Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Teknoloji

Tek Kişilik Milyar Dolarlık Şirketler
Üç aylık bir girişimin kurucusunun yarım trilyon dolarlık bir şirketin stratejik radarına girmesi, bireysel üretimin kurumsal etki gücünün dramatik biçimde arttığını gösteriyor
  • 26 Şubat 2026 23:45
  • Ercüment Büyükşener
Tek Kişilik Milyar Dolarlık Şirketler

2024 yılında yine Bloomberg Businessweek Türkiye köşemde kaleme aldığım yazıda, önümüzdeki dönemde 10 kişilik hatta tek kişilik milyar dolarlık şirketlerin mümkün hale geleceğini ifade etmiştim. Bu iddia bir girişimcilik motivasyonu ya da teknolojik iyimserlik değildi; yapısal bir dönüşümün erken okumasıydı. Organizasyonel kasın yerini zekâ yoğunluğunun alacağı, şirketlerin büyüklükle değil çeviklikle ve mimari derinlikle rekabet edeceği bir döneme girildiğini savunmuştum. Aradan yalnızca iki yıl geçti. Bugün yarım trilyon dolara yaklaşan bir şirket olan, henüz üç aylık bir girişimin kurucusunu, OpenClaw’ı bünyesine katması, bu dönüşümün hızını gösteren çarpıcı bir örnek olarak karşımızda duruyor.


Burada mesele teknik olarak bir satın alma bedelinin açıklanıp açıklanmaması değil. Asıl mesele şu: 500 milyar dolarlık bir organizasyon, üç ay içinde ortaya çıkan bir bireysel üretimi, stratejik seviyede ciddiye alıyor. Bu, artık “küçük şirketler büyüklere meydan okuyor” hikâyesi değildir. Bu, tekil zekânın kurumsal ölçekle aynı masaya oturabildiği bir eşiktir. Büyük şirketler bu seviyede yalnızca gelir ya da ürün satın almaz; zaman, üstünlük ve potansiyel tehdidi kontrol altına alma kapasitesi satın alırlar. Eğer üç aylık bir girişimin kurucusu bu radarın içine giriyorsa, orada milyar dolarlık bir potansiyel etkisi görülmüş demektir.


Sam Altman’ın beş yıllık ufku ve sıkışan zaman


Sam Altman kısa süre önce tek kişilik milyar dolarlık şirketlerin beş yıl ve sonrasında mümkün olabileceğini öngörmüştü. Bu, makul bir perspektifti; çünkü bugüne kadar milyar dolarlık değer yaratımı, genellikle büyük ekipler, büyük sermaye ve uzun zaman gerektiriyordu. Ancak bugün gördüğümüz tablo, bu zaman çizelgesinin dramatik biçimde sıkıştığını gösteriyor. Üç ay içinde yarım trilyon dolarlık bir şirketin dikkatini çekebilen bir birey varsa, burada henüz bilanço üzerinde milyar dolarlık bir şirket oluşmamış olsa bile milyar dolarlık bir etki potansiyelinin doğduğunu kabul etmek gerekir. Artık mesele şirketin bugünkü değeri değil; yarattığı asimetrik etki kapasitesidir. Zaman lineer ilerlemiyor. Teknoloji, özellikle yapay zekâ destekli üretim, değer oluşumunu üstel hale getiriyor.


Dolayısıyla tek kişilik milyar dolarlık şirketler belki henüz yaygın değil; fakat tek kişilik milyar dolarlık etki dönemi başlamış durumda. Bu, beş yıllık bir projeksiyonun iki-üç yıllık bir gerçekliğe evrilebileceğini düşündürüyor.


Üretim ve tüketim dengesi yeniden yazılıyor


Sam Altman’ın “Yapay zekâ enerji tüketiyor ama insan da büyüyene kadar enerji tüketir; yapay zekâ bu farkı kapatacak kadar sonuç üretmiştir” şeklindeki yaklaşımı, yüzeyde enerji tartışması gibi görünse de aslında ekonomik bir paradigma değişimine işaret ediyor. İnsan yaklaşık yirmi yıl boyunca eğitim, beslenme ve sosyal altyapı yatırımı tüketir; üretkenlik belirli bir yaş ve deneyim eşiğinden sonra başlar. Yapay zekâ ise enerji tüketir ancak üretkenliği biyolojik sınırlara bağlı değildir ve anında ölçeklenebilir. Bu fark, bireyin üretim kapasitesini kökten dönüştürür. Artık birey yalnızca kendi zihinsel ve biyolojik sınırlarıyla üretim yapmaz. Yapay zekâ ile birlikte çalışan bir birey, genişletilmiş bir bilişsel organizma haline gelir. Bu noktada şirket kavramı da değişir. Şirket artık çalışan sayısının toplamı değil; orkestra edilmiş zekânın mimarisidir. Değerleme, fiziksel varlık ya da istihdam büyüklüğünden ziyade bilgi akışının ve karar alma sisteminin kalitesiyle ilişkilidir.


Zekâ yoğunluğu çağı


2024’te “küçük ama çevik” yapılardan söz etmiştim. Bugün bu kavramın evrildiğini düşünüyorum. Artık mesele küçüklük değil; zekâ yoğunluğu. Yüksek zekâ yoğunluğuna sahip bireyler ve mikro yapılar, dev organizasyonların stratejik karar alanına girebiliyor. Bu dönüşüm, girişimcilik romantizmi değildir. Bu, üretim araçlarının el değiştirmesidir. Sanayi Devrimi fiziksel gücü ölçekledi; dijital çağ bilgiyi ölçekledi; yapay zekâ çağı ise karar alma ve problem çözme kapasitesini ölçekliyor. Böyle bir ortamda tek kişilik milyar dolarlık şirketler istisna olmaktan çıkıp, belirli sektörlerde doğal sonuç haline gelebilir.


Bugün gördüğümüz örnek, bunun erken işaretlerinden biridir. Üç aylık bir girişimin kurucusunun yarım trilyon dolarlık bir şirketin stratejik radarına girmesi, bireysel üretimin kurumsal etki gücünün dramatik biçimde arttığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde asıl konu şu olacaktır: Kaç kişilik bir organizasyona sahip olduğunuz değil, zekâyı nasıl organize ettiğiniz önemli. Çünkü artık değer, büyüklükten değil, mimariden doğuyor.


Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Almanya, Çin İle İlişkilerini Yeniden Tanımlıyor
Almanya, Çin İle İlişkilerini Yeniden Tanımlıyor
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in Çin’e yaptığı ilk resmi ziyaret, Almanya’nın en büyük ticaret ortağıyla ilişkilerinde stratejik bir muhasebeye işaret ediyor.
Ukrayna Savaşı Dördüncü Yılında: Cephe Dondu, Zaman Silaha Dönüştü
Ukrayna Savaşı Dördüncü Yılında: Cephe Dondu, Zaman Silaha Dönüştü
Dört yıl önce birkaç gün içinde Kiev’i düşürmeyi hedefleyen Kremlin, bugün bir çıkmaz savaşının içinde. ABD Başkanı Donald Trump barışı hızlandırmak isterken, Putin taviz vermiyor, Ukrayna ise geri adım atmıyor. Cephede kilometreler değil, zaman kazanılıyor. Bu savaş artık toprak için değil, küresel düzenin geleceği için yürütülüyor. Ve bu satrançta en kritik soru şu: Kim kazanıyor değil, kim daha uzun süre dayanabiliyor?
Mahkeme Kararı Trump’ı Frenleyebilir mi?
Mahkeme Kararı Trump’ı Frenleyebilir mi?
Trump’ın rakiplerini dizginlemek için en büyük kozu olan gümrük tarifeleri mahkeme engeline takıldı. Ancak farklı yasalar ile tarife ısrarına devam etmeyi sürdüren Trump yönetimi küresel ticaret sisteminde kaos yaratmaya devam ediyor. İptal kararıyla birlikte ikili müzakerelerin seyri, avantajlı ve dezavantajlı ülkeler yeniden şekillenirken, gümrük vergilerinde tahmini 170 milyar dolarlık iade davaları meşakkatli bir sürece işaret ediyor.
Seçilmiş Meşruiyet ile Kurumsal Meşruiyet Arasında Gümrük Tarifelerinde Yetki Krizi
Seçilmiş Meşruiyet ile Kurumsal Meşruiyet Arasında Gümrük Tarifelerinde Yetki Krizi
ABD Yüksek Mahkemesi’nin müdahalesi, teknik bir ekonomik araç olan gümrük tarifelerinin bile devletin egemenlik sinir uçlarına dokunduğunu gözler önüne serdi.
Yatırım Fonlarında Yeni Mimari
Yatırım Fonlarında Yeni Mimari
Sermaye piyasalarında yatırım fonlarına yönelik kapsamlı bir yeniden yapılandırma gündemde. SPK’nın hazırladığı taslak, serbest fonlardan portföy yönetim şirketlerine kadar geniş bir alanda disiplin ve şeffaflık eksenli yeni kurallar getiriyor.
ABD’nin Yeni Enerji Atlası
ABD’nin Yeni Enerji Atlası
Trump yönetiminin göreve başlamasının üzerinden henüz birkaç ay geçmişken ABD, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’ndan resmen çekildi. Enerji Bakanı Chris Wright ise Uluslararası Enerji Ajansı’na art arda uyarılar savurdu. Bu adımlar tesadüf değil; onlarca yıldır büyük bir özenle inşa edilmiş küresel enerji mimarisine karşı yürütülen ve stratejik bir hesabın izlerini taşıyan sistematik bir geri çekilmenin parçaları.
Beklentileri Yönetmek: Şok Terapi mi Kademeli mi?
Beklentileri Yönetmek: Şok Terapi mi Kademeli mi?
İktisat literatürünün en eski tartışmalarından biri yeniden gündeme taşındı: Enflasyon sert darbeyle mi dizginlenmeli, yoksa zamana yayılan bir geçişle mi kontrol altına alınmalı?
Portföylerde Değişim Zamanı mı?
Portföylerde Değişim Zamanı mı?
Sermaye piyasalarında zorlu geçen 2025’in ardından, makroekonomik koşullardaki iyileşme sinyallerine ek olarak finansman maliyetlerinde kademeli bir normalleşme beklentisi Borsa İstanbul fiyatlamalarına yansımaya başladı. Yılın ilk iki ayında ivmesini artırarak rüzgarı arkasına alan Borsa İstanbul’da bu performansın sürdürülebilirliği ve yatırımcıların portföy çeşitlendirme stratejilerinde hangi başlıklara odaklanması gerektiği sorularını fon yöneticilerine yönelttik.
Şirketler için Borçlanma Rehberi
Şirketler için Borçlanma Rehberi
Borçlanma artık bir finansman tercihi değil; vade, para birimi ve risk uyumunun belirlendiği bir bilanço stratejisi. Aynı kredi, doğru kurgulandığında kaldıraç; yanlış tasarlandığında kırılganlık yaratıyor.
Ofise Dönüş Tam Gaz
Ofise Dönüş Tam Gaz
Pandemi ile başlayan evden çalışma sisteminin sonuna geliniyor. Bugün işverenlerin yüzde 95’i ofisten çalışacak personel arıyor.
Yatırım Fonlarında Yeni Mimari
Yatırım Fonlarında Yeni Mimari
Sermaye piyasalarında yatırım fonlarına yönelik kapsamlı bir yeniden yapılandırma gündemde. SPK’nın hazırladığı taslak, serbest fonlardan portföy yönetim şirketlerine kadar geniş bir alanda disiplin ve şeffaflık eksenli yeni kurallar getiriyor.
Neden Bilinçli Olarak Korkutuluyoruz?
Neden Bilinçli Olarak Korkutuluyoruz?
Belki de gerçekten korkmamız gereken yapay zekâ değil, yatırım almak ve yarışta geri kalmamak için büyütülen bu korku anlatısının kendisidir.
Küresel Ekonomide Dayanıklılıktan Kırılganlığa
Küresel Ekonomide Dayanıklılıktan Kırılganlığa
Sıkı para politikaları, jeopolitik gerilimler ve artan korumacılık eğilimlerine rağmen küresel ekonomi bir süredir “dayanıklı” bir görünüm sergiliyor. Ancak bu dayanıklılığın ne kadar sürdürülebilir olduğu, iş dünyasının en kritik sorularından biri. Coface CEO’su Xavier Durand her yıl düzenlenen Coface Ülke Risk Konferansı kapsamında Paris’te Bloomberg Businessweek Türkiye’nin sorularını yanıtladı.
Fintekler Banka Lisansı İçin Klaros Group’u Arıyor
Fintekler Banka Lisansı İçin Klaros Group’u Arıyor
Trump başkanlığı döneminde finans şirketleri ABD banka lisansı almak için adeta yarışıyor; Klaros Group ise en az bir düzinesine danışmanlık veriyor.
Enerji Güvenliği Eşittir Mineral Güvenliği
Enerji Güvenliği Eşittir Mineral Güvenliği
Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi tarafından yayımlanan “Türkiye Kritik Enerji Mineralleri Görünümü 2025” raporu, enerji dönüşümünün hızlandığı bir dönemde Türkiye’nin kritik minerallerde karşı karşıya olduğu riskleri ve stratejik fırsatları ortaya koyuyor.
Otomotivde Finansman Gerçeği Piyasanın Gerisinde
Otomotivde Finansman Gerçeği Piyasanın Gerisinde
Otomobil fiyatları ile kredi sistemi arasındaki devam eden uyumsuzluk 2026’yı sektör için soluklanma yılı yapabilir
Otomotiv ve Yapay Zekâda Ülkelerin Gündemi: Çip üretimi
Otomotiv ve Yapay Zekâda Ülkelerin Gündemi: Çip üretimi
Ülkeler, hem yerel ekonomik faydayı hem de potansiyel gelecekteki çip kıtlıklarına karşı dayanıklılığı garanti altına almak için yeterince yerelleştirilmiş sağlam yarı iletken endüstrileri tasarlıyor.
Hidrolik Kırılma Küreselleşiyor
Hidrolik Kırılma Küreselleşiyor
Son 15 yılda ABD’de geliştirilen teknik, artık Avustralya’dan Suudi Arabistan’a kadar uzanan coğrafyada ulaşılması zor petrol ve gaz rezervlerini açığa çıkarmak için kullanılıyor
Trump’ın İmparatorlukvari Başkanlığının Kalıcı Mirası
Trump’ın İmparatorlukvari Başkanlığının Kalıcı Mirası
ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde üstlendiği yetkiler neredeyse kesin olarak kendisinden sonra da varlığını sürdürecek. Hatta Demokratlar buna güveniyor olabilir.