Kasım indirimleri, daha ilk günlerinde, ticaret platformlarına uyarı niteliğindeki bir ceza ile başladı. Ticaret Bakanlığı, gerçekte uygulanmayan fiyatlar üzerinden indirim algısı oluşturan bir e-ticaret platformuna 1 milyon 83 bin 706 TL idari para cezası verdi. “14 Günün En Düşük Fiyatı” ile “Sepette yüzde 80 İndirim” ifadelerini kullanan bir e-ticaret platformu Reklam Kurulu’nun incelemesine takıldı ve Kurul ifadelerin “tüketicileri yanıltıcı” nitelik olduğuna kanaat getirdi. Kasım ayı tüm dünyada indirimle birlikte anılmaya başlarken, perakende ve pazarlama dünyası için de hareketli günleri beraberinde getiriyor. Pek çok marka bu ay içerisinde ürünlerini yıl içindeki fiyatın altında satıyor, bir yandan marka bilinirliğini arttırırken bir yandan da stoklarını eritmiş oluyor. Tüketici ise daha az ödeyerek istediği ürünü almış oluyor. Peki, bu ideal senaryo her Kasım ayında aynı şekilde çalışıyor mu? Tüketici tarafında en çok öne çıkan soru, ürünün gerçekten indirimli olup olmadığı. Markalar ise indirimlerle birlikte yeni müşterilere mi ulaştıklarını yoksa mevcut talebi Kasım ayına mı sıkıştırdıklarını sorguluyor.
Akıllardaki soru ne olursa olsun her kasım ayında olduğu gibi bu Kasım ayında da tüketiciler öteledikleri ihtiyaçlarını ya da her zaman almak istedikleri lüksleri için kesenin ağzını açacak. Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, “Türkiye’de de markalarımız kasım indirimleri için stok ve ürün planlamasından kampanya takvimine, mağaza operasyonlarından e-ticaret altyapısına kadar kapsamlı hazırlık yaptılar. 11.11’den Efsane Cuma’ya uzanan süreçte fiziki mağazalar ve dijital kanallar üzerinden tüketiciler için cazip kampanyalar planlandı. İndirimlerin yanı sıra banka iş birlikleri, sepet avantajları ve sadakat uygulamaları da öne çıkıyor” diyor.
Markalar, tüketicilerin alışveriş yapmak için çok daha istekli oldukları bu dönemi en verimli şekilde geçirmeye çalışacak. PwC Türkiye’nin bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiği “Efsane Cuma” araştırması, Türkiye’de tüketicilerin yüzde 94’ünün Efsane Cuma ve Kasım ayı indirimlerinde alışveriş yapmayı planladıklarını ortaya koyuyor. Bu oran geçen yıl yüzde 87 seviyesindeydi. Sinan Öncel, “Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre Kasım 2025’te giyim, ayakkabı, elektrik-elektronik eşya, sağlık kozmetik ile mobilya ve dekorasyon kategorilerinde yaklaşık 428 milyar TL’lik alışveriş gerçekleşmişti. Yıllık yüzde 30 enflasyon üzerinden değerlendirdiğimizde bu yıl söz konusu kategorilerde kartlı alışverişin 550-560 milyar dolarlık bir hacme ulaşılacağını öngörebiliriz” diyor ve devam ediyor: “Hemen her kategoride markamız müşteriler için kasım ayına özel kampanya ve indirimler hazırladı. Önceki yıllardan gözlemlerimize göre kasım ayında en çok hazır giyim, ayakkabı, kozmetik, elektrik-elektronik ve mobilya dekorasyon alışverişinde canlılık oluyor. Bir konunun da altını çizmek istiyorum. Özellikle giyim, ayakkabı ve kozmetik kategorilerinde tüketici ancak kampanyalarla harekete geçirilebiliyor. Dolayısıyla söz konusu kategorilerde indirimli ve kampanyalı satışlar neredeyse yıl boyunca devam ediyor.”
Dünyada özellikle kasım ayının son cuması düzenlenen kampanyalardan çıkan “Efsane Cuma” bugün artık tüm aya yayılan bir sürece dönüşmüş durumda. Tüketicilerin panik alışveriş yapmalarının önüne geçen, bir ay boyunca düşünerek daha rasyonel seçimler yapmasını sağlayan bu “genişleme” ilk başta perakendeci açısından da iyi görünüyor olabilir. Ancak bir aya yayılan alışveriş süresinin satıcılar için her zaman büyüme anlamına geldiği de söylenemez. Sinan Öncel, “Giyim ve ayakkabı başta olmak üzere gıda dışı perakendede tüketici ancak cazip kampanyalarla harekete geçiyor. Markalar da uzun dönemli indirime ve kampanyalara göre bir strateji kurguluyorlar. İndirimlerin uzun soluklu olması kampanyaların tek bir günde yarattığı satış yoğunluğunu azaltıyor. Nitekim Kasım 2025’te üyelerimizin yüzde 41’i, yani neredeyse yarısı önceki aya göre adet satışını arttıramamıştı. Hazır giyim ve ayakkabı kategorilerinde Kasım ayında hem adet satışı hem de ciro, Ekim’in gerisinde kalmıştı” diyor.
e-ticaretin büyüdüğü dönem
Diğer yandan dijital platformlardan gelen yorumlar, Kasım ayında alışveriş hızının arttığına işaret ediyor. Trendyol CMO’su Kutay Konakcı, “Bu dönem, satıcılarımız için de yılın en önemli büyüme fırsatlarından biri. Geçen yıl Türkiye ile birlikte birçok ülkede yürüttüğümüz kampanyalarla kendi rekorlarımızı kırdık. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da bir numaralı alışveriş uygulaması olduk. Bu yıl da pazarlama, lojistik ve teknoloji yatırımlarımızla geçen yıl elde ettiğimiz sonuçların üstüne çıkmayı hedefliyoruz” diyor ve devam ediyor: “Kasım boyunca yalnızca Türkiye’de 21 milyon günlük aktif kullanıcı, 120 milyon ürün satışı ve 1,5 milyarı aşkın ziyaret hedefliyoruz. Bu rakamlar, yurt içindeki müşterilerimize ürün gönderen satıcılarımız için platform trafiğini rekor seviyelere çıkaracak. E-ihracat gerçekleştiren iş ortaklarımız ise yurt içi pazarın yanı sıra iki kıtada çok sayıda ülkedeki müşterilere ürünlerini ulaştıracak. Kasım’da trafiğimiz ayın ilk günlerinden itibaren yükseliyor ve kampanya haftalarında zirve yapıyor” diyor.
Hepsiburada’dan gelen yorumlar da Kasım ayının hareketli geçeceği yönünde. Hepsiburada Marka Direktörü Begüm Gönlüşen Gencer, “Enflasyon etkisinden arındırılmış olarak geçen yıla göre yüzde 20 organik büyüme bekliyoruz. ‘Efsane Kasım Beklediğine Değecek’ derken yalnızca indirimleri değil, müşterilerimize sunduğumuz ödeme kolaylıklarını ve zamanında teslimat deneyimini de kastediyoruz. Geçen yıl Efsane Kasım’da 960 milyon ürün görüntülemesiyle rekor kırdık. Bu yıl 1,1 milyar ürün görüntülemesi ve 30 milyon adet ürün satışı hedefliyoruz. Görüntülemelerin yüzde 90’ının iş ortaklarımızın ürünlerine yönelik olmasını bekliyoruz. Bu da Efsane Kasım’ın satıcılarımız için yarattığı fırsatın büyüklüğünü ortaya koyuyor” diyor.
Peki, Kasım ayında gerçekleşen bu hareketlilik yeni müşteri kazanımı anlamına mı geliyor yoksa bekletilen ya da öne çekilen harcamalardan mı oluşuyor? Kutay Konakcı, “Günümüzde alışveriş, bir an meselesi olmaktan çıkıp planlanan bir deneyime dönüştü. Kullanıcılarımız listelerini haftalar önceden hazırlıyor. Ürünleri favorilere ekleyip “Kasımda alırız” diyerek fiyatları takip ediyor. Kasım’ı sevdiklerine hediye almak için değerlendirenlerin oranı da dikkat çekiyor” diyor. Alışverişin Kasım ayına yığılması diğer ayların daha yavaş geçmesi anlamına gelebilir. Zira pek çok tüketici sonbahar ve kış aylarında yapacakları alışverişler için Kasım ayını tercih ediyor. Buna karşın Ekim ve Aralık aylarındaki cirolar gerileyebiliyor. Begüm Gönlüşen Gencer, “Kampanya dönemleri hem mevcut müşterilerimizin planladıkları alışverişleri Kasım ayına taşıdığı hem de yeni müşterilerin Hepsiburada ile tanıştığı önemli fırsatlar sunuyor. Bizim için asıl hedef, kampanya döneminde bizi ilk kez tercih eden müşterilerin sonrasında da alışverişlerine buradan devam etmesi. Bunu yalnızca indirimlerle değil; güvenilir alışveriş deneyimi, ödeme kolaylıkları, hızlı teslimat ve güçlü satış sonrası hizmetlerimizle sağlıyoruz. Dolayısıyla kampanyaları yalnızca kısa vadeli satış artışı olarak değil, uzun vadeli müşteri ilişkileri kurmak açısından da değerlendiriyoruz” diyor.
Tüketicinin çok daha dikkatli olması gereken bir dönem
Kasım ayının bir diğer tartışma konusu ise indirimlerin ne kadar gerçek olduğu. Pek çok marka ve e-ticaret platformu için bu ay; alışverişin hızlandığı, stokların eritildiği, tüketici ile uzun soluklu ilişkilerin kurulmaya çalışıldığı bir dönem. Tüketiciler açısından da fırsat olarak görülüyor. Ancak tüketicilerdeki bu algı onların daha kolay aldatılması anlamına da gelebiliyor. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, “Kasım ayı indirimleri, özellikle 11.11, Efsane Cuma ve yıl sonu kampanyalarıyla birlikte tüketicilerin yoğun alışveriş yaptığı bir döneme dönüşüyor. Ancak bu dönemde her indirim gerçek bir fiyat avantajı sağlamıyor. Bazı kampanyalarda önce fiyat yükseltiliyor, ardından sözde indirim yapılarak tüketiciye büyük fırsat sunuluyormuş izlenimi veriliyor. Bunun yanında sahte internet siteleri, taklit alışveriş platformları, oltalama mesajları ve ödeme dolandırıcılıkları da tüketicileri bekleyen ciddi tehlikeler arasında” diye uyarıyor.
Peki, tüketiciler indirimlerin gerçek olup olmadığını nasıl anlayabilir? Elbette tüketicinin yapması gereken ilk şey, indirim oranına değil, ürünün gerçek satış fiyatına bakmak olabilir. Zira indirim oranı büyük olabilir ama tüketicinin kazancı çok küçük, hatta hiç olmayabilir.
Av. İbrahim Güllü tüketicinin kendini korumak için başvurabileceği yöntemleri şöyle sıralıyor:
● Son 10 günlük fiyatı araştırmalı: Mevzuatımızda; İndirimli satış reklamlarında, indirim öncesi fiyat belirlenirken indirim başlangıcından önceki 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınmalıdır.
● Ürünün geçmiş fiyat hareketlerini gösteren fiyat karşılaştırma ve takip sitelerinden yararlanmalı.
● Aynı ürünün farklı satıcılardaki fiyatlarını karşılaştırmalı.
● Ürünün marka, model, kapasite, teknik özellik ve ürün kodunun aynı olduğundan emin olmalı.
● İndirim oranının hangi fiyat üzerinden hesaplandığını incelemeli.
● Kargo, teslimat, hizmet ve diğer zorunlu giderler eklendikten sonraki toplam fiyatı değerlendirmeli.
● Kampanyanın başlangıç ve bitiş tarihlerini, stok miktarını ve varsa üyelik veya kart şartlarını kontrol etmeli.
Pek çok marka ve platform da bu konuda kendi önlemlerini alıyor. Trendyol CMO’su Kutay Konakcı, “E-ticaret ekosisteminin temelinde güven yer alıyor. Biz de bu güveni şeffaf süreçlerle destekliyoruz. Bu doğrultuda ‘Son 10, 14 veya 30 günün en düşük fiyatı’ gibi bilgilendirme etiketlerini, yalnızca fiyat geçmişini teyit ettiğimiz ürünlere veriyoruz. Ayrıca kullanıcılarımızın daha önce inceledikleri ya da favorilerine ekledikleri ürünlerdeki fiyat düşüşlerini anlık takip edebilmelerini sağlıyoruz” diyor.
Yapay zekâ alışverişte güveni artırıyor
Tüketicilerin aldatılmaması ve süreci daha hızlı tamamlamasında yapay zeka da önemli bir rol oynamaya başladı. Bugün artık tüketicilerin yaklaşık dörtte biri alışveriş öncesi yapay zekaya ürün, satıcı bilgileri ve tüketici yorumları için danışıyor. Hepsiburada Marka Direktörü Begüm Gönlüşen Gencer, “Kasım’da seçenek çok, müşterilerin zamanı ise sınırlı. Yapay zekâ destekli arama ve öneri sistemlerimiz müşterilerin ilgilendikleri ürünlere daha kolay ulaşmasına yardımcı oluyor. Kişiselleştirme sayesinde herkes aynı kampanya kalabalığı içinde kaybolmak yerine kendi ihtiyacına uygun seçenekleri daha hızlı görebiliyor” diyor.
Kutay Konakcı ise “Yapay zeka sistemlerimizle Trendyol’u her gün ziyaret eden milyonlarca kullanıcımızın her birine özel bir deneyim sunabiliyoruz. Kullanıcının karşısına çıkan ürünler, kampanyalar ve içerikler onun ilgi alanına göre neredeyse anlık olarak şekilleniyor. Kasım ayındaki kampanyalarda bu etki daha da önemli hale geliyor, çünkü müşteri kısa sürede çok sayıda fırsat arasında seçim yapıyor. Doğru ürünü doğru anda görmek keşfi kolaylaştırıyor ve kararı hızlandırıyor. Satıcı tarafında ise dijital asistanımız Ortak, satıcıların kampanya hazırlığını ve günlük işlerini kolaylaştırıyor. Yapay zekâ destekli analiz araçlarımız da satıcılarımızın talep eğilimlerini daha iyi değerlendirmelerine ve stok planlamalarını daha etkin yapmalarına yardımcı oluyor” diyor.