Avrupa ekonomisinin temel taşlarından biri olan otomotiv endüstrisi, 13 milyondan fazla kişiye (doğrudan ve dolaylı) istihdam sağlıyor ve AB’nin GSYH’sine yaklaşık yüzde 7 oranında katkıda bulunuyor. Avrupa otomotiv endüstrisini ekosistemin elektrikliye dönüşümünde etkileyen mevcut kriz, Avrupa’nın ekonomik geleceği için ciddi bir tehdit olarak görülüyordu. 2024 yılında, AB’de üretilen tek elektrikli otomobil dünyanın en iyi 10’u arasında yer alırken, AB otomotiv endüstrisi Avrupa otomotiv endüstrisinin “ölümcül tehlikede” olduğu konuşuluyordu.
Satışlardaki düşüş, yüksek enerji fiyatları, artan küresel rekabet ve belirsiz düzenleyici ve ticari ortam sektörü giderek büyüyen bir krize sürüklerken, Çin etkisindeki küresel otomotiv endüstrisinin gelecek haritasının Avrupa, Almanya ve Fransa otomotiv endüstrisi olmadan çizilme riski tartışılıyordu.
AB-ABD otomotiv sektörü, son vergi artışından etkilendi
ACEA verilerine göre; ABD, Birleşik Krallık’tan sonra yeni AB araç ihracatında ikinci en büyük pazar olmaya devam ediyor. Değer açısından ABD, 2024 yılında AB ihracat pazarının yüzde 22’sini oluşturuyor. Avrupalı ve diğer uluslararası otomobil üreticileri de burada önemli bir üretim alanına sahip ve yüz binlerce Amerikalıya istihdam sağlıyor. AB araç ihracatının beşte birinden fazlası ABD’ye giderken, ABD araç ihracatının yüzde 9’u AB’ye gidiyor. AB’den ABD’ye yapılan otomobil ihracatının neredeyse yüzde 15’i elektrikli araçlardan oluşurken, Avrupa merkezli şirketler, toplam üretime yaklaşık 830 bin araç katkıda bulunuyor. Avrupalı üreticiler, ABD’de ürettikleri araçların yüzde 50 ila yüzde 60’ını ihraç ediyor.
Avrupa’da istihdamın kaynağı, otomotiv endüstrisi
Özellikle Çin elektrikli araç fırtınası tüm Avrupa ülkelerini etkilerken, yapılan çalışma, tehlikenin ne olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Çalışmaya göre, mevcut elektrikli araç trendi devam ederse, 2035 yılına kadar Almanya’da 2019’a kıyasla yaklaşık 186 bin daha az otomobil üreticisi iş imkanı olacak. 2019 ile 2023 yılları arasında sektör yaklaşık 46 bin iş kaybetti ve 2035 yılına kadar 140 bin kişinin daha işsiz kalması muhtemel olarak görülüyor.
Alman sanayisinin istihdam rakamlarındaki istikrarlı düşüş devam ediyor ve ülkenin değerli otomotiv endüstrisi bu düşüşte başı çekiyor. Son bir yıl içinde otomotiv endüstrisi yaklaşık 51 bin 500 iş kaybı kaydetti, bu sayı sektörün toplam iş gücünün yüzde 6,7’sine denk geliyor. Bu, aynı dönemde kaybedilen 114 bin endüstriyel işin neredeyse yarısını oluşturuyor.2019 yılından bu yana, Almanya’da yaklaşık 112 bin otomotiv üretimi işi kaybedildi; bunların neredeyse yarısı son 12 ayda gerçekleşti. Hindistan otomotiv pazarı 2025 yılında Hindistan’daki otomotiv endüstrisi, yıllık 250 milyar dolar değerindeki üretimiyle ABD (880 milyar dolar) ve Çin’in (530 milyar dolar) ardından dünyanın üçüncü büyük endüstrisi konumunda yer alıyor. Hindistan’daki otomotiv endüstrisinin büyümesi, ülkenin GSYH büyümesi (satın alma gücü paritesi bazında dünyanın 3’üncü, nominal olarak ise 4’üncü büyük) ve otoyol inşaatları ile desteklenirken, 2022 yılında endüstri, ülkenin toplam ihracatının yüzde 8’ini ve toplam GSYH’sının yüzde 7,1’ini oluşturdu.
2021 Ulusal Aile Sağlığı Araştırmasına göre, Hindistan hanelerinin yalnızca yüzde 8’i otomobil sahibi iken, yüzde 54’ü motosiklet veya scooter sahibidir. 2025 yılında Hindistan’da 1000 kişiye 44 otomobil düşüyor, bu oran diğer büyük ekonomilere göre belirgin şekilde düşük durumda. Hindistan otomobil pazarı büyük ölçüde yerli oyuncuların hakimiyetinde ve bunu değiştirmek zor olacak, ancak bu yeni anlaşma ile Avrupalı otomobil üreticileri pazarda vergi indirimi ile yer alabilecekler.
Avrupa’lı şirketler Hindistan’da rekabet edecekler
Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan ticaret anlaşması, Avrupa’nın en büyük otomobil üreticileri için Hindistan pazarında büyük bir adım olarak görülürken, dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından birinde rekabeti de artıracak.
AB ve Hindistan’ın da ABD vergi adımlarının güçlendiği bir dönemde gerçekleşen ve uzun süredir beklenen anlaşma, AB yapımı otomobillerin ithalatındaki gümrük vergilerini, yılda 250 bin araçlık bir kota kapsamında yüzde 110’dan yüzde 10’a düşürmeyi içeriyor. Bu anlaşma, Hindistan’ın daha önce kısıtlı olan otomobil pazarının Avrupa otomotiv üreticilerine şimdiye kadarki en büyük açılımını temsil ederken, otomotiv endüstrisinde globalleşme adımlarının giderek daha istikrarsız hale geldiği bir ortamda, böyle bir uluslararası ticaret anlaşması iyi bir haber olarak yorumlanıyor. Anlaşmanın
Avrupa otomotiv endüstrisi için anlamı büyük
Otomobillerin AB’den Hindistan’a en büyük ihracat kalemlerinden biri olması, bu anlaşmayı Avrupa otomobil endüstrisi için memnuniyetle karşılanacak bir destek olarak görmemizi sağlıyor. Hindistan otomobil pazarı büyük ölçüde yerli oyuncuların hakimiyetinde olsa da lüks Avrupalı otomobil üreticileri için ve orta sınıflar için “daha uygun fiyatlı” yeni bir pazar açabilecek.
Son aylarda birçok cephede krizlerle mücadele eden Avrupalı otomobil üreticileri, Hindistan’da gümrük vergisi indirimlerinden faydalanırken, dünya çapında binek otomobiller için üçüncü büyük pazarı temsil ediyor. Otomotiv endüstrisi grupları, özellikle küçük araçlar için vergi indirimlerini, 2026 yılında ülkenin pazarını önemli ölçüde canlandıracağının işareti olarak görebilir.
AB-Hindistan ticaret anlaşmasının Avrupalı üreticilere çok ihtiyaç duyulan rekabet gücünü sağlayacak. Hindistan’ın otomobil pazarını dünyanın en hızlı büyüyen ve stratejik açıdan en önemli pazarlarından biri olarak bize 2026’da gösterecek.
Bu anlaşmayla Avrupa, kurallara dayalı ticareti desteklediğini gösterirken, açık pazarlara ve birlikte çalışmaya yönelik daha büyük bir istekliliği de gösterdi.