Proje: Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi
Ebru Özdemir
Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Türkiye’nin Mühendis Kızları projesi nasıl doğdu? Ne hedefleniyor, çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Herkesin mühendis olduğu bir ailede, çocukluğumdan bu yana mühendislik kültürünün hâkim olduğu bir ortamda yetiştim. Annem, kendi üniversite döneminde sınıfındaki tek kadın mühendisti. Aradan yıllar geçti, ben üniversiteye başladığımda 150 kişilik sınıfta sadece 5 kız öğrenciydik. İş hayatına atıldığımda da tablonun büyük ölçüde değişmediğini, karar masalarında kadınların hâlâ yeterince temsil edilmediğini gördüm. Türkiye’nin Mühendis Kızları, bu tabloyu nasıl değiştirebileceğimizi sorgulamanın doğal bir sonucu olarak ortaya çıktı.
2015 yılında, yani 11 yıl önce, 40 öğrenciyle başladığımız Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) programı, bugün 2 binden fazla genç kadının hayatına dokunan, ülke sınırlarını aşan küresel bir ‘kız kardeşlik ağına’ dönüştü. Online sertifika programları, online İngilizce dil eğitimi, staj ve istihdam olanakları sunuyoruz, en önemlisi mentörlük ve koçluk desteği veriyoruz.
İçinde yaşadığımız dünyaya ve topluma katkı sağlamayı çok önemsiyoruz. Bu anlayışla, programdan faydalanan öğrencilerimize de gönüllülük bilinci kazandırmayı hedefliyoruz ve kendilerinden her ay gönüllülük faaliyetlerinde bulunmalarını ve bize raporlamalarını bekliyoruz.
2015’te Türkiye’nin Mühendis Kızları ile başladığımız bu yolculukta projemiz kabına sığmadı ve 2022’de Global Engineer Girls (GEG) markasıyla dünyaya açıldı. Kuveyt, Kosova, Kuzey Makedonya ve Suudi Arabistan’da başarıyla yürüttüğümüz programların ardından GEG kız kardeşlik ağımıza 2025’te İspanya, Mozambik ve Fildişi Sahili’ni de ekledik.
Limak’ın faaliyet gösterdiği tüm coğrafyalarda GEG gibi sosyal yatırımlarımızın da hayata geçirilmesine büyük önem veriyoruz. Nitekim 2023 yılında Davos’ta layık görüldüğümüz ‘Diversity – Lighthouse’ ödülü, Türkiye’de kurduğumuz bu modelin dünyaya bir rehber olabileceğini tescilledi. Bu ödül bizim için bir gurur vesilesi olmanın yanında, kadınların STEM alanlarında temsili konusundaki kararlılığımızı küresel ölçeğe taşıma sorumluluğumuzun da onayı oldu.
8 Mart Dünya Kadınlar Gününe özel mesajınız nedir?
8 Mart’ı kutlama günü olmanın yanında bir farkındalık ve mevcut tabloyu değerlendirme fırsatı olarak görmeliyiz. Özellikle içinde bulunduğumuz ‘Yapay Zekâ Çağı’nda, kadınların iş gücündeki konumu her zamankinden daha kritik bir dönemeçte.
Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre, önümüzdeki 5 yıl içinde işlerin yüzde 22’si dönüşecek. Eğer biz kadınları bu teknolojik dönüşümün bir parçası yapamazsak, teknoloji mevcut eşitsizlikleri ‘otomatik’ hale getirecek ve derin bir dijital uçurumla karşılaşacağız. Bu yüzden kadınların STEM alanlarındaki varlığının güçlendirilmesi, sadece bir adalet meselesi değil; ekonomik kalkınma için zorunlu, rasyonel bir sermaye yatırımıdır.
Benim tüm kadınlara, özellikle de genç mühendis adaylarına mesajım çok net. Cesur olun ve dayanıklı olun. Hata yapmaktan korkmayın, çünkü her hata bir derstir. Ve en önemlisi, birbirinize destek olun. Biz kadınlar, birbirimizin rakibi değil, yol arkadaşı olduğumuzda cam tavanları aşmak çok daha mümkün hale geliyor. Gelecek; teknolojiyi tüketenlerin ötesinde onu tasarlayan, yöneten ve ona ‘insani değerleri’ katan kadınların ellerinde şekillenecek. Bu dönüşümde yerinizi alın ve masada söz sahibi olmaktan asla vazgeçmeyin.
Proje: Teknolojide Kadın Akademisi
Zehra Öney
Wtech Kurucu Başkanı
Teknolojide kadın istihdamı ve eğitimi noktasında Teknolojide Kadın Derneği olarak neler yapıyorsunuz?
Teknolojinin küresel rekabeti ve toplumsal refahı belirlediği günümüzde, geleceği kadınlar olmadan tasarlamak “eksik bir gelecek” inşa etmek anlamına geldiğinden, Teknolojide Kadın Derneği olarak kadınların bu alandaki varlığını bir sosyal sorumluluktan ziyade sürdürülebilir kalkınmanın ve yüksek katma değerli üretimin temel şartı olarak görüyoruz. Teknolojik yetenek ihtiyacının hızla arttığı bir dünyada eşitsizliği yalnızca istihdamda değil; eğitim, rol model eksikliği ve kariyer sürekliliği gibi her katmanda kırmayı hedefleyerek; yapay zekâdan siber güvenliğe, blockchain’den veri bilimine uzanan geniş bir yelpazede kadınları sadece teknik bilgiyle değil, stratejik liderlik becerileriyle de donatan bütüncül bir akademi modeli yürütüyoruz. Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi gibi uluslararası ödüllerle taçlanan başarı hikayelerimizden “Teknolojinin Lider 100’leri” gibi ilham veren projelerimize kadar her adımımızda, kadınların teknolojide yalnızca yer almasını değil, bu alana yön vermesini ve Türkiye’nin teknoloji ihraç eden bir ülke olma yolculuğunda stratejik birer taşıyıcı olmalarını amaçlıyoruz. Biliyoruz ki Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında daha adil ve güçlü bir gelecek, ancak kapsayıcı bir teknolojik dönüşüm ve kolektif bir zekâyla mümkün olacaktır.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel mesajlarınız nedir?
8 Mart’ı kutlamanın ötesinde, kadınların geleceği tasarlayan masalardaki yerini sorguladığımız bir farkındalık eşiği olarak gördüğümüz bu dönemde, yapay zekâ ve veri çağının sunduğu fırsatlardan kadınların mahrum kalması sadece bir eşitsizlik değil, aynı zamanda telafisi zor bir kalkınma kaybıdır. Gelecek henüz yazılmamış bir kod ise ve bu kodun satırları arasında kadınların aklı, yaratıcılığı ve liderliği yoksa o geleceğin eksik kalacağı gerçeğinden hareketle, kız çocuklarımıza teknolojiyi tüketen değil üreten tarafta olabilecekleri bir vizyon sunmalı; onlara ne olacaklarını değil, dünyada neyi değiştirmek istediklerini sormalıyız. Teknolojide Kadın Derneği olarak hedefimiz, kadınların yalnızca iş gücüne katıldığı değil, karar alma mekanizmalarında strateji belirlediği bir gelecek inşa ederek bu tarihi kırılmanın izleyicisi değil kurucusu olmaktır. Bu doğrultuda tüm kurumları, kadın katılımını bir çeşitlilik hedefi yerine temel bir büyüme stratejisi olarak görmeye davet ediyoruz. Şunu hiç unutmamalıyız: Gelecek sadece teknolojiyi en hızlı geliştirenlerin değil; ona vicdanı, etiği ve insanı katanların ellerinde şekillenecek. Eğer kadınlar o masada yer alır ve teknolojiye kendi renklerini, bakış açılarını katarlarsa; işte o zaman sadece bir sektör değil, hep birlikte bütün toplum olarak ayağa kalkarız.
Proje: Gelecek Hayalim
Burçak Türkeri
Ford Otosan Sürdürülebilirlik ve Kurumsal İletişim Lideri
Teknoloji dünyasında daha çok kadın yönetici olması adına genç kızlara yönelik STEM alanlarında eğitimleriniz var mı? Projeden ve hedeflerinizden bahseder misiniz?
Dünya ekonomisi hızla teknoloji odaklı bir yapıya evrilirken, STEM alanları ülkelerin rekabet gücünü belirleyen en kritik alanlar haline geliyor. Ancak hem dünyada hem Türkiye’de kadınların bu alanlardaki temsili hâlâ arzu edilen seviyede değil. Mühendislik, yazılım, yapay zekâ ve veri bilimi gibi yüksek katma değerli disiplinlerde kadın oranının sınırlı kalması; yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda ekonomik potansiyelin eksik kullanılması anlamına geliyor. Özellikle otomotiv sektörü elektrifikasyon, bağlantılı araç teknolojileri, dijital üretim ve yapay zekâ ile köklü bir dönüşümden geçerken; bu yeni dönemin daha kapsayıcı bir zeminde inşa edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Çeşitliliğin inovasyonu güçlendirdiğini, kadınların teknoloji ekosistemindeki varlığının arttıkça sektörün de güçleneceğini biliyoruz.
Bu perspektifle 2024 yılında “Gelecek Hayalim” projesini hayata geçirdik. Program, STEM alanlarında kadınların yalnızca teknik beceri kazanmasını değil, aynı zamanda liderlik potansiyellerini ortaya koymalarını hedefliyor. Programı tasarlarken kadınların yaşam döngüsünü esas aldık. Üniversite öğrencilerinden yeni mezunlara, kariyerine ara vermiş kadınlardan aktif çalışan profesyonellere ve 2025 itibarıyla K12 düzeyindeki kız çocuklarına kadar geniş bir hedef kitleye ulaşıyoruz. Amacımız, erken yaştan itibaren başlayan ve kariyer yolculuğuna eşlik eden bütüncül bir güçlenme modeli oluşturmak.
Gelecek Hayalim iki temel eksende planlandı. Farkındalık ve Erken Yaş Etki Programları ki kız çocuklarının bilim ve teknoloji ile erken yaşta tanışmasını sağlıyoruz. Bilim atölyeleri, rol model buluşmaları ve teknoloji okuryazarlığı eğitimleriyle genç kızların kendilerini STEM alanlarında hayal edebilecekleri alanlar yaratıyoruz. Diğeri, bütüncül güçlenme programları ki teknik ve kişisel gelişimi entegre bir modelle sunuyoruz. Python, yapay zekâ, veri bilimi, mobil ve web geliştirme, siber güvenlik eğitimleri gibi güncel ihtiyaçlara yönelik pek çok alanda fark yaratacak teknik eğitimler, İngilizce destek programları, liderlik ve kişisel gelişim modülleri, CV hazırlama ve mülakat simülasyonları ve Ford Otosan gönüllülerinin de aktif rol aldığı mentorluk programları.
Proje, Vehbi Koç Vakfı’nın stratejik desteği ve Mikado yürütücülüğünde; SKYÇD, Kodluyoruz, Wtech, Sisterslab, Upschool, Microfon ve farklı dönemlerde katkı sunan uzman sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hayata geçti. Elde edilen sonuçlar, yaklaşımın etkisini somut biçimde ortaya koyuyor. 2022’den bu yana 115 bin 79 kadın ve kız çocuğuna ulaşıldı. Sadece 2025 yılında 73 bin 64 kadına erişim sağlandı. 2026 için belirlenen 100 bin kadına erişim hedefi bir yıl önceden tamamlandı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel mesajınız nedir?
8 Mart, eşitlik konusundaki ilerlemeyi değerlendirmek ve daha ileriye taşımak için önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor. Bugün cinsiyet eşitliği bir “kadın meselesi” değildir; bir eşitlik ve hakkaniyet meselesidir. Bu nedenle dönüşüm yalnızca kadınların çabasıyla değil, tüm toplumun aktif katılımıyla mümkün olabilir.
2030 yılına kadar yönetim kadrolarında kadın temsil oranını yüzde 50’ye çıkarma hedefi, STEM alanlarındaki kadın çalışan oranını 2026 yılına kadar yüzde 30’a yükseltme hedefi ve teknoloji ve inovasyon alanında yürütülen toplumsal yatırım programlarıyla 100 binden fazla kadın ve kız çocuğuna ulaşma hedefinin 2025 itibarıyla aşılması hedeflerimiz var.
Bu dönüşümde erkeklerin rolü kritik. Eşitlik kültürü; terfi süreçlerinden liderlik programlarına, mentorluk mekanizmalarından gündelik iş yapış biçimlerine kadar ortak sahiplenmeyle güçlenir. Ford Otosan’da kapsayıcılık tüm çalışanların sorumluluğudur ve bu anlayış kültürel dönüşümün temelini oluşturur.
Proje: Geleceği Yazanlar
Erkan Durdu
Turkcell İnsan ve İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
Geleceği Yazanlar projesi nasıl doğdu? Ne hedefliyorsunuz?
Geleceği Yazanlar, 13 yıl önce bir eğitim programı olmanın çok ötesinde, ülkemizin teknoloji üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen bir dönüşüm çağrısı olarak doğdu. Gençlerimizin küresel teknoloji ekosistemiyle aynı dili konuşabilmesi, teknolojiyi yalnızca tüketen değil üreten bir ülke konumuna gelmemiz için Türkçe kaynaklara erişim çok büyük öneme sahip. Bu ihtiyaç, projemizin çıkış noktası oldu. Geleceği Yazanlar, Turkcell’in teknoloji üretme gücünü toplumla paylaşma vizyonunun bir yansıması. Bugün geldiğimiz noktada projemiz, 13 yıldır bilgiye erişimde fırsat eşitliği sağlayarak Türkiye’nin en büyük yazılım topluluğu haline geldi. Geniş bir yelpazede yaklaşık 12 milyon kişiye ulaştı.
Amacımız bilgiyi aktarmanın yanı sıra gençlerin teknoloji üretmesini, proje geliştirmesini ve kariyerlerini bu alanda inşa edebilmesini sağlamak. Bu doğrultuda üç temel odakla ilerliyoruz. Erişim ki Türkiye’nin her köşesindeki gençlerin teknolojiye eşit şartlarda ulaşabilmesini hedefliyoruz. Zira ülkemizin dijitalleşme yolculuğunda, ‘bilgiye erişim’in çok kritik olduğunun bilincindeyiz. Bir diğeri coğrafi koşullar, ekonomik farklılıklar ya da imkân eşitsizlikleri teknolojiye erişimin önünde engel olmamalı. Bu anlayışla ücretsiz ve erişilebilir eğitim içerikleri sunuyor, dijital öğrenme platformumuzla geniş bir kitleye ulaşıyoruz. Ve yetkinlik, hedefimiz yalnızca eğitim almakla kalmayıp; proje üretebilen, çözüm geliştirebilen gençler yetiştirmek. Platformumuzda 600 saatin üzerinde teknik eğitim, 12 milyondan fazla kullanıcı aksiyonu, 280 binden fazla sertifika yer alıyor. Elbette bu yetkinlik inşasının gerçek ve sürdürülebilir olabilmesi için çok güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. Google Cloud ile ülkemize küresel ölçekte bir bulut ve yapay zekâ altyapısı kazandırmamızın temel amacı da bu. Bir ülkenin dijital geleceğinin, güçlü bir altyapının üzerinde yükselen insan potansiyeliyle şekilleneceğine inanıyoruz.
Turkcell olarak kadın ve genç kızların teknoloji dünyasında konumlarını güçlendirmek için neler yapıyorsunuz?
Fırsat eşitliğini hem eğitimde hem çalışma hayatında büyütmemiz gerektiğine inanıyoruz. 2017 yılında başlattığımız Geleceği Yazan Kadınlar projesiyle; kadınların teknoloji alanında istihdamını, girişimciliğini ve üretim gücünü artırmayı merkeze aldık. Yetiştirdiğimiz kadınların binlercesi, bugün Türkiye’nin kıymetli kurumlarında görev alıyor.
Yazılım Test Uzmanlığı Programı’nda 100 kadınla yola çıktık. Temel eğitimlerle başlayan yolculuk; mentorluk ve uygulamalı proje süreçleriyle derinleşti. Gaziantep’te aynı programı 60 kadınla sürdürdük ve programı aşamalı, güçlü bir dayanışma modeliyle hayata geçirdik. Bugün o kadınların her biri yazılım test uzmanı olarak sektörde aktif rol alıyor. İklim Fikir Maratonumuzda; iklim krizi problemine kafa yoran, soruna çözüm arayan kadınlar, Maraton sonunda iklim değişikliğine teknolojik çözümler getirdiler. En önemlisi kendi girişimlerini kurdular. Ve bir kez daha geleceği birlikte yazdık.
Siber Güvenliğin Süper Kadınları programıyla, kadınların sektörde daha fazla varlık göstermesini amaçladık. Yaş, meslek, eğitim durumu gözetmedik. 81 ilimizden programımıza katılan gücünü tarihinden, kültüründen alan bu ülkenin süper kadınları, mentorlarımızın rehberliğinde, Siber Güvenlik El Kitabı’nı yazdı.
Yapay Zekâ Programı ile 17 bin kadını bir araya getirdik ve değerlendirme sürecinde fırsat eşitliği yaklaşımını koruduk. Çünkü fırsat eşitliğinin en az başlangıç kadar ölçüm ve değerlendirme aşamasında da gerekli olduğuna inanıyoruz. Bu başvurular arasından 255 kadınla yolumuza devam ettik ve bir yıl süren ekip çalışması sonucunda 43 proje hayata geçirildi. Ancak en önemli kazanım şu oldu: Katılımcılar yalnızca eğitim almadı; teknoloji üretmeye başladı, projeler geliştirdi ve liderlik rolü üstlendi. Mezunlarımızın yazacağı her kod, üreteceği her çözüm, bu ülkenin dijital geleceğine bırakılmış birer kalıcı iz olacak. Kendilerinden sonra gelenler için rol model oluşturacaklar.