentileri fiyatlamaların merkezindeydi

İlk yarıda piyasanın en yakından takip ettiği konu, dezenflasyon sürecinin hızı ve buna bağlı olarak TCMB’nin politika faizi ile uyguladığı makroihtiyati tedbirlere ilişkin beklentiler oldu.

Politika faizi ve makroihtiyati tedbirlerde gevşeme konusunda yılın ikinci yarısına ilişkin iyimserlikle 2026’ya başlayan piyasalarda, mart ayında yaşanan jeopolitik gelişmeler nedeniyle bu beklentilerin ötelendiği takip edildi.

Özellikle petrol ve bağlı ürünlerin fiyatlarındaki yükselişler, enflasyonun yüksek seyretmesine neden olurken, buna bağlı olarak faizlerin de uzun süre yüksek kalacağı beklentisi iyimserliği törpüleyerek başta bankacılık olmak üzere birçok sektörü olumsuz etkiledi.

İki yıllık gösterge tahvilin faizi ocak ayında Ekim 2023’ten bu yana en düşük seviye olan yüzde 34’e kadar gerilemesinin ardından, mart ayında ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaş nedeniyle işler tersine döndü.

TCMB’nin bankaları, politika faizi olan ve ocak ayında yüzde 37’ye düşürdüğü haftalık repodan fonlamayı bırakıp yüzde 40 olan gecelik repo faizine geçmesiyle iki yıllık tahvil faizinin yüzde 44’e kadar çıktığını takip ettik.

Tahvil faizindeki yükseliş ve yabancı yatırımcıların özellikle en likit olan banka hisse senetlerindeki güçlü satışları BIST 100 endeksinin martta yüzde 7’ye yakın değer kaybetmesine neden oldu.

Teknik görünümde kritik eşikler

İlk yarı boyunca BIST 100 endeksi için psikolojik ve teknik seviyeler yatırımcı davranışını önemli ölçüde etkiledi.

Yükseliş denemelerinde Türk lirası bazında rekorlar kırılırken, kâr satışlarının derinleştiği dönemlerde ise önce 14 bin puan, ardından 13 bin puan çevresi önemli destek alanları olarak izlendi. Endeks, zaman zaman bu seviyelerin altına sarksa da gelen tepki alımlarıyla yeniden toparlanmayı başardı.

BIST 100 endeksi 2026’nın ilk ayında 29 yılın en iyi ocak ayı performansını göstererek yaklaşık yüzde 23 artış kaydetti. Ocak ayında kazandığı ivme ile gördüğü en yüksek seviye rekorunu şubatta 14.532 puana taşıyan endeks, bu seviyeden gelen kâr satışları ile yılın ikinci ayını yüzde 0,87 düşüşle tamamladı.

Mart ayında jeopolitik gelişmelerle 12.433 puana kadar gerileyen BIST 100 endeksi, nisan ayının tamamı ve mayıs ayının ilk yarısında ABD ile İran arasındaki ateşkesin etkisiyle yeniden yükselişe geçti ve Türk lirası bazında rekorunu 15.204 puana taşıdı.

BIST 100 endeksi, mayıs ayının ikinci yarısında yurt içinde CHP’ye mutlak butlan atanması ile 12.966 puana kadar indi. Mayıs ayını tepki alımlarıyla 13.662 puandan tamamlayan BIST 100 endeksi, Haziran’da ise 13.900-14.900 bandında dalgalı bir seyir izledi. BIST 100 endeksi böylece yılın ilk yarısını yüzde 25,4 yükselişle 14.121 puandan tamamladı.

Bankacılık yeniden sahneye çıktı

Yılın ilk iki ayında hızlı yükselen ve rekor seviyeyi gören bankacılık sektör endeksi, mart ayında değişen gündemle yatırımcıların en fazla odaklandığı alanlardan biri oldu.

Yılın ilk günlerinde yayımlanan strateji raporlarında bankaların net faiz marjlarında toparlanma ve yaklaşık 10 yıl sonra reel özkaynak kârlılığına geçilebileceği beklentileri ile ocak ayında yüzde 21, Şubat’ta yüzde 1,3 değer kazanan bankacılık sektör endeksi, martta tüm kazanımlarını geri vererek eksiye geçti. Mart ayında özellikle yabancı yatırımcı satışları ile yaklaşık yüzde 24 değer kaybeden BIST Banka endeksi, sonraki aylarda ise dalgalı bir seyir izledi. Haziranda ortalama yüzde 16’ya yakın değer kazanan banka hisseleri, böylece ilk yarısı yüzde 8,6 artışla tamamladı.

Savunma sanayi güçlü hikâyesini korudu

Jeopolitik risklerin yüksek seyretmesi ve ihracat siparişlerindeki artış beklentisi savunma sanayi hisselerini yıl boyunca yatırımcıların radarında tuttu.

Yeni ihracat anlaşmaları, üretim kapasitesi yatırımları ve uluslararası iş birliklerine yönelik haber akışı özellikle teknoloji ve savunma yatırımları ile öne çıkan Aselsan hisse senedini destekledi.

Aselsan hisse senedinin BIST 100 endeksindeki ağırlığı yüzde 10’u aşarken, pay fiyatının ilk dört aydaki yükselişi de yüzde 80’i geçti.

Mayıs ve haziran ayında kazançlarının bir kısmını geri veren Aselsan, yüksek ağırlığı nedeniyle bu iki ayda dönem dönem etkili olan BIST 100 endeksindeki yükseliş çabalarını da sınırladı.

Sanayi şirketlerinde ayrışma

İhracat ağırlıklı şirketler, kur hareketlerinden destek almaya devam ederken Avrupa ekonomisindeki zayıf talep bazı sanayi şirketlerinin beklentilerini sınırladı.

Otomotiv tarafında ihracat performansı ve elektrikli araç yatırımları yakından izlenirken, beyaz eşya üreticileri Avrupa talebindeki yavaşlama ve iç piyasadaki durgunluğun etkisiyle daha zayıf bir görünüm sergiledi.

Demir-çelik sektöründe ise küresel emtia fiyatları ve Çin kaynaklı arz gelişmeleri şirket performanslarında belirleyici oldu.

Enerji hisselerinde petrol etkisi

Enerji sektörü ilk yarıda hem petrol fiyatlarındaki dalgalanmalardan hem de Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimlerden etkilendi.

Rafineri şirketleri dönemsel olarak güçlü marj beklentileriyle desteklenirken, elektrik üreticileri ise regülasyonlar ve enerji fiyatlamalarına ilişkin gelişmeleri yakından takip etti. Küresel tarafta yapay zekâ yatırımlarının neden olacağı enerji ihtiyacı nedeniyle sektöre ilişkin beklentilerin artması bu sektörün en önemli katalizörlerinden biri oldu.

En fazla yükselen ve düşenler

Yılın ilk yarısında en fazla yükselen sektör endeksleri finansal kiralama, faktoring, bilişim ve teknoloji, değer kaybeden iki sektör ise tekstil- deri ve spor oldu.

Hisse bazlı olarak bakıldığında BIST 100 endeksine dahil hisse senetleri arasında Destek Finans Faktoring, Europower, Astor, Batı Söke ve Şekerbank yüzde 100’ün üzerinde değer kazanan hisse senetleri oldu.

Yılın ilk yarısını düşüşle tamamlayan yaklaşık 40 hisse senedi arasında en fazla değer kaybedenler ise; Kiler Holding, Efor Yatırım, Gen İlaç, Europen Endüstri, Pasifik Eurasia ve Oba Makarnacılık olarak sıralandı.

Yıla BIST 100 endeksi içinde başlayan Kontrolmatik hisse senedi ise şirketin finansal zorluklarla mücadele etmesi ve bono kupon ödemelerini gerçekleştirememesinin ardından 17 Haziran’da Borsa İstanbul yönetimi tarafından Yakın İzleme Pazarı’na alınarak endekslerden çıkarıldı.

Yabancı yatırımcı net alış pozisyonunda

Piyasada yabancı yatırımcı ilgisinin önceki yıllara kıyasla toparlanma eğilimi göstermesine rağmen girişlerin istenilen hızda gerçekleşmemesi ve 2025’in gerisinde kalması endeksin yükseliş potansiyelini sınırlayan faktörlerden biri oldu.

Buna karşın uluslararası fonların özellikle banka, havacılık ve büyük ölçekli sanayi şirketlerinde seçici pozisyon artırdığı gözlendi.

Ocak ayında net 2 milyar dolarlık hisse senedi alan yabancı yatırımcılar, şubat ve nisan aylarında da net alım tarafındaydı. Mart ayında özellikle banka hisselerinde yoğunlaşan satışlar dikkati çekti. Yabancı yatırımcılar, Mart’ta 623 milyon dolar, mayısta 846 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.

Kümülatif olarak bakıldığında ise yabancı yatırımcıların yılbaşından mayıs ayı sonuna kadar 2,7 milyar dolarlık net pozisyon aldıkları görülüyor.

MSCI uyarıları ve SPK’nın adımları

Küresel endeks devi MSCI, gelişmekte olan piyasalar arasında yer alan Türkiye ve Endonezya’yı şeffaflık ve piyasa işleyişi konusundaki endişeler nedeniyle mercek altına aldı. Haziran ayı içinde her iki ülkenin de “bilgi akış kriteri” notunu düşüren kurum, sermaye piyasalarında somut ve güvenilir adımlar atılmaması halinde sert yaptırımların kapıda olduğu mesajını verdi.

Kurumsal yatırımcılar tarafından MSCI’ya iletilen şikâyetlere değinen kurum, küçük ölçekli ve halka açık şirketlerle bağlantılı bazı fonların “koordineli işlem davranışları” sergilemesi, hisselerin serbest dolaşımdaki paylarının yapay şekilde yükseltildiği ve fiyat oluşumunun bozulduğu konularına dikkati çekti.

MSCI’ın daha önce Kiler Holding hisselerinin endekslerden çıkarıldığı duyurusunda yaptığı fiili dolaşım uyarısı sonrası SPK’nın attığı adımın sonuçlarının takip edileceğinin anlaşıldığı rapor sonrası mart başından beri devam eden açığa satış yasağı da kaldırıldı.

SPK, Kiler Holding hisselerine ilişkin uyarı sonrası 6 Haziran’da fiili dolaşım hesaplamasında değişikliğe gitti. Yapılan düzenlemeye göre, fiili dolaşımdaki pay oranı hesaplamasında dikkate alınmayan paylar arasına, hakim ortakların sahip olduğu serbest ya da özel fonlar üzerinden alınan ilgili şirket payları da eklendi.

Aralıksız yükselen hisseler “benchmark”ı tartışmaya açtı

Hızlı yükselen ve temel değerleme açısından karşılık bulmakta zorlanılan bazı hisse senetlerinin, ulaştığı piyasa değeri ile BIST 30, BIST 50 ve BIST 100 endekslerine girerek endekslerin benchmark özelliğine gölge düşürmesi, sektörde yılın ilk yarısında en fazla konuşulan konulardan biri oldu.

BIST 100 endeksinde yer alan Katılımevim, yılın ilk yarısında yaklaşık yüzde 700 yükseldi. BIST 30 endeksine girmesine karşın Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) sözleşmeleri açılmayan Destek Finans Faktoring hisselerinin fiyatı da ilk yarıda yüzde 550’nin üzerinde değer kazandı.

Aselsan’dan sonra Borsa İstanbul’un en yüksek piyasa değerine sahip şirketi konumuna gelen Destek Finans Faktoring’in BIST 30 endeksi içindeki ağırlığı yüzde 9’u geçti.

Destek Finans Faktoring’in toplam piyasa değerinin 26 milyar dolara yaklaşarak, Koç Holding ve Türk Hava Yolları’nın toplam piyasa değerinin bile üzerine çıkması dikkati çekti.

Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Milyonerler Çoğaldı Eşitsizlik Derinleşti
Milyonerler Çoğaldı Eşitsizlik Derinleşti
UBS’in Dünya Servet Raporu’na göre küresel kişisel servet 2025’te yüzde 10,8 artarken, dolar milyoneri sayısı 57,5 milyonu aştı. Türkiye, dolar milyoneri sayısındaki yüzde 6,4’lük artışla dünyada ikinci sıraya yerleşti.
Güvenlikten Sermayeye: NATO’nun Ankara Buluşması
Güvenlikten Sermayeye: NATO’nun Ankara Buluşması
Ankara’da kurulacak masa, sadece NATO’nun geleceğini konuşmayacak. Aynı zamanda dünyanın yeni güç dengeleri şekillenirken Türkiye’nin bu denklemin neresinde durduğunu da gösterecek.
David Calleo’nun Merceğinden NATO’nun Yükseliş ve Çöküşü
David Calleo’nun Merceğinden NATO’nun Yükseliş ve Çöküşü
NATO, kolektif bir savunma paktından, katı fayda-maliyet analizlerinin yapıldığı ticari bir ortaklığa evriliyor.
Sahte Sigorta Zirve Yaptı
Sahte Sigorta Zirve Yaptı
Bu yılki Sosyal Güvenlik Haftası’nın teması kayıt dışılık ile mücadeleydi. SGK için kayıt dışılık sadece sigortası yapılmayanlar değil hizmet olmaksızın sahte sigorta bildirimlerini de kapsıyor. Geçen yıl sahte sigorta nedeniyle soruşturma açılan kişi sayısı 2023’teki EYT sonrası artarak 150 bin kişiyle son yılların en yüksek rakamına ulaştı. Sahte sigorta nedeniyle gerekli gün sayısının altına düşülürse emeklilik iptali de söz konusu olabiliyor.
Tasarruf Finansman Sektörüne Büyüme Freni
Tasarruf Finansman Sektörüne Büyüme Freni
BDDK, tasarruf finansman sektöründe hızlı büyümeyi frenlemek amacıyla büyük şirketlere aylık yeni sözleşme kotası getirirken, en erken teslim süresini 150 günden 180 güne çıkardı ve ödeme planlarında daha sıkı kurallar uygulamaya başladı.
Küresel Ekonomiyi Bir de El Nino Çarptı
Küresel Ekonomiyi Bir de El Nino Çarptı
Pasifik Okyanusu’nun derinliklerinde biriken ısı, onlarca yıl içinde görülmüş en güçlü El Nino’yu hazırlıyor. Bu kez söz konusu olan yalnızca kuraklık ve seller değil; gıda enflasyonu, hammadde şokları ve küresel büyümenin yavaşlaması.
Savaş Durdu Odalar Dolmadı
Savaş Durdu Odalar Dolmadı
ABD-İran arasında sağlanan 60 günlük geçici anlaşmanın ardından rezervasyonlarda ilk kıpırdanma yaşansa da sektör, “yeni talep” konusunda çok fazla beklenti içine girmiyor.
Yapay Zekâda Yıldız Avı
Yapay Zekâda Yıldız Avı
Yapay zekâ yarışında rekabet artık yalnızca modeller ve yatırımlar üzerinden değil, yetenekleri elde tutabilme üzerinden de şekilleniyor. Uzmanlara göre bu rekabetin sonucu, yalnızca ekonomik değerin değil, teknolojik gücün ve toplumdaki etkinin kimlerin elinde toplanacağını da belirleyebilir.
Devlerin Stüdyo Mezarlığı
Devlerin Stüdyo Mezarlığı
Büyük holdinglerin satın aldığı stüdyolar, kâr baskısıyla uzmanı olmadıkları "canlı servis" oyunları yapmaya zorlanıyor. Kendi hayallerindeki projelerden mahrum bırakılan, dayatılan ticari formüllerde başarısız olan ve tek bir gecede kapatılan efsanevi ekiplerin hikayesi.
Otomotivde Yeni Dengeler: Sessiz Dönüşüm Yılı
Otomotivde Yeni Dengeler: Sessiz Dönüşüm Yılı
Otomotiv sektörü için 2026, rekorların değil; yatırım kalitesinin, teknolojik hazırlığın, toplam sahip olma maliyetinin ve satış sonrası yetkinliğin öne çıktığı yeni bir eşik yılına dönüşüyor.
Otomotivde Almanya Yeni Dönemde Nerede Konumlanıyor?
Otomotivde Almanya Yeni Dönemde Nerede Konumlanıyor?
Almanya’nın elektrikli araç dönüşümü güçlü bir büyüme trendi sergilese de küresel rekabet, maliyet baskısı ve ticaret riskleri nedeniyle zorlu bir sürecin içinden geçiyor.
Edebiyat Bir Kalkınma Stratejisi Olabilir mi?
Edebiyat Bir Kalkınma Stratejisi Olabilir mi?
Kahramanmaraş Türkiye’nin edebiyat turizmi başkenti olabilir. Şu an bu potansiyel büyük ölçüde kullanılmıyor.
Mobil Ev Milyarderinin İflası
Mobil Ev Milyarderinin İflası
Kredi verenler, İngiliz karavan imparatorluğuna milyarlar akıttı ve kurucusunu son derece zengin etti. Şimdi o paranın nereye gittiğini sorguluyorlar.