Businessweek
Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine aboneliğiniz boyunca tam erişim sağlayabilirsiniz. Abone Ol

Özel Dosya

Küresel Karar Masasında İlk Türk Kadını
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nda Stratejik Plan Uygulama ve Entegrasyon Direktörlüğü görevine getirilen ilk Türk kadın olan Şebnem Şener, bu atamayı yalnızca kişisel bir başarı olarak değil, küresel ölçekte kadınların karar alma mekanizmalarındaki yerinin genişlemesi adına önemli bir eşik olarak görüyor. Şener’e göre temsil, tek başına sistemi değiştirmese de kapıları açan güçlü bir başlangıç.
  • 5 Mart 2026 22:41
  • Olcay Büyüktaş
Küresel Karar Masasında İlk Türk Kadını

Dergi ekibi olarak şubat başında 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü özel sayısı için toplandığımızda daha ataması yapılmamıştı... Dergi konularını netleştirdikten sonra Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na (UNDP) ataması yapılınca biz de Bloomberght Businessweek Türkiye olarak kapısını çaldık…


Kariyerine Dünya Bankası’nda başlayan ve finans alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Şebnem Şener, yaklaşık yedi yıl boyunca düşük ve orta gelirli ülkelerde finansal kapsayıcılığın artırılması, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve finansal sektör reformlarına yönelik projelerde görev aldı. 2015 yılında UNDP’ye katılan Şener, sürdürülebilir finans alanında etki odaklı projelerin geliştirilmesine liderlik etti ve son olarak Sürdürülebilir Finans Ağı bünyesinde özel finansman çalışmalarını yönetti. Şener’in, UNDP’nin 2026–2029 Stratejik Planı kapsamında sürdürülebilir finansman araçlarının geliştirilmesi ve kalkınma hedeflerine yönelik finansman modellerinin güçlendirilmesine katkı sağlaması öngörülüyor.


Birleşmiş Milletler gibi küresel ölçekte yön veren bir kurumda üst düzey bir göreve gelen ilk Türk kadın olmak, Şebnem Şener için yalnızca bir kariyer dönüm noktası değil, aynı zamanda güçlü bir sembol.


Türkiye’de büyürken kadınların çoğu zaman görünmeyen ama dönüştürücü roller üstlendiğine tanıklık ettiğini anlatan Şener, bu görevi “hem onur hem sorumluluk” olarak tanımlıyor.


Bu tür atamaların sembolik olup olmadığı tartışmasına ise net bir perspektifle yaklaşıyor: Temsil tek başına sistemi değiştirmez, ancak dönüşümün kapısını aralayabilir. Gerçek değişimin, kurumların karar alma süreçlerini, kaynak dağılımını ve liderlik anlayışını yeniden tanımlamasıyla mümkün olduğunu vurguluyor. Ona göre uluslararası kurumlar bu yönde ilerliyor, ancak yolculuk henüz tamamlanmış değil.


Eşitsizlik sistemlerin içine işlenmiş


UNDP’nin sahadaki çalışmalarında karşılaşılan cinsiyet eşitsizlikleri, çoğu zaman birbirine bağlı ve yapısal sorunların sonucu. Kadına yönelik şiddet, finansmana erişim eksikliği, mülkiyet ve karar alma süreçlerinde sınırlı temsil, bu eşitsizliğin en görünür yüzleri.


Ancak Şener’in dikkat çektiği asıl nokta, eşitsizliğin tek bir başlıkla sınırlı olmadığı. Finans sistemlerinden iş gücü piyasalarına, kamu politikalarından sosyal yapılara kadar pek çok mekanizma, farkında olmadan kadınların gerçekliklerini dışarıda bırakabiliyor. Bu durum, zaman içinde sessiz ama derin bir uçurum yaratıyor.


Özellikle kriz dönemlerinde bu kırılganlık daha da belirgin hale geliyor. İklim felaketleri, ekonomik şoklar veya çatışmalar yaşandığında, kadınlar genellikle daha az güvenceli oldukları için en ağır bedeli ödüyor.


Kalkınmanın anahtarı: Kadınların ekonomik katılımı


Kadınların iş gücüne katılımı, Şener’e göre yalnızca ekonomik büyümenin değil, toplumsal istikrarın da temel unsuru. Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi, yalnızca bireysel yaşamları değil, ailelerin ve toplumların geleceğini de dönüştürüyor.


Bu dönüşümün merkezinde ise finansal erişim yer alıyor. Kadın girişimcilere sağlanan krediler, küçük işletmeleri koruyan sigorta mekanizmaları ve sürdürülebilir finans araçları, yalnızca ekonomik faaliyetleri değil, yaşamın yönünü de değiştirebilecek fırsatlar yaratıyor.


Şener, sürdürülebilir finansın soyut bir kavram olmadığını özellikle vurguluyor. Ona göre finans, kimin yatırım yapabileceğini, kimin büyüyebileceğini ve kimin geleceğini inşa edebileceğini belirleyen en güçlü araçlardan biri.


İklim değişikliği, yoksulluk ve çatışma gibi küresel krizler, mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştiriyor.


Kadınların çoğu zaman daha az varlığa, daha sınırlı finansal güvenceye ve daha düşük sosyal korumaya sahip olması, onları bu krizlere karşı daha savunmasız hale getiriyor.


UNDP bu kırılganlığı azaltmak için sosyal koruma sistemlerini güçlendirmek, finansmana erişimi genişletmek ve risk yönetimi araçlarını yaygınlaştırmak üzere hükümetlerle birlikte çalışıyor. Şener’in ifadesiyle, “dayanıklılık bir ayrıcalık olmamalı.”


Yeni teknolojiler, fırsatların yanı sıra yeni eşitsizlik riskleri de taşıyor. Yapay zekâ ve veri temelli sistemler, onları tasarlayan insanların bakış açılarını yansıtıyor. Eğer kadınlar bu süreçlerde yer almazsa, mevcut önyargılar teknolojinin içine yerleşebiliyor.


Bu nedenle Şener, kadınların yalnızca teknoloji kullanıcıları değil, aynı zamanda tasarımcıları, karar vericileri ve politika yapıcıları olması gerektiğini vurguluyor. Ona göre inovasyon, eşitsizlikleri yeniden üretmek yerine fırsatları genişletmeli.


Liderlik: Otoriteden çok alan açmak


Uluslararası kurumlarda kariyerinin ilk yıllarında yetkinliğini kanıtlamak için daha fazla çaba sarf etmek zorunda kaldığını söyleyen Şener, bu deneyimin kendisine dayanıklılık kazandırdığını ifade ediyor. Ancak liderlik anlayışını şekillendiren asıl unsurun, başkalarının gelişimi için alan açmak olduğunu belirtiyor.


Bugünün genç kadınlarının daha görünür rol modellerine ve daha geniş küresel bağlantılara sahip olduğunu kabul ediyor. Ancak buna rağmen kararlılık ve amaç duygusunun hâlâ belirleyici olduğunun altını çiziyor.


Bir mesaj, bir davet


Şebnem Şener’in Uluslararası Kadınlar Günü için verdiği mesaj, kariyer yolculuğunun ve liderlik anlayışının özeti niteliğinde:


“Sesinizin her ortamda yeri olduğuna inanın ve onu kullanmak için izin beklemeyin.”


Bu cümle, yalnızca bireysel cesareti değil, aynı zamanda küresel dönüşümün de temelini oluşturuyor. Çünkü değişim, çoğu zaman bir koltuğun dolmasıyla değil, o koltukta oturan kişinin yeni kapılar açmasıyla başlıyor.


Dergi Erişimi
Dergi içeriklerini okumak için Bloomberg Businessweek Türkiye dijital dergisine abone olmanız gerekmektedir.Abone değilseniz abonelik satın alarak tüm dergi içeriklerine sınırsız erişim sağlayabilirsiniz
Abone Ol
Eşitlik Neden Hâlâ Mücadele Konusu?
Eşitlik Neden Hâlâ Mücadele Konusu?
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Ekonominin Sessiz Potansiyeli
Ekonominin Sessiz Potansiyeli
Kadınlar Günü çoğu zaman sembollerle anlatılır. Çiçeklerle, hikâyelerle, mücadelelerle. Ben bu yazıyı biraz daha farklı bir yerden kurmak istedim: Rakamların olduğu yerden. Çünkü ekonomi duygularla değil, verilerle konuşur. Ve veriler bazen sloganlardan daha güçlüdür.
Engelleri Aşan Kadınlar
Engelleri Aşan Kadınlar
Kadın olmak, çoğu zaman başlı başına engelleri aşma hâli...
Karakale Köyü’nün Fark Yaratan 21 Kadını
Karakale Köyü’nün Fark Yaratan 21 Kadını
Kars’ın 2.186 rakımlı Karakale Köyü’nde 21 kadın; kurdukları kooperatifle görünmeyen emeklerini gelire, yerel ürünleri markaya, köy hikâyesini ise kırsal kalkınmanın somut prototipine dönüştürüyor. Karakale Kadın Kooperatifi’nin hikâyesi en zor şartlarda bile kadınların azmiyle nelerin başarılabileceğini net şekilde anlatıyor.
Ekmeğini Topraktan Çıkaran Kadınlar
Ekmeğini Topraktan Çıkaran Kadınlar
Kimi bir fidanla başladı, kimi bir avuç toprakla, kimi de mutfakta bir kilo kereviz ve irmikle yaptığı makarna ile... Tohum ekmekten peyzaja, kooperatiften gıda üretimine uzanan bu yolculukların ortak noktası; toprağı bilgi, emek ve kararlılıkla değere dönüştüren kadınlar... Onlar yalnızca kendi hayatlarını değil, bulundukları kentleri, toplulukları ve geleceği de yeniden inşa ettiler.
Fırtınada Ayakta Kalma Sanatı: Kadınların Liderlik Sınavı
Fırtınada Ayakta Kalma Sanatı: Kadınların Liderlik Sınavı
Dünya Kadınlar Günü, genellikle zirveye çıkan başarıların kutlandığı bir gün olarak anılsa da, gerçek liderlik asıl kriz anlarında kendini gösterir. İş dünyasında büyüme dönemleri kadar, zorlu süreçler de bir liderin karakterini belirler. Krizler; yalnızca yönetilmesi gereken bir tehdit değil, aynı zamanda fırsatları yeniden şekillendirebileceğimiz anlar olarak görülmelidir. Duygusal zekayı rasyonel disiplinle harmanlayarak krizleri fırsata dönüştüren kadın liderler sıklıkla empati ile özdeşleştirilse de, burada söz konusu olan çok daha fazlasıdır: Netlik, cesaret, stratejik düşünce ve sorumluluğun zirveye ulaştırdığı bir bütündür.
Sayıların Peşinde Hayatlar…
Sayıların Peşinde Hayatlar…
Yalnızca verileri analiz etmekle yetinmeyip kendi bakış açıları ve kişisel duruşlarıyla hikâyelerini başarıyla yazan iki kadın ekonomistin deneyimlerine ve genişlettikleri ufuklara yakından bakıyoruz.
Sermaye Dağılımında Cinsiyet Farkı
Sermaye Dağılımında Cinsiyet Farkı
Yapay zekâ yatırımları büyürken, kadın kurucuların risk sermayesinden aldığı pay daralıyor. Karar mekanizmalarında kadın temsili sınırlı kaldıkça; mentorluk, ağlara erişim ve fon ekiplerinde çeşitlilik artmadıkça tablonun değişmesi zor görünüyor.
Teknoloji Dünyasında Kadın
Teknoloji Dünyasında Kadın
İnovasyonun ve geleceğin şekillendiği teknoloji dünyasında yönetim kademesindeki kadın yöneticiler sadece karmaşık algoritmaları ve iş modellerini yönetmekle kalmıyor aynı zamanda kalıplaşmış yargılara karşı da başarı hikayesi yazıyor. Teknoloji dünyasına yön veren kadın liderler, teknoloji dünyasında kadın olmanın zorlukları, kadınlara yer açmak adına nasıl bir yol haritası izlediklerini ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özel mesajlarını Bloomberg Businessweek Türkiye ile paylaştılar.
Teknolojide Kadın Projeleri
Teknolojide Kadın Projeleri
Teknoloji dünyasında kadın temsilini artırmak artık sadece sosyal sorumluluk değil sektörün sürdürülebilirliği için bir zorunluluk. Türkiye’de bu açığı kapatmak adına projeler gerçekleştiren derneklerin ve şirketlerin yöneticileri çalışmalarını Bloomberg Businessweek Türkiye’ye anlattılar.
İşin Cinsiyeti Olmaz, Uzmanı Olur
İşin Cinsiyeti Olmaz, Uzmanı Olur
8 Mart’ın renklerinden mor adalet ve saygınlığı, yeşil umudu, beyaz saflığı temsil ediyor. Dünyanın dört bir yanında kadınlar gerek bireysel gerek toplumsal olarak mücadelelerini sürdürmeye, hikâyelerini yazmaya, engelleri aşmaya devam ediyor, “elinin hamuruyla erkek işine karışarak” ezberleri bozuyor... Mesaj net: Yapamazsın diyenlere kulak asmayın, kendi yolunuzu çizin, hayallerinizin peşinde koşun, dayatılan sınırları aşın.