Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Teknoloji

Yangınla Mücadelede Teknoloji Nasıl İşe Yarar?
Yapay zekânın en anlamlı kullanım alanı, bize daha fazla içerik üretmesi değil; bir ağacın susuz kaldığını, bir ormanın strese girdiğini ve henüz görünmeyen küçük bir dumanın birkaç saat sonra büyük bir felakete dönüşebileceğini zamanında söylemesidir.
  • 31 Temmuz 2026 00:36
  • Ercüment Büyükşener
Yangınla Mücadelede Teknoloji Nasıl İşe Yarar?

Türkiye, sıcak yaz aylarına girmemizle farklı bölgelerden yükselen yangın haberleriyle güne başlıyor. Özellikle son günlerde Muğla’nın Seydikemer ilçesinde tarım alanında başlayan ve kuvvetli rüzgârla ormana yayılan yangın nedeniyle yerleşim alanları tahliye edildi, Fethiye–Antalya kara yolunun bir bölümü ulaşıma kapatıldı. Alevlerin Seydikemer Devlet Hastanesi’ne yaklaşık 2,5 kilometre kadar yaklaşması üzerine yoğun bakım ve palyatif bakım hastaları başka hastanelere nakledildi. Aynı zaman diliminde Antalya, Manisa, Balıkesir, Yalova ve Kütahya gibi farklı illerden de yangın haberleri geldi. Bu tablo yalnızca yanan ağaçlardan ibaret değil.

Her yangın, bölgede yaşayan insanların can ve mal güvenliğini tehdit ediyor. Evler boşaltılıyor, yollar kapanıyor, hastaneler tahliye ediliyor. Tarım alanları, zeytinlikler, hayvanların yaşam alanları ve küçük işletmeler zarar görüyor. Turizm bölgelerinde rezervasyonlar iptal ediliyor, ulaşım kesintiye uğruyor, bölgenin güvenli destinasyon algısı zedeleniyor. Yangının söndürülmesinden sonra bile erozyon, su rejiminin bozulması, habitat kaybı ve ekonomik toparlanma yıllarca devam edebiliyor.

Üstelik bu durum artık istisnai bir afet değil, her yaz yeniden karşılaştığımız yapısal bir probleme dönüşüyor.

İklim değişikliği her yangının doğrudan sebebi olmayabilir; birçok yangın insan hatası, ihmal, altyapı arızası veya kasıt sonucu başlıyor. Ancak daha yüksek sıcaklıklar, uzun kuraklık dönemleri, düşük nem ve kuvvetli rüzgârlar küçük bir kıvılcımın büyük bir felakete dönüşebileceği ortamı hazırlıyor. IPCC de iklim değişikliğinin insan faaliyetleriyle birlikte yangın rejimlerini giderek daha fazla etkilediğini, gelecekte birçok bölgede yangın riskini ve şiddetini artırmasının beklendiğini belirtiyor.

Bu nedenle yangınla mücadeleyi yalnızca daha fazla uçak, helikopter veya arazöz satın alma meselesi olarak ele alamayız. Asıl soru şudur:

Bir yangını büyüdükten sonra nasıl söndüreceğimizden önce, onu henüz birkaç metrekarelik bir alandayken nasıl fark edebiliriz?

Bugün teknoloji bu soruya güçlü cevaplar vermeye başladı.

Kaliforniya’da UC San Diego tarafından geliştirilen ALERTCalifornia sistemi, eyalet genelindeki kamera ağını yapay zekâyla izliyor. Sistem duman anomalilerini tanıyor, operatörlere alarm gönderiyor ve itfaiye merkezlerinin olayı henüz vatandaşlardan ihbar gelmeden görmesini sağlayabiliyor. Eylül 2023’te yapay zekâ, yerleşim alanına yakın bir yangını sabah 05.19’da tespit etmiş; ilk 911 çağrısı ise 06.01’de gelmişti. Böylece ekipler, vatandaş ihbarından yaklaşık 42 dakika önce harekete geçebildi. Sistem bugün Kaliforniya’daki 21 CAL FIRE sevk merkezinin tamamında kullanılıyor.

Yangında 42 dakika, yalnızca bir zaman farkı değildir. Küçük bir müdahale ile binlerce hektarlık bir felaket arasındaki fark olabilir.

Bir başka yaklaşım, ormanın içerisine yerleştirilen akıllı sensörlerden geliyor. Dryad Networks tarafından geliştirilen güneş enerjili sensörler; karbonmonoksit, uçucu organik bileşikler, partiküller, sıcaklık ve nem gibi verileri analiz ederek yangının gaz imzasını daha alev ve büyük bir duman sütunu oluşmadan, için için yanma aşamasında algılamayı hedefliyor. Şirket, yapay zekâ destekli sistemin yangını başlangıcından itibaren dakikalar içerisinde tespit edebildiğini belirtiyor.

Sensörün verdiği alarm daha sonra yakındaki otonom bir drone tarafından doğrulanabilir. Drone otomatik olarak havalanır, belirtilen koordinata gider, termal ve optik görüntü toplar ve komuta merkezine canlı veri gönderir. Böylece yalnızca “bir yerde yangın olabilir” bilgisi değil; yangının konumu, büyüklüğü, ilerleme yönü ve çevresindeki riskler birkaç dakika içerisinde görülebilir.

Uydu teknolojileri de bu sistemin üçüncü katmanını oluşturuyor. Komşumuz Yunanistan, yaklaşık 20 milyon euroluk yatırımla dört özel termal uydu ve ulusal yangın izleme altyapısından oluşan Hellenic Fire System’i kurdu. Mayıs 2026’da fırlatılan sistemin, Yunanistan topraklarının tamamında gerçek zamana yakın yangın tespiti ve takibi sağlaması hedefleniyor.

Ormanların dijital ikizi

Fakat geleceğin asıl dönüştürücü fikri, bütün bu verilerin bir orman dijital ikizinde birleşmesi olabilir. Dijital ikiz, bir ormanın yalnızca üç boyutlu haritası değildir. Ağaç türlerini, bitki yoğunluğunu, toprağın ve bitkinin nemini, rüzgârı, eğimi, yolları, enerji hatlarını, su kaynaklarını, yerleşimleri, ekipleri ve aktif yangın verilerini aynı dinamik modelde birleştiren yaşayan bir sistemdir.

Bu noktada ePlant gibi girişimlerin yaklaşımı dikkat çekici. ePlant’in TreeTag sensörü, ağacın gövdesindeki mikroskobik büyüme ve daralmaları ölçerek su stresini takip ediyor; sıcaklık, nem ve hareket verileriyle ağacın durumuna ilişkin gerçek zamanlı bilgi üretiyor. ePlant doğrudan bir yangın alarm sistemi değil. Ancak ağacın ne kadar susuz kaldığını, günlük toparlanmasının bozulup bozulmadığını ve mikroiklimdeki anomalileri göstererek ormanın yangına ne kadar hazır hale geldiğini anlamamıza yardımcı olabilecek biyolojik bir veri katmanı sunuyor. Bir düşünün: Orman kendi durumunu bize sürekli anlatıyor.

Ağaçlar su stresini bildiriyor. Yer sensörleri dumanı kokluyor. Kameralar yükselen anomalileri görüyor. Uydular geniş alanı tarıyor. Dronlar şüpheli noktaya giderek doğrulama yapıyor. Yapay zekâ, rüzgâr ve topografya verisini analiz ederek yangının 15, 30 ve 60 dakika sonra nereye ulaşabileceğini hesaplıyor. Dijital ikiz; hangi köyün tahliye edilmesi, hangi yolun kapatılması, hangi su kaynağının kullanılması ve hangi ekibin nereye yönlendirilmesi gerektiğini karar vericilere gösteriyor.

Bu sistemin amacı insansız bir yangın yönetimi kurmak değil; insanların daha erken, daha doğru ve daha güvenli karar vermesini sağlamak.

Türkiye’nin artık ihtiyacı tek bir kamera, drone veya sensör ihalesi değil. Uyduyu, sabit kameraları, orman içi sensörleri, meteorolojik verileri, dronları ve müdahale ekiplerini ortak bir komuta merkezinde buluşturan ulusal bir yangın zekâ platformudur.

Çünkü teknoloji bir yangını söndüremez diye düşünmek ne kadar yanlışsa, teknolojinin tek başına bütün yangınları durdurabileceğine inanmak da o kadar yanlıştır. Teknolojinin gerçek gücü; riski önceden görmek, kurumlar arasındaki bilgiyi birleştirmek ve müdahale süresini dakikalara indirmektir.

Yapay zekâyı bugüne kadar çoğunlukla insanların daha hızlı çalışması, şirketlerin daha fazla üretmesi ve ekonomilerin daha verimli hale gelmesi üzerinden konuştuk. Önümüzdeki dönemde ise onu yalnızca insanın değil; ağacın, toprağın, hayvanların ve bütün ekosistemin yaşamını koruyan bir zekâ olarak yeniden düşünmek zorundayız.

Belki de yapay zekânın en anlamlı kullanım alanı, bize daha fazla içerik üretmesi değil; bir ağacın susuz kaldığını, bir ormanın strese girdiğini ve henüz görünmeyen küçük bir dumanın birkaç saat sonra büyük bir felakete dönüşebileceğini zamanında söylemesidir.

Çünkü daha yaşanabilir bir gezegen, yalnızca insanları akıllı sistemlere bağlayarak değil; doğanın sesini de duyulabilir hale getirerek kurulacak.

Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Yerli Turistin Tatili Kısalıyor, Faturası Kabarıyor
Yerli Turistin Tatili Kısalıyor, Faturası Kabarıyor
Artan maliyetler yerli turisti seyahatten vazgeçirmedi, ancak tatil alışkanlıklarını dönüştürdü. Ortalama konaklama süresi son 17 yılın en düşük seviyesine gerilerken, sektör temsilcilerine göre tüketiciler rezervasyon kararlarını son dakikaya bırakıyor ve aynı otelde daha kısa süre konaklayarak bütçelerini koruyor.
Hangi Şirketler Gerçekten Yapay Zekâ Kullanıyor?
Hangi Şirketler Gerçekten Yapay Zekâ Kullanıyor?
MIT Sloan’da bir öğretim görevlisi tarafından oluşturulan bir sıralama, yapay zekânın gerçek hayatta ne ölçüde benimsendiğini ölçüyor.
Avrupa Otomotiv Üretimi Çin Kıskacında
Avrupa Otomotiv Üretimi Çin Kıskacında
Avrupa otomotiv üretimi Çin kıskacından çıkmak için gümrük vergileri, tedarik zinciri çeşitlendirmesi ve yerli yatırımları artırma stratejileri uyguluyor. Ancak Çin’in güçlü devlet destekli yatırımları ve ucuz batarya ihracatı nedeniyle Avrupa hâlâ ciddi baskı altında.
Trump’ın Yeni Tarife Duvarı
Trump’ın Yeni Tarife Duvarı
Donald Trump, Kanada’dan Avrupa Birliği’ne, İngiltere’den Türkiye’ye uzanan yeni tarife hamleleriyle gümrük vergilerini yalnızca ekonomik koruma aracı olmaktan çıkararak siyasi ve jeopolitik baskı mekanizmasına dönüştürüyor.
YEKA’da İhale Alan Değil Elektriği Üreten Kazanacak
YEKA’da İhale Alan Değil Elektriği Üreten Kazanacak
YEKA ihalelerinde artık rekabet yalnızca fiyatla değil, finansman gücü ve proje yönetimiyle belirleniyor. Son dokuz yılda tahsis edilen kapasitenin önemli bir bölümünün hâlâ devreye alınamamış olması, en düşük teklifin her zaman en başarılı proje anlamına gelmediğini gösteriyor. Yeni dönemde kazananı, ihaleyi alan değil, elektriği üreten yatırımcı belirleyecek.
Suudi Arabistan Nükleer Kulübüne mi Giriyor?
Suudi Arabistan Nükleer Kulübüne mi Giriyor?
On yıllık müzakereyi noktalayan sivil nükleer ortaklık; aynı anda hem stratejik bir kazanım hem de bölgesel bir tehdidin kapısını aralıyor. Peki Washington, yarattığı bu tehlikeyi gerçekten kontrol edebilecek mi?
100 Milyon Robot ve Yeni Ekonomik Düzen
100 Milyon Robot ve Yeni Ekonomik Düzen
Yapay zekâ, bilgisayar ekranından çıkıp fiziksel dünyaya inmeye başladı. Robotlar fabrikalarda montaj yapıyor, depolarda ürün taşıyor, kalite kontrol gerçekleştiriyor ve her geçen gün daha fazla şirketin yatırım planına giriyor. Önümüzdeki yıllarda asıl soru “Robotlar gelecek mi?” değil, şirketlerin, ülkelerin ve çalışanların bu yeni iş arkadaşlarına ne kadar hazır olduğu olacak.
Avrupa Futbolunun 2,5 Milyar Euroluk Para Makinesi
Avrupa Futbolunun 2,5 Milyar Euroluk Para Makinesi
UEFA’nın yeni gelir modeliyle Şampiyonlar Ligi, dünyanın en prestijli futbol turnuvasından çok daha fazlasına dönüştü. 2,5 milyar euroluk gelir havuzu; yayın haklarından performans primlerine, marka değerinden küresel medya gelirlerine uzanan yeni finansal mimariyle Avrupa futbolunda güç dengelerini yeniden tanımlıyor.
İki Maaş, Tek Yaşam Standardı
İki Maaş, Tek Yaşam Standardı
Bir zamanlar aile bütçesini güçlendiren çift gelirli hane modeli bir tercih olmaktan çıkarak ekonomik bir zorunluluğa dönüştü. Ekonomistler bu dönüşümün arkasında konuttan eğitime, çocuk bakımından kiralara kadar yükselen zorunlu harcamalarla; yalnızca ücretlerdeki değişimin değil, emek piyasaları ile sosyal politikaların son 40-50 yılda geçirdiği yapısal dönüşümün yattığına dikkat çekiyor.
Marmara Bölgesi Sağlık Sigortasında Arayı Açtı
Marmara Bölgesi Sağlık Sigortasında Arayı Açtı
Bireylerin sağlık riskleri karşısındaki dayanıklılığını güçlendirmeyi hedefleyen sağlık sigortalarında 9,6 milyon poliçeye ulaşılırken yaş, cinsiyet, bölge ve illere göre primler arasında ciddi farklar var. İstihdama göre sigortalılık oranı Marmara ve Batı Ege’de yüzde 30’u geçerken, diğer bölgelerde yüzde 11-17 aralığında kaldı. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda ortalama prim tutarları kadın sigortalılar için Doğu Anadolu’da 16 bin 471 TL, Marmara Bölgesi’nde ise 26 bin 108 TL oldu. TSB Sağlık Komitesi Başkanı Elvan Atalay, TSS ve ÖSS arasındaki fiyat farkının yaklaşık yüzde 30 olduğunu söyledi.
Elektrikli Araç Kaskoları Zamanla Oturacak
Elektrikli Araç Kaskoları Zamanla Oturacak
Fiyat rekabetinin arttığı kasko tarafında elektrikli araçlar, sigorta şirketleri için yeni bir oyun alanı oluştururken belirsizlikler şirketlerin bu alanda temkinli gitmesine neden oluyor.
En Pahalı Cümle: "Zaman Kazandık"
En Pahalı Cümle: "Zaman Kazandık"
Yapay zekâyı iş sonucu yerine zaman tasarrufuyla savunan pazarlama yöneticilerinin yalnızca yüzde 10’u stratejik hedefleri için gereken bütçeyi bulabilecek.
Otomotivde İki Kritik Düzenleme
Otomotivde İki Kritik Düzenleme
Otomotiv sektöründeki yeni düzenlemelerle birlikte çekiş sistemi de ÖTV oranlarının belirlenmesinde kullanılabilecek resmi kriter haline gelirken taban ÖTV uygulaması özellikle elektrikli araçların fiyatlarını yükseltebilir.
Bitcoin Düşüşü, Token Stoklayan Şirketleri Sıkıştırıyor
Bitcoin Düşüşü, Token Stoklayan Şirketleri Sıkıştırıyor
Kripto varlık yönetimi şirketleri, dijital para biriminin sürekli yükseleceğine dair büyük bahisler oynamıştı. Şimdi bunun bedelini ödüyorlar.
Yoksul Ülkelere Çin Desteği: ABD’nin Boşalttığı Alanı Dolduruyor
Yoksul Ülkelere Çin Desteği: ABD’nin Boşalttığı Alanı Dolduruyor
Milyarlarca dolarlık yardımlar ABD’ye dünya genelinde önemli bir nüfuz kazandırdı. Şimdi ise Çin, bu olumlu algıyı çok daha düşük bir maliyetle elde edip edemeyeceğini test ediyor.