Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Teknoloji

Emeğin Değeri Değişiyor
Kariyer merdiveni yerinde duruyor ancak yapay zekâ basamakları dönüştürmeye başladı. Oxford Üniversitesi’nden Fabian Stephany’ye göre asıl risk, işlerin tamamen ortadan kalkması değil; emeğin ekonomik değerinde yaşanacak.
  • 4 Eylül 2026 11:52
  • Begüm Nur Alkış
Emeğin Değeri Değişiyor

Ücretsiz ekimizi indirmek için tıklayın!

Yapay zekânın hızlı yükselişi, iş dünyasının geleceğine ilişkin belirsizliği derinleştirmeye devam ediyor. Artık soru sadece hangi mesleklerin ortadan kalkacağı değil; hangi becerilerin değer kazanacağı kimlerin daha iyi kariyer fırsatlarına ulaşabileceği ve geleceğin iş gücü dinamiklerine nasıl hazırlanılması gerektiği de soru işareti. Oxford Üniversitesi İnternet Enstitüsü Öğretim Görevlisi Fabian Stephany de çalışmasında bu konuyu ele alıyor. Ona göre yakın vadede asıl mesele, ekonomi genelinde yaşanacak kitlesel iş kayıplarından ziyade emeğin değerinin nasıl yeniden şekilleneceği olacak. Yapay zekânın giriş seviyesindeki işleri otomatikleştirmeye devam etmesi ise kariyer merdivenlerinin temel basamaklarını kaldırarak, iş gücü piyasasında deneyim kazanmayı zorlaştırabilir.

Araştırmanız bir becerinin ekonomik değerinin yalnızca arz ve taleple değil, diğer becerilerle ne ölçüde tamamlayıcı olduğuyla da belirlendiğini ortaya koyuyor. Özellikle yapay zekâ konusundaki becerilerin, farklı alanlardaki yetkinliklerle birleşebilmesi çalışanlara ortalama yüzde 21 ücret primi sağlıyor. Peki, bu becerilerin ücretlerin yanı sıra işe alım ve istihdam fırsatları üzerindeki etkisini nasıl görüyorsunuz?

Yapay zekâ becerilerinin, iş gücü piyasasında şimdiden kayda değer bir avantaj sağladığını görüyoruz. Milyonlarca iş ilanını incelediğimiz araştırmamız, yapay zekâ becerileri gerektiren pozisyonların benzer işlere kıyasla belirgin bir ücret avantajı sunduğunu ortaya koyuyor. Çalışmamız ayrıca yapay zekâ yetkinliğini gösteren adayların bir pozisyon için değerlendirmeye alınma olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Araştırmamızın en dikkat çekici çıktılarından biri ise yapay zekâ; şirketlere, sektörlere ve bölgelere yayıldıkça onu tamamlayan becerilerin değeri de artıyor. Özellikle yaratıcılık, eleştirel düşünme ve iletişim becerileri giderek daha fazla değer kazanıyor.

Bunun nedeni oldukça basit: Yapay zekâ rutin görevleri üstlendikçe çalışanlar, insan becerilerinin fark yarattığı alanlara daha fazla odaklanıyor. Bu sayede insana özgü yetkinliklerin ekonomik değeri de artıyor. Ancak bu durum, önemli bir sorunu da beraberinde getirebilir. İş gücü piyasasındaki yeni ayrım, artık yalnızca üniversite diploması olanlarla olmayanlar arasında değil, yapay zekâyla verimli biçimde çalışabilenlerle çalışamayanlar arasında ortaya çıkabilir. Bu becerilere ve teknolojilere erişimin eşit olmaması ise ücret eşitsizliğini artıran yeni bir unsur olacaktır.

Peki, yapay zekânın başlangıç seviyesindeki görevleri giderek daha fazla otomatikleştirmesi, kariyerine yeni başlayacak deneyimsiz çalışanların ihtiyaç duyduğu tecrübeyi kazanmasını ve iş gücü piyasasına girmesini zorlaşıyor mu?

Bu benim de en çok endişe duyduğum risklerden biri. Bugün giriş seviyesindeki birçok iş üretken yapay zekânın yerine getirebildiği görevlerden oluşuyor: Rutin metinler/raporlar hazırlamak, temel araştırma yapmak, bilgileri özetlemek vb. Sorun şu ki insanlar bu görevler sayesinde öğreniyor. Eğer yapay zekâ kariyer merdiveninin en alt basamaklarını ortadan kaldırmaya devam ederse, genç çalışanların bu merdivene ilk adımı nasıl atacağını çok dikkatli düşünmemiz gerekiyor. Aksi takdirde şirketler, zamanla kendi yetenek havuzlarının bir bölümünü de otomasyonla ortadan kaldırmış olacaklar.

Yapay zekâ kullanımının giderek yaygınlaşmasıyla, hangi çalışan gruplarının kazançları artarken hangilerinin ücretleri baskı altında kalabilir?

Yapay zekânın çalışanlar açısından giderek daha fazla iki ucu keskin bir kılıç olduğunu düşünüyorum. Buradaki kritik nokta yapay zekânın bir kişinin işinde kullandığı becerileri tamamlaması mı yoksa onların yerini mi alması olacak. Tekrara dayalı işler otomasyona, ücret baskısına ve çalışma koşullarındaki olası bozulmaya çok daha açık. Ancak uzmanlar açısından yapay zekâ, uzmanlığın değerini azaltmak yerine artırabilir. Uzmanlar, işlerinin rutin kısımlarını otomatikleştirerek çalışmalarını gerçekten değerli kılan noktalara odaklanabilir. Bu noktada aynı teknoloji, bir çalışanın ücreti üzerinde baskı yaratırken başka bir çalışanın verimliliğini ve kazanç potansiyelini artırabiliyor. Ayrıca çalışanlar arasındaki ayrışmanın giderek artacağını düşünüyorum. Temel ekonomik soru yalnızca yapay zekânın bizi daha verimli hale getirip getirmediği değil, bu ek verimliliğin yarattığı değerden kimin pay alacağı olacak.

Şirketlerin yapay zekâ becerilerine yönelik talebi, eğitim sistemlerinin bu becerileri kazandırma hızından daha mı hızlı artıyor? Aradaki bu uyumsuzluk nasıl bir beceri açığı yaratabilir?

Yapay zekâyla ilgili yetkinliklere yönelik talebin çok hızlı arttığına dair açık işaretler var. Eğitim sistemleri açısından zorluk ise teknolojinin müfredatlardan, yeterliliklerden ve kurumlardan çok daha hızlı değişebilmesi. Ancak çözümün herkesi yapay zekâ uzmanı olarak yetiştirmek olduğunu düşünürken temkinli olmak gerekir. Tamamlayıcı beceriler üzerine yaptığımız araştırma, neredeyse bunun tersine işaret ediyor: Yapay zekâ yaygınlaştıkça muhakeme, iletişim, yönetim ve insanları koordine edebilme gibi beceriler daha önemli hale gelebilir.

Yapay zekâ ekonomisindeki beceri açığı, öncelikle yapay zekâ mühendisi eksikliğinden kaynaklanmayabilir. Asıl açık; kendi alanında derin bilgi sahibi olan ve aynı zamanda yapay zekâyı o alanda etkili biçimde kullanmayı bilen doktor, hukukçu, yönetici, araştırmacı ve diğer meslek gruplarında ortaya çıkabilir. Bu nedenle eğitim, teknoloji okuryazarlığını alan uzmanlığı, eleştirel muhakeme ve kişiler arası iletişim becerileriyle birleştirmeli.

Önümüzdeki beş yıl içinde yapay zekânın iş gücü piyasası üzerindeki temel etkisi hakkında neler söylersiniz?

Mevcut veriler, önümüzdeki beş yıl içinde yapay zekâ nedeniyle ekonomi genelinde büyük çaplı iş kayıpları yaşanacağı beklentisini desteklemiyor. Bana göre asıl mesele, çalışanlar arasındaki iş kalitesi, ücret ve kariyer fırsatı farklarının giderek açılması olacak. Yapay zekânın iş gücü piyasasındaki en büyük etkisi, işlerin büyük ölçüde azaldığı bir dünyadan ziyade çalışanların ekonomik koşulları arasındaki farkın giderek açıldığı bir dünya yaratmak olabilir. Önümüzdeki yıllarda asıl soru yalnızca “Yapay zekâ hangi işleri ortadan kaldıracak?” değil, “Yapay zekâ kimlerin becerilerini daha değerli, kimlerinkini ise daha değersiz hale getirecek?” olabilir.

Dr. Fabian Stephany hakkında...

Oxford Üniversitesi İnternet Enstitüsü’nde (OII) öğretim görevlisi olan Dr. Fabian Stephany, teknolojik dönüşümün çalışanlar, işverenler ve iş gücü piyasası üzerindeki etkilerini araştırıyor. OII bünyesindeki SkillScale projesine liderlik eden Dr. Stephany, aynı zamanda Microsoft Yapay Zekâ Ekonomisi Enstitüsü’nün ilk dönem araştırmacılarından biri. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) iş birliğiyle kurulan Online Labour Observatory’nin de kurucuları arasında yer alan Dr. Stephany; UNDP, Dünya Bankası ve OECD gibi uluslararası kuruluşlara danışmanlık yapıyor.

Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol