Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

İş Dünyası

Yapay Zekâ ile Otomotivde Elektrikli Mobilite: Gelecek ve Ekonomik Boyut
Yazılım sektöründe küresel pazarın 2035’e kadar 2,5 trilyon doları aşması beklenirken, yapay zekâ öncelikli uygulamalar hâkim olacak. Otomotivde hizmet olarak yazılım standart hâle gelirken, yazılım sektörü de bu alanda büyüyecek.
  • 30 Ekim 2026 10:59
  • Koray Öztopçu
Yapay Zekâ ile Otomotivde Elektrikli Mobilite: Gelecek ve Ekonomik Boyut

Günümüzde otomotiv sektöründe en çok sorulan sorular arasında, otomotivde yapay zekânın gelecekte elektrikli mobiliteyi nereye götüreceği ve ekonomik büyüklük açısından ülkelerin otomotiv yatırımlarının yapay zekâ ile ne boyuta ulaşacağı yer alıyor. Yapay zekâ, elektrikli mobiliteyi yalnızca “elektrikli bir araç” ürününden, kendi kendine öğrenen, güncellenen ve gelir üreten bir yazılım platformuna dönüştürüyor. Ekonomik büyüklük trilyonlarca dolara ulaşırken, ülkeler bu yarışta çip, batarya ve otonom yazılım alanlarına milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor.

Farklı araştırma şirketleri farklı rakamlar veriyor (5–15 milyar dolar aralığı), çünkü bazıları yalnızca yapay zekâ yazılımını, bazıları ise çip ve sensör donanımını da kapsıyor. Yön açık ve yıllık büyüme oranı yüzde 16–53 arasında gibi gözüküyor.

Yapay zekâ elektrikli mobilitenin neresini değiştiriyor?

Batarya ve enerji yönetiminde yapay zekâ, batarya kimyasını simüle ediyor, şarj döngülerini optimize ediyor ve “solid-state” gibi yeni teknolojilerin Ar-Ge süresini kısaltıyor.

Otonom sürüşte elektrikli araçların yüksek gerilim mimarisi, yüksek işlem gücü gerektiren yapay zekâ sistemlerini besleyebiliyor; içten yanmalı araçlar bunu daha zor karşılıyor. Bu yüzden otonom sürüş neredeyse tamamen elektrikli araçlar üzerine kuruluyor.

Yazılım tanımlı araçta (SDV) ise otomobil artık satın alınan bir ürün değil, abonelikle özellikleri açılan bir platform. Otonom sürüş için robotaksi pazarının 2030’da 25 milyar doları aşması bekleniyor.

Maliyet tasarrufunda ise yapay zekâ destekli öngörülü bakım maliyetleri yüzde 20–30 azaltıyor; ticari filolarda araç başına yıllık ~12.000 dolar tasarruf öngörülüyor.

Ülkelerin yatırım yarışı

Çin – Lider ve en agresif:

● 2030’a kadar otomotiv sınıfı yerli işlemci/yarı iletken için 14 milyar dolarlık devlet yol haritası bulunuyor.

● Çinli yerli yapay zekâ çip ekosistemi gelişti; robotaksi filolarını (Wuhan, Pekin) hızla büyütüyor.

● Asya-Pasifik, otonom araç pazarında yüzde 46,5 payla lider durumda yer alıyor.

ABD – Yazılım ve çip cephesi:

● CHIPS Act ile yarı iletken üretimi destekleniyor.

● Kısmi otonom araçların 2030’a kadar yeni satışların yüzde 10’unu oluşturması öngörülüyor.

● Risk: Eyalet bazında parçalı regülasyon büyümeyi yavaşlatıyor.

Avrupa – Regülasyonla zorluyor:

● Genel Güvenlik Yönetmeliği II (GSR II), Temmuz 2024’ten itibaren tüm yeni araçlarda Seviye 2 sürüş desteğini zorunlu kıldı; bu, yapay zekâyı standart donanıma dönüştürdü.

● Almanya, üreticileriyle birlikte Seviye 3’ü ticarileştiren ilk ülkelerden.

Hindistan ve diğer yükselenler:

● 10 milyar dolarlık Semicon India Programı ile 2028’e kadar yerli çip tasarım kapasitesi hedefliyor.

Gelecek senaryosu (2030+)

  1. 2030’a kadar yeni satışların yüzde 35’inin elektrikli araç olması ve yapay zekânın standart hale gelmesi bekleniyor.
  2. Robotaksi ve otonom lojistik önce ticari filolarda yaygınlaşacak (sürücü kıtlığı + 7/24 çalışma ekonomisi).
  3. Gelir modeli dönüşümü: Araç satışından yazılım aboneliğine geçiş hızlanacak; üreticilerin kârı giderek OTA (over the air) özelliklerinden gelecek.
  4. Riskler: Yapay zekâ çipi arzı, jeopolitik gerilimler, veri gizliliği regülasyonları ve kamuoyu güveni.

Otomotiv sektörü dönüşüm çağını yaşarken: Otomotivde mevcut durum (2025–2026)

Küresel pazar 2,75 trilyon dolar seviyelerinde ve global yıllık araç satışı ise 91,7 milyon adet (2025) seviyelerinde yer alıyor. En büyük pazar olan ABD pazarı 680 milyar dolar iken, en büyük üretici ise Japon üretici (yüzde 12,2 pazar payı) olarak öne çıkıyor.

Gelecek projeksiyonlarında 2030 yılında otomotiv sektörünün 3,3 trilyon dolar, 2035’te ise 5,5 trilyon dolar büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Elektrikli araç pazarında beklenti ise 6,16 trilyon dolara ulaşacağı yönünde. Yazılım tanımlı araçların (SDV) ise 470 milyar dolardan 1,19 trilyon dolara çıkması bekleniyor.

Gelecek ve 2035’e kadar beklenen gelişmeler

Yazılım sektöründe küresel pazarın 2035’e kadar 2,5 trilyon doları aşması beklenirken, yapay zekâ öncelikli uygulamalar hâkim olacak. Otomotivde hizmet olarak yazılım standart hâle gelirken, yazılım sektörü de bu alanda büyüyecek.

Otomotiv sektörü için 2025’e kadar küresel pazarın 5,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Elektrikli araçların, pazarın yüzde 50’sinden fazlasını oluşturması ve otonom sürüşte 214 milyar dolarlık bir pazar oluşması bekleniyor. Geliştirilen yazılımlar ise araç değerinin yüzde 30–40’ını oluşturacak.

Otomotiv büyük bir pazar, ancak otomotiv içinde yazılım çok daha hızlı büyüyor. Gelecekte bu iki sektörün sınırları bulanıklaşacak, çünkü yarının otomobilleri aslında yazılım şirketleri olacak. Ülkeler için hem otomotiv üretim üssü olma avantajını korumak hem de yazılım ihracatında hızla büyümek kritik öneme sahip olmaya devam edecek.

Diğer taraftan, elektrikli mobilite ile yapay zekâ tek bir dalga halinde ilerliyor. Çin donanım ve ölçek, ABD yazılım ve çip tasarımı, Avrupa ise regülasyon gücüyle yarışırken, 2030’a kadar 700 milyar dolarlık otonom araç pazarı ve trilyon dolarlık yazılım gelirleri bu dönüşümün ekonomik ölçeğini gösteriyor. Türkiye gibi ülkeler için kritik fırsat, yerli yazılım yeteneği ve tedarik zincirine entegrasyonla bu pastadan pay alma yönündeki adımlarla hızlanabilir.

Ülkelerin hamleleri ve teknoloji alanının; batarya, yapay zekâ ve robotaksi gibi yeni ürünlerle hızlı büyümesi, bu alandaki dönüşümün önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor.

Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Egemenlik Matrisi: Cumhuriyet’in 103. Yılında Uluslararası Ekonomi Politiği Yeniden Düşünmek
Egemenlik Matrisi: Cumhuriyet’in 103. Yılında Uluslararası Ekonomi Politiği Yeniden Düşünmek
Türkiye’nin önündeki görev, kısa vadeli finansman ve siyasi dengeleri uzun vadeli ulusal çıkarların önüne koymamaktır. Makroekonomik istikrarı; yerli üretim, ileri teknoloji, enerji güvenliği ve güçlü kurumlarla desteklemek gerekir.
Bir Maaş Kiraya Bir Maaş Hayata
Bir Maaş Kiraya Bir Maaş Hayata
Türkiye’de kiralar ile çalışanların gelirleri arasındaki makas, barınmayı giderek daha ağır bir ekonomik yüke dönüştürdü. İstanbul’da iki kişinin çalıştığı bir hanenin toplam gelirinin yüzde 83’üne ulaşabilen kira bedelleri, büyük kentlerde yaşamanın maliyetini gözler önüne seriyor. Aynı gelire sahip çalışanların yaşam standardını artık ev sahibi olup olmadıkları ya da ne zaman kiracı oldukları belirliyor.
Türkiye’nin Aklı Yurt Dışında
Türkiye’nin Aklı Yurt Dışında
TÜİK’in açıkladığı verilere göre beyin göçü, veri setinin tutulduğu 2015 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı. Gençler eğitimlerini tamamladıktan sonra kariyerlerini yurt dışında devam ettirme konusunda oldukça hevesli. Ancak sürecin bu şekilde devam etmesi Türkiye’deki yetenek açığını büyütebilir.
Tofaş K9 Üretim Hattı Devreye Girdi
Tofaş K9 Üretim Hattı Devreye Girdi
Bursa Tofaş fabrikasında 300 milyon dolarlık K9 projesi’nde seri üretim başladı. Üç yıllık uzun bir aradan sonra yeniden Türkiye’de üretilmeye başlanan Fiat Doblo, banttan çıkan ilk model oldu. Stellantis grubundaki dört farklı marka için beş aracın üretilmesi planlanan fabrika, Türkiye’deki hafif ticari araç pazarında dengeleri değiştirecek.
Rüzgârın Peşinde, Bodrum’un Mavisinde
Rüzgârın Peşinde, Bodrum’un Mavisinde
38 yıldır deniz tutkunlarını aynı rotada buluşturan The Bodrum Cup, bu yıl 90 tekne ve yaklaşık 1000 yelkenciyi Ege’nin sularında bir araya getirdi. Bodrum’dan Knidos’a, Ortakent’ten Yalıkavak’a uzanan yarışlarda yelkenler rüzgârla dolarken, organizasyon yalnızca denizdeki rekabeti değil, bölgenin denizcilik kültürünü, turizm potansiyelini ve ortak bir mirası yaşatma çabasını da yeniden gündeme taşıdı. Bu yılın odağında ise 25 yaşına giren Bodrum Gemisi vardı.
İklim Krizinde Yeni Eşik
İklim Krizinde Yeni Eşik
Küresel ısınma, iklim politikalarında yeni bir dönemi başlatıyor. Avrupa Birliği 3 derecelik ısınmaya karşı önlem hazırlarken, gözler Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 Zirvesi’ne çevrildi.
“Çin Malı” Nasıl Bir Statü Sembolüne Dönüştü?
“Çin Malı” Nasıl Bir Statü Sembolüne Dönüştü?
Fotoğrafçılar, dolmakalem tutkunları ve sneaker meraklıları, belirli Çin markalarının ürünlerine sahip olmak için büyük çaba harcıyor.
Yapay Zekâ, Kripto ve DEI, Marc Andreessen’i MAGA Cephesine Nasıl Sürükledi?
Yapay Zekâ, Kripto ve DEI, Marc Andreessen’i MAGA Cephesine Nasıl Sürükledi?
Önde gelen yatırımcı, Biden yönetiminin kendisini siyasi yelpazede sağa ittiğini söylüyor. Ancak kaynaklara göre, dile getirdiği hoşnutsuzlukların ardındaki gerekçeler her zaman gerçeklerle örtüşmüyor.
Piyasalar Faiz Düşüşüne Neden Sevinmiyor?
Piyasalar Faiz Düşüşüne Neden Sevinmiyor?
Piyasalar için belirleyici olan yalnızca tahvil faizinin seviyesi değil, bu seviyeye nasıl gelindiği. Bazen düşen faizler yaklaşan rahatlamanın değil yatırımcıların giderek büyüyen endişelerinin habercisidir.
Ajanları Kurduk, Peki Güvenlik?
Ajanları Kurduk, Peki Güvenlik?
Fransa’da marketlerdeki soğutucuların hacklenerek milyonlarca euroluk gıdanın bozulmasına yol açılması önemli bir soruyu gündeme getirdi: Erişim kimde, desteğini kim veriyor, bir yerde sorun çıkınca kaç yere sıçrıyor?
Rafların Sessiz Ekonomisi: Türkiye’de Kitap Nereye Gidiyor?
Rafların Sessiz Ekonomisi: Türkiye’de Kitap Nereye Gidiyor?
Kitabın okura ulaşana kadar geçtiği zincir; iskontoları, vadeleri ve iadeleriyle, yayıncıyı da kitapçıyı da yoruyor.
Afrika’nın En Zengin Ailesinin 58 Milyar Dolarlık Veraset Planı
Afrika’nın En Zengin Ailesinin 58 Milyar Dolarlık Veraset Planı
Çimento devi Aliko Dangote’nin üç kızı, Nijeryalı iş insanının imparatorluğunda giderek daha fazla sorumluluk üstleniyor.