Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Teknoloji

Yapay Zekâ Bir Teknoloji Değil, Altyapıdır
Yapay zekâ çağında verimlilik artışı tek başına toplumsal fayda üretmeyecek. Kazananlar; teknolojiyi insan potansiyeliyle hizalayabilen, zekâyı merkezileştirmek yerine orkestre edebilen insanlar, şirketler ve ülkeler olacak.
  • 23 Ocak 2026 03:01
  • Ercüment Büyükşener
Yapay Zekâ Bir Teknoloji Değil, Altyapıdır

Bu hafta Dünya Ekonomi Forumu’nu yapay zeka ekseninde dikkatle takip ediyorum ve gördüğüm çok net bir tablo var, yapay zekâ ilk kez “hangi ürün/model/işlevsellik kazanacak?” başlığı altında konuşulmuyor. Tartışma başka bir seviyede: Yapay zekâ artık bir teknoloji kategorisi değil, bir medeniyet altyapısı olarak daha kapsamlı bir şekilde ele alınıyor. Bu önemli bir eşik. Çünkü altyapılar araç değildir; oyunun kurallarını belirler.


Bugüne kadar ekonomik büyümenin yapı taşları belliydi: Sermaye, emek ve enerji. Dijitalleşme bu yapıya bilgiyi ekledi. Davos’ta bu sene netleşen ise daha farklı bir şeydi: Rekabet avantajı artık bu girdilerin miktarında değil, zekâyı ölçekleyebilme kapasitesinde yatıyor.


Yani anlamlı bilgi üretme, onu bağlama yerleştirme ve sürekli yeniden üretme becerisinde.


Satya Nadella’nın “token ekonomisi” vurgusu bu yüzden önemli. Verimlilik artık yalnızca çıktı sayısıyla ölçülmüyor. Harcanan her dolar, her watt, her damla su ve her saniye karşılığında ne kadar anlam üretildiği asıl metrik haline geliyor. Bu, klasik verimlilik tanımından niteliksel olarak çok farklı bir derinlik.


Bu noktada yapay zekâ tartışması doğal olarak uygulamalardan uzaklaşıyor. Jensen Huang’ın altını çizdiği gibi, bugün inşa edilen şey bir yazılım ekosistemi değil; enerji, çip, bulut ve model katmanlarının birlikte çalıştığı zeka fabrikaları. Başka bir deyişle: Zekâ sanayileşiyor. Sanayi Devrimi’nde kas gücü fabrikalara nasıl taşındıysa, bugün de muhakeme, planlama ve karar üretimi endüstriyel ölçekte yeniden organize ediliyor.


Ancak Davos’taki asıl mesele teknoloji değildi. Asıl soru şuydu: Bu mimaride insan nereye yerleşiyor?


Harari’nin uyarıları, Hassabis ve Amodei’nin AGI zamanlamasına dair temkinli ama tutarlı öngörüleri ortak bir noktaya işaret ediyor: Yapay genel zekâ artık teorik bir ihtimal değil, zamanlaması tartışılan bir gerçeklik. 2026–2027 aralığı yalnızca teknik bir eşik değil; ekonomik ve toplumsal bir yeniden yapılanma dönemi.


Bu yeniden yapılanmanın merkezinde “iş” kavramı var. Yapay zekânın işleri dönüştüreceği uzun zamandır konuşuluyor. Bugün fark yaratan şey şu: Otomasyon artık yalnızca görevleri değil, karar katmanlarını da kapsıyor. Giriş seviyesi beyaz yaka rollerinin hızla erimesi tesadüf değil. Buna karşılık yeni değer alanı; çıktı üreten değil, amaç tanımlayan, bağlam kuran ve çoklu zekâları yöneten insanlarda oluşuyor.


Şirketler açısından burada net bir ayrım var. Yapay zekâyı yalnızca maliyet düşürme aracı olarak görenler kısa vadeli kazanımlar elde edebilir. Ancak kalıcı rekabet avantajı başka bir yerde. Asıl farkı yaratacak olanlar, örtük bilgiyi yani deneyimle kazanılan, yazıya dökülmesi zor kurumsal ustalığı yapay zekâ sistemlerine aktarabilenler olacak. Kurumsal hafıza veri merkezlerinde değil, insanların zihninde yaşıyor. Bu bilgiyi görünür, paylaşılabilir ve modellere işlenebilir hale getiremeyen yapılar, en gelişmiş teknolojiyi kullansalar bile sıradanlaşacak.


Davos’tan çıkan en net sonuç şu: Yapay zekâ çağında refah mümkündür, ancak otomatik değildir. Verimlilik artışı tek başına toplumsal fayda üretmeyecek. Kazananlar; teknolojiyi insan potansiyeliyle hizalayabilen, zekâyı merkezileştirmek yerine orkestre edebilen insanlar, şirketler ve ülkeler olacak. Kaybedenler ise yapay zekâyı izleyen, ama onu yönetecek zihinsel mimariyi kuramayanlar olacak.


Bu yeni çağda sermaye hâlâ önemlidir. Enerji ve çipler stratejik olmaya devam edecektir.


Ama asıl kıt kaynak artık para değil.


Anlam!


Ve anlamı kim üretir, kim çerçeveler ve kim yönlendirirse, oyunu o kuracak…


Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Diyaloğu ve İş Birliğini Ön Planda Tutma Zamanı
Diyaloğu ve İş Birliğini Ön Planda Tutma Zamanı
FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, kritik bir dönüşümün başladığı, her ülkenin kendi çıkarlarına göre hareket ettiği bir dönemde diyalog ve iş birliğinin ön plana çıktığını belirtiyor.
Jeopolitik Kırılmaların Derinleştiği Bir Ortamda Diyaloğa Daha Çok İhtiyaç Duyuyoruz
Jeopolitik Kırılmaların Derinleştiği Bir Ortamda Diyaloğa Daha Çok İhtiyaç Duyuyoruz
Dünya Ekonomik Formu Sanayi 4.0 Küresel Ağlar Müdürü Aytuğ Göksu; iş dünyası, devlet insanları, akademi gibi herkesin bir araya geleceği bir diyalog ortamına her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğuna işaret ediyor.
Yapay Zeka İçin Su Altyapısına 6 Trilyon Euro Yatırım Yapmak Gerekiyor
Yapay Zeka İçin Su Altyapısına 6 Trilyon Euro Yatırım Yapmak Gerekiyor
Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, yapay zeka için enerji alt yapısı kadar su alt yapısının gerekliliğine dikkat çekerken bu konunun yeteri kadar gündemde yer almadığını vurguluyor.
Yapay Zekânın Gelişimi Çalışanların Özgüvenini Azaltıyor
Yapay Zekânın Gelişimi Çalışanların Özgüvenini Azaltıyor
Yapay zekânın insan becerilerini daha önemli hale getirdiğini, şirketlerin daha fazla işe alım yaptığını, buna karşın çalışanların işsiz kalacakları endişelerinin arttığını söyleyen Manpower Group Sağlık ve Yaşam Bilimleri Global Başkanı Tonya Taitrow, Davos’ta Bloomberg HT’nin sorularını yanıtladı.
Ekonomilerin Yeni Fay Hattı: Siber Riskler
Ekonomilerin Yeni Fay Hattı: Siber Riskler
Jeopolitik gerilim, varlık balonları ve yükselen borç baskıları küresel ekonomide kırılganlıkları 2026’da da artırmaya devam ediyor. Ekonomistlere göre yapay zekanın hızlı entegrasyonu ise siber riskleri ekonomik görünümün merkezine yerleştirecek.
Çok Kutuplu Düzende Risk ve İşbirliği
Çok Kutuplu Düzende Risk ve İşbirliği
Dünya Ekonomik Forumu’nun iki önemli raporu, uluslararası işbirliğinin çökmediğini ancak radikal bir dönüşüm geçirdiğini ortaya koyuyor. Küresel riskler tırmanırken, ülkeler ve şirketler yeni oyun kurallarını belirliyor.
Kural Bazlı Düzen Aşınırken Avrupa Birliği’nin Çıkmazı
Kural Bazlı Düzen Aşınırken Avrupa Birliği’nin Çıkmazı
Kural bazlı düzenin en güçlü savunucusu olan AB, düzenin çözüldüğü bir dünyada hâlâ kurallar üzerinden konuşan ama güç siyasetine uyum sağlamakta zorlanan bir durumda.
Merkez Bankası Faizde Hız Kesti
Merkez Bankası Faizde Hız Kesti
Merkez Bankası politika faizini 150 baz puanlık piyasa beklentisinin aksine 100 baz puan indirdi. Faiz kararının açıklamasında gıda fiyatlarındaki artış ve talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azaldığı vurgusu dikkat çekiyor.
Endeks Nereye, Sen Nereye?
Endeks Nereye, Sen Nereye?
BIST 100 endeksi yılbaşından itibaren hızlı yükselse de yatırımcının büyük kısmı rallinin dışında kaldı. Endeksin 14 günde yüzde 13 prim yaptığı 2026 başlangıcında, hisselerin yaklaşık yüzde 70’i geride kalırken, sınırlı sayıda yüksek ağırlıklı hisse, endeksin yönünü belirliyor.
Global Otomotiv Sektöründe Yeni Dönem: İhracat ve Uygun Fiyat
Global Otomotiv Sektöründe Yeni Dönem: İhracat ve Uygun Fiyat
Otomotiv sektöründeki büyüme gelişmekte olan pazarlardaki elektrikli araç üretimi ve talebiyle desteklenirken, yeni AB tarifeleriyle de karşı karşıya… Küresel odak noktası elektrikli araçlara, ticaret politikalarına ve bölgesel pazar dinamiklerine kayıyor.
Her 4 Emekliden Biri Taban Aylık Alacak
Her 4 Emekliden Biri Taban Aylık Alacak
En düşük emekli aylığı 16 bin 881 TL’den 20 bin TL’ye çıkarılırken taban aylığa ekstra zammın başladığı 2019’dan bu yana kapsadığı kişi sayısındaki yükseliş dikkat çekti. 2019’da en düşük emekli aylığı 1.000 liraya çıkarıldığında 12 emekliden biri bu tutarı alıyordu. 2026’da 20 bin liralık en düşük aylık ise 17 milyon emekli arasında her 4 emekliden birinin aldığı maaş olacak.
AB’den ABD’nin “Arka Bahçesi”nde Jeoekonomik Cephe: Mercosur Anlaşması
AB’den ABD’nin “Arka Bahçesi”nde Jeoekonomik Cephe: Mercosur Anlaşması
780 milyonluk pazar, lityumdan niyobyuma uzanan kritik maden havzası ve Washington’un “arka bahçe” doktrinine meydan okuyan bir hamle… AB–Mercosur anlaşması, ticaretten çok jeopolitik anlam taşıyor. Bu adım, küresel tedarik zincirlerini yeniden çizerken Türkiye için de hem fırsat hem tehdit barındıran yeni bir rekabet dönemini başlatıyor.
ABD’den AB’ye Tarife Tehdidinde Geri Adım
ABD’den AB’ye Tarife Tehdidinde Geri Adım
Trump’ın Grönland üzerinden tırmandırdığı ve tarifelerle desteklediği baskı geçici olarak durdurulsa da Brüksel için asıl sorun ortadan kalkmış değil.
Avrupa Pazarının Duvarı Made in Europe İle Yükseliyor mu?
Avrupa Pazarının Duvarı Made in Europe İle Yükseliyor mu?
Çin ürünlerinin Avrupa pazarı üzerindeki baskısını azalmak için başlatılan Made in Europe uygulaması başta otomotiv olmak üzere Türk üreticilerinin Avrupa pazarına ulaşımını güçleştirebilir.
Bir Adadan Daha Fazlası: Grönland
Bir Adadan Daha Fazlası: Grönland
ABD ve AB arasında Grönland üzerinden yükselen tansiyonu diplomatik gerilim olarak değerlendiren finansal piyasaların tepkisi şimdilik sınırlı kalıyor. Ancak tansiyonun daha da yükselmesi ve negatif bir senaryonun gerçekleşmesi risk algısının hızla değişmesine, piyasalarda ani ve sert fiyatlamaların yaşanmasına neden olabilir.
Yapay Zekâ Büyürken Hukuk Yetişemiyor: Telif, Veri ve Yeni Dijital Sınırlar
Yapay Zekâ Büyürken Hukuk Yetişemiyor: Telif, Veri ve Yeni Dijital Sınırlar
Yapay zekâ hızla gelişirken birbiri ardına açılan telif davaları ve hukuki belirsizlik en önemli risk noktalarından biri. AI hukuki altyapıdan güçlü çıkarsa, inovasyon hızla yayılır, ancak hukuki netlik yoksa hem şirketler hem de içerik üreticileri için belirsizlik ekonomik büyümeyi yavaşlatır.
İnternetin Bir Sonraki Hâli: OpenAI ve Yeni Arayüz Savaşı
İnternetin Bir Sonraki Hâli: OpenAI ve Yeni Arayüz Savaşı
OpenAI’nin hedefi yalnızca yazılım üretmek değil. Önümüzdeki 10, 15 hatta 20 yıl boyunca kullanılacak yeni bir cihaz kategorisi yaratmak.
Yapay Zeka Eşitsizliği Arttırma Potansiyeline Sahip
Yapay Zeka Eşitsizliği Arttırma Potansiyeline Sahip
Brown Üniversitesi Ekonomi Profesörü Peter Howitt, yapay zekanın, beceri seti geçersiz hale gelen ve yatırımları atıl kalan insanlar için yoksulluk yaratabilecekken diğer yandan çok ciddi bir servet yaratacağının altını çiziyor ve bunun mevcut eşitsizlikleri daha da artırabileceğini dile getiriyor. Çözüm içinse devletlerin gücüne işaret ediyor.
Bir Geçiş Dönemi Değil, Bir Kopuşun Ortası
Bir Geçiş Dönemi Değil, Bir Kopuşun Ortası
Her yıl ocak ayının ortasında dünya ekonomisinin kalbinin attığı Davos tarihi günlere sahne oldu. Berlin Duvarının yıkılması kimilerine göre küreselleşmenin başlangıcı kabul edilirken, küreselleşmenin sonu da 2026 Davos Zirvesi temsil edecek gibi görünüyor. Birçok kişi küreselleşmenin artık sonuna gelindiğini söylerken en net ifadeler Kanada Başbakanı Mark Carney’den geldi. “Bir kopuşun ortasındayız” diyen Carney’in küreselleşmenin bitişi ve sonrasına ilişkin edebi bir metin niteliği taşıyan konuşmasının tamamını siz okurlarımız için sunuyoruz.
Küreselleşme Bitti mi Şekil mi Değiştiriyor?
Küreselleşme Bitti mi Şekil mi Değiştiriyor?
Bir dönem dünyayı bir arada tutan küreselleşme artık tek başına yetmiyor. Davos 2026, daha pahalı, daha yavaş ve daha politik bir düzenin habercisi oldu.