Ücretsiz ekimizi indirmek için tıklayın!
Geçtiğimiz aylarda, OpenAI, Google, Microsoft başta olmak üzere yüz şirketten fazla kuruluş, yapay zeka çağında siber güvenliğin nasıl işlediğine ilişkin açık bir mektup yayımladı. Gelişen yapay zeka teknolojileri, siber saldırıları daha hızlı, daha yaygın ve daha otonom hale getiriyor. Hastanelerden su şebekelerine, elektrik şebekesinden internet altyapısına kadar kritik hizmetler artık önceki gibi güvende değil. Bildiriyi sadece teknoloji şirketleri değil, Mastercard, Visa, CrowdStrike, Palo Alto Networks gibi finans ve güvenlik şirketleri de imzaladı. Bildirinin gerekçesi olarak mevcut savunma yöntemlerinin artık yeterli gelmediği ve daha akıllı, daha hızlı bir ortak çalışma olmadan, bu işi başarı ile tamamlamak zor görünüyor. Hükümetler, özel sektör, siber güvenlik uzmanları ve yapay zeka şirketlerinin aynı masa etrafında oturması şart.
Ortak Savunma Neden Gerekli?
Yapay zekayı siber saldırılarda kullanan aktörler, artık daha az deneyim ile daha güçlü saldırılar yapabiliyor. Eskiden bir saldırı organize etmek aylar alırken artık bu süre saatlere indi. CrowdStrike’ın son raporuna bakarsak, yapay zeka destekli saldırılar bir önceki yıla kıyasla yüzde 89 arttı. Saldırganın ağ içinde yayılması için gerekli ortalama süre ise 2024’te üç saatten 2025’te 29 dakikaya düştü. Bazı durumlarda bu 27 saniyeye kadar indi. Tehdit, bir başka deyişle, gerçekten de hızlanıyor. Ortak savunmanın gerekçesi ise işte bu hız faktöründen geliyor. Eğer tehdit hızlı, otomatik ve skalabilir ise, savunma da aynı şekilde olmak zorunda. Tek bir şirketin, tek bir ülkenin kendi başına karşı koyması giderek daha zor hale geldi. Ancak tehdit istihbaratı gerçek zamanlı paylaşılırsa, bir şirketin keşfettiği saldırı yöntemi anında diğerlerine yayılabilir. Araştırma maliyetleri paylaşılırsa, özel sektör daha verimli çalışabilir. Müdahale kapasitesi birleştirilirse, küçük işletmeler ve kritik altyapı kurumları da kendilerini koruyabilir. Tabii burada zorluklar da yok değil. Rakip şirketler gizlilik politikaları yüzünden temkinli adım atıyor. Ülkeler arasında güven sorunu mevcuttur ve jeopolitik çıkarlar çatışabilir. Otonomlaşan sistemlerin sorumluluğu ve kontrol mekanizması ise belirsiz.
Yapay Zekânın Kapasitesi Değil Yönetimi Önemli
DNV Cyber Threat Intelligence’in Bloomberg Businessweek Türkiye ile paylaştığı bilgilere göre, yapay zekânın giderek daha otonom hale gelmesi kritik altyapılar için yeni siber güvenlik ve yönetişim riskleri yaratıyor. DNV Cyber Threat Intelligence, son dönemde yapay zekâ ajanlarının kontrol dışı biçimde internete ve üretim sistemlerine erişmesinin, yapay zekânın “kötü niyetinden” değil, yetersiz test ve kontrol süreçlerinden kaynaklandığını belirtti. DNV Cyber Threat Intelligence’e göre kuruluşların odağı, yapay zekânın neler yapabildiğinden çok nasıl yönetildiği, izlendiği ve sınırlandırıldığı olmalı. DNV Cyber Threat Intelligence ayrıca, tek bir yapay zekâ sağlayıcısına aşırı bağımlılığın tedarik zinciri riski yaratabileceğine dikkat çekerek; enerji, sağlık ve finans gibi kritik sektörlerde yapay zekâ, siber güvenlik, yönetişim ve dayanıklılığın birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
Siber Saldırıların Ana Cephesi Sağlık ve Finans
Siber dünyanın finansal boyutuna baktığımzda küresel siber suçun ekonomik maliyeti 2018’de ortalama 860 milyar dolar seviyelerindeyken yedi yıl sonra bu rakam 10,29 trilyon dolara ulaştı. Tahminlere göre bu rakam 2028’de 13,82 trilyon dolara çıkacak. Sektörler özelinde incelendiğinde ise sağlık sektörü ortalama 9,77 milyon dolar, finans 6,08 milyon dolar, üretim 5,56 milyon dolar veri ihlaline maruz kalıyor. Turizm 3,82 milyon dolar, eğitim 3,5 milyon dolar, perakende 3,48 milyon dolar kaybediyor. Teknoloji alanında gelişim hızlandıkça hastaneler, bankalar, fabrikalar ve üniversiteler, siber saldırıların ana hedefi haline geldi. Saldırı tarafında maliyet göz korkutsa bile yapay zeka destekli savunma yatırımları da hızlanıyor. Küresel siber güvenlik yatırımları 183,9 milyar dolar seviyesine ulaştı ve yıllık yüzde 15 oranında artış kaydetti. Yapay zeka araçlarını aktif kullanan kuruluşlar, kullanmayanlara kıyasla ortalama 2,22 milyon dolar daha az veri ihlaline maruz kalıyor.
Savunmanın Kilidi Otomasyon Hızı ve İnsan Muhakemesinde
Kaspersky Yapay Zekâ Teknolojileri Araştırma Merkezi Grup Yöneticisi Vladislav Tushkanov’a göre, yapay zekâ siber savunmayı daha hızlı, kapsamlı ve otomatik hâle getirecek; ancak bu gelişme tek başına “otonom siber savunma” anlamına gelmiyor. Tushkanov, gerçek avantajın yalnızca yapay zekâ modellerini kullanmakta değil, bu modelleri kuruma özel veriler, tehdit istihbaratı ve operasyonel bağlamla besleyerek insan analistlerin uzmanlığıyla birleştirmekte olduğunu vurguladı. Tushkanov’a göre insan gözetimi özellikle yüksek riskli ve belirsiz kararlarda kritik önemini koruyor. Vladislav Tushkanov, saldırganların da aynı Büyük Dil Modelleri’ne (LLM) erişebilmesi savunma tarafının avantajını ortadan kaldırmıyor. Rekabeti belirleyecek unsur en güçlü modeli kullanmak değil; özel telemetri, geçmiş olaylar, tehdit istihbaratı ve tedarik zinciri bilgileri gibi benzersiz verileri modele aktarabilmek ve yapay zekâyı güvenlik ürünlerinin iş akışlarına derinlemesine entegre edebilmek. Tushkanov, geleceğin başarılı siber savunma yaklaşımı için otomasyonun hızı ile insan uzmanlığının muhakemesini bir arada kullanmanın kilit rol oynadığını vurguladı.
Altyapı ve Engeller
Bir an için ortak savunmaya karar verdiğimizi varsayalım. Hemen karşımızda çok ciddi bir problem ortaya çıkıyor, dünya çapında siber güvenlik uzmanlığı alanında dört milyon pozisyon açık duruyor. Sadece Amerika’da 570 bin siber güvenlik rolü doldurulmamış. Sonrasında bir diğer kritik problem ise enerji sorunu. Yapay zeka veri merkezleri, muazzam elektrik tüketiyor. PwC’nin tahminlerine göre, 2050 yılına kadar bu hizmet için 31,6 trilyon dolar enerji yatırımına ihtiyaç var. Bu rakam, demiryolu, elektrikleştirme ve internet projelerinin toplamından büyük. Gelişmekte olan ülkeler bunu nasıl karşılayacak? Yarı iletken tedarik zinciri tarafında sorunlar ve aksamalar halihazırda gündemdeyken gelişmiş çip üretimi sadece birkaç ülkede yoğunlaşmış durumda.
KOBİ’lerin Entegresinde Maliyet ve Kaynak Engeli
Fortinet Bölge Direktörü Arzu Akkaya’ya göre, yapay zekâ modellerini veri zehirlenmesi, model hırsızlığı, düşmanca saldırılar ve komut enjeksiyonu gibi özgün tehditlere karşı korumaya yönelik henüz tek ve evrensel bir sektör standardı bulunmuyor. Akkaya, kuruluşların bunun yerine farklı güvenlik çerçeveleri, kamu rehberleri ve en iyi uygulamalardan yararlandığını; eğitim verilerinin korunması, erişim kontrolleri, anormal faaliyetlerin izlenmesi ve güçlü yapay zekâ yönetişiminin giderek daha kritik hâle geldiğini belirtti. Arzu Akkaya, yapay zekâ kullanımı yaygınlaştıkça sektörün ortak güvenlik ilkeleri etrafında daha fazla yakınlaşmasını bekliyor. Akkaya öte yandan, büyük teknoloji şirketlerinin öncülük ettiği gelişmiş güvenlik yaklaşımlarının KOBİ’ler açısından maliyet ve kaynak sorunu yaratabileceğine de dikkat çekti. Ancak, güvenliğin pahalı ve karmaşık bağımsız çözümler yerine mevcut platformlara entegre, kolay yönetilebilir ve ölçeklenebilir biçimde sunulması gerektiğinin de altını çizdi. Fortinet Bölge Direktörü, otomasyonun da sınırlı insan kaynağına sahip işletmelerin güvenlik seviyesini artırmasında önemli rol oynayacağını belirterek, yapay zekâ güvenliğinin kurumların büyüklüğünden bağımsız olarak erişilebilir olması gerektiğine dikkat çekti.