Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Teknoloji

İhracatçımız Ajanlar Dönemine Hazır mı?
Bir dönem “Google’da yoksanız, yoksunuz” deniyordu. Yeni dönemde çok daha ekonomik bir soru soracağız: “Dünyanın satın alma agent’ları sizin ürününüzü bulabiliyor, anlayabiliyor, güvenebiliyor ve satın alabiliyor mu?”
  • 14 Ağustos 2026 02:24
  • Ercüment Büyükşener
İhracatçımız Ajanlar Dönemine Hazır mı?

Geçtiğimiz hafta sonunu Bolu’da, Digital Export Enhancement Program – DEEP kapsamında gerçekleştirilen “KOBİ’lerin Yapay Zekâ Destekli E-İhracat ve Agentic Commerce Dönüşümü Çalıştayı”nda geçirdim. Ticaret Bakanlığı, TOBB ve ICC ekseninde düzenlenen çalıştayda e-ihracat ekosisteminin farklı taraflarından isimlerle aynı masanın etrafındaydık.

Masalarda yapay zekâ konuşuldu ama bana göre konuştuğumuz esas mesele teknoloji değildi. Türkiye’nin üretim kapasitesinin dünyanın talebiyle bundan sonra nasıl buluşacağıydı. Çalıştayda KOBİ’lerin yapay zekâ olgunluğundan organizasyonel dönüşüme, dış pazara açılmadan müşteri bulmaya; veri, API, ödeme ve güven altyapısından Agentic Commerce uygulamalarına kadar çok katmanlı bir yapı tartışıldı. Bu başlıkların birlikte ele alınmasını önemli buluyorum. Çünkü yapay zekâ dönüşümünü yalnızca ChatGPT kullanmak, içerik üretmek veya pazarlama otomasyonu yapmak üzerinden okursak büyük resmi kaçırırız.

Türkiye’nin bugün güçlü bir e-ticaret kası var. Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında e-ticaret hacmi yaklaşık 115,5 milyar dolara ulaştı ve 634 bin işletme e-ticaret yaptı. Aynı yıl 10 bin doların üzerinde e-ihracat gerçekleştiren kişi ve işletme sayısı ise yaklaşık 11 bin 500 olarak açıklandı. E-ihracattan elde edilen döviz geliri 5,1 milyar dolar seviyesinde kaldı. Türkiye’nin aynı yıl 273,4 milyar dolarlık mal ihracatı gerçekleştirdiğini düşündüğümüzde önümüzdeki alan daha net ortaya çıkıyor. Yani dijitalde satış yapmayı önemli ölçüde öğrendik. Şimdi mesele bu kabiliyeti küreselleştirmek.

E-ihracatın bir sonraki sürümü

Bugüne kadar e-ihracatı çoğunlukla şöyle düşündük: Bir Türk şirketi Amazon’a, Alibaba’ya veya başka bir uluslararası pazaryerine girer; ürünlerini listeler, reklam verir, sipariş alır ve lojistik operasyonunu gerçekleştirir. Bu model ortadan kalkmayacak. Fakat üzerine yeni bir katman geliyor. Agentic Commerce.

Tüketici veya şirket artık yüzlerce internet sitesini kendisi dolaşmak yerine yapay zekâ ajanına, “Bana şu özelliklerde, şu bütçede, şu tarihte teslim edilebilecek en uygun ürünü bul” diyecek. Agent ürünleri araştıracak, karşılaştıracak, yorumları okuyacak, teslimat süresine bakacak, fiyatları değerlendirecek ve giderek kullanıcının verdiği yetki sınırları içinde satın alma işlemini de gerçekleştirecek.

Bir sonraki aşamada ise yalnızca alıcının değil, satıcının da agent’ı olacak. Ben buna Agent-to-Agent Export diyorum. Alıcı şirketin agent’ı ihtiyacı tarif edecek. Türk üreticinin agent’ı üretim kapasitesini, fiyatını, stok durumunu ve teslim süresini paylaşacak. Başka bir agent mevzuatı, GTİP’i, menşei ve gerekli belgeleri kontrol edecek. Ödeme agent’ı finansmanı ve tahsilatı yönetecek, lojistik agent’ı taşıma seçeneklerini karşılaştıracak.

Bir zamanlar insanlar telefonla, faksla ve e-postayla yaptıkları ticareti dijital platformlara taşıdılar. Şimdi platformlardan agent’lara geçiyoruz. Bakanlığın yaptığı çalışmalar bu nedenle önemli. Ticaret Bakanlığı’nın e-ihracat desteklerini yalnızca teşvik politikası olarak okumamak gerekiyor. E-Kolay İhracat Platformu’nun 12 entegre modülle çalışması, yapay zekâ destekli araçların devreye alınması, Akıllı E-İhracat Robotu’nun geliştirilmesi, lojistik süreçlere yönelik yeni dijital araçlar ve DEEP gibi kapasite geliştirme programları birlikte düşünüldüğünde Türkiye’de bir dijital ihracat altyapısı oluşmaya başladığını görüyoruz.

Bakanlığın e-ihracatın toplam ihracattaki payını önümüzdeki yıllarda yüzde 10 seviyesine taşıma hedefi de bu nedenle sadece bir satış hedefi olarak görülmemeli. Bence ikinci aşamada devletin rolü daha da kritik olacak.

Bugünün dijital kamu hizmetleri şu soruya cevap veriyor: “Bir ihracatçı bu işlemi ekrandan nasıl daha kolay yapar?” Yarının sorusu ise şu olacak: “İhracatçının yetkilendirdiği yapay zekâ agent’ı bu işlemi güvenli ve denetlenebilir biçimde sistemler arasında nasıl gerçekleştirebilir?”

Arada büyük fark var.

Çünkü dijitalleşme ekranları çoğaltmak değildir. Dijitalleşme, bilginin mimarisini değiştirmektir. E-KİP’in geleceğini bu nedenle yalnızca insanların ziyaret ettiği çok iyi bir portal olarak değil; ihracatçıların yetkilendirdiği agent’ların güvenli API’ler üzerinden pazar bilgisine, mevzuata, teşviklere, lojistik ve gümrük servislerine erişebildiği bir altyapı olarak düşünmeliyiz.

Eylülde aynı tartışma IGEXX sahnesine taşınıyor

3–5 Eylül’de İstanbul’da gerçekleşecek IGEXX – Istanbul Global E-Export Summit’i de bu açıdan önemli buluyorum. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, TİM organizasyonunda ve ETİD iş birliğinde düzenlenen zirve; global pazaryerlerini, markaları, teknoloji şirketlerini, ödeme ve lojistik oyuncularını İstanbul’da buluşturacak.

Ben de IGEXX’te “When AI Goes Shopping: How Brands Should Prepare for the Age of Agentic Commerce” başlıklı panelin moderatörlüğünü yapacağım. Başlığın bana göre en önemli tarafı “AI” değil, shopping kelimesi. Çünkü yapay zekânın ekonomik etkisi, yalnızca insanların daha üretken çalışmasıyla sınırlı kalmayacak. Yapay zekâ giderek ekonomik aktör haline gelecek. IGEXX programında AI agent’larının alıcı, satıcı ve hatta müzakereci haline geldiği “post-human checkout” gibi başlıkların da yer alması bu dönüşümün artık teorik bir teknoloji tartışması olmaktan çıktığını gösteriyor.

Ve bence Türkiye açısından asıl fırsat burada. Bizim avantajımız dünyanın en büyük yapay zekâ modelini geliştirmek zorunda olmamız değil. Türkiye’nin üretim kabiliyeti, KOBİ ağı, lojistik konumu, ürün çeşitliliği ve ihracat tecrübesi var. Yapmamız gereken, bu fiziksel üretim kapasitesinin üzerine makine tarafından okunabilir bir ticaret katmanı kurmak. Ürün bilgisi, fiyat, stok, sertifika, menşe, teslimat süresi, lojistik, ödeme, iade ve güven verileri agent’ların anlayabileceği standartlarda bulunmalı. Çünkü yakında bir markanın rakibi yalnızca başka bir marka olmayacak. Bir AI agent’ının hiç görmediği marka olmak da rekabet problemi olacak.

Bir dönem “Google’da yoksanız, yoksunuz” deniyordu. Yeni dönemde çok daha ekonomik bir soru soracağız: “Dünyanın satın alma agent’ları sizin ürününüzü bulabiliyor, anlayabiliyor, güvenebiliyor ve satın alabiliyor mu?” Türkiye e-ihracatta gerçek sıçramayı bu soruya vereceği cevapla yapacak. Belki de ihracatın bir sonraki büyük dönüşümünün adı artık e-ihracat değil: Agent-to-Agent Export. Sorusu ise Are you agentic export ready? Olacak…

Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
İnsan Kaynaklarında Öncelikler Yapay Zekâ ile Değişiyor
İnsan Kaynaklarında Öncelikler Yapay Zekâ ile Değişiyor
Şirketler için bağlılık, esneklik, ödül ve aidiyet önemini kaybederken yetenek yönetimi ve liderlik gelişimi öne çıkıyor.
Yapay Zekâ, İK Departmanınızı Varoluşsal Bir Krize Sürüklüyor
Yapay Zekâ, İK Departmanınızı Varoluşsal Bir Krize Sürüklüyor
İşten çıkarma bildirimlerini genellikle insan kaynakları uzmanları verir. Rollerini yeniden düşünmezlerse kendileri de işsiz kalabilirler.
Trump’ın Arktik Madencilik Anlaşması, Devlet Kapitalizminin Yeni Bir Dönemine İşaret Ediyor
Trump’ın Arktik Madencilik Anlaşması, Devlet Kapitalizminin Yeni Bir Dönemine İşaret Ediyor
Federal hükümet, Alaska’nın vahşi doğasından geçen bir yolun inşası için izin verdi. Karşılığında ise bir madencilik şirketinin hisselerinin bir kısmını aldı.
Apptronik’in Robotları Emin Adımlarla Yürüyor, Ancak CEO’su Henüz Bununla Övünmüyor
Apptronik’in Robotları Emin Adımlarla Yürüyor, Ancak CEO’su Henüz Bununla Övünmüyor
Jeff Cardenas, insansı makinelerin yaygınlaşmasının kademeli bir süreç olacağını söylüyor.
Çin ve Nadir Toprak Elementleri
Çin ve Nadir Toprak Elementleri
Çin, nadir toprak elementleri üretiminde dünyanın açık ara lideri ve küresel tedarik zincirinin en kritik halkasını oluşturuyor.
İkinci Elde Birinci Sorun: Finansman
İkinci Elde Birinci Sorun: Finansman
Finansman sınırlamaları ve sıfır araçtaki kampanyalar, ikinci el pazarını yavaşlatırken alternatif finansman yöntemleri ve kurumsal çözümler sektörün çıkış noktası gibi gözüküyor.
35 Milyar Liralık Şampiyonluk Yarışı
35 Milyar Liralık Şampiyonluk Yarışı
Türk futbolunun en büyük vitrini yeni sezona yalnızca transferler ve şampiyonluk hesaplarıyla değil, giderek büyüyen bir ekonomik güç mücadelesiyle giriyor. 2026-2027 sezonunda Süper Lig’e tanımlanan toplam takım harcama limiti 35 milyar lirayı aşarken, bu kapasitenin yaklaşık üçte ikisi dört büyük kulübün elinde. Sezon aynı zamanda mevcut yayın sözleşmesinin son yılına ve yabancı oyuncu kuralında yeni bir nesil politikasına denk geliyor.
Ambalaj Atıklarında Çevre Kirliliğinden Ekonomik Değere
Ambalaj Atıklarında Çevre Kirliliğinden Ekonomik Değere
Türkiye’nin 2017’de başlayan Sıfır Atık yolculuğu, atığın yalnızca çevresel bir sorun değil, ekonomik bir kaynak olduğunu da ortaya koyuyor. Geri kazanım oranı yüzde 13’ten yüzde 37,53’e yükselirken yaklaşık 90 milyon ton atık yeniden ekonomiye kazandırıldı. Bugünkü değerlerle 365 milyar liraya ulaşan bu büyüklük, Türkiye’nin önündeki yeni soruyu da beraberinde getiriyor: Daha fazla atığı geri dönüştürmek mi, yoksa hiç atık üretmemeyi öğrenmek mi?
Yapay Zekâda Yeni Cephe: Açık Modeller, Kapalı Güçler ve ABD’nin Yeni Teknoloji Doktrini
Yapay Zekâda Yeni Cephe: Açık Modeller, Kapalı Güçler ve ABD’nin Yeni Teknoloji Doktrini
Yapay zekâda rekabet en güçlü modeli yapmaktan; şirketlerin, araştırmacıların ve girişimcilerin üzerine yeni ürünler inşa edebileceği bir yapay zekâ ekosistemi oluşturmaya evriliyor.
Avrupa Varlıklarına Dönüş
Avrupa Varlıklarına Dönüş
ABD teknoloji hisseleri ve yapay zekâ temasının gölgesinde kalan Avrupa piyasaları, güçlü bilançolar, yabancı yatırımcı girişleri ve rekor seviyeye ulaşan değerleme iskontosu sayesinde yeniden öne çıkıyor.
ABD Büyümek İstiyor, Ama Göçmen İstemiyor
ABD Büyümek İstiyor, Ama Göçmen İstemiyor
ABD Başkanı Donald Trump göçmen politikalarını sıkılaştırmanın yanı sıra ülkede doğan her çocuğa otomatik vatandaşlık verilmesine de karşı. Ancak bu politika gelecek yıllarda göçmenlerin tüketime ve istihdama katkısından mahrum kalacak olan ABD ekonomisinin büyüme hızını düşürebilir.
Mekke’de İmzalanan Sigorta Poliçesi
Mekke’de İmzalanan Sigorta Poliçesi
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın ortak savunma anlaşması bir güvenlik anlaşması olmanın çok ötesinde. Anlaşma Ankara’nın savunma sanayii için Körfez’e açılan en kurumsal kapı olabilir.
Vize Zorlaşınca Oturum İzni İçin AB’ye Koştuk
Vize Zorlaşınca Oturum İzni İçin AB’ye Koştuk
Pasaportta uzun randevu ve kısa vize süreleri, çalışma, eğitim, yatırım, pasif gelir gibi yollarla Türkleri Avrupa’ya en çok oturum başvurusu yapan ülkelerden biri yaptı. Türkiye’den başvuruyla AB ülkelerinden ilk kez alınan oturum izinleri 2021’de 87 binken 2023’te 127 binle zirve yaparken sonraki yıllarda da 100 binin üzerinde kaldı. Uzun dönemli oturum izinlerinde ise Bulgaristan büyük sıçrama ile 30 bine yaklaşarak yabancılar arasında yüzde 25,4 payla ilk sırada yer aldı. Yunanistan ise ilk oturum izninde 2025’te 5 bin 225 kişiyle Çin’in ardından ikinci büyük yatırım grubu oldu.
TCMB Fonlamada Normalleşmenin Kapısını Araladı
TCMB Fonlamada Normalleşmenin Kapısını Araladı
TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yukarı çekerken revizyonun büyük ölçüde arz yönlü unsurlardan kaynaklandığı ve doğrudan bir para politikası tepkisi gerektirmediği mesajını verdi. İç talepteki yavaşlama ve enflasyon beklentilerindeki iyileşme, fonlamanın yeniden yüzde 37 seviyesindeki bir hafta vadeli repo ihalelerine kaydırılmasına alan açabilir. Ancak enflasyon eğiliminin hâlen yüzde 27 civarında seyretmesi ve gelecek yıllardaki hedeflerle arasındaki belirgin fark, fonlamada normalleşmenin kapsamlı bir gevşeme döngüsüne dönüşmesini zorlaştırıyor.
Gözümüz Dışarıda
Gözümüz Dışarıda
Türkiye’nin turizm geliri ikinci çeyrekte gerilerken yurt dışına çıkan vatandaş sayısı ve turizm gideri tarihi zirveye ulaştı. Yılın ilk yarısında Türkiye’ye gelen her dört ziyaretçiye karşılık bir vatandaş yurt dışına çıkarken bu hareketlilik harcamalara da yansıdı. Yıllıklandırılmış yurt dışı kart harcamaları 2021 sonundan bu yana 5,4 katına çıkarak 20,3 milyar doları aştı.