Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Ekonomi

Beklentileri Yönetmek: Şok Terapi mi Kademeli mi?
İktisat literatürünün en eski tartışmalarından biri yeniden gündeme taşındı: Enflasyon sert darbeyle mi dizginlenmeli, yoksa zamana yayılan bir geçişle mi kontrol altına alınmalı?
  • 27 Şubat 2026 11:55
  • Doç. Dr. Derya Hekim
Beklentileri Yönetmek: Şok Terapi mi Kademeli mi?

Türkiye, Haziran 2023’ten bu yana ekonomi yönetiminde rasyonel zemine dönüşü seçti. Ancak bu dönüşüm yalnızca politika setinin değil, dezenflasyon stratejisinin de yeniden tanımlanması anlamına geliyordu. İktisat literatürünün en eski tartışmalarından biri böylece yeniden gündeme taşındı: Enflasyon sert darbeyle mi dizginlenmeli, yoksa zamana yayılan bir geçişle mi kontrol altına alınmalı? Bu tartışmanın politika dünyasındaki isimleri ise çarpıcı: Cold turkey ve gradualism.


Ekonominin en ciddi hastalığı enflasyon


Ekonomide dezenflasyon süreci çoğu zaman bir hasta metaforu ile anlatılır. Enflasyon, ekonominin kronikleşebilen bir rahatsızlığı; para ve maliye politikaları ise bu rahatsızlığa uygulanan tedavi araçları gibi düşünülür. Bu çerçevede temel soru nettir: Ekonomiye neşter mi atılmalı, yoksa tedavi zamana mı yayılmalı? Dezenflasyon programlarında politika yapıcının önünde iki temel patika belirir. Birincisi, literatürde cold turkey (şok terapi) olarak adlandırılan, para ve maliye politikasının kısa sürede ve güçlü biçimde sıkılaştırıldığı yaklaşımdır. İkincisi ise gradualism (kademecilik) olarak bilinen, politika dozunun ekonominin uyum kapasitesine paralel biçimde adım adım artırıldığı stratejidir.


Türkiye, son üç yıllık politika serüveninde bu çerçevede net biçimde gradualist patikayı tercih etti. 2023 seçimleri sonrasında devralınan makroekonomik dengesizlikler ve KKM gibi sistemik kırılganlıklar, ani ve sert bir faiz şokunun finansal istikrar üzerindeki olası yan etkileri kaygısıyla kademeli ve ihtiyatlı bir sıkılaşma stratejisi benimsendi. Ancak 2026 yılına gelindiğinde tartışmanın ekseni değişmeye başladı. Kontrollü geçiş ekonomiyi akut stres riskinden uzaklaştırdı, fakat temel soru artık daha farklı: Bu tempo enflasyonu kalıcı biçimde aşağı çekecek kadar güçlü mü? Enflasyonun hangi seviyede takılacağına dair tartışmalar sürerken, beklentilerde gözlenen iyileşme ise henüz sınırlı.


Dünya deneyimleri ise bu soruya farklı açılardan ışık tutuyor.


Şok Terapi: Volcker’dan Sachs’a Şok terapi ekolü, enflasyonu yalnızca teknik bir makro değişken olarak değil, bir güven ve beklenti meselesi olarak ele alır. Bu yaklaşımın en ikonik figürü ise Paul Volcker. 1979’da Fed Başkanlığı koltuğuna oturduğunda Burns ve Miller dönemlerindeki politik etkilere maruz kalmış bir Fed devralmıştı. Enflasyon ve enflasyon bekleyişleri de yükselmişti. Politika faizlerini yaklaşık yüzde 20 seviyesine taşıyan Volcker, ABD tarihinin en tartışmalı merkez bankacıları arasına girdi.


Faiz artışlarının yarattığı ekonomik daralma, konut piyasasından tarım sektörüne kadar geniş bir alanda sert tepkiler doğurdu. Ancak Volcker’ın müdahalesi yalnızca faiz seviyesinden ibaret değildi. Fed’in enflasyona toleransı köklü biçimde değişti. Beklentiler tam da bu nedenle kırıldı.


Gelişmekte olan dünyadaki en radikal uygulamalardan biri ise 1985 Bolivya’sında gözlendi. Yıllık enflasyonun yüzde 24.000’e ulaştığı bir ortamda Jeffrey Sachs’ın önerileri doğrultusunda uygulanan sert program, enflasyonu kısa sürede kontrol altına aldı. Ancak bu başarı ciddi reel gelir kayıpları ve toplumsal maliyetlerle birlikte geldi.


Şok terapinin temel mantığı açıktır: Beklentiler hızla düzelir. Enflasyon rejimi sert biçimde kırılır. Ancak bedeli genellikle ağır olur. Bu bedeli göğüsleyecek bir irade gerektirir.


Gradualism’in gizli formülü: Kredibilite ve Şili deneyimi


Gradualism ise teori düzeyinde en zarif dezenflasyon stratejisi gibi görünse de pratikte seçici koşullar altında çalışır. Kademeli adımların güçlü sinyal üretebilmesi için merkez bankasının başlangıçta belirli bir kredibiliteye sahip olması gerekir. Keza beklentilerin kırılgan olduğu ekonomilerde gradual sıkılaşma kolaylıkla kararsızlık olarak algılanabilir.


Ancak kredibilite tek başına yeterli değildir. Gradualist stratejinin başarısı, para politikasının yapısal ve mali politikalarla desteklenmesine bağlıdır. Bu noktada Şili deneyimi öğretici bir örnek sunar. 1990’larda Şili, enflasyonu çift hanelerden tek hanelere indirirken süreci yalnızca faiz politikası üzerinden yürütmedi.


Geçmiş enflasyona dayalı endeksleme mekanizmasının zayıflatılması enflasyon ataletini çözmeye yardımcı olurken, merkez bankasının bağımsızlığı ve hedefleme çerçevesinin güçlendirilmesi beklentilerin zaman içinde çıpalanmasını sağladı. Mali disiplinin korunması ise politika setinin iç tutarlılığını destekledi.


Şili örneği bu açıdan net bir mesaj veriyor: Gradualism’de başarı yalnızca politika sıkılığına bağlı değil, beklenti kanalı üzerinden kredibilitenin kalıcı biçimde desteklenmesine bağlıdır. Çünkü kademeli dezenflasyon, beklenti yönetimi ve güvenin sağlanmasını gerektirir.


Türkiye ve kredibilite: Beklentilerin direnci


Türkiye kademeli bir sıkılaşmayı seçti ama Şili örneğindeki gibi tam olarak kurallarına göre oynamadı. Maliye politikası geç eşlik etti, yapısal politikalar bir şekilde devreye giremedi. Siyasi gelişmeler piyasalara yansıdı ve süreç uzadı. Gradualist stratejilerin en büyük riski işte tam burada ortaya çıkıyor. Süreç uzadıkça piyasanın kararlılık testi sertleşiyor. Beklentiler yeterince hızlı uyum sağlamadığında dezenflasyon patikası artık bir güven sınavına dönüşüyor. Türkiye’de son dönemde enflasyon dinamiklerindeki geri çekilme yavaş ilerliyor. Beklentiler gerilese de hâlâ istediğimiz enflasyon patikasının çok üzerinde. Beklentilerde gözlenen bu direnç enflasyon rejiminin kalıcılığına ilişkin tartışmaları beraberinde getiriyor.


2026 yılı itibarıyla enflasyondaki yapışkanlık algısı güçlendikçe aklıma ister istemez şu soru geliyor:


Acaba daha erken ve daha güçlü bir şok terapisi mi gerekliydi?


Tabii burada sadece faizi sert bir şekilde yükselten bir merkez bankasından söz etmiyorum. Daha ziyade aklıma takılan soru şu: Şok terapisi uygulayan bir merkez bankası ile ortaya çıkabilecek bilanço ve dağılım etkilerini absorbe eden daha “akıllı” bir maliye politikası seti, beklenti yönetimi açısından daha etkili bir çerçeve sunabilir miydi?


Bence evet.



Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Tek Kişilik Milyar Dolarlık Şirketler
Tek Kişilik Milyar Dolarlık Şirketler
Üç aylık bir girişimin kurucusunun yarım trilyon dolarlık bir şirketin stratejik radarına girmesi, bireysel üretimin kurumsal etki gücünün dramatik biçimde arttığını gösteriyor
Almanya, Çin İle İlişkilerini Yeniden Tanımlıyor
Almanya, Çin İle İlişkilerini Yeniden Tanımlıyor
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in Çin’e yaptığı ilk resmi ziyaret, Almanya’nın en büyük ticaret ortağıyla ilişkilerinde stratejik bir muhasebeye işaret ediyor.
Ukrayna Savaşı Dördüncü Yılında: Cephe Dondu, Zaman Silaha Dönüştü
Ukrayna Savaşı Dördüncü Yılında: Cephe Dondu, Zaman Silaha Dönüştü
Dört yıl önce birkaç gün içinde Kiev’i düşürmeyi hedefleyen Kremlin, bugün bir çıkmaz savaşının içinde. ABD Başkanı Donald Trump barışı hızlandırmak isterken, Putin taviz vermiyor, Ukrayna ise geri adım atmıyor. Cephede kilometreler değil, zaman kazanılıyor. Bu savaş artık toprak için değil, küresel düzenin geleceği için yürütülüyor. Ve bu satrançta en kritik soru şu: Kim kazanıyor değil, kim daha uzun süre dayanabiliyor?
Mahkeme Kararı Trump’ı Frenleyebilir mi?
Mahkeme Kararı Trump’ı Frenleyebilir mi?
Trump’ın rakiplerini dizginlemek için en büyük kozu olan gümrük tarifeleri mahkeme engeline takıldı. Ancak farklı yasalar ile tarife ısrarına devam etmeyi sürdüren Trump yönetimi küresel ticaret sisteminde kaos yaratmaya devam ediyor. İptal kararıyla birlikte ikili müzakerelerin seyri, avantajlı ve dezavantajlı ülkeler yeniden şekillenirken, gümrük vergilerinde tahmini 170 milyar dolarlık iade davaları meşakkatli bir sürece işaret ediyor.
Seçilmiş Meşruiyet ile Kurumsal Meşruiyet Arasında Gümrük Tarifelerinde Yetki Krizi
Seçilmiş Meşruiyet ile Kurumsal Meşruiyet Arasında Gümrük Tarifelerinde Yetki Krizi
ABD Yüksek Mahkemesi’nin müdahalesi, teknik bir ekonomik araç olan gümrük tarifelerinin bile devletin egemenlik sinir uçlarına dokunduğunu gözler önüne serdi.
Yatırım Fonlarında Yeni Mimari
Yatırım Fonlarında Yeni Mimari
Sermaye piyasalarında yatırım fonlarına yönelik kapsamlı bir yeniden yapılandırma gündemde. SPK’nın hazırladığı taslak, serbest fonlardan portföy yönetim şirketlerine kadar geniş bir alanda disiplin ve şeffaflık eksenli yeni kurallar getiriyor.
ABD’nin Yeni Enerji Atlası
ABD’nin Yeni Enerji Atlası
Trump yönetiminin göreve başlamasının üzerinden henüz birkaç ay geçmişken ABD, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’ndan resmen çekildi. Enerji Bakanı Chris Wright ise Uluslararası Enerji Ajansı’na art arda uyarılar savurdu. Bu adımlar tesadüf değil; onlarca yıldır büyük bir özenle inşa edilmiş küresel enerji mimarisine karşı yürütülen ve stratejik bir hesabın izlerini taşıyan sistematik bir geri çekilmenin parçaları.
Portföylerde Değişim Zamanı mı?
Portföylerde Değişim Zamanı mı?
Sermaye piyasalarında zorlu geçen 2025’in ardından, makroekonomik koşullardaki iyileşme sinyallerine ek olarak finansman maliyetlerinde kademeli bir normalleşme beklentisi Borsa İstanbul fiyatlamalarına yansımaya başladı. Yılın ilk iki ayında ivmesini artırarak rüzgarı arkasına alan Borsa İstanbul’da bu performansın sürdürülebilirliği ve yatırımcıların portföy çeşitlendirme stratejilerinde hangi başlıklara odaklanması gerektiği sorularını fon yöneticilerine yönelttik.
Şirketler için Borçlanma Rehberi
Şirketler için Borçlanma Rehberi
Borçlanma artık bir finansman tercihi değil; vade, para birimi ve risk uyumunun belirlendiği bir bilanço stratejisi. Aynı kredi, doğru kurgulandığında kaldıraç; yanlış tasarlandığında kırılganlık yaratıyor.
Ofise Dönüş Tam Gaz
Ofise Dönüş Tam Gaz
Pandemi ile başlayan evden çalışma sisteminin sonuna geliniyor. Bugün işverenlerin yüzde 95’i ofisten çalışacak personel arıyor.
Yatırım Fonlarında Yeni Mimari
Yatırım Fonlarında Yeni Mimari
Sermaye piyasalarında yatırım fonlarına yönelik kapsamlı bir yeniden yapılandırma gündemde. SPK’nın hazırladığı taslak, serbest fonlardan portföy yönetim şirketlerine kadar geniş bir alanda disiplin ve şeffaflık eksenli yeni kurallar getiriyor.
Neden Bilinçli Olarak Korkutuluyoruz?
Neden Bilinçli Olarak Korkutuluyoruz?
Belki de gerçekten korkmamız gereken yapay zekâ değil, yatırım almak ve yarışta geri kalmamak için büyütülen bu korku anlatısının kendisidir.
Küresel Ekonomide Dayanıklılıktan Kırılganlığa
Küresel Ekonomide Dayanıklılıktan Kırılganlığa
Sıkı para politikaları, jeopolitik gerilimler ve artan korumacılık eğilimlerine rağmen küresel ekonomi bir süredir “dayanıklı” bir görünüm sergiliyor. Ancak bu dayanıklılığın ne kadar sürdürülebilir olduğu, iş dünyasının en kritik sorularından biri. Coface CEO’su Xavier Durand her yıl düzenlenen Coface Ülke Risk Konferansı kapsamında Paris’te Bloomberg Businessweek Türkiye’nin sorularını yanıtladı.
Fintekler Banka Lisansı İçin Klaros Group’u Arıyor
Fintekler Banka Lisansı İçin Klaros Group’u Arıyor
Trump başkanlığı döneminde finans şirketleri ABD banka lisansı almak için adeta yarışıyor; Klaros Group ise en az bir düzinesine danışmanlık veriyor.
Enerji Güvenliği Eşittir Mineral Güvenliği
Enerji Güvenliği Eşittir Mineral Güvenliği
Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi tarafından yayımlanan “Türkiye Kritik Enerji Mineralleri Görünümü 2025” raporu, enerji dönüşümünün hızlandığı bir dönemde Türkiye’nin kritik minerallerde karşı karşıya olduğu riskleri ve stratejik fırsatları ortaya koyuyor.
Otomotivde Finansman Gerçeği Piyasanın Gerisinde
Otomotivde Finansman Gerçeği Piyasanın Gerisinde
Otomobil fiyatları ile kredi sistemi arasındaki devam eden uyumsuzluk 2026’yı sektör için soluklanma yılı yapabilir
Otomotiv ve Yapay Zekâda Ülkelerin Gündemi: Çip üretimi
Otomotiv ve Yapay Zekâda Ülkelerin Gündemi: Çip üretimi
Ülkeler, hem yerel ekonomik faydayı hem de potansiyel gelecekteki çip kıtlıklarına karşı dayanıklılığı garanti altına almak için yeterince yerelleştirilmiş sağlam yarı iletken endüstrileri tasarlıyor.
Hidrolik Kırılma Küreselleşiyor
Hidrolik Kırılma Küreselleşiyor
Son 15 yılda ABD’de geliştirilen teknik, artık Avustralya’dan Suudi Arabistan’a kadar uzanan coğrafyada ulaşılması zor petrol ve gaz rezervlerini açığa çıkarmak için kullanılıyor
Trump’ın İmparatorlukvari Başkanlığının Kalıcı Mirası
Trump’ın İmparatorlukvari Başkanlığının Kalıcı Mirası
ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde üstlendiği yetkiler neredeyse kesin olarak kendisinden sonra da varlığını sürdürecek. Hatta Demokratlar buna güveniyor olabilir.