Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Teknoloji

Çin'den Küresel Ekonomide Kelebek Etkisi
DeepSeek'in hızlı yükselişi ve bir anda küresel ekonomiyi sarsması, yapay zekâ alanındaki rekabetin ne denli dinamik ve öngörülemez olduğunu gösteriyor.
  • 31 Ocak 2025 14:52
  • Ercüment Büyükşener
Çin'den Küresel Ekonomide Kelebek Etkisi

Geçtiğimiz hafta tanıtılan Çin merkezli yapay zekâ asistanı DeepSeek, teknoloji dünyasında büyük bir yankı uyandırdı. Uygulama, kısa sürede ABD'nin Apple App Store'unda en çok indirilen ücretsiz uygulama haline gelerek, Silikon Vadisi'nde ve küresel piyasalarda sarsıcı etkiler yarattı. Öyle ki, bu gelişme NVIDIA gibi teknoloji devlerinin hisse değerlerinde önemli düşüşlere neden oldu.


DeepSeek ne yapıyor?


DeepSeek'in başarısının ardında, şirketin geliştirdiği R1 modeli bulunuyor. Bu model, OpenAI'nin ChatGPT o1 modeliyle rekabet edebilecek düzeyde olup, çok daha düşük maliyetlerle üretilmiş durumda. Yaklaşık 5,6 milyon dolarlık bir bütçe ve sınırlı sayıda özel bilgisayar çipi kullanılarak geliştirilen R1, yapay zekâ alanında maliyet etkinliğinin mümkün olduğunu gösterdi. Hatta bu konuda OpenAI kurucusu Sam Altman bile attığı bir tweet ile bu rekabeti kabul etmiş görünüyor.


Uygulamanın ücretsiz ve açık kaynaklı olması, geniş bir kullanıcı kitlesine hızla ulaşmasını sağladı. Ancak, DeepSeek'in bazı konulardaki yanıtları, özellikle insan hakları ve Tayvan gibi hassas meselelerde, Çin Komünist Partisi'nin resmi söylemleriyle uyumlu olup, bu durum uygulamanın tarafsızlığı konusunda soru işaretleri doğurdu.


ABD ve Çin arasındaki yapay zekâ rekabeti


DeepSeek'in yükselişi, ABD ve Çin arasındaki yapay zekâ rekabetinin ne denli yoğunlaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Her iki ülke de yapay zekâ teknolojilerinde liderlik için büyük yatırımlar yapıyor. ABD, Google, Microsoft ve OpenAI gibi şirketlerle ön planda yer alırken, Çin ise Baidu, Alibaba ve Tencent gibi devlerle bu yarışta iddialı bir konuma gelmeye çalışıyor.


Bu rekabet, sadece teknolojik üstünlük sağlama çabasının ötesine geçerek, ekonomik ve jeopolitik dengeleri de etkiliyor. Özellikle yapay zekâ alanındaki ilerlemeler, ülkelerin ekonomik büyüme, ulusal güvenlik ve uluslararası nüfuzları üzerinde belirleyici bir rol oynuyor. Bu noktada özellikle Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine çok önemli bir mesaj olduğunu düşünüyorum.


Diğer ülkeler için fırsatlar ve riskler


ABD ve Çin arasındaki bu yoğun rekabet, diğer ülkeler için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Orta Doğu ve Avrupa ülkeleri, bu iki güç arasında sıkışmış gibi görünse de, aslında yenilikçi ve girişimci hamlelerle kendi pozisyonlarını güçlendirebilir. Nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak ve katma değerli teknoloji ürün ve hizmetleri geliştirerek, küresel arenada söz sahibi olabilirler.


Özellikle gelişmekte olan ülkeler için yapay zekâ, ekonomik sıçrama yapma potansiyeli sunuyor. Ancak, bu teknolojilerin etik kullanımı, veri güvenliği ve tarafsızlık gibi konularda dikkatli olunması gerekiyor. Aksi takdirde, teknolojik bağımlılık ve dijital sömürgecilik gibi risklerle karşı karşıya kalabilirler.


DeepSeek'in hızlı yükselişi ve bir anda küresel ekonomiyi sarsması, yapay zekâ alanındaki rekabetin ne denli dinamik ve öngörülemez olduğunu gösteriyor. Bu gelişmeler, sadece ABD ve Çin'i değil, tüm dünyayı etkileyen sonuçlar doğuruyor. Diğer ülkeler, bu rekabetin dışında kalmamak için stratejik adımlar atmalı, yenilikçi politikalar geliştirmeli ve yapay zekâ alanında kendi kapasitelerini artırmalı. Unutulmamalıdır ki, teknolojik gelişmelerde geri kalmak, ekonomik ve siyasi bağımsızlığı da tehlikeye atabilir.


Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Mobil Operatörlere Açık Mektup: 5G Hızdan Daha Büyük Bir Şey Söylüyor
Mobil Operatörlere Açık Mektup: 5G Hızdan Daha Büyük Bir Şey Söylüyor
5G için daha güçlü şebekeler kurmak yetmez. Daha anlamlı deneyimler tasarlamak için kolları sıvamak gerekir.
Türkiye ve Avrupa Enerji Piyasalarında Maliyet Baskısı
Türkiye ve Avrupa Enerji Piyasalarında Maliyet Baskısı
Elektrik ve doğal gaz piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeler, enerji fiyatlamasının artık yalnızca arz-talep dengesi üzerinden okunamayacağını açık biçimde gösteriyor. Bugün gelinen noktada fiyat oluşumları; jeopolitik gerginlikler, enflasyonist baskılar, kamu maliyesi üzerindeki sübvansiyon yükü, yakıt maliyetlerindeki volatil seyir ve tüketici davranışlarındaki değişimlerle birlikte değerlendirilmek zorunda.
Enerjide Jeopolitik Risk Yapısal Bir Arz Daralmasına Dönüştü
Enerjide Jeopolitik Risk Yapısal Bir Arz Daralmasına Dönüştü
Taraflar arasında bir ateşkes anlaşması yapılmış olsa da ABD-İran savaşının enerji piyasalarına yansımaları derinleşmeye devam ediyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kırılganlık petrolden çok LNG cephesinde kalıcı izler bırakıyor. Bloomberg Businessweek Türkiye’nin sorularını yanıtlayan Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, jeopolitik riskin yapısal bir arz daralmasına dönüştüğünü vurgulayarak Türkiye’nin çeşitlendirilmiş tedarik yapısının bu süreçte kritik bir güvence unsuru işlevi gördüğünü söylüyor.
Borsada Savaşın Anatomisi
Borsada Savaşın Anatomisi
Jeopolitik risk, artan petrol fiyatları ve yükselen faiz üçgeninde şekillenen süreçte, Borsa İstanbul pay piyasaları sert dalgalandı. En büyük kayıp banka ve madencilikte, kazanç ise enerji ve savunma cephesinde oldu.
Kırılan Denge, Yeni Şirket Davranışı
Kırılan Denge, Yeni Şirket Davranışı
Jeopolitik riskler yalnızca fiyatları değil, iş yapma biçimini değiştiriyor. Tedarik, stok ve finansman kararları artık aynı anda yönetilmek zorunda.
“Şokları Yönetme Kapasitemiz İyi”
“Şokları Yönetme Kapasitemiz İyi”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT ve Habertürk ortak yayınında BloombergHT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen’in sorularını yanıtladı. Jeopolitik risklerin Türkiye ekonomisine etkilerini değerlendiren Şimşek, Türkiye’nin dış şoklara olan dayanıklılığının altını çizerken döviz rezervlerindeki yeterliliğe dikkat çekti.
Çatışmanın Gölgesinde Parlayan Piyasa: Umman
Çatışmanın Gölgesinde Parlayan Piyasa: Umman
Yakın tarihin en büyük jeopolitik krizlerinden biriyle sarsılan Orta Doğu’da finansal piyasalar ikiye bölündü; kaybedenler ve beklenmedik kazananlar. Bölge borsaları art arda değer kaybederken Umman, hem coğrafi konumunun hem de sağlam finansal altyapısının sunduğu avantajla küresel yatırımcıların radarına girdi.
İşten Çıkarmaların Yeni Adı: “Yapay Zekâ Dönüşümü” mü?
İşten Çıkarmaların Yeni Adı: “Yapay Zekâ Dönüşümü” mü?
Şirketler işten çıkarmaları, gerçek neden ne olursa olsun, “yapay zekâ dönüşüm” hikâyesi ile açıklıyor.
Petrodolar Sistemi Sarsılıyor: Talep Var, Finansman Yok
Petrodolar Sistemi Sarsılıyor: Talep Var, Finansman Yok
Petrodolar düzeni ilk kez iki cepheden aynı anda darbe alıyor. İthalatçılar dolar bulmak için ABD tahvili satıyor, Körfez ise dolar fazlası üretemiyor. Petrodolar sistemi iki cepheden sıkışıyor, ateşkes sadece kısa vadeli rahatlama sağlıyor. Petrol ve kur baskısı geçici olarak hafifleyebilir, tahvil satışları yavaşlayabilir. Ancak yapısal sorun sürüyor: Dolar talebi artarken finansman mekanizması zayıflıyor. Sonuç değişmiyor: Talep var, finansman yok.
Avrupa Havacılığı Yakıt Darboğazında
Avrupa Havacılığı Yakıt Darboğazında
Avrupa havacılığı, Orta Doğu’daki gerilim ve hızla yükselen jet yakıtı maliyetlerinin oluşturduğu arz belirsizliği ve fiyat baskısıyla karşı karşıya.
Yangın Söndürmekten Akıllı Yönetime: Yapay Zekâ Çağında Süreç, Ekip ve Paydaş Yönetimi
Yangın Söndürmekten Akıllı Yönetime: Yapay Zekâ Çağında Süreç, Ekip ve Paydaş Yönetimi
Günümüzün hızla değişen ve belirsizliklerle dolu küresel ekonomisinde şirketlerin satın alma ve tedarik zinciri fonksiyonları artık arka planda çalışan bir maliyet merkezi değil. Tam tersine, şirketlerin adeta sinir sistemi hâline gelmiş durumda.
Hürmüz Krizi ve Türkiye: Alternatif Değil, Zorunlu Hat
Hürmüz Krizi ve Türkiye: Alternatif Değil, Zorunlu Hat
Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla birlikte fifiziksel enerji akışına ket vurulması dünyada daha önce eşi görülmemiş bir krizin kapılarını araladı. Hürmüz’deki kapanmanın akabinde küresel enerji piyasalarında Hürmüz’e alternatif rotalar tartışılmaya başlandı. Türkiye, hem bölgedeki altyapının elverişli olması hem de Ceyhan’daki terminalin küresel sisteme entegrasyonu ile bu alternatiflflerin başında yer alıyor.