Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

İş Dünyası

Otomotiv ve Yapay Zekâda Ülkelerin Gündemi: Çip üretimi
Ülkeler, hem yerel ekonomik faydayı hem de potansiyel gelecekteki çip kıtlıklarına karşı dayanıklılığı garanti altına almak için yeterince yerelleştirilmiş sağlam yarı iletken endüstrileri tasarlıyor.
  • 26 Şubat 2026 23:32
  • Koray Öztopçu
Otomotiv ve Yapay Zekâda Ülkelerin Gündemi: Çip üretimi

Otomobil üreticileri, artan global vergi tarifeleri ve korumacılık dalgası sebebiyle zarar görecekleri konusunda hem fikir durumdalar. Tüm otomobil üreticileri, dünyada farklı kıtalarda oluşan ithal araçlara uygulanan ve sürekli değişime uğrayan yeni tarifeleri aşabilmek için planlama yapıyor. Otomobil üreticileri farklı kıta - larda, Çin otomotiv sektörünün oluşturduğu dalgadan etkilenmemeye çalışırken, Çinli parça üreticilerine olan bağımlılıkları sıkıntı yaratıyor. Tarifelerin veya oluşan bu korumacı adımlarının tüketicilerin yeni otomobiller için ödediği fiyatları artırması beklenirken, yapılan son açıklamalar sonrasında, değişen otomotiv ekosisteminde farklı bir gündem de tekrar güçleniyor.


Yarı iletken kullanım alanı genişliyor


Dijitalleşme ile çip (yarı ilet - ken) talebi önemli ölçüde artarken günlük hayatımızda kullandığımız cihazların çoğunda yer alan çip ve yarı iletkenlerin üretimi, son dönem - lerde global güç dengelerinde en çok tartışılan konular arasında yer almaya başladı. Değerlendirmelere göre, yarı iletken endüstrisinin 2024 yılında 630 milyar ila 680 milyar dolar arasında bir değere sahip olduğu ve büyük ölçüde yapay zeka ve veri merkezlerinin büyümesiyle desteklenerek 2030 yılına kadar 1 trilyon ila 1,1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.


Çiplerin kullanım alanları, akıllı telefonlarda, bilgisayarlarda, otomobillerde, oyun konsollarında, güneş enerji sistemlerinde ve akıllı ev cihazlarının yanı sıra savunma sanayisiyle beraber uzay ve havacılık sektörlerinde günden güne artıyor. Yarı iletkenler, modern bilgi ve iletişim teknolojilerinin temelini oluşturur. Son derece küreselleşmiş ancak uzmanlaşmış bir yarı iletken değer zincirinde, jeopolitik sorunlardan ve talep-arz dengesizliklerinden kaynaklanan tedarik zinciri zorlukları arasında değişimler yaşanmaya devam ediyor. Küresel karşılıklı bağımlılıklar, tedarik zincirini önemli kılarken, çevresel, jeopolitik, ekonomik ve teknolojik risklere karşı ülkelerin zayıflıklarını da böyle dönemlerde ortaya çıkarıyor.


Ülkeler yerel yarı iletken endüstrileri tasarlıyor


Avrupa yarı iletken ekosistemine yoğun yatırım yaparken, daha fazlasına ihtiyaç duyulabilir. Avrupa Komisyonu, bugüne kadar çip ile ilgili 80 milyar euro’dan fazla yatırımı teşvikinde bulundu. Avrupa, veri merkezleri, yapay zeka ve savunma gibi uygulamalar için en gelişmiş mikroçipler için yoğun küresel rekabet ortamında yatırım yaparken, küresel çip üretimindeki payı yüzde 10 civarında seyretmeye devam ediyor.


Asıl zorluk, ek kapasiteyi hızla artırmak için hem kamu hem de özel yatırımı çekmekte yatıyor. Yarı iletken fabrikaları, çok sayıda yetenekli işçiye, çok özel hammaddelere erişime ve düşük enerji maliyetlerine ihtiyaç duyuyor; bunların hepsi Avrupa genelinde şu an için yetersiz olarak görülüyor. İş yapma maliyetlerinin daha da önemli olacağı, bu anlamda girdilerin de öne çıkacağı bir dönemde, Avrupa, doğrudan çip üretiminin sadece bir parçası olduğu destekleyici bir ekosisteme önemli yatırımlar yapıyor. Yeni yatırımların çoğu, üretim hatları, çip tasarım ve yetkinlik merkezleri kategorilerine giriyor. Avrupa için Endüstriyel ölçekte üretimi artırmak daha uzun vadeli bir hedef olarak gözüküyor. Daha öncesinde Avrupa Birliği, AB üye devletleri ve özel sektörün yatırımlarının bir kombinasyonunu ile 43 milyar euro gibi bir hedef koyarken, üye devletler ve küresel teknoloji devlerinin bölge genelinde yeni tesisler ve Ar-Ge merkezleri kurmasıyla, taahhüt edilen toplam yatırımın 2030 yılına kadar 100 milyar euro’ya ulaşabileceğini gösteriyor.


2023’de başlayan adımlar hızlanıyor


Avrupa’nın teknolojik egemenliğini ve yarı iletken ekosistemini güçlendirmeyi hedefleyen ve Eylül 2023’te resmen kabul edilen Avrupa Çip Yasası, dış pazarlara bağımlılığı azaltmayı, sektörde üretim, araştırma ve yetenek gelişimini artırarak, beş stratejik hedefe odaklanıyor. Yarı iletken araştırma liderliğini artırmak, üretim ve paketleme kapasitesini geliştirmek, 2030’a kadar üretimi artırmak, endüstri beceri eksikliklerini gidermek ve dayanıklı bir yarı iletken tedarik zincirini sağlamak. Girişimin yapay zeka, güvenli iletişim, savunma ve sağlık hizmetleri gibi alanlarda önemli ilerlemeler sağlaması da bekleniyor.


AB Komisyonu, Avrupa’nın küresel çip üretimindeki payını 2030 yılına kadar iki katına çıkararak yüzde 10’dan yüzde 20’ye yükseltmeyi amaçlıyor. Güney Kore çip endüstrisine 450 milyar dolar destek sağlamayı hedeflerken, Japon hükümeti de iki özel şirketin yeni fabrika yatırımı yapmasına destek planını duyurmuştu. Ülkeler, artan teknoloji ihtiyacıyla savunma ve havacılık endüstrisi için yüksek teknoloji bileşenlerinin üretimini de kendi ülkelerine geri çekmek için yıllardır yoğun bir çaba harcamaya artan bir şekilde devam edecek.


AB’de yarı iletken yatırımları artıyor


Almanya’nın Dresden kentinde, kamu fonları desteği ve bir ortak girişim olan Avrupa Yarı İletken Üretim Şirketi, toplamda 10 milyar euro’nun üzerinde yatırım gerektirmesi beklenen yeni bir fabrika planlanıyor. Fabrikanın yüzde 70’i bir yarı iletken devinin sahipliğindeyken, Avrupa’nın otomotiv, endüstriyel ve yapay zeka sektörlerine tedarik sağlayacak gelişmiş çipler üretecek. Fransa, güneydoğu Fransa’da yeni nesil çip üretimi oluşturmak için 2,9 milyar euro’luk bir projeyi desteklerken, İtalya da Catania’daki yeni tesisi için 2 milyar euro devlet yardımı paketini onayladı. Bu arada Avusturya, bir yarı iletken üretim tesisinin genişletilmesi için 227 milyon euro kamu fonu sağladı. Özel bir yatırım planı ise 2030 yılına kadar 567 milyon euro daha ekleyebilir. Ekosistem tarafında ise, dünyanın önde gelen sözleşmeli çip üreticisi, Avrupa ortakları için çip tasarımını ve inovasyonunu önemli ölçüde hızlandırması beklenen Münih’te bir Avrupa tasarım merkezi açıyor.


Amerika’nın çip sektöründeki yeniden yükselişi: 640 milyar dolar yatırım


ABD, Gelişmiş Üretim Yatırım Kredisi ve üretim hibe teşvikleri ile önemli yatırımları hareketlendiriyor. Yarı iletken ekosistemindeki şirketler, 2020’den bu yana 30 eyalette 140’tan fazla proje açıklarken; bu da toplamda 640 milyar dolardan fazla özel yatırım anlamına geliyor. Açıklanan bu projeler, 500 binden fazla iş yaratacak ve destekleyecek.


Bunların 70 bini yarı iletken ekosisteminde tesis işi, 122 bini inşaat işi ve ABD ekonomisi genelinde 335 binden fazla ek işi destekleyecek. 52 proje kapsamında 35 şirkete 33 milyar dolar üzerinde hibe ve 7,15 milyar dolara kadar kredi sağladığı açıklandı. “Mikroelektronik üretimini destekleyecek ve ulusal güvenlik için gelişmiş yarı iletkenlerin yerli tedarik zincirine erişimi sağlayacak” programlar da planlanıyor. ABD’nin çip üretimi ve inovasyonu yeniden canlanacak ve Amerika’nın ekonomisi, istihdam yaratma, ulusal güvenlik, tedarik zinciri dayanıklılığı ve teknoloji liderliği gibi alanlarda fayda sağlanması bekleniyor.


ABD’de, bilgisayar çipleri tekrar gündem olurken, küresel teknoloji sektörü ve Çin ile yapay zeka konusunda yaşanan jeopolitik mücadele üzerinde düzenlemeler ve korumacılık adımları, bilgisayar çiplerinin ve yarı iletkenlerin üretiminin ABD’de yapılmasını amaçlıyor. Birçok üst düzey tüketici elektroniğinde ve gelişmiş yapay zeka destekli teknoloji ve araştırmada kullanılan yarı iletken ve çip üreticilerinin ABD’de fabrika açması hedefleniyor. Daha önce de ABD yarı iletken üretim tesislerinin inşasını desteklemek için teşvik etmişti.


Yeni dönemde teşvik olmadan yarı iletken üretimini artırmak hedefleniyor.


ABD, çip tasarımında küresel lider olsa da çip üretiminin büyük çoğunluğu denizaşırı ülkelerde, özellikle de yapay zeka modellerini eğitmek ve çalıştırmak için gerekli olan üst düzey bilgisayar çiplerinin yapıldığı Tayvan’da gerçekleşiyor. Geçmiş dönemde ABD, Asya’daki fason üretime bu kadar bağımlı olmanın doğurabileceği olumsuz sonuçlara karşı hem ABD’li hem Asyalı yüksek teknoloji şirketlerine ülke içinde üretim tesisleri açmaları için yönlendirme yapmıştı. Geçtiğimiz yıl, ABD’de çip üretimine 280 milyar dolarlık teşvik tasarısı onaylanırken, yarı iletken üretimi için yaklaşık 52 milyar dolarlık destek sağlandı. Ayrıca fabrika kurulumunu teşvik etmek için dört yıllığına yüzde 25’lik vergi indirimi sunulurken, CHIPS Yasası’nın kabulü ve ardından yapılanma için 200 milyar dolardan fazla yatırım açıklandı ve 16 eyalette 40’tan fazla projeyi kapsam içine alındı.


Ülkeler, küresel değer zinciriyle iç içe geçmiş ancak hem yerel ekonomik faydayı hem de potansiyel gelecekteki çip kıtlıklarına karşı dayanıklılığı garanti altına almak için yeterince yerelleştirilmiş sağlam ve verimli yerel yarı iletken endüstrileri tasarlarken küresel karmaşıklıkları proaktif bir şekilde öngörerek yönetmeye çalışıyor. Doğal afetler, jeopolitik çatışmalar ve ticaret anlaşmazlıkları da dahil olmak üzere son küresel olaylar, yarı iletken endüstrisini zorlayarak tedarik kıtlıklarına ve ekonomik etkilere yol açarken; pandemi de tedarik zincirlerini ciddi tahrip etti. Talep artışları gibi ekonomik riskler üretim kapasitelerini zorlarken, dünyada siber saldırılar dahil olmak üzere teknolojik riskler, operasyonel verimliliği ve veri güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Özellikle ABD ile Çin arasındaki ticaret anlaşmazlıkları tedarik zincirlerini ve piyasa istikrarını daha da bozmaya devam ediyor.


Çin’in yarı iletken hamlesinin durumu: Yüz milyarlarca dolarlık ,’Made in China 2025’ girişimi


2013 yılında Çin, elektronik üretiminde en büyük ülke konumundaydı ve kendi mikroelektronik üretim kapasitesine sahip olmadığı için akıllı telefon ve bilgisayar üretiminde kullanılan çiplerin büyük çoğunluğunu ithal ediyordu. Yabancı teknolojiye bağımlılık konusundaki endişelerden yola çıkan Çin Devlet Konseyi, “Çin’de Üretildi 2025” girişimini başlattı. Plan, Çin’i küresel bir fabrikadan daha kârlı bir şeye dönüştürmeyi hedefliyordu ve 2025 yılına kadar yarı iletkenlerde yüzde 70 öz yeterlilik sağlamayı içeriyordu. On yıldan fazla bir süre ve yüz milyarlarca dolarlık harcama sonrasında Çin, kayda değer bir ilerleme kaydetti. Çin’in “Made in China 2025” planı her zaman çeşitli sektörlerde farklı hedeflere ulaşmayı amaçlayan çok yönlü bir proje olsa da, bu öykünün kapsamı yarı iletken ve otomotiv endüstrisi olarak gözüküyor. Çin’in en büyük iki üreticisini, sanayi politikasının ülkenin çip sektörünü nasıl yeniden şekillendirdiğini gösteren önemli birleşme çabasında ve şirketlerden biri 5,8 milyar dolar karşılığında bir yan kuruluşunun tam kontrolünü ele geçirmek üzereyken, diğer şirket bir devlet şirketinin yüzde 97,5’ini 1,2 milyar dolar karşılığında satın almaya hazırlanıyor. Bu iki milyarlarca yuanlık anlaşma, Çin’in gelişmiş üretim ekipmanlarına erişiminin ABD liderliğindeki ihracat kontrolleri nedeniyle kısıtlı kaldığı bir dönemde gerçekleşiyor ve yerli oyuncuları ölçeklendirme yöntemlerini, yatırımlarını nereye yapacaklarını ve yarı iletken pazarının hangi bölümlerine öncelik vereceklerini yeniden düşünmeye zorluyor. En açık ve acil amaç kapasite ve operasyonel verimlilik olsa da, daha geniş hedef, Çin’in yarı iletken tedarik zincirini dış baskılara karşı güçlendirmek ve devlet kaynaklarını daha az sayıda ulusal şampiyon etrafında birleştirmek olduğu gözüküyor.


Korumacılık yarı iletken sektörünü çevrelemeye 2026’da da devam edecek


Bu zorlukların üstesinden gelmek için ülkeler, yarı iletken tedarik zincirlerini güçlendirmek için çeşitli karşı önlemler uyguluyor. Yerelleştirme çabaları, endüstrinin dayanıklılığını artırmayı ve yabancı tedarikçilere olan bağımlılığı azaltmayı amaçlıyor. ABD Yarı İletken Üretmek İçin Yardımcı Teşvikler Yaratma Yasası (CHIPS) ve Avrupa Çip Yasası gibi girişimler, yerel yarı iletken üretimini ve inovasyonunu teşvik ediyor. Dünya genelinde, tedarik zincirlerini güvence altına almak ve ekonomik büyümeyi sağlamak için yarı iletken geliştirmeye büyük yatırımlar yapılıyor.


Yarı iletken endüstrisini büyüterek, mühendislik yeteneklerinin geliştirilmesi, son uygulama endüstrilerinin teşvik edilmesi ve jeopolitik karmaşıklıkların üstesinden gelinmesi için adımlar atılıyor. Ülkeler önlemler alarak, yetenekleri çekmeye ve yarı iletken teknolojisine dayanan endüstrileri desteklemek için hızlı kararlar veriyor. Aynı zamanda kıtalarda yer alan yakın ülkeler arasındaki iş birliği ve gelişmekte olan, öncü yarı iletken teknolojilerine stratejik yatırımlar, endüstri büyümesinin sürdürülmesi için öncelikli olarak uygulanıyor.


Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Ukrayna Savaşı Dördüncü Yılında: Cephe Dondu, Zaman Silaha Dönüştü
Ukrayna Savaşı Dördüncü Yılında: Cephe Dondu, Zaman Silaha Dönüştü
Dört yıl önce birkaç gün içinde Kiev’i düşürmeyi hedefleyen Kremlin, bugün bir çıkmaz savaşının içinde. ABD Başkanı Donald Trump barışı hızlandırmak isterken, Putin taviz vermiyor, Ukrayna ise geri adım atmıyor. Cephede kilometreler değil, zaman kazanılıyor. Bu savaş artık toprak için değil, küresel düzenin geleceği için yürütülüyor. Ve bu satrançta en kritik soru şu: Kim kazanıyor değil, kim daha uzun süre dayanabiliyor?
Mahkeme Kararı Trump’ı Frenleyebilir mi?
Mahkeme Kararı Trump’ı Frenleyebilir mi?
Trump’ın rakiplerini dizginlemek için en büyük kozu olan gümrük tarifeleri mahkeme engeline takıldı. Ancak farklı yasalar ile tarife ısrarına devam etmeyi sürdüren Trump yönetimi küresel ticaret sisteminde kaos yaratmaya devam ediyor. İptal kararıyla birlikte ikili müzakerelerin seyri, avantajlı ve dezavantajlı ülkeler yeniden şekillenirken, gümrük vergilerinde tahmini 170 milyar dolarlık iade davaları meşakkatli bir sürece işaret ediyor.
Seçilmiş Meşruiyet ile Kurumsal Meşruiyet Arasında Gümrük Tarifelerinde Yetki Krizi
Seçilmiş Meşruiyet ile Kurumsal Meşruiyet Arasında Gümrük Tarifelerinde Yetki Krizi
ABD Yüksek Mahkemesi’nin müdahalesi, teknik bir ekonomik araç olan gümrük tarifelerinin bile devletin egemenlik sinir uçlarına dokunduğunu gözler önüne serdi.
Yatırım Fonlarında Yeni Mimari
Yatırım Fonlarında Yeni Mimari
Sermaye piyasalarında yatırım fonlarına yönelik kapsamlı bir yeniden yapılandırma gündemde. SPK’nın hazırladığı taslak, serbest fonlardan portföy yönetim şirketlerine kadar geniş bir alanda disiplin ve şeffaflık eksenli yeni kurallar getiriyor.
ABD’nin Yeni Enerji Atlası
ABD’nin Yeni Enerji Atlası
Trump yönetiminin göreve başlamasının üzerinden henüz birkaç ay geçmişken ABD, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’ndan resmen çekildi. Enerji Bakanı Chris Wright ise Uluslararası Enerji Ajansı’na art arda uyarılar savurdu. Bu adımlar tesadüf değil; onlarca yıldır büyük bir özenle inşa edilmiş küresel enerji mimarisine karşı yürütülen ve stratejik bir hesabın izlerini taşıyan sistematik bir geri çekilmenin parçaları.
Beklentileri Yönetmek: Şok Terapi mi Kademeli mi?
Beklentileri Yönetmek: Şok Terapi mi Kademeli mi?
İktisat literatürünün en eski tartışmalarından biri yeniden gündeme taşındı: Enflasyon sert darbeyle mi dizginlenmeli, yoksa zamana yayılan bir geçişle mi kontrol altına alınmalı?
Portföylerde Değişim Zamanı mı?
Portföylerde Değişim Zamanı mı?
Sermaye piyasalarında zorlu geçen 2025’in ardından, makroekonomik koşullardaki iyileşme sinyallerine ek olarak finansman maliyetlerinde kademeli bir normalleşme beklentisi Borsa İstanbul fiyatlamalarına yansımaya başladı. Yılın ilk iki ayında ivmesini artırarak rüzgarı arkasına alan Borsa İstanbul’da bu performansın sürdürülebilirliği ve yatırımcıların portföy çeşitlendirme stratejilerinde hangi başlıklara odaklanması gerektiği sorularını fon yöneticilerine yönelttik.
Şirketler için Borçlanma Rehberi
Şirketler için Borçlanma Rehberi
Borçlanma artık bir finansman tercihi değil; vade, para birimi ve risk uyumunun belirlendiği bir bilanço stratejisi. Aynı kredi, doğru kurgulandığında kaldıraç; yanlış tasarlandığında kırılganlık yaratıyor.
Ofise Dönüş Tam Gaz
Ofise Dönüş Tam Gaz
Pandemi ile başlayan evden çalışma sisteminin sonuna geliniyor. Bugün işverenlerin yüzde 95’i ofisten çalışacak personel arıyor.
Yatırım Fonlarında Yeni Mimari
Yatırım Fonlarında Yeni Mimari
Sermaye piyasalarında yatırım fonlarına yönelik kapsamlı bir yeniden yapılandırma gündemde. SPK’nın hazırladığı taslak, serbest fonlardan portföy yönetim şirketlerine kadar geniş bir alanda disiplin ve şeffaflık eksenli yeni kurallar getiriyor.
Neden Bilinçli Olarak Korkutuluyoruz?
Neden Bilinçli Olarak Korkutuluyoruz?
Belki de gerçekten korkmamız gereken yapay zekâ değil, yatırım almak ve yarışta geri kalmamak için büyütülen bu korku anlatısının kendisidir.
Küresel Ekonomide Dayanıklılıktan Kırılganlığa
Küresel Ekonomide Dayanıklılıktan Kırılganlığa
Sıkı para politikaları, jeopolitik gerilimler ve artan korumacılık eğilimlerine rağmen küresel ekonomi bir süredir “dayanıklı” bir görünüm sergiliyor. Ancak bu dayanıklılığın ne kadar sürdürülebilir olduğu, iş dünyasının en kritik sorularından biri. Coface CEO’su Xavier Durand her yıl düzenlenen Coface Ülke Risk Konferansı kapsamında Paris’te Bloomberg Businessweek Türkiye’nin sorularını yanıtladı.
Fintekler Banka Lisansı İçin Klaros Group’u Arıyor
Fintekler Banka Lisansı İçin Klaros Group’u Arıyor
Trump başkanlığı döneminde finans şirketleri ABD banka lisansı almak için adeta yarışıyor; Klaros Group ise en az bir düzinesine danışmanlık veriyor.
Enerji Güvenliği Eşittir Mineral Güvenliği
Enerji Güvenliği Eşittir Mineral Güvenliği
Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi tarafından yayımlanan “Türkiye Kritik Enerji Mineralleri Görünümü 2025” raporu, enerji dönüşümünün hızlandığı bir dönemde Türkiye’nin kritik minerallerde karşı karşıya olduğu riskleri ve stratejik fırsatları ortaya koyuyor.
Otomotivde Finansman Gerçeği Piyasanın Gerisinde
Otomotivde Finansman Gerçeği Piyasanın Gerisinde
Otomobil fiyatları ile kredi sistemi arasındaki devam eden uyumsuzluk 2026’yı sektör için soluklanma yılı yapabilir
Hidrolik Kırılma Küreselleşiyor
Hidrolik Kırılma Küreselleşiyor
Son 15 yılda ABD’de geliştirilen teknik, artık Avustralya’dan Suudi Arabistan’a kadar uzanan coğrafyada ulaşılması zor petrol ve gaz rezervlerini açığa çıkarmak için kullanılıyor
Trump’ın İmparatorlukvari Başkanlığının Kalıcı Mirası
Trump’ın İmparatorlukvari Başkanlığının Kalıcı Mirası
ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde üstlendiği yetkiler neredeyse kesin olarak kendisinden sonra da varlığını sürdürecek. Hatta Demokratlar buna güveniyor olabilir.