Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Küresel Ekonomi

Otomotivde Stratejik Dönüşüm: Berlin Duvarı’ndan Bugüne
20. yüzyılın savaşlar arası dönemlerinden bu yana, korumacılığın bu denli güçlü ve izolasyonist bir yaklaşımla benimsendiği bir küresel ortam yaşamadık. Bu tablo, Avrupalı otomobil üreticilerini hızlı ve kapsamlı bir yeniden uyum süreciyle karşı karşıya bırakıyor.
  • 6 Şubat 2026 00:23
  • Koray Öztopçu
Otomotivde Stratejik Dönüşüm: Berlin Duvarı’ndan Bugüne

Berlin duvarının 9 Kasım 1989’da yıkılması, yalnızca Doğu ile Batı Almanya’yı ayıran bir duvarın ortadan kalkması değil, 30 yıl boyunca ayrı düşen bir halkın birleşmesini ve küreselleşmenin başlangıcını simgeleyen tarihi bir dönüm noktası. Doğu ve Batı’yı ayıran Berlin Duvarı, 1961-1989 yılları arasında şehri Doğu Almanya ile Batı Almanya arasında bölüyordu. Duvarın yıkılması, yalnızca Almanya’nın değil, dünya ekonomilerinin önündeki engellerin de kalktığı yeni bir çağın başlangıcı oldu.


Doğu’yu ve Batı’yı ayıran duvarın yıkılması ile başlayan yeni bir çağ


1961-1989 yılları arasında Berlin Duvarı, şehri sosyalist Doğu Almanya ile kapitalist Batı Almanya arasında ikiye bölüyordu. Soğuk Savaş’ın hâkim olduğu bu dönemde duvar, yalnızca Doğu ile Batı arasında fiziksel bir bariyer değil; aynı zamanda ekonomilerin entegrasyonu ve küreselleşmenin önündeki en önemli engellerden biri olarak öne çıkıyordu. Batı ve Doğu arasındaki ideolojik ve politik rekabet bu ayrım üzerinden somut biçimde görünür hale gelmişti.


Duvarın 1989’da yıkılması, Almanya’nın yeniden birleşmesine yönelik ilk adımı işaret ederken, Avrupa da siyasi ve ekonomik olarak tekrar şekillendi. 1987 yılında Sovyetler Birliği ve ABD liderlerinin duvarın kaldırılmasına yönelik çağrıları zamanla karşılık buldu. Birleşme sonrasında Almanya’nın ekonomik entegrasyonu uzun, maliyetli ve zorlu bir süreç olsa da, son 25 yılda büyük ölçüde başarıyla tamamlandı ve hem Avrupa hem de küresel ekonomi için yeni fırsatlar yarattı.


Küreselleşmeden korumacılığa


30 yıl önce hız kazanan küreselleşme süreci bugün yavaşlarken, özellikle pandemiyle birlikte ülkeler, yeniden ekonomik korumacılık politikalarına yönelmeye başladı.


1990’ların başlarında küreselleşme rüzgarıyla hızla ilerlenirken, 25 yıl sonra dünyanın korumacılık politikalarına yöneleceğini kimse tahmin edemezdi. 1989’da Berlin Duvarı’nın ve Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından, İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası kurumların ve Batı liberal modelinin de hâkim olması bekleniyordu.


Soğuk Savaş’ın gerilimleri sonrasında, Çin pazarı büyürken, dağılan eski Sovyet bloğu üyeleri de Avrupa’daki büyümeye katkı sağladı. Avrupa, ekonomik birleşme yolunda ilerleyerek, AB’nin kurulmasını ve ortak para birimi uygulamasını beraberinde getirdi.


Geçmişe bakış: 1995-2014 ve sonrasında değişen küresel denge


1995–2014 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık (G5) dünya çapında patentli tüm yeniliklerin dörtte üçünü üretiyordu. Sonrasında diğer büyük ülkeler (özellikle Çin ve Kore) son yıllarda küresel bilgi birikimine önemli katkılarda bulunmaya başlamış ve birçok sektörde ilk beş lider arasına girmişti. 1995’te Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Japonya sanayi ve teknolojik gelişmelerde lider konumdayken, Çin ve Kore (birlikte “diğer Asya” olarak gösterilmektedir) bu gelişimi giderek daha fazla benimsedi.


Yeni ekosistemle gelen yıkıcı değişimin etkisinde korumacılık


Otomotivde Batı ve Amerika’nın egemen duruşuna karşılık, elektrikli araçlarla büyüyen ekosistemde güç kazanan Asya, küresel rekabetin kurallarını değiştirmeye başladı. Geçmişte küreselleşmeyi destekleyen adımlar, yıllık yaklaşık 80–90 milyon adetlik satış hacmine ulaşan otomotiv sektörünün dönüşümünde de belirleyici rol oynadı.


Yaşanan ekonomik krizler, kıtalar arasında artan gelir farklılıkları ve gelişmekte olan ekonomilerin önemli ölçüde verimsiz borç odaklı harcamalara doğru kayması; teknolojinin ekonomik değerinin daha da belirginleşmesiyle, Asya ve özellikle Çin ile ticaret savaşlarının elektrikli araçlar, çipler ve diğer katmadeğerli ürünler üzerinden şekillenmesine yol açtı. Dünyada küresel mali krizlerin derin ve kalıcı olması otomotiv ekosistemini de etkilerken, Avrupa bütünleşme sürecinin kırılganlıklarını görünür hale getiren bölgesel euro krizleri, talebe de yansıdı.


Çin’de hızlı büyüme devam ediyor


Brexit’in ardından Avrupa’da derinleşen ticaret gerilimleri otomotiv ekosistemini yeniden şekillendirirken, Avrupa ve ABD, açık küresel ticaret sistemini gerekçe göstererek Çin menşeli elektrikli araçlara yönelik hedefli tarifeler ve ek vergiler uyguladı. Otomotiv ile yeni başlayan ticaret savaşı gerilimleri, 2010’ların son döneminde küresel büyüme beklentilerine yönelik önemli bir tehdit olarak görüldü.


Çinli otomotiv üreticilerin önümüzdeki yıllarda Avrupa, ABD, Asya, Okyanusya ve Hindistan’da giderek daha fazla pazar payı alması bekleniyor. Çin’in global elektrikli araç pazarında 2027 yılına kadar yüzde 20’ye varan bir pazar payı elde etmesi bekleniyor. Avrupa, ABD ve Çin’de üretim yapan otomotiv şirketleri Ar-Ge alanındaki yatırımlarını artırarak, pil, elektronik alt yapı, yapay zekâ kullanımı ve otonom sürüş gibi temel bileşenler açısından önde olmaya çalışacak.


Geleneksel otomotiv şirketleri yeni ekosistem içinde gerekli yatırım, girişim ve inovasyonları önemli ölçüde artırmayı başaramazlarsa, gelecekte farklı ve yeni şirketler kurulabilir.


Kâğıdın icadının Çin’den Avrupa’ya yayılması bin yıl sürerken günümüzde iletişim gücü ile dünyada yenilikler daha hızlı ve birçok kanaldan gerçekleşiyor.


Küreselleşmenin etkisiyle bilgi ve teknolojinin sınırlar ötesine yayılması kolaylaşırken, gelişmekte olan pazarlara teknoloji transferi hızla gerçekleşiyor. Son dönemdeki küresel gelişmeler önünü kesmiş olarak görünse de yenilikler, maliyetler ve üretim ile lojistik imkanları daha öne çıkacak.


Otomotivde küreselleşmeden yerelleşmeye


Berlin Duvarı’nın yıkılmasından 30 yıl sonra dünya hiper-küreselleşme rotasından uzaklaşılıyor. Yeni rotanın küreselleşmenin daha iyi yönetilen bir versiyonuna, hatta sağlıklı bir dozda küreselleşmeden uzaklaşmaya mı, yoksa giderek kutuplaşan bir dünyaya mı doğru olacağı hala cevapsız bir soru.


Son dönemde yaşadığımız çip krizi, lojistik sıkıntılar, elektrikli araçlarla gelen değişen otomotiv ekosistemi ve tedarik zincirlerinin uluslararası parçalanmasının kırılganlığı; Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Grönland, enerji kaynaklarının jeopolitik silah haline getirilmesi ve ekonomik bağımlılık riskinin yönetilmesi 2026’da dünya ekonomisi açısından en önemli adım olacak.


Vaat edilen bu büyümenin gerçekleşmesini beklerken hem ABD’de hem de yurtdışında otomobil üreticileri, geçen yıl yapılan vergi açıklamalarından bu yana planlamalar yapıyor. Yurtdışındaki otomobil üreticileri, ABD’de veya Avrupa’da bir haftadan kısa sürede fabrika kuramayacak. Bu otomotiv ekosisteminin, tamamen yeniden düzenlenmesini gerektiriyor. Büyük gün yaklaşırken, gümrük vergileri küresel tedarik zincirlerini sarsmaya devam ediyor. Sonuç olarak Avrupa’daki otomobil üreticilerinin bu yeni pazar gerçekliğine uyum sağlaması gerekiyor: Yerinde üretim… Bu nedenle Avrupa’daki otomobil üreticileri için yeni pazar gerçekliğine uyumun anahtarı yerinde üretim olarak öne çıkıyor.


Avrupalı otomobil üreticileri, finansal etkiyi azaltmak ve ABD ile diğer pazarlardaki rekabet güçlerini korumak amacıyla aktif biçimde yeni stratejiler üzerinde çalışıyor. Ancak, hızlı tepki ile doğru kararlar almak aynı şey değil. Avrupa markalarının bu süreci nasıl yöneteceği, jeopolitik değişimlere karşı yerel üretimi ne ölçüde merkeze aldıklarıyla şekillenecek.


Gümrük vergileri karşısında otomobil üreticilerinin stratejik arayışları


20. yüzyılın savaşlar arası dönemlerinden bu yana, korumacılığın bu denli güçlü ve izolasyonist bir yaklaşımla benimsendiği bir küresel ortam yaşamadık. Bu tablo, Avrupalı otomobil üreticilerini hızlı ve kapsamlı bir yeniden uyum süreciyle karşı karşıya bırakıyor. Birçok üretici gümrük vergileri nedeniyle önemli zorluklarla karşılaşacak. Ek yüzde 25’lik vergi, yerel montaj hatlarını bile etkileyerek 2025 yılında üretici başına 1,5-2 milyar dolara varan bir ek maliyete yol açabilir.


Araçlarını Avrupa, Kanada ve Meksika’dan ihraç eden sınırlı üretim kapasitesine sahip üreticiler, gümrük vergilerine yanıt olarak yerel üretime yöneliyor. Ancak, böyle bir değişiklik önemli yatırım ve zaman gerektiriyor. Avrupa’da araç üreten şirketler, şimdi ABD’de üretim yapmayı düşünüyor. Yeni gümrük vergileri şirketin faaliyetlerini zorlayacak ve ABD pazarında varlığını sürdürebilmek için üretimi başka bir yere taşımayı zorunlu kılacak.


Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Küresel Ekonomide Kurallar Değişiyor Riskler Derinleşiyor
Küresel Ekonomide Kurallar Değişiyor Riskler Derinleşiyor
Küresel ekonomi ticaretin baskı altına alındığı, kaynak rekabetinin sertleştiği ve bölgesel güç dengelerinin yeniden şekillendiği yeni bir döneme giriyor. Yapay zeka rekabetinden su krizine, kritik mineraller ve enerji güvenliğine kadar uzanan 10 jeopolitik başlık, bu yıl küresel oyunun kurallarını yeniden yazacak.
Her Şeyi Kaçırdığınızı mı Hissediyorsunuz?
Her Şeyi Kaçırdığınızı mı Hissediyorsunuz?
Akışkan ekonomide ayakta kalanlar, her fırsata koşanlar değil, neyi kaçırmayı göze aldığını bilenler olacak.
Yapay Zekâ İnsanlığı Yok Etmeyecek Ama Başka Bir Şey Oluyor
Yapay Zekâ İnsanlığı Yok Etmeyecek Ama Başka Bir Şey Oluyor
Mesele yapay zekânın bir gün bilinç kazanması değil, mesele bizim fark etmeden reflekslerimizi devretmemiz.
Kârlarda Toparlanma Sinyalleri
Kârlarda Toparlanma Sinyalleri
Borsa İstanbul’da dördüncü çeyrek bilançoları gelmeye başladı. Şirketlerin çoğunda kârların yıllık bazda artması, üçüncü çeyreğe göre ise gerilemesi bekleniyor. Kârlılıklarda asıl toparlanmanın geçen yılın baz etkisinin de yardımıyla 2026 yılında yaşanması öngörülüyor.
Döviz Kredilerinde Musluklar Daha da Kısılıyor
Döviz Kredilerinde Musluklar Daha da Kısılıyor
Merkez Bankası’nın yabancı kredilerde büyüme rasyosunu yarıya düşürmesi şirketlerde finansman baskısını artıracak. Büyük şirketler yurt dışı finansmana yönelirken, KOBİ’lerin kredi bulması zorlaşacak.
6 Şubat; Yaralar Kabuk Bağladı Ama Çarklar Dönmüyor
6 Şubat; Yaralar Kabuk Bağladı Ama Çarklar Dönmüyor
15 milyon kişinin yaşadığı 11 ilde 37 bin binanın yıkılmasına, 311 bin binanın kullanılmaz hale gelmesine neden olan ve 52 bin canı yaşamdan koparan büyük depremin ardından üç yılda konutların büyük bölümü teslim edildi. 3,6 trilyon lira depremin kayıplarını karşılamak için kullanıldı, alt yapı ve konut olarak yaralar büyük oranda sarıldı ancak ne çalışan ne de fabrika sayıları eskiye ulaştı. Finansman maliyeti ve nitelikli işgücü kaybına dikkat çeken iş insanlarına göre, deprem kentleri artık binadan çok finansmana, konuttan çok istihdama odaklanan yeni bir toparlanma evresine ihtiyaç duyuyor.
Türkiye İçin Hayati Güncelleme
Türkiye İçin Hayati Güncelleme
Avrupa Birliği’nin, agresif Trump politikaları ve Çin riskine karşı serbest ticaret anlaşmalarını hızlandırması ile “Made in Europe” hazırlığına girmesi, Türkiye’deki ihracatçıları alarma geçirdi. AB ile 30 yıl önce imzalanan Gümrük Birliği yıllarca yüksek entegrasyon sağlasa da geldiğimiz noktada güncellenme ihtiyacı kaçınılmaz.
Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin Modernizasyonu: AB Serbest Ticaret Anlaşmalarından Kaynaklanan Asimetrilerin Giderilmesi
Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin Modernizasyonu: AB Serbest Ticaret Anlaşmalarından Kaynaklanan Asimetrilerin Giderilmesi
AB ve Türkiye’nin Gümrük Birliği’nde dengeyi yeniden tesis etmesi için atılması gereken pek çok adım var.
İngiltere’de ‘Made in Europe’ Endişesi
İngiltere’de ‘Made in Europe’ Endişesi
AB’nin “Made in Europe” planı, Brexit sonrası ilişkileri yeniden inşa etmeye çalışan Birleşik Krallık’ta otomotivden teknolojiye, yeşil dönüşümden savunmaya kadar uzanan geniş bir alanda tedarik zinciri endişesini tetikledi.
Küresel Ekonomide Yeni Dönem: Krizden Fazlası
Küresel Ekonomide Yeni Dönem: Krizden Fazlası
Jeoekonomik rekabetin sertleştiği, politik kararların ekonomik dengeleri hızla yeniden şekillendirdiği bu yeni dönemde; krizler tek başına belirleyici olmaktan çıkıyor.
Nadir Toprak Elementleri Savaşı Madenlerde Değil, Rafinaj Hatlarında
Nadir Toprak Elementleri Savaşı Madenlerde Değil, Rafinaj Hatlarında
Türkiye, nadir toprak elementlerini çıkaran bir ülke olmanın ötesine geçebilecek altyapıya sahip; ancak bunun için madencilik odaklı bir yaklaşımdan ziyade, ileri teknoloji ve malzeme geliştirmeyi merkeze alan bütüncül bir stratejiye ihtiyaç duyuyor.
Vergi, Yapı ve Girişimcileri Bekleyen Büyük Dönüşüm
Vergi, Yapı ve Girişimcileri Bekleyen Büyük Dönüşüm
ABD’de şirket kurmak kolay, ancak doğru yapıyı kurmak çok kritik. ABD’de iş kurmanın başarısı, yalnızca doğru ürün ve pazarı yakalamaktan değil; vergi mimarisini, şirket yapısını ve sermaye akışını Trump’ın ekonomi anlayışına göre kurgulamaktan geçiyor.
Platformlar İçin Vergide Meydan Artık Boş Değil
Platformlar İçin Vergide Meydan Artık Boş Değil
TÜRSAB, Airbnb ve Expedia’nın da olduğu 10 seyahat platformuna erişim yasağı isterken vergi konusunda haksız rekabeti gerekçe gösterdi. Aslında seyahat platformlarının vergi yükümlülüğünde belirsizlikler giderilmiş değil. Ancak Booking.com için 2017’de başvurulduğu dönemdeki kadar boşluk yok. 2021’den bu yana yüzde 15’lik küresel asgari kurumlar vergisi mevzuatta var ancak Türkiye’de ofisi ya da bağlı işletmesi olmayanlardan almak zor. Ofisi yoksa dijital hizmet vergisi alınıyor. Ayrıca 2022’de getirilen 3 nolu beyannameyle KDV, 2019’dan itibaren de verilen reklamlara yüzde 15 stopaj var.
Bilgisayar ve Telefon Fiyatlarına RAM Zammı Yolda
Bilgisayar ve Telefon Fiyatlarına RAM Zammı Yolda
Veri merkezlerinin yarattığı arz-talep dengesizliği, bellek pazarında bir darboğaz yarattı. Akıllı telefon ve PC’lerde fiyat artışı ile RAM’de sınırlama riski gündemde. Etkinin özellikle alt segment cihazlarda daha çok hissedilmesi bekleniyor.
Fern Kış Fırtınası: ABD Soğuk Hava İle Değil, Sistemin Dayanıklılığı İle Test Ediliyor
Fern Kış Fırtınası: ABD Soğuk Hava İle Değil, Sistemin Dayanıklılığı İle Test Ediliyor
Amerika Birleşik Devletleri’nde Fern Kış Fırtınası sırasında yaşananları yalnızca sert bir kış fırtınası olarak tanımlamak meseleyi eksik okumak olur. Bu süreci, hava koşullarından çok daha fazlasını anlatan bir sistem testi olarak görmek gerekir. Çünkü ortaya çıkan tablo, yalnızca sıcaklıkların düştüğünü değil; enerji piyasalarının, elektrik sistemlerinin ve makroekonomik varsayımların aynı anda zorlandığını açık biçimde gösteriyor.
Sanayide Yeni Rekabet Alanı: İnsan Altyapısını Tasarlamak
Sanayide Yeni Rekabet Alanı: İnsan Altyapısını Tasarlamak
Sanayide kalıcı güç, tek bir aktörün çabasıyla degil; egitimden üretime, sivil toplumdan is dünyasına uzanan ortak bir anlayısla kurulabiliyor.
Kış Aylarında Kritik Kontroller Hayati Risklerin Önüne Geçiyor
Kış Aylarında Kritik Kontroller Hayati Risklerin Önüne Geçiyor
Don, buzlanma, ani sıcaklık farkları ve yağışlar; ihmal edilmiş bir otomobil için büyük risk taşıyor.
Yapay Zekâ, Yeni İşe Alımları Şimdiden Etkilemeye Başladı
Yapay Zekâ, Yeni İşe Alımları Şimdiden Etkilemeye Başladı
Yapay zekâ çağına girmiş olsak da en azından şimdilik tüm işler otomatikleştirilemiyor ama yayımlanan her yeni iş ilanı, şirketlere bunu denemek için bir fırsat sunuyor.
Çin’in Elektrikli Araç Batarya Devi Yeni Bir Yol Arıyor
Çin’in Elektrikli Araç Batarya Devi Yeni Bir Yol Arıyor
CATL, Çin iç pazarını ucuz ve verimli bataryalarla doldurdu ve şimdi aynısını yurt dışında da yapmak istiyor. Ancak Avrupalı siyasetçiler ve Donald Trump bu yolun önünde ciddi bir engel olarak duruyor.
Kripto Suçlarında Fiziksel Şiddet Dönemi
Kripto Suçlarında Fiziksel Şiddet Dönemi
Yükselen fiyatlar ve kripto işlemlerinin geri döndürülemez niteliği, vahşi ev baskınları ve adam kaçırma vakalarında ciddi bir artışı tetikledi.