Yapay zekâ başta olmak üzere teknoloji odaklı alanlara milyarlarca dolar akarken, kadın kurucuların bu büyümeden aldığı pay aynı hızda artış göstermiyor. Risk sermayesi yatırımlarında kadın kurucuların yatırım tutarı artış gösterirken, anlaşma sayısında ise azalma var. Toplam yatırım tutarı yükselse de anlaşma sayılarındaki gerileme, kadın girişimcilerin aşması gereken yapısal bariyerleri göz önüne seriyor. PitchBook verilerine göre, kadın kurucular tarafından kurulan girişimler 2025’te yaklaşık 11 milyar euro yatırım toplarken, bu tutar bir önceki yıla kıyasla (10,8 milyar euro) sınırlı bir artışa işaret ediyor. Bunun yanı sıra yapay zekâ gibi sermaye konusunda bolluk yaşanan bir alanda dahi kadın kurucuların payı sınırlı kalıyor. Yapay zekâ yatırımlarında kadın kurucular anlaşma sayısının sadece yüzde 17,1’inde yer alırken, bu oran 2016 yılından bu yana en düşük seviyesinde.
Driventure Lideri İlknur İlkyaz Gül, kadınların karşılaştığı eşitsizliğin temelinde eğitime erişimin yetersiz olması ve motivasyon eksikliği olduğunu söylüyor. Özellikle mentorluk eksikliği ve STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) eğitimlerine erişimdeki eşitsizlikler hem iş hem girişimcilik dünyasında büyük bariyerlere dönüşüyor. İlknur İlkyaz Gül devam ediyor: “Dünya Ekonomik Forumu (WEF) verileri de kadınların yatırımcı ve mentor ağlarına erişimde zorlandığını ve bu konuda adeta bir izolasyonun söz konusu olduğunu ortaya koyuyor” diyor. Startups.watch verilerine de dikkat çeken İlknur İlkyaz Gül, “2025 yılında yapılan her dört yatırımdan birinde kadın kurucu bulunuyordu yani yüzde 25 oranındaydı. Yeni kurulan girişimlerin ise yüzde 22’sinin en az bir kadın kurucusu vardı. Bu oranlar globalde de benzer seyirlerde bulunuyor” paylaşımında bulunuyor. Özellikle bu oran mobilite gibi dikeylerde yüzde 5’lerin altında kalıyor.
Yatırım karar vericilerinin büyük çoğunluğu erkeklerden oluşuyor
Girişimcilik ekosisteminin sermaye ve finansman boyutlarında değerlendirildiğinde, yatırım karar vericilerinin büyük çoğunluğunun erkeklerden oluştuğunu söyleyen İlknur İlkyaz Gül, “PitchBook verileri, kadın kurucuların payındaki artışın sınırlı olduğunu; karar verici koltuklarında kadın oranının artış hızının yavaş seyrettiğini gösteriyor. Erken aşama yatırımlarda kurucular ve ulaşabildikleri network çok önemli. Kadın girişimciler için özellikle ilk yatırımlarını alırken bu bağlantıların kurulması daha zorlu olabiliyor. Sadece ülkemizde değil dünyada da kurucu ekibi sadece kadınlardan oluşan girişimlerin, karma veya tamamı erkek ekiplere kıyasla yatırımlardan çok daha az pay aldığı bilinen bir gerçek. Eşitsizliklerin giderildiği bir tablo için sadece finansal desteğe değil hem iş dünyasının genelinde hem de girişimcilik ekosisteminde uçtan uca bir kültürel dönüşüme ihtiyaç olduğu açık” diyor. Bu hedefe ulaşılabilmesi için de yatırım kararlarına yön veren yönetim kademelerinde de çeşitliliğin sağlanması kritik bir önem taşıyor.
Kadın kurucuların uzun dönemli odak ve bağlılığının, aile sorumlulukları üzerinden sorgulanabildiğini söyleyen 212 NexT Yönetici Ortağı Gizem Yağız ise, “Yatırım görüşmelerinde kadın ve erkek girişimcilere yöneltilen sorular dahi farklı çerçevelenebiliyor. Araştırmalara göre, erkek girişimciler daha çok büyüme ve fırsat odaklı sorularla karşılaşırken, kadın girişimcilere daha çok risk ve kayıp odaklı sorular yöneltiliyor. Bu çerçeve farkı, aynı iş modelinin yatırımcı zihninde ‘agresif büyüme hikayesi’ veya ‘riskli girişim’ olarak konumlanmasına yol açabiliyor” diyor. Her şeyin farkındalıkla başladığının altını çizen Gizem Yağız, yatırım süreçlerinde cinsiyete dayalı bilinçli ya da bilinçsiz yanlılıkların varlığını kabul etmeyi ve bunu karar mekanizmalarında görünür kılmayı ilk adım olarak değerlendiriyor. 212 NexT bu nedenle Dünya Bankası Grubu’nun özel sektör kolu olan IFC’nin yatırımda cinsiyet çeşitliliği odaklı, yaklaşık altı ay sürecek eğitim programının da katılımcısı.
“Önyargı sebebiyle yapılmayan yatırımlar toplumun da kaybı”
2024 itibarıyla girişim sermayesi yatırımlarında en az bir kadın kurucu bulunan girişimlerin aldığı payın, ABD’de yaklaşık yüzde 20–25, Avrupa’da yüzde 12 ve Türkiye’de ise yüzde 17 (2023 verisi) olduğunu belirten Gizem Yağız, “Bu oranlar, kadın kurucuların ekosistemdeki varlığına kıyasla hâlâ düşük bir sermaye erişimine işaret ediyor. Tamamen kadın kuruculardan oluşan ekiplerin aldığı pay ise küresel ölçekte yüzde 2 seviyesinde. VC’ler, bugün henüz küçük olan ama yarın kitleleri etkileyecek işlere tohum aşamasında inanıp destek veren aktörler. Bu nedenle, önyargı sebebiyle yapılmayan yatırımları sadece fonların değil, toplumun kaybı olarak değerlendirmek gerekiyor” paylaşımında bulunuyor. VC’lerde daha fazla kadın karar vericinin bulunmasının hem yatırım fırsatlarının çeşitlenmesi hem de değerlendirme sırasında otomatik önyargıların dengelenmesi açısından önemli olduğunu da belirtiyor.
“Kadın kurucuların yatırım pastasından aldığı pay sınırlı”
Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu ise kadın girişimcilerin yatırım ağlarına erişiminde karşılaştığı bariyerlerin büyük ölçüde yapısal dinamiklerden kaynaklandığını belirtiyor ve devam ediyor: “Yatırımın en büyük payı tamamen erkek kurucu ekiplerine giderken, karma ekipler orta seviyede pay alıyor, tamamen kadın kurucu ekipler ise en düşük oranlarda yatırım alıyor. Karma ekiplerin daha dengeli yetkinliklere sahip olduğu ve risk algısını azalttığı yönündeki yatırımcı yaklaşımı da bu dağılımı etkiliyor.”
Türkiye’de ve dünyada kadın kurucuların yatırım pastasından aldığı pay ise sınırlı. Selma Bahçıvanoğlu’na göre, bu dengeyi güçlendirmek için kadın kurucuların güçlü ağlara erişimini artıran kurucu-yatırımcı buluşmaları, yapılandırılmış mentorluk programları ve sürdürülebilir ilişki ağları önemli. Bunun yanında fon ekiplerinde çeşitliliğin artması ve karar mekanizmalarında farklı bakış açılarının yer alması da yatırım yaklaşımını daha kapsayıcı hale getirecektir. Selma Bahçıvanoğlu, bu yaklaşımın yansımasını kendi portföylerinde de gördüklerini söyleyerek, Simya VC olarak portföylerinde kadın kurucuların da olduğu startup’ların tüm portföylerine oranının yüzde 46 seviyesinde olduğuna dikkat çekiyor.