Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Teknoloji

Trump’ın ‘Süper’ Hamlesi
Yapay zekâda artan güvenlik tartışması, Trump’ı yaklaşan seçimler öncesinde siyasi bir çıkmazda bıraktı. Çin’e karşı rekabet gücünü korumak için teknolojinin hız kesmemesini savunan ABD Başkanı, anketlere de yansıyan güvenlik endişelerini isim değişikliğiyle aşmayı planlıyor.
  • 2 Ekim 2026 12:29
  • Begüm Nur Alkış
Trump’ın ‘Süper’ Hamlesi

Yapay zekâ yarışının hızlanması, güvenlik endişelerini de giderek daha fazla gündeme taşıyor. Özellikle yapay zekâ sistemlerinin insan kontrolünden çıkabileceğine yönelik tahminler ve açıklamalar, teknolojinin nasıl denetlenmesi gerektiği yönündeki tartışmaları alevlendiriyor. Bu endişeleri besleyen açıklamaların bir bölümü ise doğrudan sektörün içinden geliyor.

Google DeepMind’dan istifa eden yapay zekâ araştırmacısı Bilal Chughtai, yapay zekânın geniş çaplı zararlarını önlemek için insanlığın zamanının daraldığını söylerken, Jacob Coxon da eski işverenleri Anthropic ve OpenAI’ı “insan hayatıyla kumar oynamakla” suçlamıştı. Anthropic’in Hizalama Bilimi Lideri Evan Hubinger ise yapay zekânın önümüzdeki 10 yıl içinde tüm insanlığı yok etme ihtimalini yüzde 10’un üzerinde gördüğünü açıklamıştı.

Teknoloji devlerinin yöneticileri de artan güvenlik endişelerine bir noktada kayıtsız kalamadı. Fitili ateşleyen ilk açıklama, Anthropic CEO’su Dario Amodei’den geldi. Amodei, yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesinde hızın düşürülmesini talep ederek, bağımsız denetim ve kontrollü ilerleme çağrısında bulundu. OpenAI CEO’su Sam Altman, Google DeepMind Kurucu Ortağı Demis Hassabis, SpaceX Kurucusu Elon Musk ve Microsoft CEO’su Satya Nadella da bu çağrıya destek verdi. ABD Başkanı Donald Trump ise yapay zekâ riskleri ve düzenleme çağrılarını reddederek, “Yapay zekânın ihtiyaç duyduğu tek kontrol ya da güvenlik sınırı güçlü ve akıllı (yüksek IQ’lu) bir başkandır. ABD’de de böyle bir başkan fazlasıyla var” paylaşımında bulundu.

Yapay zekâdaki endişeler, seçim anketlerine girdi

Trump’ın yarışı yavaşlatmak istememesinin merkezinde ABD’nin Çin ile sürdürdüğü yapay zekâ rekabeti bulunuyor. Teknolojinin gelişimini yavaşlatacak düzenlemelerin ABD’nin yarıştaki rekabet gücünü zayıflatabileceğini savunan Trump, gelişimin önündeki engellerin kalkmasını isterken, işler ise pek de planlandığı gibi gitmedi. Güvenlik tartışmalarının kamuoyunda giderek daha fazla karşılık bulması ve seçim süreci öncesi endişelerin anketlere taşınması, Trump yönetimini siyasi bir ikileme soktu.

ABD 3 Kasım 2026’da yapılacak Kongre ara seçimlerine hazırlanırken, anketlerde ise en önemli gündem başlıkları arasında ekonomi ve hayat pahalılığı öne çıkıyor. Her ne kadar sandıkta başkanlık yarışı olmayacak olsa da seçimler, Trump’ın kalan görev süresinde Kongre’de ne kadar hareket alanına sahip olacağını büyük ölçüde belirleyecek. Kongre’deki güç dengesinde yaşanacak bir değişim, Trump yönetiminin yapay zekâ politikalarını hayata geçirmesini kolaylaştırabileceği gibi tam tersine zorlaştırabilir de…

Bunun yanı sıra Quinnipiac Üniversitesi’nin anket sonuçları, ABD’de yapay zekâ teknolojilerine yönelik endişelerin, heyecanın önüne geçtiğini gösterdi. Ankete göre Amerikalıların yüzde 51’i yapay zekânın gelişim hızının beklediklerinden daha hızlı olduğunu belirtirken, yüzde 38’i gelişimin beklentileri doğrultusunda ilerlediğini düşünüyor. Ayrıca Amerikalıların yüzde 55’i yapay zekânın günlük yaşamlarında faydadan çok zarar getireceğini düşünürken, yüzde 34’ü faydasının zararından daha fazla olacağı görüşünde. Yüzde 11’lik bir kesim ise henüz çekimserliğini koruyor.

Artan endişeler ve yaklaşan seçim takvimi ABD Başkanını harekete geçirdi. Trump, yapay zekâ risklerini görüşmek üzere Silikon Vadisi’nin önde gelen teknoloji liderlerini Beyaz Saray’da düzenlenen öğle yemeğinde ağırladı. Google, Anthropic, Meta, Nvidia, OpenAI, SpaceX ve daha birçok teknoloji devinin temsilcilerinin yer aldığı toplantıdaki imzalanan Beyaz Saray Süper Zekâ Mutabakatı kapsamında yapay zekâ için dört katmanlı bir kontrol ve denetim sisteminin uygulanması kabul edildi. Buna göre Trump ve teknoloji şirketleri, yapay zekâ modellerinin güvenliği için dış denetçilerle çalışılmasını ve sistemler üzerindeki iç kontrollerin güçlendirilmesini öngören çerçevede uzlaştı.

Toplantı sonrası paylaşım yapan Meta CEO’su Mark Zuckerberg, yapay zekâ şirketlerinin daha güçlü iç kontroller ve çok aşamalı denetim mekanizmaları uygulama sözü vermesini önemli bir adım olarak değerlendirdi. Zuckerberg, bu adımların yapay zekâ sistemlerinin amaçlandığı şekilde çalışacağına yönelik kamuoyu güvenini artıracağını söyledi. Nvidia CEO’su Jensen Huang ise süper zekânın geleceğini yalnızca neler yapabildiği değil, ne kadar güven kazanabildiğinin de belirleyeceğini belirtti. Toplantının ardından Trump, Amerikalıları yapay zekânın olası risklerinden korumak için mevcut yasaların yeterli olacağını da sözlerine ekledi. Şirketler ayrıca sistemlerinin güvenliğini artıracak standartları ve en iyi uygulamaları belirlemek üzere düzenli olarak bir araya gelmeyi de kabul etti.

AI gitti SI geldi

Yapay zekânın güvenliğine yönelik bir dizi karar açıklayan Trump, tartışmaya teknolojinin adı üzerinden de müdahale etti. Ona göre yapay zekâ bir marka sorunu yaşıyor. Bu görüşünü resmi bir adıma dönüştüren Trump, imzaladığı başkanlık kararnamesiyle federal kurumların tüm resmi iletişimlerinde “yapay zekâ (AI)” yerine “süper zekâ (SI)” ifadesini kullanmayı zorunlu hale getirdi. Daha önce X hesabında da isim değişikliğine ilişkin anket açan Trump, böylece bu fikri resmi bir adıma dönüştürdü. Trump, isim değişikliğine yönelik “Süper kelimesini kullanıyoruz çünkü diğeri sahte bir kelime” paylaşımında bulundu.

İsim değişikliği ile yapay zekâya yönelik giderek artan olumsuz kamuoyu algısını değiştirmek planlanırken, teknoloji dünyasında süper zekâ insanın bilgi ve becerilerini pek çok alanda geride bırakabilecek bir aşamayı ifade ediyor. Trump ise bu kavramı bugünün yapay zekâ sistemlerini de kapsayan yeni bir isim olarak kullanmak istiyor. Bununla birlikte bu değişikliğin teknoloji liderlerinin ve kamuoyunun nezdinde ne ölçüde karşılık bulacağı henüz belirsizliğini koruyor. Şimdilik seçimler yaklaşırken Beyaz Saray’ın önündeki sınav, yapay zekâ yarışında tempoyu düşürmeden ilerlerken seçmenin güvenlik, iş kaybı ve artan maliyetlere ilişkin endişelerini gidermek olacak.

Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol