Günümüzde otomotiv sektöründe en çok sorulan sorular arasında, otomotivde yapay zekânın gelecekte elektrikli mobiliteyi nereye götüreceği ve ekonomik büyüklük açısından ülkelerin otomotiv yatırımlarının yapay zekâ ile ne boyuta ulaşacağı yer alıyor. Yapay zekâ, elektrikli mobiliteyi yalnızca “elektrikli bir araç” ürününden, kendi kendine öğrenen, güncellenen ve gelir üreten bir yazılım platformuna dönüştürüyor. Ekonomik büyüklük trilyonlarca dolara ulaşırken, ülkeler bu yarışta çip, batarya ve otonom yazılım alanlarına milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor.
Farklı araştırma şirketleri farklı rakamlar veriyor (5–15 milyar dolar aralığı), çünkü bazıları yalnızca yapay zekâ yazılımını, bazıları ise çip ve sensör donanımını da kapsıyor. Yön açık ve yıllık büyüme oranı yüzde 16–53 arasında gibi gözüküyor.
Yapay zekâ elektrikli mobilitenin neresini değiştiriyor?
Batarya ve enerji yönetiminde yapay zekâ, batarya kimyasını simüle ediyor, şarj döngülerini optimize ediyor ve “solid-state” gibi yeni teknolojilerin Ar-Ge süresini kısaltıyor.
Otonom sürüşte elektrikli araçların yüksek gerilim mimarisi, yüksek işlem gücü gerektiren yapay zekâ sistemlerini besleyebiliyor; içten yanmalı araçlar bunu daha zor karşılıyor. Bu yüzden otonom sürüş neredeyse tamamen elektrikli araçlar üzerine kuruluyor.
Yazılım tanımlı araçta (SDV) ise otomobil artık satın alınan bir ürün değil, abonelikle özellikleri açılan bir platform. Otonom sürüş için robotaksi pazarının 2030’da 25 milyar doları aşması bekleniyor.
Maliyet tasarrufunda ise yapay zekâ destekli öngörülü bakım maliyetleri yüzde 20–30 azaltıyor; ticari filolarda araç başına yıllık ~12.000 dolar tasarruf öngörülüyor.
Ülkelerin yatırım yarışı
Çin – Lider ve en agresif:
● 2030’a kadar otomotiv sınıfı yerli işlemci/yarı iletken için 14 milyar dolarlık devlet yol haritası bulunuyor.
● Çinli yerli yapay zekâ çip ekosistemi gelişti; robotaksi filolarını (Wuhan, Pekin) hızla büyütüyor.
● Asya-Pasifik, otonom araç pazarında yüzde 46,5 payla lider durumda yer alıyor.
ABD – Yazılım ve çip cephesi:
● CHIPS Act ile yarı iletken üretimi destekleniyor.
● Kısmi otonom araçların 2030’a kadar yeni satışların yüzde 10’unu oluşturması öngörülüyor.
● Risk: Eyalet bazında parçalı regülasyon büyümeyi yavaşlatıyor.
Avrupa – Regülasyonla zorluyor:
● Genel Güvenlik Yönetmeliği II (GSR II), Temmuz 2024’ten itibaren tüm yeni araçlarda Seviye 2 sürüş desteğini zorunlu kıldı; bu, yapay zekâyı standart donanıma dönüştürdü.
● Almanya, üreticileriyle birlikte Seviye 3’ü ticarileştiren ilk ülkelerden.
Hindistan ve diğer yükselenler:
● 10 milyar dolarlık Semicon India Programı ile 2028’e kadar yerli çip tasarım kapasitesi hedefliyor.
Gelecek senaryosu (2030+)
Otomotiv sektörü dönüşüm çağını yaşarken: Otomotivde mevcut durum (2025–2026)
Küresel pazar 2,75 trilyon dolar seviyelerinde ve global yıllık araç satışı ise 91,7 milyon adet (2025) seviyelerinde yer alıyor. En büyük pazar olan ABD pazarı 680 milyar dolar iken, en büyük üretici ise Japon üretici (yüzde 12,2 pazar payı) olarak öne çıkıyor.
Gelecek projeksiyonlarında 2030 yılında otomotiv sektörünün 3,3 trilyon dolar, 2035’te ise 5,5 trilyon dolar büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Elektrikli araç pazarında beklenti ise 6,16 trilyon dolara ulaşacağı yönünde. Yazılım tanımlı araçların (SDV) ise 470 milyar dolardan 1,19 trilyon dolara çıkması bekleniyor.
Gelecek ve 2035’e kadar beklenen gelişmeler
Yazılım sektöründe küresel pazarın 2035’e kadar 2,5 trilyon doları aşması beklenirken, yapay zekâ öncelikli uygulamalar hâkim olacak. Otomotivde hizmet olarak yazılım standart hâle gelirken, yazılım sektörü de bu alanda büyüyecek.
Otomotiv sektörü için 2025’e kadar küresel pazarın 5,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Elektrikli araçların, pazarın yüzde 50’sinden fazlasını oluşturması ve otonom sürüşte 214 milyar dolarlık bir pazar oluşması bekleniyor. Geliştirilen yazılımlar ise araç değerinin yüzde 30–40’ını oluşturacak.
Otomotiv büyük bir pazar, ancak otomotiv içinde yazılım çok daha hızlı büyüyor. Gelecekte bu iki sektörün sınırları bulanıklaşacak, çünkü yarının otomobilleri aslında yazılım şirketleri olacak. Ülkeler için hem otomotiv üretim üssü olma avantajını korumak hem de yazılım ihracatında hızla büyümek kritik öneme sahip olmaya devam edecek.
Diğer taraftan, elektrikli mobilite ile yapay zekâ tek bir dalga halinde ilerliyor. Çin donanım ve ölçek, ABD yazılım ve çip tasarımı, Avrupa ise regülasyon gücüyle yarışırken, 2030’a kadar 700 milyar dolarlık otonom araç pazarı ve trilyon dolarlık yazılım gelirleri bu dönüşümün ekonomik ölçeğini gösteriyor. Türkiye gibi ülkeler için kritik fırsat, yerli yazılım yeteneği ve tedarik zincirine entegrasyonla bu pastadan pay alma yönündeki adımlarla hızlanabilir.
Ülkelerin hamleleri ve teknoloji alanının; batarya, yapay zekâ ve robotaksi gibi yeni ürünlerle hızlı büyümesi, bu alandaki dönüşümün önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor.