Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Yaşam

Kararı Kim Veriyor: Tüketici mi, Algoritma mı?
Önümüzdeki dönemde kazananlar, yapay zekânın analitik gücünü insan doğasının duygusal ihtiyaçlarıyla en iyi sentezleyen şirketler olacak.
  • 10 Nisan 2026 00:12
  • Sidar Gedik
Kararı Kim Veriyor: Tüketici mi, Algoritma mı?

Yeni ortamda gerçekten kim karar veriyor: Tüketici mi, yoksa algoritmalar mı? Bu, çağımızın en kritik davranışsal ekonomi sorularından biri. Choice Architecture (Seçim Mimarisi), bireylerin karar verme süreçlerinin yalnızca rasyonel değerlendirmelerle değil, aynı zamanda seçeneklerin nasıl sunulduğuyla da şekillendiğini ortaya koyar. Richard Thaler ve Cass Sunstein tarafından geliştirilen bu yaklaşım; varsayılan seçenekler, bilgi sunumu ve bağlamın kararlar üzerindeki etkisini anlamamıza yardımcı olur.


Ipsos’un 30 ülkede 23 binden fazla kişiyle gerçekleştirdiği Ipsos AI Monitor 2025 araştırmasına göre ülkeler ortalamasında bireylerin yaklaşık yarısı üretken yapay zekâ konusunda heyecanlı olduğunu, diğer yarısı ise endişeli olduğunu söylüyor. Türkiye’de ise heyecanlı olanların oranı endişe duyanlara göre daha yüksek, daha olumlu bir bakış açısı hâkim.


Fiziksel dünyada raf dizilimi, fiyatlandırma ve paketleme ile şekillenen seçim mimarisi, dijital dünyada yerini algoritmalara bırakıyor. Artık “rafı” biz değil, algoritmalar diziyor. Bu da bizi yeni bir gerçekliğe götürüyor: Seçim özgürlüğü devam ederken, seçeneklerin sınırlarının algoritmalar tarafından çizildiği bir düzen — yani “algoritmik vesayet”. Tüketici, yönlendirildiğinin farkında; ancak sunduğu hız ve kolaylık, bu şüpheciliğin önüne geçiyor. Kontrolü tamamen bırakmak istemese de, karar verme yükünü hafifletmek için algoritmalarla iş birliği yapıyor. Ipsos’un Google ile gerçekleştirdiği ve Ocak 2025’te yayımladığı araştırmaya göre katılımcıların yüde 65’i online alışveriş, program düzenleme veya seyahat planlama gibi kişisel asistanlık amaçlı yapay zekâ kullanımından heyecan duyuyor.


Bu çelişkili tutuma rağmen, yapay zekânın sunduğu pratik faydalar her geçen gün daha görünür hale geliyor. Günlük işlerin hızlanmasından, daha karmaşık problemlerin çözümüne kadar uzanan bu katkılar, kullanıcıların yapay zekâyla daha sık ve daha derin bir etkileşim kurmasını sağlıyor. Özellikle alışveriş, planlama ve kişisel asistanlık gibi alanlarda yapay zekâya duyulan ilgi hızla artıyor.


Algoritma, ister arama motorlarında sunduğu yapay zekâ özetleri ile ister bir yapay zekâ platformuna sorularımıza verdiği yanıtlarla bizi dilediği içeriğe maruz bırakabiliyor. Yani tüketici odaklı arama ve bilgi derleme süreçlerinden model odaklı, yapay zekâ aracılı arama süreçlerine geçiş yaptık. Ipsos Consumer Tracker Mart 2025 sonuçlarına göre yapay zekâyı arama için kullananların oranı bir önceki yıl yüzde 48 iken 2025’te yüzde 69’a yükseldi. Bu bir anlamda diyalog bazlı ticaretin de (Conversational Commerce) yükselişi demek. Tüketiciler artık arama çubuğuna “şampuan” yazmak yerine, yapay zekâya “İnce telli saçlarım var, bütçem X TL, bana ne önerirsin?” diyor. E-ticaret, statik kataloglardan çıkıp, 7/24 hizmet veren, hiper-kişiselleştirilmiş yapay zekâ asistanlarının yönettiği bir danışmanlık hizmetine dönüşecek gibi görünüyor. FMCG markalarının bu “sohbetlerin” içine organik olarak nasıl sızacağı en büyük rekabet alanı olacak.


Bu eğilimin doğal bir sonucu olarak, markalar için hedef kitlesi olan tüketicide zihin payı yaratmak kadar, “Algoritmik Model Payı” yaratmanın da önemi artıyor. Online mecralarda klasik erişim stratejilerinin yanında, yapay zekâ modellerinin ürünleri “öne çıkarmasını” sağlayacak içeriklerle bu alanda da görünür olmak gerekiyor. Çünkü artık tüketicinin bir üründen haberdar olması ve satın alması tek bir soruyla mümkün. Bu nedenle markaların yeni hedef kitlesi yalnızca insanlar değil; aynı zamanda yapay zekâ modelleri. Burada kritik nokta ise, bu modellerin beslendiği başlıca kaynakların sosyal ağlar, e-ticaret siteleri, bloglar ve forumlar olması. Bu alanlarda doğru ve güçlü varlık göstermek her zamankinden daha önemli.


Tüketiciler, artık yapay zekâ modelleri tarafından yönlendirilen hatta gerçekleştirilen alışveriş deneyimine hazır. Capgemini & Adobe Surveys 2025 araştırmasına göre; her 10 kişiden yedisi, üretken yapay zekânın alışveriş deneyimlerine entegre edilmesini istiyor. Her iki kişiden biri, çevrim içi alışveriş için yapay zekâyı kullanmış ya da kullanmayı planlıyor. Ve tüketicilerin üçte biri, bugün bile bir yapay zekânın kendi adına satın alma yapmasına yani alışveriş için kendileri adına bir vekil tayin edebileceğini söylüyor. Vekil (Agent) tabanlı ticaret çağı artık tam karşımızda. Eğer markaların ürün katalogları, fiyatlandırması ve değer önerileri net, açık ve yapay zekâ tarafından okunabilir değilse, yeni otonom “vekil alışverişçi” bu markaları kolayca es geçebilir. Yeni vekil tabanlı ticaret döneminde en güçlü markalar, insan odaklı anlatılarını aynı zamanda makine diline çevirebilen; yani markanın “ruhunun” yapay zekâ algoritmaları tarafından da anlaşılmasını sağlayabilen markalar olacak.


Yeni düzende öne çıkan önemli dinamik ise güven. Yapay zekâ çağında her şey kopyalanabilir; ürünler, kampanyalar, metinler... Kopyalanamayan tek şey güven! Ipsos Consumer Tracker Eylül 2025 sonuçlarına göre ABD’de yapay zekâ kullanan her üç kişiden ikisi, yapay zekâ araçlarına güvenmediğini söylüyor — buna rağmen kullanmaya devam ediyor. Buna karşın araştırmaya katılanların yüzde 73’ü ise kişisel işlerinde kullanmayı sevdiğini ifade ediyor. Güven azalsa da fayda ağır bastığında kullanım devam ediyor. Bu nedenle veriyi şeffaf kullanan, tüketiciye “senin verini senin hayatını kolaylaştırmak için kullanıyorum” sözünü tutan markalar bir “Güven Primi” elde edecek. Bu markalar fiyat rekabetinden sıyrılıp daha yüksek marjlarla çalışma avantajına sahip olacak.


Özetle; önümüzdeki dönemde kazananlar, yapay zekânın analitik gücünü insan doğasının duygusal ihtiyaçlarıyla en iyi sentezleyen şirketler olacaktır. Çünkü artık yalnızca tüketicinin aradığı değil, yapay zekânın da yönlendirdiği bir arama dünyasındayız.


Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Mobil Operatörlere Açık Mektup: 5G Hızdan Daha Büyük Bir Şey Söylüyor
Mobil Operatörlere Açık Mektup: 5G Hızdan Daha Büyük Bir Şey Söylüyor
5G için daha güçlü şebekeler kurmak yetmez. Daha anlamlı deneyimler tasarlamak için kolları sıvamak gerekir.
Enerjide Jeopolitik Risk Yapısal Bir Arz Daralmasına Dönüştü
Enerjide Jeopolitik Risk Yapısal Bir Arz Daralmasına Dönüştü
Taraflar arasında bir ateşkes anlaşması yapılmış olsa da ABD-İran savaşının enerji piyasalarına yansımaları derinleşmeye devam ediyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kırılganlık petrolden çok LNG cephesinde kalıcı izler bırakıyor. Bloomberg Businessweek Türkiye’nin sorularını yanıtlayan Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, jeopolitik riskin yapısal bir arz daralmasına dönüştüğünü vurgulayarak Türkiye’nin çeşitlendirilmiş tedarik yapısının bu süreçte kritik bir güvence unsuru işlevi gördüğünü söylüyor.
Çatışmanın Gölgesinde Parlayan Piyasa: Umman
Çatışmanın Gölgesinde Parlayan Piyasa: Umman
Yakın tarihin en büyük jeopolitik krizlerinden biriyle sarsılan Orta Doğu’da finansal piyasalar ikiye bölündü; kaybedenler ve beklenmedik kazananlar. Bölge borsaları art arda değer kaybederken Umman, hem coğrafi konumunun hem de sağlam finansal altyapısının sunduğu avantajla küresel yatırımcıların radarına girdi.
İşten Çıkarmaların Yeni Adı: “Yapay Zekâ Dönüşümü” mü?
İşten Çıkarmaların Yeni Adı: “Yapay Zekâ Dönüşümü” mü?
Şirketler işten çıkarmaları, gerçek neden ne olursa olsun, “yapay zekâ dönüşüm” hikâyesi ile açıklıyor.
Petrodolar Sistemi Sarsılıyor: Talep Var, Finansman Yok
Petrodolar Sistemi Sarsılıyor: Talep Var, Finansman Yok
Petrodolar düzeni ilk kez iki cepheden aynı anda darbe alıyor. İthalatçılar dolar bulmak için ABD tahvili satıyor, Körfez ise dolar fazlası üretemiyor. Petrodolar sistemi iki cepheden sıkışıyor, ateşkes sadece kısa vadeli rahatlama sağlıyor. Petrol ve kur baskısı geçici olarak hafifleyebilir, tahvil satışları yavaşlayabilir. Ancak yapısal sorun sürüyor: Dolar talebi artarken finansman mekanizması zayıflıyor. Sonuç değişmiyor: Talep var, finansman yok.
Avrupa Havacılığı Yakıt Darboğazında
Avrupa Havacılığı Yakıt Darboğazında
Avrupa havacılığı, Orta Doğu’daki gerilim ve hızla yükselen jet yakıtı maliyetlerinin oluşturduğu arz belirsizliği ve fiyat baskısıyla karşı karşıya.
Yangın Söndürmekten Akıllı Yönetime: Yapay Zekâ Çağında Süreç, Ekip ve Paydaş Yönetimi
Yangın Söndürmekten Akıllı Yönetime: Yapay Zekâ Çağında Süreç, Ekip ve Paydaş Yönetimi
Günümüzün hızla değişen ve belirsizliklerle dolu küresel ekonomisinde şirketlerin satın alma ve tedarik zinciri fonksiyonları artık arka planda çalışan bir maliyet merkezi değil. Tam tersine, şirketlerin adeta sinir sistemi hâline gelmiş durumda.
Hürmüz Krizi ve Türkiye: Alternatif Değil, Zorunlu Hat
Hürmüz Krizi ve Türkiye: Alternatif Değil, Zorunlu Hat
Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla birlikte fifiziksel enerji akışına ket vurulması dünyada daha önce eşi görülmemiş bir krizin kapılarını araladı. Hürmüz’deki kapanmanın akabinde küresel enerji piyasalarında Hürmüz’e alternatif rotalar tartışılmaya başlandı. Türkiye, hem bölgedeki altyapının elverişli olması hem de Ceyhan’daki terminalin küresel sisteme entegrasyonu ile bu alternatiflflerin başında yer alıyor.
12 Nisan’da Açılacak Sandıklar Yalnızca Macar Halkının Oylarını mı Yansıtacak?
12 Nisan’da Açılacak Sandıklar Yalnızca Macar Halkının Oylarını mı Yansıtacak?
Macaristan seçimleri başta Avrupa olmak üzere tüm dünyadaki görünmez birçok perdenin hangi yöne savrulacağını da gösterecek.
Kentsel Dönüşümün Yeni Yol Haritası
Kentsel Dönüşümün Yeni Yol Haritası
Kentsel dönüşüm için yeni rota çiziliyor. Yeni finansman modelleri, destek paketleri ve sosyal düzenlemeler ile kentsel dönüşüm bir inşaat projesi olmaktan çıkıp makroekonomik denge unsuruna dönüşüyor.
Araçta Hasar İhbarı 2 Milyonu Geçince Eksper Devreye Girdi
Araçta Hasar İhbarı 2 Milyonu Geçince Eksper Devreye Girdi
Trafikte hasar ihbarı 2025 yılında ilk kez 2 milyonu geçti. Açılan araç değer kaybı dosya sayısının da yüzde 16 artarak 659 bine ulaşması üzerine Eksper Akıllı Atama Sistemi’ne geçilerek eksper kontrollü aracısız dönem başlatıldı. Buna göre sigortalı hasar sonrası aracılara komisyon vermek yerine şirketten eksper talep ederek hasar ve değer kaybını tek raporla hesaplatabilecek.
Çinli Otomobil Markaları Türkiye Gerçekleri ile Tanışıyor
Çinli Otomobil Markaları Türkiye Gerçekleri ile Tanışıyor
Mali yükümlülükler ve kamu düzenlemeleri Çinli üreticilerin fiyat avantajını ortadan kaldırıyor.
1973 ve 2026 Petrol Krizi, Elektrikli Araçların Yeni İtici Gücü
1973 ve 2026 Petrol Krizi, Elektrikli Araçların Yeni İtici Gücü
Hürmüz Boğazı’ndaki enerji krizi Asya elektrikli araç pazarını hızlandırıcı bir katalizör haline geldi.
4 Milyon Dolarlık Spor Otomobiller Üreten Şirket Halka Arzı Değerlendiriyor
4 Milyon Dolarlık Spor Otomobiller Üreten Şirket Halka Arzı Değerlendiriyor
Koenigsegg aceleci olmadığını söylüyor, ancak saatte 400 kilometreye (250 mil) ulaşabilen kara roketlerinin üretimini artırmak için ek nakit isteyebilir.
Bir MIT Profesörü, Bir Teknoloji CEO’su ve Kaybolan Milyonlarca Dolar
Bir MIT Profesörü, Bir Teknoloji CEO’su ve Kaybolan Milyonlarca Dolar
Girişimci Faiz Chowdhury’nin önde gelen akademisyenlerle kurduğu bağlar, SEC’e göre onun lüks bir yaşam sürmek için istismar ettiği girişimlerin finansmanına yardımcı oldu.
ABD’li Taraftarlar Nihayet F1’i Keşfediyor
ABD’li Taraftarlar Nihayet F1’i Keşfediyor
2026 yarışları yeni teknolojiler, yeni kurallar, yeni izleme biçimleri ve daha yüksek viteste drama vadediyor.