Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Teknoloji

Yapay Zekâ Ajanlarının Yapabildiği ile Erişebildiği Aynı Şey Değil
Bir ajanın ne kadar akıllı olduğunu onu üreten şirket belirler; neye erişebileceğini ise siz belirlersiniz.
  • 19 Haziran 2026 02:23
  • Serhat Bıçakçı
Yapay Zekâ Ajanlarının Yapabildiği ile Erişebildiği Aynı Şey Değil

Bu yılın yapay zekâ haberlerinde beni en çok şaşırtan şey bir başarı değil, bir geri adım. Araştırmalar gösteriyor ki müşteriyle konuşan bir yapay zekâ ajanını sahaya çıkaran şirketlerin büyük kısmı — neredeyse onda yedisi — bir süre sonra o ajanı geri çekmek ya da tamamen kapatmak zorunda kalıyor. Üstelik sebep ajanın aptallığı değil. En sık neden, ajanın görmemesi gereken bir veriye uzanması ya da markayı zora sokan uydurma bir cevap vermesi.

Eğitimlerde bana en çok sorulan soru hep aynı: “Hangi model daha akıllı?” Oysa sorun akılda değil. Bir ajanın ne kadar akıllı olduğunu onu üreten şirket belirler; neye erişebileceğini ise siz belirlersiniz. Bunlar iki ayrı şeydir, ama çoğu şirket ikisini birbirine karıştırıyor. Mesele ajanın zekâsı değil, eline verdiğiniz anahtarlar.

Açtığınız her kapı bir risk

Şirketler ajanı alıyor, daha çok iş yapsın diye önüne çıkan her kapıyı açıyor, sonra ilk olayda neyin yanlış gittiğini bile anlayamıyor. Çünkü açtığınız her kapı aynı zamanda bir risk. Bir ajana hem ödeme sistemine hem müşteri bilgilerine hem e-postaya aynı anda erişim verirseniz, küçük bir hatası artık küçük kalmaz.

İşin tuhafı, bugün şirketler ajanın yeteneğine büyük paralar ayırıyor; ama o ajanın neye dokunabileceğini sınırlamaya neredeyse hiçbir şey ayırmıyor. Bir araştırmanın hesabına göre, yapay zekânın yeteneğine harcanan her 735 dolara karşılık güvenliğine yalnızca 1 dolar düşüyor. Denge bu kadar bozuk olunca, gücü her gün artan ama freni hiç güçlenmeyen bir araç ortaya çıkıyor.

Tek kural herkese olmuyor

Şirketlerin çoğu ajanı iki uçtan biriyle yönetiyor; ya her şeyi yasaklıyor ya da her şeye izin veriyor. İkisi de hatalı. Basit, zararsız bir ajanı fazla kısarsanız, ekip işini yavaşlatan o ajanı bırakıp denetimsiz, gizli yollara kayıyor. Gerçekten güçlü, kendi başına iş yapan bir ajanı yeterince sınırlamazsanız da, riski en yüksek olduğu yerde başıboş bırakmış oluyorsunuz. Oysa bir ajanın riski, ne yaptığından çok neye dokunabildiğiyle ölçülür. Veriyi okuyup özet çıkaran bir ajanla, müşteriyle canlı konuşup karar veren bir ajan aynı kefeye konamaz.

Burada Gartner’ın önerdiği basit bir ayrım işe yarıyor. Ajanları, ne kadar serbest olduklarına göre dörde ayırabilirsiniz. En zararsızı sadece bakar; okur, hiçbir şeye dokunmaz. İkincisi öneri verir, ama kararı insan uygular. Üçüncüsü ancak onay aldıktan sonra harekete geçer. En güçlüsü ise belirlenen sınırlar içinde kendi başına iş yapar. Her birinin denetimi farklı olmalı; hepsine aynı kuralı koymak, en zararsızı boğar, en güçlüyü başıboş bırakır. Hangi ajana hangi kapıyı ne kadar açacağınıza tek tek karar vermek zahmetli bir iş; ama atlandığında, sonu o geri çekilen ajanların arasına katılmak oluyor.

Güven ile görünürlük aynı şey değil

Son bir nokta, en çok yanıldığımız yer. Çoğu yönetici ajanına güveniyor; ama güvenenlerin önemli bir kısmı yine de bir gün o ajanı geri çekmek zorunda kalıyor. Hatta güvenlik sistemini en sağlam kurduğunu söyleyen şirketlerde geri çekme daha da sık. Kulağa çelişki gibi geliyor, ama açıklaması basit; iyi bir gözlem sistemi kuran şirket hataları daha çok görüyor. “Hiç sorun yaşamadık” diyen şirket daha temiz çalışmıyor olabilir; belki sadece neyin ters gittiğini fark etmiyor.

Bu yüzden doğru soru “ajanımıza güveniyor muyuz” değil. Doğru soru şu; ajan bir hata yaptığında, bunu müşteriden önce biz fark eder miyiz? Güven bir his; görünürlük ise bir altyapı.

Bir ajanın ne yapabileceğini onu üreten şirket belirliyor. Neye erişeceğini ise yalnızca siz. Akıllı bir ajan kurmak bugün hiç olmadığı kadar kolay. Zor olan, o ajanın eline hangi anahtarları verdiğinizi bilmek ve bunu kapı açıldıktan sonra değil, açmadan önce düşünmek.

Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Aynı Denizde Farklı Rotalar
Aynı Denizde Farklı Rotalar
Hürmüz’ün gölgesinde gelişen piyasalar: 2026, yükselen ekonomilerin tek bir blok gibi davranmayı bıraktığı yıl olarak tarihe geçiyor.
Yapısal Enflasyonist Riskler ve Merkez Bankalarının Yeni İkilemi
Yapısal Enflasyonist Riskler ve Merkez Bankalarının Yeni İkilemi
Son yıllarda yaşanan jeopolitik kırılmalar, tedarik zinciri sorunları, enerji dönüşümü, yükselen kamu borçları ve yapay zeka yatırımları, küresel ekonomiyi daha yüksek bir enflasyon seviyesine doğru sürüklüyor olabilir. Bu durum, merkez bankacılığının temel işleyişini de değiştirme potansiyeli taşıyor.
Euro/Dolar’da Denklem Değişiyor
Euro/Dolar’da Denklem Değişiyor
Son on yılın büyük bölümünde, dünyanın en likit para birimi çiftini yönlendiren tek bir rakamdı; Fed ile ECB arasındaki faiz farkı. 2026’nın ortasında bu kural kitabı gerçek zamanlı olarak yeniden yazılıyor. Orta Doğu’da gerçekleşen küresel belirsizlik kaynağı olan savaş, tersine dönen kalabalık bir spekülatif pozisyonlar ve Washington ile Frankfurt arasında giderek açılan büyüme uçurumu, Euro/ dolar’ı para politikası kadar jeopolitik bir gösterge haline de getirdi.
Geri Çekilen Petrol Fiyatları Faiz İndirimi Getirir mi?
Geri Çekilen Petrol Fiyatları Faiz İndirimi Getirir mi?
Petrol fiyatlarında geri çekilme, para politikası açısından önemli bir nefes alma alanı yaratıyor. Ancak bu alanın faiz indirimine dönüşebilmesi için jeopolitik bir sorunun çözülmesinden fazlası gerekiyor.
Barışın Bedeli: Tahran’a Nakit, Washington’a Zaman
Barışın Bedeli: Tahran’a Nakit, Washington’a Zaman
Washington zafer, Tahran direniş diyor. Ancak ortaya çıkan tablo kalıcı bir barıştan çok, tarafların en zor dosyaları 60 günlüğüne erteleyerek nefes aldığı bir ara anlaşmaya işaret ediyor. İran petrol gelirlerine yeniden erişim kazanırken, ABD enerji şokunu ve savaşın maliyetini sınırlıyor. Asıl hesaplaşma ise nükleer program, yaptırımlar ve bölgesel güç dengeleri üzerinde şimdi başlıyor.
Avrupa’nın Çin İkilemi
Avrupa’nın Çin İkilemi
Avrupa Birliği, kritik minerallerden elektrikli araçlara uzanan geniş bir alanda Çin’e bağımlılığı azaltmaya çalışırken, sanayi kapasitesini koruma ve ticaret ilişkilerini sürdürme arasında zor bir denge arıyor.
Nakit Havuzlama: Küresel Bir Finansman Standardı ve Türkiye İçin Fırsat
Nakit Havuzlama: Küresel Bir Finansman Standardı ve Türkiye İçin Fırsat
Advertorial
Turizmin Kur Hassasiyeti: Türkiye Dünyada İlk Sırada
Turizmin Kur Hassasiyeti: Türkiye Dünyada İlk Sırada
Türkiye, son yıllarda turizm gelirleri ve ziyaretçi sayısında rekorlar kırarken küresel ölçekte döviz kuru hareketlerine en duyarlı destinasyonlardan biri olmaya devam ediyor. Türk lirasındaki yüzde 10’luk değer kaybı yabancı ziyaretçi sayısında yüzde 11,4’lük artış sağlıyor.
Dünya Kupası Gerçekten Kazandırıyor mu?
Dünya Kupası Gerçekten Kazandırıyor mu?
Dünya Kupası artık sadece futbol değil. Bu organizasyon dev bir ekonomik vitrin. Bir ay sonra kupayı yalnızca bir takım kaldıracak. Ancak asıl sorunun cevabı yıllar sonra ortaya çıkacak: Turnuvayı düzenleyen üç ülke bu organizasyondan kalıcı bir ekonomik miras yaratabilecek mi?
53 Yıllık Hasret Bitti, Kasa Doldu
53 Yıllık Hasret Bitti, Kasa Doldu
Madison Square Garden’ın tavanından yağan konfeti yağmuru, yalnızca yarım asırlık bir bekleyişin sonunu işaret etmiyordu. New York Knicks, San Antonio Spurs’ü NBA Finalleri’nde 4-1 mağlup ederek 53 yıllık şampiyonluk özlemine son verdiğinde, sahada kazanılan kupanın çok ötesinde bir zafer elde etti.
Yıllık İzinde İnce Hesap Zamanı
Yıllık İzinde İnce Hesap Zamanı
Yargıtay’ın yıllık izne denk gelen hafta tatili günlerinin izinden düşülemeyeceğine ilişkin kararı izinde kuralları gündeme getirdi. Türkiye’de hizmet süresine göre 14 ile 26 gün arasında kademeli izin uygulanırken izne rastlayan hafta tatili günlerinin izinden sayılması fiili çalışma günlerine bağlı. Fiilen 6 gün çalışılıyorsa arada kalan 1 haftalık izin günü, 5 gün çalışılıyorsa 2 gün izinden sayılmıyor. Ancak uyuşmazlık olduğunda hakimler çalışma düzenine ve daha önceki içtihatlara göre karar veriyor.
Fark Et, İstifade Et, Üret, Yönet!
Fark Et, İstifade Et, Üret, Yönet!
Türkiye yapay zekâyı ithal edilen bir verimlilik aracı olarak mı görecek, yoksa kendi kalkınma modelinin, rekabet gücünün ve üretim kapasitesinin merkezine mi yerleştirecek?
Yapay Zekâ Müzik Dünyasına “Nota” Veriyor
Yapay Zekâ Müzik Dünyasına “Nota” Veriyor
Yapay zekâ ile yapılan müzik ve kliplerin tüketicisi her geçen gün artarken yapay zekâyı eğiten verinin telif hakları sorun olmaya devam ediyor. Müziğe emek verenler ise bir süre sonra oluşan eserlerin vasatlaşabileceğine dikkat çekiyor.
Şirketlerin Ödeme Gücü 23 Yılın En Düşüğünde
Şirketlerin Ödeme Gücü 23 Yılın En Düşüğünde
Türkiye’nin en büyük 500 sanayi şirketinin kârlılıkları 2025 yılında 2024’e göre nominal olarak artmasına karşın, borç ödeme gücü 23 yılın en düşük seviyesine geriledi. İhracat rakamlarında 2024’e göre toparlanma kaydedilirken, faaliyet kârının yüzde 85’i hala finansman maliyetlerine gidiyor.
Kaya Gazı Devrimi ve Amerikan Çöküşündeki Rolü
Kaya Gazı Devrimi ve Amerikan Çöküşündeki Rolü
Kaya petrolü ABD’ye kısa vadeli stratejik rahatlama sağladı. Ancak bu rahatlama Washington’un yükselen Asya gerçeğine uyum sağlamasını geciktirdi.
Renault Yeni C-SUV Modeli Boreal’ı Satışa Sundu
Renault Yeni C-SUV Modeli Boreal’ı Satışa Sundu
Modelin 2027 yılında Renault’nun en çok satan araçlarından biri olması bekleniyor
AB Otomotiv Sektöründe Karar Zamanı: Çinli Üreticilere Fabrika Satışı mı, Ortaklık mı?
AB Otomotiv Sektöründe Karar Zamanı: Çinli Üreticilere Fabrika Satışı mı, Ortaklık mı?
Fabrika satışı yerine Çin ile kontrollü ortaklık ve yerli batarya yatırımları Avrupa’nın uzun vadeli bağımsızlığını sağlayabilir.
Oyun Dünyasının Kahramanı Valve, Antitröst Hesaplaşmasıyla Karşı Karşıya
Oyun Dünyasının Kahramanı Valve, Antitröst Hesaplaşmasıyla Karşı Karşıya
ABD ve Birleşik Krallık’taki davalar, Valve’ın Steam mağazasının pazardaki gücünü kötüye kullandığını öne sürüyor. Valve ise buna katılmıyor.
Bir Bob Ross Tablosunun Değeri Ne Kadar?
Bir Bob Ross Tablosunun Değeri Ne Kadar?
“Mutlu küçük ağaçlar” sözüyle hafızalara kazınan Amerikalı televizyon resim eğitmeninin eserleri nadiren satışa çıkıyor. Bu da basitlikle koleksiyon değeri arasındaki çizgide duran tabloların fiyatlarını yukarı taşıyor.
Khanna Başkanlık Yolu İçin Silikon Vadisi’ne Savaş Açmaya Hazırlanıyor
Khanna Başkanlık Yolu İçin Silikon Vadisi’ne Savaş Açmaya Hazırlanıyor
Ro Khanna yıllarca teknoloji sektörünü destekledi ve varlıklı bağışçılarla yakın ilişkiler kurdu. Şimdi ise servet vergisini savunan ve “Epstein sınıfına” sert sözler yönelten bir başkan aday adayı olarak kendisini konumlandırıyor.