Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Özel Dosya

Ahir Zamanlar, Seçkinler ve Toplumsal Çözülme: Turchin’in Döngüsel Tarih Teorisi Üzerine
Turchin’e göre toplumsal çözülmenin ve iç çatışmaların yoğunlaştığı dönemlerde, yönetici seçkinlerin iki temel seçeneği vardır: ya mevcut statükoyu korumaya devam ederek devrilmek ya da halkın yoksullaşması ve aşırı elit üretimi eğilimlerini dengeleyen yapısal reformları hayata geçirmek.
  • 24 Ekim 2025 00:30
  • Dr. Şahin Yaman
Ahir Zamanlar, Seçkinler ve Toplumsal Çözülme: Turchin’in Döngüsel Tarih Teorisi Üzerine

Peter Valentinovich Turchin 1957 doğumlu, Rus asıllı Amerikalı ‘karmaşık (Complex) sistemler’ bilimcisidir. Tarihsel toplumların dinamiklerini matematiksel modelleme ve istatistiksel analizle inceleyen ‘Cliodynamics’ bilim alanının öncülerindendir. Turchin, Connecticut Üniversitesi’nde evrimsel biyoloji profesörü olarak görev yapmış, antropoloji ve matematik bölümlerinde de akademik çalışmalar yürütmüştür. Ayrıca, Viyana Karmaşık Sistemler Bilim Merkezi’nde proje liderliği ve Oxford Üniversitesi Antropoloji Fakültesi’nde araştırmacı olarak çalıştı.


1975’te Moskova Devlet Üniversitesi Biyoloji Fakültesi’ne kaydolan, ancak babası Sovyet muhalifi Valentin Turchin’in sürgüne gönderilmesi nedeniyle, Peter Turchin eğitimini ABD’de tamamlamak zorunda kaldı. 1980’de New York Üniversitesi’nden biyoloji alanında lisans derecesi (cum laude) almış, 1985’te Duke Üniversitesi’nden zooloji alanında doktora derecesini elde etmiştir. Bu disiplinler arası birikim, Turchin’in tarihsel süreçleri biyolojik ve toplumsal dinamiklerle ilişkilendirerek analiz etmesini sağladı. ‘Cliodynamics’(Tarihsel Süreçlerin Matematiksel Analizi) kavramı, tarih perisi ‘Clio’ ve değişim bilimi anlamındaki ‘dynamics’ kelimelerinin birleştirilmesiyle türetilmiştir. Turchin, tarihi yalnızca olgulara dair bir anlatı olarak değil, ölçülebilir değişkenlerle incelenebilir bir sistem olarak ele alır. Tarihsel olaylar kavramsallaştırılabilir ve bunlara dair yasalar çıkarılabilir. Yaklaşımı, tarih boyunca meydana gelen toplumsal kriz ve çözümleri matematiksel olarak modellemeye odaklanır.


Turchin ve tarihsel sosyolojinin nicel analizi: ‘Cliodynamics’


Turchin ve ekibi, tarihsel verilerden oluşan büyük veri setleriyle siyasal bütünleşme ve çözülme döngülerini analiz etmiş, “CrisisDB” adlı veri tabanında yaklaşık 300 tarihsel vakayı incelemiş ve bunlardan 100’ünde tekrarlayan kalıplar tespit etmiştir. Bu çalışmalar, özellikle imparatorlukların yükseliş ve çöküş döngülerinde belirli yapısal stres faktörlerinin rolünü inceler. Turchin’in teorisinde, toplumların istikrarsızlık yaşadığı dönemlerde toplumsal nüfusa oranla bir seçkinler fazlalığı oluşur, gelir adaletsizliği, nüfus baskısı ve kolektif dayanışmanın (İbn Haldun’un asabiye kavramının modern yorumu) zayıflaması gibi faktörler öne çıkar. Bu faktörler bir araya geldiğinde ise, toplumsal sistem “çözülme” evresine girer. Örneğin, nüfusun hızlı arttığı dönemlerde ekonomik rekabet yoğunlaşır, bunun sonucunda iç savaş ve toplumsal çatışma olasılığı yükselir.


Roma İmparatorluğu, Çin’in Han ve Tang Hanedanlıkları, İngiltere’nin tarihsel örnekleri, bu mekanizmanın açık göstergeleridir. Turchin, Roma Cumhuriyeti’nin çöküşünü, özellikle de M.Ö. 91–88 yıllarındaki Sosyal Savaş’ı (Bellum Sociale) tarihsel döngüler ve yapısal-demografik teoriler çerçevesinde analiz etmiştir. Bu analiz, ‘elit fazlası’ (elite overproduction) ve nüfus baskısı gibi faktörlerin iç savaşları nasıl tetikleyebileceğini göstermektedir. Sosyal Savaş, Roma’nın İtalya’daki müttefikleriyle olan ilişkilerindeki gerilimlerin bir sonucu olarak patlak vermiştir. Bu dönemde, Roma’nın müttefikleri, Roma vatandaşlığına sahip olma talebinde bulunmuş ve bu talepler reddedildiğinde isyan etmişlerdir. Roma’nın bu isyanı bastırma çabaları, iç savaşın karmaşık yapısını ve seçkinler arasındaki çatışmanın derinliğini ortaya koymaktadır. Turchin’in analizine göre, bu tür iç savaşlar, elitlerin kendi çıkarlarını koruma çabalarının, alt sınıfların artan talepleriyle çatıştığı durumlarda ortaya çıkar. Sosyal Savaş örneği, elit fazlasının ve nüfus baskısının, toplumsal çözülmeye ve iç savaşa nasıl yol açabileceğini gösteren somut bir örnektir. Nüfusun tavan yaptığı dönemler genellikle iç savaş veya kriz dönemlerini takip eder ve bu durum, doğrudan korelasyonun yanıltıcı olabileceğini gösterir. Turchin’in yapısal-demografik teorisine göre, Çin’in Han (M.Ö. 206 – M.S. 220) ve Tang (618–907) Hanedanlıkları, nüfus artışı ve ekonomik rekabetin yoğunlaştığı dönemlerde sosyal ve siyasi istikrarsızlıklarla karşılaşmışlardır. Nüfusun hızla arttığı dönemlerde tarım arazisi kıtlığı, fiyat dalgalanmaları ve gelir eşitsizliği belirginleşmiş; bu durum halkın yoksullaşmasını tetiklemiş ve elitler arasındaki aşırı rekabeti artırmıştır. Turchin, halkın yoksullaşması ve toplumda seçkin sayısının nüfusa oranla aşırı artması faktörlerinin bir araya gelerek isyan ve iç çatışma olasılığını yükselttiğini vurgular. Örneğin, Han Hanedanlığı döneminde saray içi çatışmalar, ayaklanmalar ve soyluların birbirleriyle mücadelesi bu dinamikleri doğrular; Tang Hanedanlığı’nda ise merkezi otoritenin zayıflaması ve ayaklanmaların artışı, nüfus baskısı ve ekonomik dengesizliklerin doğrudan bir sonucu olarak okunabilir. Turchin’in analizi, Çin tarihinin bu dönemlerinde görülen krizlerin, sadece rastlantısal değil, tarihsel olarak tekrarlayan yapısal-demografik döngülerin sonucu olduğunu ortaya koyar.


Turchin, 2010 yılında yayımladığı çalışmasında 40 farklı sosyal göstergeyi kullanarak, 2020’li yıllarda toplumsal huzursuzlukların küresel ölçekte artacağını öngörmüştür. ABD’de Donald Trump’ın yükselişi ve 6 Ocak 2021 Kongre baskını, bu öngörünün somut örnekleri olarak değerlendirilebilir. Turchin analizleri kehanet gibi algılanmamalıdır. O, toplumsal krizlerin erken uyarı sinyallerini tespit etmeye çalışıyor. Ona göre bu yolla siyasi karar alıcılar, tarihsel döngüleri anlayarak çözülmeyi geciktirebilir, siyasal krizleri önleyebilir, toplumsal çatışmaların önüne geçebilirler. Şu anda üzerinde çalıştığı temel sorular geniş ve birbirine bağlıdır: İnsan toplumları nasıl evrimleşir? Özellikle, milyonlarca bireyin bulunduğu büyük anonim topluluklarda iş birliği yapma kapasitemizi açıklayan süreçler nelerdir? Neden ülkeler arasında ekonomik performans ve yönetişim etkinliği bakımından şaşırtıcı bir eşitsizlik gözlemliyoruz? Turchin, bu soruları yanıtlamak için kültürel çok düzeyli seçilim (cultural multilevel selection) teorik çerçevesini kullanır.


“İnsanlığı iş birliği canavarı yapan harpler: 10 bin yılın gizli evrimsel yasaları”


Turchin’in altı kitabı bulunuyor; en son kitabı ise “Ultrasosyal Toplum: 10 Bin Yıllık Savaş İnsanları Nasıl Dünyanın En Büyük Sosyal İş Birlikçileri Yaptı (2016)” adlı eseri, insan topluluklarının iş birliği kapasitesinin evrimini ve bu kapasitenin ardındaki güçleri inceler. İnsanlar, doğada nadir görülen yüksek düzeyde iş birliği yapan türlerden biridir; karıncalar, arılar ve termitler bile dünya canlılarının yalnızca belirli bir kısmını temsil eder. Buna rağmen insan toplulukları, milyonlarca bireyi organize edebilmekte, her kıtada varlık gösterebilmekte ve uzaya insan gönderebilmektedir. Turchin, insanların bu olağanüstü iş birliği yeteneğine sadece son 10 bin yılda ulaştığını ve genetik evrimin bunu açıklamada yetersiz kaldığını savunur. İnsanların “ultrasosyal” hâle gelmesinin ardındaki mekanizmayı, yeni bir bilim dalı olan Kültürel Evrim (Cultural Evolution) çerçevesinde açıklar.


Turchin kitabında, insanlık tarihinin paradoksal ve sosyal açıdan şaşırtıcı tarihsel sosyolojik desenlerini, uzun dönemli tarihsel kalıpları itibariyle gözler önüne sermeye çalışıyor. Ona göre ilk insanlar diğer primatlardan daha eşitlikçiydiler. Tabii ki bunun istisnaları daima olagelmiştir. Tarihsel trend, hiyerarşik baskının tedricen azaldığını göstermektedir. Genel kural işbirliği ve uyuma yönelik bir gidişata işaret etmektedir. Buna rağmen tarih boyunca eşitlik karşıtı, baskıcı ve uyumsuz monarklar da ortaya çıkmış ve kısa süreliğine de olsa üstünlük kazanmışlardır. Turchin’e göre bu “tanrısal” krallıkları yaradan da yok eden de savaşlardır. Ancak bir paradoks olarak, insan toplumları arasındaki işbirlikleri, barış dönemleri değil, artan kriz, çatışma ve savaş dönemlerinin dinamikleriyle şekillenmiştir. Kitap, okuyucuyu insanlık tarihinin görünmeyen yasalarını keşfetmeye, savaş ve kültürel evrim arasındaki ilişkiyi anlamaya, toplumların sosyolojik iş birliği kapasitesinin ardındaki gerçek mekanizmaları değerlendirmeye davet eder.


Ahir zaman elitleri ve karşı-elitleri: toplumsal çözülmenin tarihsel sosyolojisi


Peter Turchin’in 2023 tarihli “Ahir Zamanlar: Elitler, Karşı-Elitler ve Siyasi Çözülme” (End Times: Elites, Counter-Elites, and the Path of Political Disintegration) adlı kitabı, tarih boyunca toplumların istikrardan kaosa sürüklenmesini açıklayan analitik bir sentez sunar. Turchin, toplumların çöküş süreçlerini anlamak için elitlerle karşı/ muhalif-elitler arasındaki tarihsel sosyolojik dinamikleri inceler. Karşı-elitler, statü kaybı yaşayan veya sistem dışına itilmiş, sosyal-ekonomik sistemin çevresinde, karar mekanizmalarının periferisinde kalmış gruplardır. Tarihsel örnekler arasında Robespierre, Lenin, Castro ve günümüzde Donald Trump veya Steve Bannon gibi figürler yer alır. Turchin, sosyal denge içerisinde su yüzüne çıkan bahse konu seçkin fazlasının toplumsal dengeyi bozduğunu, halkın ekonomik ve sosyal koşullarının kötüleştiği dönemlerde ise sisteme muhalif, karşı-elitlerin yükseldiğini savunur. Bu diyalektik gerginlik ya da sürtünme ise, toplumsal dayanışmayı aşındırır. Sosyal dayanışmadaki aşınma ise siyasal sonuçlar doğurur; devletin içten çürümesine yol açar. Tarihsel örneklerde ‘Taiping İsyanı’ (19. yüzyıl Çin), Fransa sosyal-siyasal krizleri (14. yüzyıl) ile Amerikan İç Savaşı (19. yüzyıl) gibi vakaları bahse konu mekanizmanın açık tezahüllerindendir. Ancak Turchin, bazı toplumların çözülme döngüsü ile sosyal ve siyasal çürüme süreçlerinin reformlar yoluyla aşabildiğini de gösterir. İngiltere’de işçi sınıfının siyasal sisteme katılım taleplerinin, evrensel oy hakkı ile parlamenter sistemin geleneklerinin ilk defa talep edildiği ‘Chartist Reform Talepleri’ ve ABD’de kamu harcamalarının yatırım ve sosyal politikalara da yönlendirildiği Keynezyen ‘New Deal Politikaları’, gelir dağılımını dengeleyerek toplumsal elit fazlasını törpülemiş, halkın sisteme yeniden entegre olmasını sağlamıştır.


Halkın Yoksullaşması-Elit Fazlalığı Diyalektiği: Sosyal Çözülmenin İki Lokomotifi


Turchin’e göre toplumsal çöküşü tetikleyen iki ana mekanizma vardır. Birincisi halkın yoksullaşması. Gerçek ücretlerin düşmesi, ekonomik kazançların yukarıya daha zengin kesimlere aktarılması ve halkın sistemden dışlanması, servetin yukarılara doğru aktarılması ya da servet pompası (wealth pump) olarak adlandırmaktadır. Bu mekanizma, varlık ve zenginliğin alt tabakalardan seçkin üst sosyal katmanlara doğru aktarılmasını sağlar. Ayrıca toplumsal dayanışma ve sosyal adaleti zayıflatır. İkincisi ise toplumun ihtiyacından çok daha fazla seçkinin ortaya çıkması, yazarın tabiriyle ‘aşırı elit üretimi’(elite overproduction). Toplumda elit pozisyon hedefleyen eğitimli, ayrıcalıklı bireylerin sayısı, sistemin hazmedebileceği kapasitenin üzerine çıktığında muhalif seçkinler; karşı-elitler ortaya çıkar. Bu gruplar, statüye layık olduğuna inanan ancak mevcut düzen tarafından dışlanan, hırslı bireylerden oluşur. ABD örneğinde, neoliberal politikalar ve gelirin üst seçkinler grubuna gittikçe artan oranlarda aktığı, sermaye ve servetin üst seçkinler grubuna pompalandığı 1970’lerden itibaren, Amerikan toplumunda çok fazla seçkinin birikmesi, sosyal yapının aşırı elit üretmesi ise sosyal kutuplaşmanın artmasına yol açmıştır. Halkın yoksullaşması ile toplumda çok fazla seçkinin birikmesi bir araya geldiğinde, toplumsal dayanışma ve işbirliği duygusu zarar görür. Bu süreç, devletleri içten çürütür. Toplumsal krizlerin derinleşmesine yol açar.


Tarihsel döngü ve sosyal çözülme kavşağındaki Amerika


Peter Turchin’e göre, Amerika Birleşik Devletleri günümüzde tarihsel döngüsünün üçüncü devrimci evresine girmiştir. Bu evre, yalnızca mevcut toplumsal ve ekonomik krizlerin bir sonucu değil, aynı zamanda uzun dönemli tarihsel dinamiklerin ve yapısal streslerin birikiminin ürünü olarak ortaya çıkmaktadır. Krizin hangi biçimde sonuçlanacağı—silahlı çatışma, iç karışıklık veya yapısal reformlar yoluyla—yöneten elitlerin davranışına bağlıdır. Elit davranışının başarısını, kaynakların sadece hakim elitlere aktarıldığı servet pompası mekanizmasını tersine çevirme hususundaki performansları belirleyecektir; çünkü bu mekanizma, alt tabakalardan topladığı kaynakları kendi ayrıcalıklı konumlarını güçlendirmek için kullanır ve bu nedenle kısa vadede elitlerin çıkarına hizmet eder.


Turchin, kısa vadede iyimser değildir. Tarih boyunca hakim elitler, ellerinde tuttukları iktisadi ve sosyal avantajlarından vazgeçecek veya tehlikeye atacak reformlara gönüllü olmamışlardır. Bununla birlikte, Turchin’in analizleri aslına bakılırsa hakim elitlere ya da iktidarlara durumlarını güçlendirebilecek sigorta mekanizmaları sunar. Diğer bir ifadeyle, Turchin’in geliştirdiği uzun vadeli tarihsel sosyolojik ‘Cliodynamics’ tarihsel örüntü analizleri, geleceğin tehditlerine karşı erken uyarı sinyalleri sağlayabilir ve potansiyel krizleri hafifletmek için stratejik karar alma imkânları sunabilir. Turchin’in vurguladığı gibi, toplumsal çözülmenin ve iç çatışmaların yoğunlaştığı dönemlerde, yönetici seçkinlerin iki temel seçeneği vardır: ya mevcut statükoyu korumaya devam ederek devrilmek ya da halkın yoksullaşması ve elit aşırı üretimi eğilimlerini dengeleyen yapısal reformları hayata geçirmek. Turchin, Amerikan elitlerinin yüzyıl önce benzer bir ikilemi ‘New Deal’ reformlarıyla çözdüğünü düşünmektedir Kenezyen sosyal devlet ve harcama politikalarıyla bu dönemde toplumsal denge kurulabilmiştir. Günümüz ABD’sinde ise bahse konu sosyal kriz süreçleri yeniden ortaya çıkmakta, neoliberal politikalar, ekonomik adaletsizlikler ve özellikle gelir dağılımındaki bozukluklar toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmektedir. Turchin, bu tarihsel paralellikleri kullanarak okuyucuya düşündürerek sormaktadır: Amerikan elitleri, geçmişte başardıkları bu stratejiyi tekrarlayabilecekler mi? Yoksa mevcut kriz, tarihsel yeni bir sosyal devrimi tetikleyecek mi? Bu sorular, yalnızca Amerikan siyaseti için değil, modern toplumların seçkin-halk dengesini anlamak isteyenler için de kritik bir düşünsel uyarı niteliği taşıyor.


Kaynakça


Oxford University. (n.d.). Professor Peter Turchin. School of Anthropology & Museum Ethnography. https://www.anthro.ox.ac.uk/people/ professor-peter-turchin


Turchin, P. (2023). End Times: Elites, Counter- Elites, and the Path of Political Disintegration. Penguin Press.


Turchin, P. (2006). War and Peace and War: The Rise and Fall of Empires. Plume.


Zada, J. (2023, August 15). Peter Turchin’s End Times: A Review. The Daily Economy. Retrieved f rom https://thedailyeconomy.org/article/ peter-turchins-end-times-a-review/


Turchin, P. (2010). Political Instability May Be a Contributor in the Coming Decade. Nature, 463(7281), 608–609.


Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Merkez, Risklere Vurgu Yaparak İndirime Devam Etti
Merkez, Risklere Vurgu Yaparak İndirime Devam Etti
-
Borsa İstanbul’da Kârlar Yatırımcının Yüzünü Güldürecek mi?
Borsa İstanbul’da Kârlar Yatırımcının Yüzünü Güldürecek mi?
Borsa İstanbul’da üçüncü çeyrek bilançoları gelmeye başladı. İlk açıklanan bilançolarda beklentilerin üzerinde net kârlar geldi. Önümüzdeki dönemde açıklanacak olan bilançolarda da net kârların hem yıllık hem de çeyreklik bazda artması bekleniyor.
Şirketlerde Hattı Müdafaa Yılı
Şirketlerde Hattı Müdafaa Yılı
Hem içeride hem de dışarıda zorlu koşulların hâkim olduğu bir yılı geride bırakırken, şirketler 2026 bütçelerini hazırlamada belirsizliklerle boğuşuyor. Reel kesim için öngörülemezlikten dolayı uzun vadeli bütçe planlamaları yapmak her zamankinden zor hale geldi. Bu yüzden kısa vadeli, temkinli, nakit akışını önceliklendiren planlamalar yapılıyor.
Wall Street’in Algı Yönetimi
Wall Street’in Algı Yönetimi
ABD’de bir bilanço sezonu daha başladı. Şirketler uzun zamandır beklenti yönetimiyle birlikte kar tahminlerinin düşük tutulmasını sağlıyor. Böylece büyük bir çoğunluğu “beklentilerin üzerinde” kar açıklayabiliyor.
Üreten İnsan, Öğrenen Organizasyon
Üreten İnsan, Öğrenen Organizasyon
Geleceğin en güçlü organizasyonları, en çok öğrenenler olacak. Üreten insanla organizasyon öğrenecek; öğrenen organizasyonla insan, daha iyi üretecek.
Avrupa Birliği, Rus Gazına Veda Ediyor
Avrupa Birliği, Rus Gazına Veda Ediyor
Avrupa Birliği enerji bakanları, Rusya’dan yapılan doğalgaz ithalatını 2027 yılına kadar tamamen yasaklama kararıyla Moskova’ya enerji bağımlılığını sonlandırma yönünde tarihi bir adım attı. Avrupa artık hem gazda hem de nükleerde “Rusya sonrası” döneme hazırlanıyor.
ACCA Üçüncü Yıllık Yetenek Trendleri Anketini Yayımladı
ACCA Üçüncü Yıllık Yetenek Trendleri Anketini Yayımladı
ACCA, ilkbaharda Küresel Yetenek Trendleri Raporu’nun üçüncü versiyonunu yayımladı.
250 Milyar TL’lik Torba’nın Hedefi Yüzde 3,5 Bütçe Açığı
250 Milyar TL’lik Torba’nın Hedefi Yüzde 3,5 Bütçe Açığı
Bütçe Eylül’de 309,6 milyar TL açık verirken, yıllık açık 2,2 milyar TL kaydedildi. Mali disiplin yönünde önemli bir adım olarak Meclis’e sunulan Torba Kanun’da yer alan gelir artırıcı ve gider azaltıcı önlemlerle 250 milyar lirayı bulacak mali etki bekleniyor. Kira geliri istisnasının daraltılmasından, araç alımında noter harcına, işveren prim teşviğinin yüzde 4’ten 2’ye düşürülmesinden işletme ruhsatlarına harç kesintisine kadar 36 maddelik paketle bütçe açığının milli gelire oranında bu yıl yüzde 3,6’yı, 2026’da ise yüzde 3,5’i yakalamanın hedeflendiği belirtiliyor.
Dünyayı Değiştiren Elementler: Türkiye’nin Nadir Toprak Potansiyelinin Haritası
Dünyayı Değiştiren Elementler: Türkiye’nin Nadir Toprak Potansiyelinin Haritası
Küresel ekonomide en önemli satranç taşı artık nadir elementler. ABD ve Çin arasındaki rekabetin hakim olduğu bu yüksek riskli mücadelede Türkiye, beklenmedik kilit bir oyuncu olarak ortaya çıkabilir. 2022’de Anadolu’da keşfedilen devasa bir maden yatağı ülkeyi küresel teknolojik üstünlük ve tedarik zinciri güvenliği mücadelesinin merkezine yerleştirebilir.
Hiper Kişiselleştirilmiş Beklentileri Şirketler Nasıl Karşılayacak?
Hiper Kişiselleştirilmiş Beklentileri Şirketler Nasıl Karşılayacak?
Yeni dönemde müşterilerinin verilerini etik ve şeffaf biçimde toplayan, izleyen, zenginleştiren; bunları modüler ürün/hizmet mimarisi ve operasyonel süreçlerle birleştiren şirketler kazanacak.
Yurt Dışı Eğitimde Yön Değişiyor: Türkiye’den Dünyaya Öğrenci Göçü Hızlanıyor
Yurt Dışı Eğitimde Yön Değişiyor: Türkiye’den Dünyaya Öğrenci Göçü Hızlanıyor
Türkiye’de artan eğitim ve yaşam maliyetleri lise ve üniversite öğrencilerinin rotasını yurt dışına çevriliyor. Türkiye’de özel üniversitelerin yıllık ücretleri burs alınmadığında 1 milyon TL’yi aşarken, İngiltere, Almanya ve İtalya gibi ülkelerdeki eğitim maliyetlerini geride bırakıyor.
Şarj İstasyonları Elektrikli Araç Dönüşümünü Yakalamaya Çalışıyor
Şarj İstasyonları Elektrikli Araç Dönüşümünü Yakalamaya Çalışıyor
Elektrikli araç pazarı büyürken şarj istasyon operatörleri de aynı ivmeyi yakalamanın peşinde. Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca büyümenin geçici bir trend değil, kalıcı bir dönüşüm olduğuna ve planlarını buna göre yaptıklarına işaret ediyor.
Otomotiv Dönüşümde Yeni Adım: Ay ve Kritik Hammaddeler
Otomotiv Dönüşümde Yeni Adım: Ay ve Kritik Hammaddeler
Gelişmiş ülkeler, uzay madenciliği de dâhil olmak üzere ileri madencilik teknolojilerinde ciddi planlamalar yapıyor.
Gelecek Sanatını Anlamak İçin Felsefe Önerileri
Gelecek Sanatını Anlamak İçin Felsefe Önerileri
Teknolojiler iş gücü piyasasını, eğitim sistemini ve günlük hayatı yeniden şekillendiriyor. Veriye dayalı karar alma süreçleri önemli unsuru haline geliyor. İnsan üretiminin yegane temeli olan sanat da değişiyor. Üstelik bu kez “gerçekten” değişiyor!
440 Bin Dolarlık Ders: Yapay Zekâ Çağında Sorumluluk Kime Ait?
440 Bin Dolarlık Ders: Yapay Zekâ Çağında Sorumluluk Kime Ait?
Deloitte Australia’da yaşanan yapay zeka krizi, insanın unutulduğu bir denklemde en gelişmiş sistemin bile doğruyu değil sadece veriyi ürettiğini gösteriyor.
Electronic Arts’ın 55 Milyar Dolarlık Plot Twisti
Electronic Arts’ın 55 Milyar Dolarlık Plot Twisti
Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun EA’i satın alması dijital eğlence dünyasında bir şirket el değiştirmesinin ötesinde; oyunla sermayenin kesiştiği, kuralların yeniden yazıldığı bir çağın başlangıcı olabilir.
Trump’ın Kripto Sponsoru: Düşkünlükten Beyaz Saray’a Uzanan Bir Milyarder Hikayesi
Trump’ın Kripto Sponsoru: Düşkünlükten Beyaz Saray’a Uzanan Bir Milyarder Hikayesi
SEC dolandırıcılık davasıyla karşı karşıya olan Justin Sun, 90 milyon dolarlık “Trump coin” yatırımından sonra artık başkanın ailesiyle iş yapıyor.
Jack Ma Destekli Fintek Devi, Şirketinizin Parasını Yönetmek İçin Yapay Zekâ Kullanıyor
Jack Ma Destekli Fintek Devi, Şirketinizin Parasını Yönetmek İçin Yapay Zekâ Kullanıyor
Ant International, devasa veri havuzunu ve yapay zekâ mühendisliği uzmanlığını kullanarak, uzun süredir göz ardı edilen ama son derece kârlı bir alan olan küresel nakit yönetiminde büyüyor. Ant International’ın sistemi iki ana unsurdan oluşuyor: Kargo taşımacılığı ücretleri ve hava durumu tahminleri gibi göstergelerle eğitilmiş bir döviz ihtiyacı algoritması ve bankalara paranın ne zaman ve nereye aktarılacağını bildiren blokzincir tabanlı bir mesajlaşma sistemi.