Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Teknoloji

Ajanları Kurduk, Peki Güvenlik?
Fransa’da marketlerdeki soğutucuların hacklenerek milyonlarca euroluk gıdanın bozulmasına yol açılması önemli bir soruyu gündeme getirdi: Erişim kimde, desteğini kim veriyor, bir yerde sorun çıkınca kaç yere sıçrıyor?
  • 30 Ekim 2026 11:05
  • Serhat Bıçakçı
Ajanları Kurduk, Peki Güvenlik?

Paris’te bir Intermarché mağazasının önünde çöp kutuları bozulmuş gıdayla doluyor. İçeride soğutucu rafları boş. 11 Ekim’i 12 Ekim’e bağlayan gece Fransa’da marketlerin soğutucuları uzaktan kurcalandı, hükümetin açıkladığı rakam yaklaşık 700 market. Kamuoyu buna “buzdolapları hacklendi” dedi. Dolap hasıl hacklenir? Marketteki dolaplar tek tek çalışmaz. Hepsini bir kontrol kutusu yönetir: Hangi dolap kaç derece olacak, hangi saatte hangi programda çalışacak, sıcaklık yükselirse kime alarm gidecek. O kutu internete bağlı. Çünkü servis firması arızaya mağazaya gitmeden bakmak istiyor, ayarı uzaktan değiştirmek daha ucuz, daha hızlı. Saldırganlar işte bu kapıdan girdi. Reuters’a konuşan WTW Fransa siber risk yöneticisi Emma Pleut, sıcaklık ayarının 50 dereceye, bazı aktarımlara göre daha yukarıya çekildiğini söyledi. Dolap çalışıyordu. Ama ürünü korumuyordu. Kayıp neden bu kadar büyük? Çünkü soğuk zincirde geri dönüş yok. Ürün bir kez izin verilen sıcaklığın üstüne çıktıysa, dolabı tekrar soğutsan da o ürünü güvenle satamazsın. Yazılımı düzeltirsin, stok geri gelmez.

Intermarché yöneticisi Thierry Cotillard ülke genelinde bir günlük kaybı “on milyonlarca euro” diye tahmin etti. Erken bir tahmin bu, denetlenmiş bilanço değil. Ama yön belli: yüzlerce mağaza, çöpe giden raflar. Çalışan makine, bitmiş destek; bu cihazlar neden bu kadar açıktı? Cevabın büyük kısmı yaşlarında. Kontrol kutularının üreticisi Danfoss’a göre etkilenen cihazların çoğu eski modellerdi ya da güncellenmemiş yazılımla çalışıyordu. İki eski modelin üretici desteği 2016’da ve 2021’de bitmiş; yani yıllardır güvenlik güncellemesi almıyorlar. Bu üreticinin kendi değerlendirmesi, bağımsız inceleme değil; ama tabloyu açıklıyor. Açık yeni de değildi. Ağustos’ta güvenlik araştırmacıları bu cihazlarda açıklar yayımlamış, üretici düzeltme çıkarmıştı. Saldırının tam oradan girdiği kanıtlanmış değil; faili de belli değil. Ama Fransız siber güvenlik kurumu iki şeyi net söylüyor: Saldırılar sürüyor olabilir ve desteği bitmiş, internete açık bir cihazda fabrika ayarına dönmek yetmiyor.

İşte yönetim sorusu burada başlıyor. Dolap yıllarca soğutur; kontrol kutusunun güvenlik desteği çok daha önce biter. Market yöneticisinin önündeki hesap şu: Dolap hâlâ soğutuyor, yenisinin faturası bugün masada, önlediği saldırı ise gerçekleşmediği sürece görünmez. Ben sahada aynı hesabı başka cihazlar için de görüyorum: Çalışan makineyi değiştirmek çoğu zaman ertelenir, çünkü arızasız çalışan bir şey sorun gibi görünmez. Fransa’daki olay bu hesabın eksik kalemini gösterdi. Bir cihazın amortismanının bitmesi, yani defterde değerinin sıfırlanması, taşıdığı riskin de bittiği anlamına gelmiyor. Destek bitince risk büyüyor; defter bunu görmüyor. Bir Kapı, Yüzlerce Mağaza Uzaktan yönetimin mantığı güçlü: Tek merkezden birçok mağaza izlenir, teknisyen yollara düşmez. Ama aynı cihaz, aynı erişim yolu ve aynı servis alışkanlığı yüzlerce mağazada kullanılıyorsa risk de tek mağazanın riski olmaktan çıkar. Tek mağazanın arızası için yazılmış acil durum planı, aynı sabah onlarca mağazanın yedek ekipman ve servis istemesine yetmeyebilir.

Fransa’da etkilenen mağaza sayısı yaklaşık 700’dü. Peki bu olay Türkiye’deki perakendeciyi neden ilgilendiriyor? “Aynısı burada da olur” diye değil. Soğuk zincirin aynı mantıkla kurulduğu her yerde aynı soru geçerli diye. Üç soru yeter. Soğutma sistemine kim, nereden erişiyor? Güncellemeyi kim yapıyor, desteği biten cihazı kim tespit ediyor? Onlarca mağaza aynı anda dururken ürün nasıl korunacak? Bu sorular teknik ekibin değil, yönetimin masasına ait. Ben bu olayı dolapla sınırlı okumuyorum. Bu yıl birçok şirket, kendi başına işlem yapan yapay zekâ ajanlarını da sistemlerine aynı mantıkla bağlıyor: Merkezden erişim, bakım kolaylığı, hız. Soru orada da aynı. Erişim kimde, desteğini kim veriyor, bir yerde sorun çıkınca kaç yere sıçrıyor? Dolap senin, erişim kimin?

Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Rafların Sessiz Ekonomisi: Türkiye’de Kitap Nereye Gidiyor?
Rafların Sessiz Ekonomisi: Türkiye’de Kitap Nereye Gidiyor?
Kitabın okura ulaşana kadar geçtiği zincir; iskontoları, vadeleri ve iadeleriyle, yayıncıyı da kitapçıyı da yoruyor.
Yapay Zekâ, Kripto ve DEI, Marc Andreessen’i MAGA Cephesine Nasıl Sürükledi?
Yapay Zekâ, Kripto ve DEI, Marc Andreessen’i MAGA Cephesine Nasıl Sürükledi?
Önde gelen yatırımcı, Biden yönetiminin kendisini siyasi yelpazede sağa ittiğini söylüyor. Ancak kaynaklara göre, dile getirdiği hoşnutsuzlukların ardındaki gerekçeler her zaman gerçeklerle örtüşmüyor.
Egemenlik Matrisi: Cumhuriyet’in 103. Yılında Uluslararası Ekonomi Politiği Yeniden Düşünmek
Egemenlik Matrisi: Cumhuriyet’in 103. Yılında Uluslararası Ekonomi Politiği Yeniden Düşünmek
Türkiye’nin önündeki görev, kısa vadeli finansman ve siyasi dengeleri uzun vadeli ulusal çıkarların önüne koymamaktır. Makroekonomik istikrarı; yerli üretim, ileri teknoloji, enerji güvenliği ve güçlü kurumlarla desteklemek gerekir.
Yapay Zekâ ile Otomotivde Elektrikli Mobilite: Gelecek ve Ekonomik Boyut
Yapay Zekâ ile Otomotivde Elektrikli Mobilite: Gelecek ve Ekonomik Boyut
Yazılım sektöründe küresel pazarın 2035’e kadar 2,5 trilyon doları aşması beklenirken, yapay zekâ öncelikli uygulamalar hâkim olacak. Otomotivde hizmet olarak yazılım standart hâle gelirken, yazılım sektörü de bu alanda büyüyecek.
Bir Maaş Kiraya Bir Maaş Hayata
Bir Maaş Kiraya Bir Maaş Hayata
Türkiye’de kiralar ile çalışanların gelirleri arasındaki makas, barınmayı giderek daha ağır bir ekonomik yüke dönüştürdü. İstanbul’da iki kişinin çalıştığı bir hanenin toplam gelirinin yüzde 83’üne ulaşabilen kira bedelleri, büyük kentlerde yaşamanın maliyetini gözler önüne seriyor. Aynı gelire sahip çalışanların yaşam standardını artık ev sahibi olup olmadıkları ya da ne zaman kiracı oldukları belirliyor.
Türkiye’nin Aklı Yurt Dışında
Türkiye’nin Aklı Yurt Dışında
TÜİK’in açıkladığı verilere göre beyin göçü, veri setinin tutulduğu 2015 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı. Gençler eğitimlerini tamamladıktan sonra kariyerlerini yurt dışında devam ettirme konusunda oldukça hevesli. Ancak sürecin bu şekilde devam etmesi Türkiye’deki yetenek açığını büyütebilir.
Tofaş K9 Üretim Hattı Devreye Girdi
Tofaş K9 Üretim Hattı Devreye Girdi
Bursa Tofaş fabrikasında 300 milyon dolarlık K9 projesi’nde seri üretim başladı. Üç yıllık uzun bir aradan sonra yeniden Türkiye’de üretilmeye başlanan Fiat Doblo, banttan çıkan ilk model oldu. Stellantis grubundaki dört farklı marka için beş aracın üretilmesi planlanan fabrika, Türkiye’deki hafif ticari araç pazarında dengeleri değiştirecek.
Rüzgârın Peşinde, Bodrum’un Mavisinde
Rüzgârın Peşinde, Bodrum’un Mavisinde
38 yıldır deniz tutkunlarını aynı rotada buluşturan The Bodrum Cup, bu yıl 90 tekne ve yaklaşık 1000 yelkenciyi Ege’nin sularında bir araya getirdi. Bodrum’dan Knidos’a, Ortakent’ten Yalıkavak’a uzanan yarışlarda yelkenler rüzgârla dolarken, organizasyon yalnızca denizdeki rekabeti değil, bölgenin denizcilik kültürünü, turizm potansiyelini ve ortak bir mirası yaşatma çabasını da yeniden gündeme taşıdı. Bu yılın odağında ise 25 yaşına giren Bodrum Gemisi vardı.
İklim Krizinde Yeni Eşik
İklim Krizinde Yeni Eşik
Küresel ısınma, iklim politikalarında yeni bir dönemi başlatıyor. Avrupa Birliği 3 derecelik ısınmaya karşı önlem hazırlarken, gözler Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 Zirvesi’ne çevrildi.
“Çin Malı” Nasıl Bir Statü Sembolüne Dönüştü?
“Çin Malı” Nasıl Bir Statü Sembolüne Dönüştü?
Fotoğrafçılar, dolmakalem tutkunları ve sneaker meraklıları, belirli Çin markalarının ürünlerine sahip olmak için büyük çaba harcıyor.
Piyasalar Faiz Düşüşüne Neden Sevinmiyor?
Piyasalar Faiz Düşüşüne Neden Sevinmiyor?
Piyasalar için belirleyici olan yalnızca tahvil faizinin seviyesi değil, bu seviyeye nasıl gelindiği. Bazen düşen faizler yaklaşan rahatlamanın değil yatırımcıların giderek büyüyen endişelerinin habercisidir.
Afrika’nın En Zengin Ailesinin 58 Milyar Dolarlık Veraset Planı
Afrika’nın En Zengin Ailesinin 58 Milyar Dolarlık Veraset Planı
Çimento devi Aliko Dangote’nin üç kızı, Nijeryalı iş insanının imparatorluğunda giderek daha fazla sorumluluk üstleniyor.