Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Ekonomi

Piyasalar Faiz Düşüşüne Neden Sevinmiyor?
Piyasalar için belirleyici olan yalnızca tahvil faizinin seviyesi değil, bu seviyeye nasıl gelindiği. Bazen düşen faizler yaklaşan rahatlamanın değil yatırımcıların giderek büyüyen endişelerinin habercisidir.
  • 30 Ekim 2026 11:08
  • Murat Akyol - Ünlü&Co Araştırma Bölümü Direktörü
Piyasalar Faiz Düşüşüne Neden Sevinmiyor?

Finansal piyasalarda yıllardır geçerli olan bir beklenti var: Tahvil faizleri düştüğünde hisse senetleri değer kazanır. Çünkü daha düşük faizler şirketlerin finansman maliyetlerini azaltırken gelecekte elde etmeleri beklenen kârların bugünkü değerini artırır. Özellikle teknoloji şirketleri bu durumdan daha fazla yararlanır. Ancak ABD piyasalarında son dönemde yaşananlar bu ilişkinin her zaman çalışmadığını gösteriyor. 10 yıl vadeli ABD tahvil faizi yüzde 5,00’in altını test ederken gözlerin çevrildiği teknoloji hisseleri aynı iyimserliği paylaşmadı. Bu ayrışma önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Faizlerin düşmesi piyasaları neden sevindirmiyor?

Yanıt aslında faizlerin hangi nedenle düştüğünde saklı. Enflasyonun yavaşladığı, ekonominin dirençli kaldığı ve merkez bankalarının para politikasını gevşetebildiği bir ortamda gerileyen tahvil getirileri elbette ki hisse senetleri için olumlu bir zemin yaratır. Ancak yatırımcıların finansal risklerden endişe ederek güvenli varlıklara yöneldiği dönemlerde aynı hareket bambaşka bir anlam taşıyor. Hisse senetlerinden çıkan paranın ABD Hazine tahvillerine yönelmesi tahvil fiyatlarını yükseltirken getirileri aşağı çekiyor. Böylece düşen faizler ekonomik görünümdeki iyileşmenin değil, aksine artan tedirginliğin göstergesine dönüşebiliyor.

Bugünkü tablo ikinci senaryoya işaret ediyor. Üstelik endişelerin odağında son yıllarda Wall Street’in yükselişini sürükleyen yapay zekâ yatırımları bulunuyor. Şirketler veri merkezlerine, gelişmiş çiplere ve enerji altyapısına çok büyük kaynak ayırırken yatırımcılar bu harcamaların ne zaman kâra dönüşeceğini daha yüksek sesle sorguluyor. Özellikle büyümelerini yoğun borçlanmayla finanse eden yapay zekâ altyapı şirketlerinde risk daha belirgin. Bu şirketler için sorun yalnızca teknolojinin geleceğine duyulan güven değil o geleceğe ulaşana kadar borçların nasıl çevrileceği.

Kredi piyasası da bu kaygıyı doğrulayan sinyaller veriyor. Örneğin CoreWeave’in tahvillerinde görülen baskı ve kredi temerrüt riskini sigortalamanın pahalılaşması, yatırımcıların beklenen getiriler konusunda daha seçici hale geldiğini gösteriyor. Buradaki kritik ayrıntı ABD Hazine tahvillerinin getirileri düşerken bazı şirketlerin bu tahvillere kıyasla ödemek zorunda kaldığı ek faizin artabilmesi. Dolayısıyla herkes için borçlanma ucuzlamıyor. Risksiz kabul edilen faiz gerilese bile yükselen kredi risk primi finansman maliyetlerindeki avantajı ortadan kaldırabiliyor. Hisse senedi piyasasının tahvil rallisine katılmamasının nedenlerinden biri de bu.

Üstelik güvenli liman talebini besleyen tek unsur yapay zekâ değil. Fransa’da kamu borcunun sürdürülebilirliğine ve siyasi belirsizliğe ilişkin endişeler Avrupa tahvil piyasasındaki ayrışmayı derinleştiriyor. Fransız tahvillerinde risk primi yükselirken yatırımcıların daha güvenli gördükleri varlıklara yönelmesi, ABD tahvillerini de destekliyor. Orta Doğu’daki gerilim ve yüksek petrol fiyatları ise tabloyu daha karmaşık hale getiriyor. Jeopolitik riskler güvenli liman talebini artırırken enerji maliyetleri enflasyonun yeniden hızlanabileceği korkusunu canlı tutuyor.

Sonuçta piyasalar için belirleyici olan yalnızca tahvil faizinin seviyesi değil, bu seviyeye nasıl gelindiği. Faizler düşerken şirketlerin kredi risk primleri yükselmeye ve hisse senetleri gerilemeye devam ediyorsa gerçek bir finansal gevşemeden söz etmek zor. Daha sağlıklı bir iyimserlik için tahvil getirilerindeki düşüşe kredi piyasasında sakinleşmenin ve şirket kârlılığına ilişkin güvenin eşlik etmesi gerekiyor. Çünkü bazen düşen faizler yaklaşan rahatlamanın değil yatırımcıların giderek büyüyen endişelerinin habercisidir.

Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Egemenlik Matrisi: Cumhuriyet’in 103. Yılında Uluslararası Ekonomi Politiği Yeniden Düşünmek
Egemenlik Matrisi: Cumhuriyet’in 103. Yılında Uluslararası Ekonomi Politiği Yeniden Düşünmek
Türkiye’nin önündeki görev, kısa vadeli finansman ve siyasi dengeleri uzun vadeli ulusal çıkarların önüne koymamaktır. Makroekonomik istikrarı; yerli üretim, ileri teknoloji, enerji güvenliği ve güçlü kurumlarla desteklemek gerekir.
Yapay Zekâ ile Otomotivde Elektrikli Mobilite: Gelecek ve Ekonomik Boyut
Yapay Zekâ ile Otomotivde Elektrikli Mobilite: Gelecek ve Ekonomik Boyut
Yazılım sektöründe küresel pazarın 2035’e kadar 2,5 trilyon doları aşması beklenirken, yapay zekâ öncelikli uygulamalar hâkim olacak. Otomotivde hizmet olarak yazılım standart hâle gelirken, yazılım sektörü de bu alanda büyüyecek.
Bir Maaş Kiraya Bir Maaş Hayata
Bir Maaş Kiraya Bir Maaş Hayata
Türkiye’de kiralar ile çalışanların gelirleri arasındaki makas, barınmayı giderek daha ağır bir ekonomik yüke dönüştürdü. İstanbul’da iki kişinin çalıştığı bir hanenin toplam gelirinin yüzde 83’üne ulaşabilen kira bedelleri, büyük kentlerde yaşamanın maliyetini gözler önüne seriyor. Aynı gelire sahip çalışanların yaşam standardını artık ev sahibi olup olmadıkları ya da ne zaman kiracı oldukları belirliyor.
Türkiye’nin Aklı Yurt Dışında
Türkiye’nin Aklı Yurt Dışında
TÜİK’in açıkladığı verilere göre beyin göçü, veri setinin tutulduğu 2015 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı. Gençler eğitimlerini tamamladıktan sonra kariyerlerini yurt dışında devam ettirme konusunda oldukça hevesli. Ancak sürecin bu şekilde devam etmesi Türkiye’deki yetenek açığını büyütebilir.
Tofaş K9 Üretim Hattı Devreye Girdi
Tofaş K9 Üretim Hattı Devreye Girdi
Bursa Tofaş fabrikasında 300 milyon dolarlık K9 projesi’nde seri üretim başladı. Üç yıllık uzun bir aradan sonra yeniden Türkiye’de üretilmeye başlanan Fiat Doblo, banttan çıkan ilk model oldu. Stellantis grubundaki dört farklı marka için beş aracın üretilmesi planlanan fabrika, Türkiye’deki hafif ticari araç pazarında dengeleri değiştirecek.
Rüzgârın Peşinde, Bodrum’un Mavisinde
Rüzgârın Peşinde, Bodrum’un Mavisinde
38 yıldır deniz tutkunlarını aynı rotada buluşturan The Bodrum Cup, bu yıl 90 tekne ve yaklaşık 1000 yelkenciyi Ege’nin sularında bir araya getirdi. Bodrum’dan Knidos’a, Ortakent’ten Yalıkavak’a uzanan yarışlarda yelkenler rüzgârla dolarken, organizasyon yalnızca denizdeki rekabeti değil, bölgenin denizcilik kültürünü, turizm potansiyelini ve ortak bir mirası yaşatma çabasını da yeniden gündeme taşıdı. Bu yılın odağında ise 25 yaşına giren Bodrum Gemisi vardı.
İklim Krizinde Yeni Eşik
İklim Krizinde Yeni Eşik
Küresel ısınma, iklim politikalarında yeni bir dönemi başlatıyor. Avrupa Birliği 3 derecelik ısınmaya karşı önlem hazırlarken, gözler Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 Zirvesi’ne çevrildi.
“Çin Malı” Nasıl Bir Statü Sembolüne Dönüştü?
“Çin Malı” Nasıl Bir Statü Sembolüne Dönüştü?
Fotoğrafçılar, dolmakalem tutkunları ve sneaker meraklıları, belirli Çin markalarının ürünlerine sahip olmak için büyük çaba harcıyor.
Yapay Zekâ, Kripto ve DEI, Marc Andreessen’i MAGA Cephesine Nasıl Sürükledi?
Yapay Zekâ, Kripto ve DEI, Marc Andreessen’i MAGA Cephesine Nasıl Sürükledi?
Önde gelen yatırımcı, Biden yönetiminin kendisini siyasi yelpazede sağa ittiğini söylüyor. Ancak kaynaklara göre, dile getirdiği hoşnutsuzlukların ardındaki gerekçeler her zaman gerçeklerle örtüşmüyor.
Ajanları Kurduk, Peki Güvenlik?
Ajanları Kurduk, Peki Güvenlik?
Fransa’da marketlerdeki soğutucuların hacklenerek milyonlarca euroluk gıdanın bozulmasına yol açılması önemli bir soruyu gündeme getirdi: Erişim kimde, desteğini kim veriyor, bir yerde sorun çıkınca kaç yere sıçrıyor?
Rafların Sessiz Ekonomisi: Türkiye’de Kitap Nereye Gidiyor?
Rafların Sessiz Ekonomisi: Türkiye’de Kitap Nereye Gidiyor?
Kitabın okura ulaşana kadar geçtiği zincir; iskontoları, vadeleri ve iadeleriyle, yayıncıyı da kitapçıyı da yoruyor.
Afrika’nın En Zengin Ailesinin 58 Milyar Dolarlık Veraset Planı
Afrika’nın En Zengin Ailesinin 58 Milyar Dolarlık Veraset Planı
Çimento devi Aliko Dangote’nin üç kızı, Nijeryalı iş insanının imparatorluğunda giderek daha fazla sorumluluk üstleniyor.