Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Küresel Ekonomi

Zekânın Sanayileşmesi: 21. Yüzyılın Jeopolitik Güç Yarışı
Çin’in 15. Beş Yıllık Plan taslağını ekonomik bir programdan çok, zekânın sanayileşmesi için hazırlanmış bir yol haritası olarak okumak gerekiyor.
  • 13 Mart 2026 01:08
  • Ercüment Büyükşener
Zekânın Sanayileşmesi: 21. Yüzyılın Jeopolitik Güç Yarışı

Tarih boyunca büyük güç rekabetleri çoğu zaman görünür alanlarda yaşandı. Sanayi devrimi kömür ve çelik üzerinden, 20. yüzyılın ikinci yarısı petrol ve askeri kapasite üzerinden okunuyordu. Bugün ise dünya farklı bir eşiğe doğru ilerliyor. Gücün tanımı giderek daha az fiziksel kaynaklarla, daha çok bilgi üretme ve işleme kapasitesiyle belirleniyor.


Bu bağlamda 5 Mart’ta Pekin’de toplanan Ulusal Halk Kongresi’nde açıklanan Çin’in 15. Beş Yıllık Plan taslağı dikkatle okunması gereken bir belge. İlk bakışta ekonomik hedefleri sıralayan klasik bir kalkınma planı gibi görünebilir. Ancak metnin satır aralarına bakıldığında bunun çok daha kapsamlı bir stratejik yaklaşımı yansıttığı görülüyor.


Planın dikkat çeken yönlerinden biri, yapay zekânın belgede onlarca kez referans verilen bir kavram olması. Pekin yönetimi yapay zekâyı yeni bir teknoloji sektörü olarak değil, ekonominin tamamını dönüştürecek bir altyapı olarak konumlandırıyor. Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu’nun açıklamalarına göre plan dönemi sonunda yapay zekâ bağlantılı sanayilerin büyüklüğünün 10 trilyon yuanın (yaklaşık 1,4 trilyon dolar) üzerine çıkması hedefleniyor.


Bu hedef yalnızca teknoloji şirketlerinin büyümesi anlamına gelmiyor. Asıl amaç, yapay zekâyı üretimden enerji yönetimine, lojistikten şehir altyapılarına kadar birçok farklı sistemin içine yerleştirmek. Bu yaklaşımın doğal uzantısı olarak robotik de planın önemli başlıklarından biri haline geliyor. Çin’in sanayi politikası belgelerinde humanoid robotlar, yeni nesil teknoloji rekabetinin önemli alanlarından biri olarak tanımlanıyor ve önümüzdeki yıllarda seri üretim kapasitesine ulaşacak bir endüstri oluşturulması hedefleniyor.


Planın bir diğer dikkat çekici yönü ise teknolojinin farklı alanlarının birbirinden bağımsız ele alınmaması. Yapay zekâ, robotik, kuantum iletişim, uzay altyapıları ve yarı iletken üretimi aynı stratejik çerçeve içinde değerlendiriliyor. Çin uzun süredir uzay ve yer istasyonlarını kapsayan bir kuantum iletişim ağı üzerinde çalışıyor. Böyle bir sistem, klasik internet altyapısından farklı olarak son derece yüksek güvenlikli veri iletimi sağlayabilir. Finans sistemlerinden savunma iletişimine kadar birçok alanda bunun stratejik önemi oldukça büyük.


Yarı iletkenler ise bu teknolojik mimarinin belki de en kritik bileşeni. Son yıllarda ABD’nin ileri çip teknolojilerine yönelik ihracat kısıtlamaları Pekin’i yerli üretim kapasitesini hızla artırmaya yöneltti. Bu nedenle yeni planın önemli bölümlerinden biri, çip tasarımı, üretim ekipmanları ve kritik malzemelerde dışa bağımlılığı azaltmaya ayrılmış durumda.


Teknoloji rekabetinin çoğu zaman gözden kaçan boyutu ise kritik mineraller. Nadir toprak elementleri, modern elektroniklerden elektrik motorlarına ve savunma sistemlerine kadar geniş bir yelpazede kullanılıyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre bu elementlerin işlenmesinde küresel kapasitenin büyük bölümü Çin’de bulunuyor. Bu durum, küresel tedarik zincirlerinin teknoloji üretimi açısından ne kadar hassas olduğunu gösteriyor.


ABD tarafında ise son yılların en büyük politika hamlesi 2022’de yürürlüğe giren CHIPS and Science Act oldu. Yaklaşık 52,7 milyar dolarlık kamu desteği içeren bu yasa, ABD’de yarı iletken üretimini güçlendirmeyi amaçlıyor. Yasa sonrasında özel sektörün ABD’de çip üretimine yönelik yatırım taahhütleri de yüz milyarlarca dolarlık bir büyüklüğe ulaştı.


Ancak iki ülkenin yaklaşımı arasında önemli bir fark bulunuyor. ABD’nin stratejisi büyük ölçüde belirli sektörleri güçlendirmeye odaklanırken, Çin’in planı yapay zekâdan robotik sistemlere, kuantum iletişimden kritik minerallere kadar geniş bir teknoloji alanını aynı stratejik mimarinin parçası olarak ele alıyor.


Bu nedenle bugün yaşanan rekabeti yalnızca “kim daha iyi yapay zekâ modeli geliştirecek” sorusuyla açıklamak yeterli değil. Asıl mesele, yapay zekânın gerçek dünyada üretim kapasitesine dönüşüp dönüşemeyeceği.


Algoritmalar tek başına güç üretmez. Onları anlamlı kılan şey veri merkezlerinden enerji altyapılarına, yarı iletken üretiminden robotik sistemlere kadar uzanan geniş bir teknolojik ekosistemin varlığıdır.


Çin’in yeni planı tam olarak bu ekosistemi kurmayı hedefliyor. Bu nedenle belgeyi bir ekonomik programdan çok, zekânın sanayileşmesi için hazırlanmış bir yol haritası olarak okumak gerekiyor.


Önümüzdeki on yıl, teknoloji rekabetinin yönünü belirleyecek kritik bir dönem olabilir. Ve bu yarışın kazananı muhtemelen en iyi algoritmayı geliştiren değil, zekâyı üretim sistemlerine en hızlı ve en derin şekilde entegre edebilen ülkeler olacak.


Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Merkez Bankası Faiz İndirimlerine Ara Verdi
Merkez Bankası Faiz İndirimlerine Ara Verdi
Jeopolitik risklerin gölgesinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası geçen yıl Temmuz ayında başlattığı faiz indirim döngüsüne Mart toplantısında ara verdi. Mevcut konjonktürde, Nisan toplantısında yeniden faiz indirimine dönülmesi ihtimali belirgin şekilde zayıflamış görünüyor. Bankanın iletişimi ise temkinli olmakla birlikte görece şahin bir para politikası duruşuna işaret ediyor.
Çalışma Hayatında Esneklik Sesleri
Çalışma Hayatında Esneklik Sesleri
Pandemi sonrası fiilen uygulama alanları genişleyen esnek çalışma modellerinin yaygınlaştırılması talebi işveren örgütleri tarafından sıkça dile getiriliyor. TİSK bu konudaki talebini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a iletti. Sendikalar ise kuralları ve sınırları belirlenmediği taktirde bunun güvencesiz çalışma ve özlük haklarının aşındırılması anlamına geleceği görüşünde.
Hesaplar Tekrar Şaştı
Hesaplar Tekrar Şaştı
Savaşlar insani taraftaki yıkıcı etkilerin yanı sıra ekonomiler üzerinde de tahribata yol açıyor. 2025 yılında 19 Mart’ta yaşanan siyasi gelişmelerle iyimser beklentilerini 2026 yılına öteleyen reel sektör, iki ay öncesine kadar ikinci yarıda faiz indirimlerinin devamıyla rahatlama öngörüyordu. Ancak bu kez de ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaş beklentilere ket vurdu. İş dünyası artık stratejisini kısa vadeli “düzensizlik” üzerine tasarlamak zorunda.
Kârlılıkta Sektörel Ayrışma Belirginleşiyor
Kârlılıkta Sektörel Ayrışma Belirginleşiyor
Borsa İstanbul’da bir bilanço sezonu daha geride kaldı. Şirketler 2024’e göre çeyreksel bazda kârlarını artırdı. Ancak enflasyon muhasebesinin ertelenmesiyle ortaya çıkan vergi yükü bu artışı sınırladı.
MSCI Endeksleri ve Yatırım Yapılabilirlik Testi
MSCI Endeksleri ve Yatırım Yapılabilirlik Testi
Trilyonlarca dolarlık fonun referans aldığı MSCI endeksleri, yalnızca bir gösterge değil, küresel sermaye akımlarını yönlendiren kritik bir mekanizma. Endekse giriş ve çıkış kararları şirket değerlemelerinden piyasaların güvenilirliğine kadar geniş bir etki alanı yaratırken, Kiler Holding örneği ve Endonezya’ya verilen uyarı bu mekanizmanın piyasalardaki gücünü yeniden gündeme taşıdı.
Küresel Piyasalarda Hürmüz Düğümü
Küresel Piyasalarda Hürmüz Düğümü
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ikinci haftasında yoğunlaşırken piyasalar Trump’ın savaşı yakında bitireceği beklentisiyle rahatladı. Ancak Tahran’da bombardıman artıyor, Hürmüz Boğazı’nda petrol akışı risk altında ve analistler küresel enerji piyasası için üç kritik senaryoya dikkat çekiyor.
Enerji Şoku İngiltere Ekonomisini Köşeye Sıkıştırıyor
Enerji Şoku İngiltere Ekonomisini Köşeye Sıkıştırıyor
Orta Doğu’daki savaşın petrol ve doğalgaz fiyatlarını hızla yükseltmesi, artan ithalat ihtiyacı ve kabaran enerji faturaları İngiltere’de hem hanehalkı bütçelerini hem de enflasyonla mücadele eden ekonomi politikalarını zorlayan yeni bir enerji şoku yaratıyor.
Savaşlar, Enerji Krizi ve Diplomasi 2026’da Türkiye Küresel Sahnenin Merkezinde
Savaşlar, Enerji Krizi ve Diplomasi 2026’da Türkiye Küresel Sahnenin Merkezinde
Dünyada jeopolitik belirsizliklerin arttığı bir yılda Türkiye NATO ve COP31 gibi güvenlikten iklim değişikliğine kadar bir dizi zirveye ev sahipliği yapacak.
Türk Dizileri Dünyayı Sardı
Türk Dizileri Dünyayı Sardı
Türk dizileri 170 ülkede 1 milyara yakın izleyiciye ulaşırken ihracat geliri 1 milyar doları aştı. Ancak artan prodüksiyon maliyetleri, uzun bölüm süreleri ve iç pazar gelirlerinin yetersizliği sektörde kârlılığı zorluyor. Büyüme giderek dış pazara daha fazla bağımlı hale geliyor.
Medeniyetler Çatışmasından Çürümeye: ABD, Atlantik ve Küresel Sistemin Krizi
Medeniyetler Çatışmasından Çürümeye: ABD, Atlantik ve Küresel Sistemin Krizi
Medeniyetler Çatışmasından Çürümeye: ABD, Atlantik ve Küresel Sistemin KriziAtlantik sisteminin savaş, çatışma ve ölümle anıldığı bir çağda, Doğu’nun barış, teknoloji, eğitim ve yüksek katma değerle yükselişi yeni bir rönesansın habercisidir.
Daha Çok Muayene Daha Çok Sağlık Getirmiyor
Daha Çok Muayene Daha Çok Sağlık Getirmiyor
Türkiye’de bir yılda 1 milyar 200 milyon muayene gerçekleştirilmesi ya da 146 tıp fakültesi ile bu alanda dünya birinciliğinin yakalanması sağlıkta bir devrime mi yoksa bir sistem problemine mi işaret ediyor?
Çip Savaşında Türkiye Cephesi
Çip Savaşında Türkiye Cephesi
Yapay zekâ altyapı harcamalarının yılda yüzde 26 büyüdüğü, ABD ile Çin arasındaki teknoloji savaşının derinleştiği ve Avrupa’nın tedarik zinciri güvenliğini yeniden kurguladığı bir dönemde, Ankara’nın çip stratejisi yalnızca teknolojik bağımsızlık değil, jeopolitik konumlanma meselesi haline geldi.
Gölge Yapay Zeka: Şirketlerin Görmezden Geldiği Sessiz Kriz
Gölge Yapay Zeka: Şirketlerin Görmezden Geldiği Sessiz Kriz
Çalışanlar kendi yapay zeka hesaplarından şirketle ilgili çalışmalarını yürütmeye başladı. Kontrolü ve denetlenebilirliği olmayan bu yapı, şirketler için görünmez ama büyüyen bir risk alanı.
İnsanın Tanıklığına Odaklanan “Ara Hâl / Ara Zaman” Sergisi Tamamlandı
İnsanın Tanıklığına Odaklanan “Ara Hâl / Ara Zaman” Sergisi Tamamlandı
Habertürk Yazarı ve Habertürk TV Airport Programı Yapımcısı Güntay Şimşek, “EŞİK; İki Dünya Arası – Ara Hâl / Ara Zaman” başlıklı fotoğraf sergisi ile sanatseverlerle buluştu.
Enerji Krizi Elektrikli Araç Dönüşümünü Hızlandırabilir
Enerji Krizi Elektrikli Araç Dönüşümünü Hızlandırabilir
1970’lerde yaşanan petrol şokları, ulaşımda hızlı değişimlere yol açmıştı. Orta Doğu’daki gerilimler devam ederse bu durum tekrar yaşanabilir.
Kartellerin Para Aklama Teknikleri Kriptoya Kaydı
Kartellerin Para Aklama Teknikleri Kriptoya Kaydı
Serbest çalışma ekonomisinin desteklediği devasa bir ekosistem, tüm o nakdi aklamak için ortaya çıktı.
Trump’ın Esasen Anlaşma Olmayan Anlaşma Sanatı
Trump’ın Esasen Anlaşma Olmayan Anlaşma Sanatı
ABD Başkanı çerçeve metinler, taahhütler, el sıkışmalar ve tehditler sunuyor ancak bu tarz giderek artan hukuki, ekonomik ve diplomatik riskler taşıyor.